{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2022/234 <br>KARAR NO\t: 2024/285<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/09/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/716 Esas 2021/673 Karar<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 29/02/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 25/03/2024<br>\t<br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI; <br>Davacı vekili, 21.04.2018 tarihinde davalıya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla karşıdan karşıya geçmekte olan davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu, hazırlık aşamasındaki kusur raporuna göre sigortalı araç sürüsünün tali kusurlu kusurlu olduğu belirlenmiş ise de davacının kusursuz olduğunu, 11.10.2018 tarihinde davalıya yapılan başvuru üzerine 10.683,51 TL ödendiğini ancak ödemenin yetersiz olduğunu belirterek HMK’nın 107 maddesi gereğince şimdilik 500,00 TL geçici 500,00 TL sürekli işgörmezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... AŞ vekili, İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davadan önceki başvuru üzerine davacıya 30.04.2019 tarihinde 10.683,51 TL ödeme yapıldığından zararın karşılanmış olması nedeniyle davanın reddini, aksi halde kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan rapor alınmasını, ödeme tarihindeki verilere göre zararın karşılanıp karşılanmadığının tespitini zararın karşılanmamış olması halinde ödemenin güncellenerek mahsubunu,  geçici işgöremezlik talebinin poliçe teminat dışı olduğunu, dava tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI <br>Mahkemece davanın trafik kazasından kaynaklanan tazminat davasına ilişkin olduğu, kusur ve hesaba yönelik bilirkişi heyetinden rapor alındığı, 03.03.2021 tarihli bilirkişi raporundan özetle, dava konusu kazanın meydana gelmesinde, davalı ... şirketine sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ...'in %25 oranında,  davacı ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu, hesaplanan maddi zarardan TBK 52. madde uyarınca %75 oranında kusur indirimi yapıldığı, davacı ...'in 21.04.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle, özür oranının %3 olduğu, 9 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığının tespit edildiği, davalı ... tarafından, davacıya 30.04.2019 tarihinde 10.683,51 TL ödeme yapıldığı, ödeme tarihi verilerine göre hesap yapıldığında, davacı lehine, 3.677,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 6.826,78 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 10.503,78 TL maddi tazminat hesaplanmış olup, davalı ... tarafından yapılan 10.683,51 TL ödeme ile davacının zararının karşılandığı, davacının bakiye tazminat alacağının bulunmadığının tespit edildiği bu haliyle davacının dava tarihi itibariyle herhangi bir alacağı bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş,  karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, 21.04.2018 günü, saat: 21.20 sıralarında Ankara Altındağ İlçesi Solfasol Mahallesi Hacı Bayram Veli Caddesi üzerinde seyreden sürücüsü ... olan ... plakalı aracın, yaya davacı ...’e çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının olay sebebiyle oluşan tıbia şaft kırığına bağlı özür oranının %3 olduğu ve 9 ay iş görmezlik halinde kaldığının belirlendiğini, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 2018/83300 Soruşturma No’lu dosyasına kazandırılan 06.08.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre; sigortalı araç sürüsünün 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 52. Maddesi A bendinde yer alan “Kavşaklara yaklaşırken hızlarını azaltmak zorundadırlar”, aynı maddenin B bendinde yer alan “Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadır” ve D bendinde yer alan “Kazayı; yetkili ve görevli memurlara bildirmek, bunlar gelinceye kadar veya bunların iznini almadan kaza yerinden ayrılmamak zorundadırlar” kuralını ihlal ettiğinin tespit edildiğini, araç sürücüsü ...’in kazayı yetkililere bildirmek yerine aracı orada bırakarak olay yerinden kaçtığını, olay yeri inceleme raporlarına göre araçta bulunan alkollü içecek şişesi üzerinde ...’in parmak izine rastlandığı bu çerçevede şahsın olay tarihinden 72 saat sonra ifade vermesi sebebiyle olay tarihinde sürücü olduğu anlaşılan ...’in kazaya alkollü olarak sebebiyet verdiği kuvvetle muhtemel olduğunun da savcılık dosyasına kazandırılan kusur raporunda ortaya konulduğunu,  bütün bu ihlaller zincirine ek olarak kaza tarihinden önce sürücü ...’in idari ceza sebebiyle sürücü belgesine de el konulduğunu, sürücü belgesi söz konusu olmadan trafiğe çıkmak başlı başına mevzuatlara göre yasak olmasına rağmen, sürücünün bu hususu göz ardı ederek ve somut olayda anılan kazaya sebebiyet verdiğini, ilk derece mahkemesinde yapılan yargılamalarda dosyaya kazandırılan kusur raporunda bu hususa özellikle itiraz edilmiş olmasına rağmen, itirazın soyut olması nedeniyle reddine karar verildiğini, sürücü belgesi olmayan birinin trafiğe çıkması yasak olmasına yanında olaya sebebiyet veren sürücü ...’in anılan kazaya alkollü olması kuvvetle muhtemel sebebiyet verdiğini, kusur değerlendirmesinde bu hususların göz önüne alınmadığını, bilirkişi kusur raporuna itirazları doğrultusunda dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine kusur raporu için gönderilmesi ;bu taleplerin kabul görmemesi halinde dosyanın anılan diğer ihlallerin varlığının da nazara alındığı ek rapor tanzimi için bilirkişiye teslim edilmesi talep edilmiş olmasına rağmen talebin reddinin yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;<br>Davacı vekilinin HMK.nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>Davacı vekili, davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın, davacı yayaya çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını belirterek maddi tazminat talep etmiş, mahkemece davalı sigortalı araç sürücüsünün tali (%25), davacının asli (%75)kusurlu olduğu,davacının %3 maluliyet oranı 9 ay işgöremezlik süresi karşılığı zararının davadan önce yapılan başvuru üzerine davalı tarafından yapılan ödeme ile karşılandığından davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili kusur oranına yönelik istinaf sebebi ileri sürmüştür .<br>Davacı vekilince tarafların kusur oranlarına itiraz edilmiş ise de dosyadaki mevcut delillere göre, dava konusu kazaya ilişkin olarak kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağı bulunmamakla birlikte davacı, sigortalı araç sürücüsünün beyanları ve olay yerinde yapılan inceleme sonucu Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/83300 Soruşturma No’lu dosyasında düzenlenen 06.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda yapılan değerlendirme ile mahkemece alınan 03.03.2021 tarihli bilirkişi kusur raporunun aynı yönde olduğu kazanın 21.04.2018 günü saat 21.20 sıralarında yerleşim yeri içinde, yol şerit çizgileri ile bölünmüş tek yönlü yol haline getirilmiş cadde yolda, gece vakti tek araçlı ve yayaya çarpma ve yayaya çarpan araç sürücüsünün de olay yerinden ayrılması şeklinde meydana geldiği, sürücü ...'in idaresindeki ... plakalı araçla olay yeri Hacı Bayram Veli Caddesi üzerinde seyir esnasında iken sol tarafındaki araçtan kaçmak isteyen yaya ...'e yolun orta kısmına yakın bir yerde çarpması şeklinde kazanın meydana geldiği kaza sonrası araç sürücüsünün kaza yerinde durmaması ve aracını da kaza noktasından 300 metre ileride durdurmasından dolayı, resmi görevlilerce herhangi bir kaza tespit ve olay yeri görgü tutanağını düzenlenmediği, yayaya çarpma noktasının yaya veya okul geçidi olmadığı gibi ilerisinde kavşak olan araçlara seyir öncelikli bir yol bölümü olduğu ve bu bağlamda da kazanın meydana gelmesinde; sürücü ...'in idaresindeki ... plakalı araçla geldiği noktanın sağında ana yola bağlanan tali yol giriş ve çıkışlarını dikkate alarak ve de her an önüne çıkabilecek olumsuz durumlar karşısında durabilecek hızda seyretmesi gerekirken aksine hareketle, dosya içindeki mevcut bilgi ve belgelere göre yüksek seyir hızı ile engel olamadığı kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK.nun 52/a. ve 52/b. maddeler kural ihlallerini işlemiş olmakla tali kusurlu (%25) yaya ...'in yolun karşısına geçmek istediği noktada yaya/okul geçidinin olmadığı anlaşılmakla, olay yeri yol bölümünde geçiş önceliğini gelen araçlara tanımamakla 2918 sayılı KTK.nun 68/b. maddesi kural ihlallerini işlemiş olmakla asli derecede (%75)kusurlu olduğu anlaşılmış olup uzman bilirkişi tarafından yapılan kusur tespitinin bu oluşa, usul ve yasaya uygun olduğu yerel mahkemece bu kusur oranının kabulü ile hükme dayanak alınmasında bir usulsüzlük görülmemiştir. <br>Açıklanan nedenlerle, olaya ilişkin alınan bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun olduğu, davacının zararının davadan önceki başvurusu üzerine davalı tarafından yapılan ödeme ile karşılandığı bakiye zararı bulunmadığı, davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı ve ilk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla  davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL karar harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>5-Kararın taraflara usulüne uygun şekilde tebliğine, <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nun 361/1 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süresi içinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 29.02.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c118af31e5a176fb","SID":"52ab9af3751fae8f"}}