{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/344 - 2024/278<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2022/344 <br>KARAR NO\t: 2024/278 <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/374 Esas 2021/1008 Karar<br><br>DAVACI\t:   <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat<br><br>KARAR TARİHİ\t: 29/02/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 25/03/2024<br>\t<br>İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 03.02.2020 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın dava dışı sürücüsünün % 100 kusurlu olarak davacıya ait ... plakalı araca çarparak hasar verdiğini, yapılan ekspetriz incelemesi sonucunda araçta oluşan hasarın KDV dahil 14.245,02 TL olarak tespit edildiğini, eksper ücreti olarak 290,00 TL ödendiğini, davalı sigorta şirketinin araç hasarı, ekspertiz ücreti ve 5.000,00 TL değer kaybını ödemediğini, arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL hasar bedelinin, 100,00 TL değer kaybının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, 290,00 TL ekspertiz ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında araç hasarı bedelini 6.340,38 TL, değer kaybı talebini 2.500,00 TL olarak ıslah etmiştir.<br>\tDavalı vekili, davalı sigorta şirketinin tahkim yargılaması esnasında 19.03.2020 tarihinde 1.870,00 TL hasar bedelinin davacıya ödendiğini, yapılan bu ödeme ile davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kalmadığını ve davanın reddini talep ettiklerini, davacı tarafından maddi hasar ve değer kaybı talebiyle Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapıldığını, başvuruya istinaden İtiraz Hakem Heyetinin 26.06.2020 tarihli kararı ile araç hasarı yönünden yargılama sırasında ödenen tutarın 06.03.2020 tarihinden 19.03.2020 tarihine kadar işleyecek yasal faizinin başvuru sahibine ödenmesine kesin olmak üzere karar verildiği, kararın ilam niteliğinde olup icrasının mümkün olduğunu, hasar talebine ilişkin kesin hüküm olup davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, davacı tarafından talep edilen parça ve işçilik bedelinin mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan araç hasar bedeli, değer kaybı ile ekspertiz ücretinin tahsili istemine ilişkin olduğu, davacı tarafça 11.03.2020 tarihinde 4.710,00 TL hasar bedeli ile 290,00 TL ekspertiz ücretinin tahsili için Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakeminin 26.06.2020 tarih ve 2020/54883 Karar sayılı kararında \"Davacı yana davalı sigorta şirketi tarafından 1.870,00TL ödeme yapıldığı, araç onarımının tamamlandığı ve başvuru sahibine teslim edildiği, onarımın ödenen tutardan daha yüksek bir bedelle gerçekleştirildiğine dair somut belgenin davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilmediği, yalnızca dosyada bulunan ve davacının haricen aldığı ekspertiz raporuna dayanan bakiye tazminat talebinin reddine\" gerekçesiyle davacı yanın talebinin reddine karar verildiği, itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyetince 22.09.2020 tarihli ve 2020/İHK-15119 Karar sayılı kararında sigorta şirketince ödenen 1.870,00 TL'nin faizine hükmedildiği, diğer itirazların reddine kesin olarak karar verildiği anlaşıldığından davacının hasar bedeli talebinin 6100 sayılı HMK'nin 114/1-i maddesi uyarınca kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar verildiği, makine mühendisi bilirkişi tarafından ibraz edilen raporda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait aracın sürücüsünün kusursuz olduğunun belirtildiği, ayrıca davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının 2.500,00 TL olduğunun bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak değer kaybı talebinin kabulüne, ekspertiz ücretine ilişkin talebin ise Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin kararı ile reddine karar verildiğinde bu talebin de reddi gerektiği gerekçeleriyle davacının hasar bedeli talebinin HMK madde 114/1-i maddesi uyarınca usulden reddine, davacının değer kaybı talebinin kabulü ile, 2.500,00 TL araç değer kaybının temerrüt tarihi olan 11.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacıya ait araçta trafik kazası sonucunda oluşan hasar bedeli ve değer kaybı talebiyle açılan davada hasar bedeli tazminatı ve ekspertiz ücretine ilişkin taleplerin kesin hüküm nedeniyle reddine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu kararının titizlikle değerlendirilmesi, uyuşmazlık için kesin hüküm etkisi yaratıp yaratmayacağının irdelenmesi gerektiğini, kesin hüküm için uyuşmazlığın esastan çözülmüş olması gerektiğini, kararın sigortacıya başvuru yapılmadığı, aracın sigortacının ödediği tutardan yüksek bir bedele yapıldığını gösterir belge sunulmadığı gerekçeleriyle reddedildiğini, bilirkişi incelemesi yapılmadığını, aracın daha yüksek bir bedelle onarıldığını kanıtlama imkanı tanınmadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile sigortacının ödediği tutardan daha fazla hasar oluştuğu iddianın kanıtlandığını, Sigorta Tahkim Komisyonu kararının uyuşmazlığı esastan çözmeyen usule ilişkin hüküm olduğunu, maddi anlamda kesin hüküm etkisi yaratmasının mümkün olmadığını, sigortacının zarardan sorumlu olmadığı şeklinde bir tespit içermediğini, bilirkişi raporundaki tespitler ve ıslah dilekçesi doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini, ekspertiz ücretinin yargılama gideri kapsamında değerlendirildiğinin belirtildiği, ancak aynı şekilde kesin hüküm bulunması sebebiyle yargılama giderleri kapsamında hüküm altına alınmadığının ifade edildiğini, yargılama gideri bakımından kararın kesin hüküm etkisi yaratmasının mümkün olmadığını, ekspertiz ücretinin yargılama giderine eklenmesi ve davanın kabul ret oranına göre taraflara tahmili ile yeniden hüküm tesisini talep ettiklerini, hükümde davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti ihtiva eden hükmün karardan çıkartılmasını talep ettiklerini, mahkemece davacı lehine 2.500,00 TL, davalı lehine 5.100,00 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, AAÜT’nin maddi tazminata ilişkin hükümleri uyarınca davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin davacı lehine hükmedilen vekalet ücretini geçmesinin mümkün olmadığını, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE\t<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>\tDavacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında davacıya ait aracın hasar gördüğünü belirterek araç hasar bedeli, değer kaybı ve ekspertiz ücreti talebinde bulunmuş, mahkemece araç hasar bedeli ve ekspertiz ücretine ilişkin talebin kesin hüküm nedeniyle reddine, araç değer kaybı bedelinin kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\t6100 sayılı HMK’nin 114. maddesinin 1 fıkrasının i bendi gereğince aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasının dava şartı olduğu; aynı kanunun 115. maddesinin 2 fıkrasında dava şartı noksanlığı (giderilmesi mümkün olmayan) bulunması halinde davanın usulden reddine karar verileceği; aynı kanunun 303/1-2 fıkralarında da bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerektiği, bir hükmün davada veya karşılık davada ileri sürülen taleplerden, sadece hükme bağlanmış olanlar hakkında kesin hüküm ifade edeceği düzenlemelerine yer verilmiştir.<br>\tSomut olayda davacının vekilinin 11.03.2020 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna yaptığı başvuru ile davacıya ait araca davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın 03.02.2020 tarihinde çarpması nedeniyle 4.710,00 TL hasar bedeli ile 290,00 TL ekspertiz ücretinin tahsilinin talep edildiği, 26.06.2020 tarihli ve K-2020/54883 sayılı Uyuşmazlık Hakem Kararı ile davalı sigorta şirketi tarafından 1.870,00 TL ödeme yapıldığı, araç onarımının tamamlandığı ve başvuru sahibine teslim edildiği, onarımın ödenen tutardan daha yüksek bir bedelle gerçekleştirildiğine dair somut belgenin davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilmediği gerekçeleriyle başvuru sahibinin 4.710,00 TL bakiye hasar ve 290,00 TL eksper ücretine ilişkin talebinin reddine karar verildiği, anılan karara itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 22.09.2020 tarihli ve 2020/İHK-15119 karar sayılı kararında sigorta şirketince ödenen 1.870,00 TL'nin faizine hükmedildiği, diğer itirazların reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmaktadır. <br>\tDavacının dava konusu araç hasar bedeli ve ekspertiz ücretine ilişkin talebiyle ilgili olarak eldeki davadan önce Uyuşmazlık Hakem Heyetine yaptığı başvurusunun reddine karar verilmiş olması, Sigortacılık Kanununun 30. maddesinin 12. fıkrası, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinin 1. fıkrasının i bendi ve 115. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi gereğince araç hasar bedeli ve ekspertiz ücretine ilişkin taleplerin daha önceden kesin hükme bağlanmış olduğu nazara alınarak davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin bu yönlere değinen ve sair istinaf gerekçeleri yerinde görülmemiştir. <br>\tNe var ki trafik kazası nedeniyle maddi tazminat talebiyle açılan eldeki davada Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3. maddesinde düzenlenen \"Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.\" hükmüne aykırı olarak davalı lehine davanın kabul edilen kısmını aşacak şekilde vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru görülmemiş, davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir. <br>\t6100 sayılı HMK'nin 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedeniyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilerek istinaf konusu yapılmayan hususlar ile kesinleşen yönler korunarak aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurmak gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, <br>Buna göre;\t<br>\tDAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, <br>1-Davacının hasar bedeli talebinin HMK madde 114/1-i maddesi uyarınca usulden reddine, <br>2-Davacının değer kaybı talebinin kabulü ile, 2.500,00 TL araç değer kaybının temerrüt tarihi olan 11.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, <br>3-Alınması gereken 170,77 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 92,05 TL harç ile ıslah ile alınan 65,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 13,72 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br> Zorunlu arabuluculuk nedeniyle 2021 yılı Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.320,00 TL'nin kabul oranına göre hesaplanan 373,28 TL'sinin davalıdan, 946,72 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>Davacı tarafından yatırılan 92,05 TL peşin harç, 59,30 TL başvuru harcı, 8,50 TL vekalet harcı ile 65,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 224,85 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>4-Davacı tarafından sarf edilen 64,70 TL tebligat ve posta gideri, 600,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 664,70 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesap edilen 187,97 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, <br>5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 13/2 gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 2.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, <br>6-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 13/3 gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 2.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, <br>II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>\t1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,<br>\t2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapıldığı anlaşılan 75,60 TL yargılama gideri ile 162,10 istinaf başvuru harcı olmak üzere toplam 237,70 TL'nin davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, <br>\t3-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK.nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\t4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 29.02.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br> <br>\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aeaf6fe6916ae024","SID":"72f934433ed0c2d9"}}