{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>13. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2024/334 <br>KARAR NO: 2024/439 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARI VEREN <br>MAHKEME: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/10/2022 <br>DOSYA NUMARASI: 2021/239 Esas - 2022/770 Karar <br>DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali) <br>KARAR TARİHİ: 07/03/2024 <br>İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen  04/10/2022 tarih ve 2021/239 Esas - 2022/770 Karar sayılı gerekçeli karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından, 20/02/2023 tarihli ek karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olduğu, Davalı vekilinin UYAP sistemi üzerinden 19/06/2023 günü ilk derece mahkemesine  sunduğu anlaşılan dilekçesi ile istinaf başvurusundan feragat ettiği, davacı vekilinin de UYAP sistemi üzerinden 20/06/2023 günü ilk derece mahkemesine sunduğu anlaşılan istinaf başvurusundan vazgeçme dilekçesi ile bu talebinden vazgeçtiği, A)  Davalının istinaf başvurusundan feragat etmesi yönünden;  Yerel mahkemenin 09/10/2023 tarihli ek kararı ile; \" 1-HMK'nun 349/2.maddesi uyarınca davalı Mesut ZAMAN vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddine, \" istinaf kanun yolu açık olarak karar verildiği, verilen ek kararın davalı vekiline tebliğ edildiği ve bu ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmadığı, B) Davacının istinaf başvurusundan vazgeçmesi yönünden;  Yerel mahkeme tarafından \" Mahkememizin 04/10/2022 tarih, 2021/239 Esas ve 2022/770 Karar sayılı kararına karşı 17/03/2023 tarihinde istinaf başvurusunda bulunduğunuz ancak 20/06/2023 tarihinde sunmuş olduğunuz dilekçe ile de bu istinaf başvurusundan vazgeçtiğiniz görülmüş ise de, vekâletnamenizin denetlenmesinde istinaftan ve/veya kanun yollarından feragat yetkinizin bulunmadığı görülmüştür.  HMK'nun 74.maddesine göre; kanun yollarından feragat etmek özel yetki gerektirdiğinden, bu yetkiyi içeren vekâletnamenizle birlikte istinaftan vazgeçme/feragat dilekçesi sunmanız ve/veya bu yetkiye sahip yetkili veya vekil tarafından bu dilekçenin sunulması için tarafınıza 1 hafta kesin süre verilmiş olup bu süre içerisinde söz konusu eksiklik tamamlanmadığı taktirde mevcut istinaftan vezgeçme/feragat dilekçeniz bu halinde geçerli kabul edilemeyeceğinden istinaf başvurunuz ile ilgili olarak dosya İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilecektir. \" ihtarını içerir  09/10/2023 tarihli muhtıranın düzenlenerek davacı vekiline tebliğe gönderildiği ve tebliğin yapıldığı,  ilgili vekil tarafından muhtıra tebliğinden itibaren verilen yasal süre içinde istinaftan ve/ veya kanun yollarından kanun yollarından feragat yetkisini içeren vekaletnamenin sunulmadığı, Mevcut hali ile dairemize gönderilen dava dosyasında Dairemizin  21/12/2023 tarih ve 2023/2181Esas - 2023/2040 Karar sayılı ilamı ile; \" Davacı vekilinin istinaf başvurusundan vazgeçme dilekçesinin davacı ... Bankası A.Ş.' ye usulüne uygun olarak tebliğ edilerek ve çıkarılacak tebligata \" HMK 77/1 maddesi uyarınca; Av. ...'in vekaletnamesinde istinaftan ve/ veya kanun yollarından feragat yetkisi bulunmamakta olup, ekte gönderilen vazgeçme dilekçesine muvafakatleri olup olmadığını dilekçe ile bildirmeleri, istinaftan vazgeçme talebine muvafakatleri var ise Av. ... tarafından sunulan istinaftan vazgeçme dilekçesine muvafakat ettiklerini dilekçe ile bildirmedikleri takdirde, kendilerini temsilen ilgili vekil tarafından sunulan istinaftan vazgeçme başvurusunun yapılmamış sayılacağına karar verilebileceğinin\" ihtar olarak eklenmesi tebliğden sonra kendilerine verilen yasal süre de dolduktan sonra yeniden dairemize gönderilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine \" karar verildiği, Yerel mahkemenin dairemizce verilen geri çevirme kararını davacı bankaya tebliğe göndererek gerekli ihtaratları yapmış olduğu, yapılan tebliğe rağmen verilen kesin süre içerisinde davacı banka tarafından, vekillerince sunulan istinaf başvurusundan vazgeçme dilekçesine muvafakat ettiklerine ilişkin olarak herhangi bir beyan sunulmadığı anlaşılmış olmakla; Davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurma sebeplerinin değerlendirilmesi için dava dosyası ele alınarak incelenmiştir. <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil Banka ile dava dışı asıl kredi borçlusu ... ve davalı kefil ... arasında muhtelif tarihlerde imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi (Ticari Kredi Sözleşmesi) ile Müvekkil banka tarafından borçlular lehine ticari kredi kartı, esnek ticari hesap ve çek karnesi kullandırıldığı, borçluların, kredi borçlarını ödemede temerrüde düşmeleri üzerine müvekkil banka tarafından Genel Kredi Sözleşmesinin ilgili maddeleri uyarınca kredi borcunun müvekkil bankaya ödenmesi hususu T.C. GEBZE ... NOTERLİĞİ 07/12/2020 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile muhataplara ihtar edildiği, borçluların çekilen ihtarnameye rağmen herhangi bir ödemede bulunmaması üzerine tarafımızca İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Md. ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiği, müteselsil kefil ...'a icra dosyasından gönderilen ödeme emri tebliğ olmuş, borçlu/kefil itiraz süresi içerisinde takipteki borca ve ferilerine haksız olarak itirazda bulunduğu, borçlu/kefiller açısından yapmış oldukları işbu itirazlar ile takip durmuş ve huzurdaki davayı açma zarureti ortaya çıktığı, diğer yandan taraflar arasında akdedilen ticari kredi sözleşmeleriyle müvekkil ile davalı borçlu/kefiller arasında kurulan ticari ilişki çerçevesinde, davalı lehine Müvekkil Banka tarafından verilen çek karnesine göre; borçlulara ait bulunan ve takip talebinde belirtilmiş olan 33.375,00 TL gayri nakdi risk de bulunduğu, arada geçen sürede işbu gayri nakit riskin bir kısmı nakde dönmüş olabileceğinden, bilindiği üzere gayri nakdi alacağımızın nakde dönüştüğü durumlarda, nakde dönüştürme tarihinde muhataba bankamızca ödenen tutarın, nakde dönüştüğü tarihten tahsiline kadar faizi ile birlikte ödenmesini isteme hakkımız bulunmadığı, güncel çek riskimiz ile takip tarihindeki risk arasındaki fark, alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilerek, çeklerin nakde dönüştükleri tarihlerden itibaren işletilecek faizi ile ödenmesi ve güncel riskin depo edilmesi talebimiz bulunmadığı, davalı borçlu kefil tarafından icra takibine yapılan itirazın ardından dosya, ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk kapsamında olduğundan, tarafımızca arabuluculuk süreci başlatıldığı, davalı borçlu/kefil ihtarlara ve icra takibine rağmen herhangi bir ödemede bulunmadığından ve takibe yapılan itiraz sonucunda yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlanmasından dolayı borç halen devam etmektedir. Bu nedenle davalı borçlunun yapmış olduğu itiraz haksız ve kötü niyetli olduğu, açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf dava dilekçesinde; dava dışı fikret kılıç isimli şahısla genel kredi sözleşmesi akdedildiğini ve işbu sözleşmede davalı müvekkilin müteselsil kefil olarak bulunduğunu beyan ettiği, alacak, teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, rehnin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamaz. ancak, alacağın rehnin paraya çevrilmesi yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun iflas etmesi ya da konkordato mehli verilmesi hâllerinde, rehnin paraya çevrilmesinden önce de kefile başvurulabildiği, mevzuat hükmü açık olup; müteselsil kefalette ki fark, alacaklının borçluyu takip etmeden doğrudan kefile başvurabilmesi gerektiği, davacı taraf her ne kadar davalı müvekkilin müteselsil kefil olduğunu beyan etmiş olsa da; bu husus gerçeği yansıtmamaktadır. taraflar arasında akdedilen müteselsil kefealet sözleşmesi usul ve yasaya bir çok açıdan aykırı olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmede her ne kadar davalı müvekkilin el yazısı ile beyanları ve imzası bulunsada; geçmiş borçlardan sorumluluğa ilişkin davalı müvekkilin el yazısı ile bir ifade bulunmamaktadır. davalı müvekkil sadece bir kutucağa imza attığı, kanun koyucu kefalet verilir iken kefilin el yazısını mutlak şart koşmuş olup; geçmiş borçlardan sorumluluk durumunda da bu kuralı aramaktadır. yüksek mahkemenin bu hususta bir çok kararı mevcut olup; kefalet tarihinden önceki borçlardan da sorumluluk durumunda kefilin kendi el yazısı ile bu durumu belirtmesi gerektiği, bu neden ile; kefalet tarihinden önceki borçlardan sorumluluk için kefaletin şekil şartları gerçekleşmediği, söz konusu sözleşmenin geçerli olduğunu kabul etmemekle birlikte; belirtmek isteriz ki, sözleşmeye gerekli imzalar atılır iken davalı müvekkil, davacı tarafça aydınlatılmadığı, davalı müvekkil bankacılık işlemleri gerçekleştirilir iken bir çok evrağa imza atmış olup; müteselsil kefalet hususunda davalı müvekkil davacı tarafça bilgilendirilmediği, iş bu dava konusunu oluşturan icra takibinde; davalı müvekkilden kefalet vermiş olduğu ( kefalet sözleşmesini kabul etmemekle birlikte ) genel kredi sözleşmesinin dışında, dava dışı şahısın kullanmış olduğu buscard eth ve ticari kredi-ödenen çek garanti bedeli istenmediği, davacı tarafın talep etmiş olduğu işbu buscard eth ve ticari kredi-ödenen çek garanti bedeli alacaklarından davalı müvekkilin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı ( genel kredi sözleşmesi dışında işlemlerdir ve geçmiş borçlardan müvekkilin sorumluluğu şekle aykırılık nedeniyle bulunmamaktadır ) gibi; bu alacakların tarihi ve miktarı hususunda herhangi bir mutabakat da bulunmadığı, davacı taraf işbu dava konusunu oluşturan icra takibinde ayrıca; 15 adet çek açısından oluşabilecek gayri nakdi risk için de, davalı müvekkilin sorumluluğu bulunduğunu ve 33.375,00 TL gayri nakdi risk açısından da talepte bulunduğu, izah etmiş olduğumuz üzere; davalı müvekkil sadece genel kredi sözleşmesine kefil olmuştur ve bu kredinin ödemeleri davacı bankaya yapılmış yani herhangi bir borç kalmamıştır. işbu diğer alacaklardan davalı müvekkilin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı, müteselsil kefaletin farkı alacaklının borçluyu takip etmeden doğrudan kefile başvurabilmesidir. ancak davacı taraf yanılgıya düşerek, asıl borçlunun taraflarına olan bütün borçlarını davalı müvekkilden istemektedir. bu durum son derece hatalı olup; davalı müvekkilin kefil olduğu kredilerin borcu bitmiş yani sorumluluğu sonlandığı, tüm bu nedenler ile; bu hususa da itiraz ediyor ve davalı müvekkilin bu alacaktan da gerek mevzuat hükümleri gerek yüksek mahkeme kararları gereği sorumlu olmadığını, davalı müvekkil aleyhine haksız ve dayanaksız iddialarla ikame edilen işbu davanın reddine, davalı müvekkil lehine alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak kaydıyla, davacı tarafından,  kötü niyet tazminatı ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar kılınmasını talep ettiği görülmüştür. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi  04/10/2022 tarih ve 2021/239 Esas - 2022/770 Karar sayılı kararı ile; \" Dava hukuki niteliği itibariyle, İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Dairesinin ... sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasına geçilmiştir. Dava konusu uyuşmazlığın,  taraflar arasında  davacı bankanın dava dışı ...ile imza etmiş olduğu Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında ilgili dava dışı ... kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi sebebiyle davalının kefil olarak imza etmiş olduğu sözlşemeye istinaden davacıya borcunun bulunup bulunmadığı, davacının takip konusu ettiği alacağın davalıdan talep edip edemeyeceği, alacağın miktarı, istenen asıl alacak miktarı ve faiz ve diğer fer'ilerinin sözleşmeye ve genel tebliğlere uygun olup olmadığı, bu kapsamda itirazın iptali ve icra inkar tazminatı hüküm koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında ihtilaf bulunduğu tespit edilmiştir. İtirazın iptali istemine konu, İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosya davacısı, borçlusunun ise mahkememiz dosya davalısı olduğu; takibin 104.105,47 asıl  alacak ve alacağa yönelik faiz ve ferilerine yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, davanın 07/04/2021 tarihinde 104.105,47-TL asıl alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır. Dosyanın duruşma ara kararı gereğince mahkememizce resen seçilecek bir bankacı bilirkişiye tevdi edilerek takip talebine konu edilen alacaklar ve işbu duruşma zaptında belirtilen hukuki ihtilaf noktalarında rapor tanziminin istenmesine dair karar verildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 06/12/2021 tarihli raporda özetle; taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerinin tetkikinden ; davacı Banka ile dava dışı asıl borçlu ... arasında 28.07.2017 tarihinde 250.000-TL limitli, daha sonra 24.05.2018 tarihli 300.000- TL tutarında Çerçeve niteliğinde 10 yıl süreli- Genel Kredi ve Teminat Sözleşmelerinin düzenlendiği, borçlu şirket ile birlikte davalının da ; sözleşmelerde müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak toplam 550.000-TL  tutarında  kefalet limiti ile sorumlu olmak kaydıyla kefalet imzalarının bulunduğu, “kefilin adı soyadı, kefil olunan tutar, Kefalet türünün müteselsil kefalet ve kefaletin düzenlenme tarihinin “ elle doldurulduğu, Asıl Borçlu ile birlikte davalıya atfen atılı imzaları haiz olduğu görülmüştür. Sözleşme öncesi bilgi formunun  ve eki sözleşmenin, sözleşme imzalanmadan bir gün önce birer suretinin imza karşılığı verildiği, tarafların tacir olduğu, imzaya itiraz edilmediği hususu da göz önünde tutularak Sözleşme ve Kefaletin geçerli olduğunun söylenebileceği, davacı Bankanın, 06.01.2020 İcra Takip tarihi İtibariyle davalı borçludan olan alacağı; Kredili Mevd Hesabı ve ... Yönünden , 86.535,74 TL asıl alacak 1.547,26 TL Temerrüt Tarihine kadar İşlemiş Faizler, 77,36 TL işlemiş faizlerin % 5 BSMV'si ve olmak üzere toplam 88.160,36 TL olduğu , Ticari Kredi ve Çek Kredisi Yönünden 14.321,75 TL asıl alacak 439,96 TL Temerrüt Tarihine kadar İşlemiş Faiz, 22-TL işlemiş faizlerin 96 5 BSMV'si ve 980,69 TL ihtar gideri olmak üzere toplam 14.783,70-TL alacaklı olduğu, davacı Bankanın İcra Takip Tarihi İtibariyle Her iki nakdi kredi yönünden (A4B) toplam; 100.857,28-TL asıl alacak 1.987,22 - TL işlemiş temerrüt faizi, 99,36 TL işlemiş temerrüt faizinin 96 5 BSMV'si, 980,69 TL ihtar masrafı, olmak üzere toplam 103.924,55 TL alacaklı olduğu, davacı Bankanın ise Her iki nakdi krediyi ayrı ayrı asıl alacak üzerinden işlemiş faiz ve BSMV'lerini ayrıma tabi tutup bunları göstermeden; ... Card ve Esnek Tic.Hesap Yönünden 86.535,74 TL asıl alacak, Ticari Kredi-Ödenen Çek Garanti Bedelleri Yönünden 14.321,75 - TL asıl alacak, 2.159,36-TL işlemiş faizler, 107,93 TL işlemiş temerrüt faizinin » 5 BSMV'si , 980,69 TL ihtar masrafı, olmak üzere toplam 104.105,47 TL alacak talebinde bulunmuş olup, talebin tespitlerimi aşan kısmının yerinde olmadığı, davacı Bankanın, Kredili Mevd Hesabı ve ... Yönünden 86.535,74 TL asıl alacak tutarı üzerinden, takip tarihinden itibaren tahsiline kadar yıllık 22 oranında temerrüt faizi ve faizin BSMV'sini, Ticari Kredi ve Çek Kredisi önünden , 14.321,75 TL asıl alacak tutarı üzerinden 46,80 oranında temerrüt faizi ve faizin % 5 BSMV'sini talep edebileceği, davacı Bankanın iade edilmeyen, açıkta kalan çek yaprakları için 31.150+2225=33.375-TL yasal sorumluluk tutarını sözleşmenin 9.21 ve 10.13 maddeleri ve devamı hükümleri gereği davalıdan talep edebileceğine dair rapor tanzim edilmiş olduğu görülmüştür. Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, rapor içeriği ve rapora karşı beyanlar dikkate alınarak dosyanın ek rapor düzenlenmek üzere bilirkişiye ek rapor düzenlenmek için gönderildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 31/07/2022 tarihli ek raporda özetle; taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerinin tetkikinden ; davacı Banka ile dava dışı asıl borçlu ... arasında 28.07.2017 tarihinde 250.000-TL limitli, daha sonra 24.05.2018 tarihli 300.000,- TL tutarında Çerçeve niteliğinde 10 yıl süreli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmelerinin düzenlendiği, borçlu şirket ile birlikte davalının da; sözleşmelerde müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak toplam 550.000-TL tutarında kefalet limiti ile sorumlu olmak kaydıyla kefalet imzalarının bulunduğu, “ kefilin adı soyadı, kefil olunan tutar, Kefalet türünün müteselsil kefalet ve kefaletin düzenlenme tarihinin “  elle doldurulduğu, asıl borçlu ile birlikte davalıya atfen atılı imzaları haiz olduğu görüldüğü, 24.05.2018 tarihli Sözleşme Ön Bilgi formunda davalının da imzasının bulunduğu 6. sayfasında “ iki Sayfa ve 10 Maddeden oluşan işbu Ön Bilgi Formunun bir nüshasını ve ekindeki sözleşmeyi incelemek ve menfaatimize aykırı olabilecek maddeleri öğrenmek amacıyla 24.05.2018 tarihinde BANKA'dan  teslim aldım “ ibaresinin bulunduğu, borçlu şirket ile birlikte davalıların genel kredi ve teminat sözleşmesi ön bilgi formu “ ile “ genel kredi ve teminat sözleşmesi “ nin; sözleşme limitinin yazılı olduğu kısım ile kefalet ile ilgili bölümü imzalamış oldukları görüldüğü, sözleşmenin eki niteliğindeki Ön Bilgi Formunda Sözleşmenin içerdiği hükümler ile ilgili bilgi verildiği, ön bilgi formuyla birliktte Sözleşmenin bir suretinin davalılara verildiği  anlaşıldığı, kök raporda yapılan hesaplamaların izleme ve denetlemeye imkan verecek şekilde, Yargıtay ve meri mevzuat, Bankacılık Mevzuatı doğrultusunda hesaplanmış olduğu, yapılan hesaplamalarda bir hata bulunmadığı, Bu yönden kök rapordaki hesaplamalardan ayrılmayı gerektirecek bir hususa rastlanılmadığına dair rapor düzenlendiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamı, taraf iddia, toplanan tüm belgeler ve mahkememizce alınan hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde düzenlenen raporun mahkememiz denetimine uygun ve uyuşmazlığın çözümü için elverişle görülerek  hükme esas alınmış olup taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerinin tetkikinden Davacı Banka ile dava dışı asıl borçlu ... arasında 28.07.2017 tarihinde 250.000,- TL limitli, daha sonra 24.05.2018 tarihli 300.000,- TL tutarında Çerçeve niteliğinde -10 yıl süreli- Genel Kredi ve Teminat Sözleşmelerinin düzenlendiği, borçlu şirket ile birlikte davalının da ; sözleşmelerde müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak toplam 550.000,-TL tutarında  kefalet limiti ile sorumlu olmak kaydıyla kefalet imzalarının bulunduğu, “ kefilin adı soyadı, kefil olunan tutar, Kefalet türünün müteselsil kefalet ve kefaletin düzenlenme tarihinin “elle doldurulduğu, Asıl Borçlu ile birlikte Davalıya atfen atılı imzaları haiz olduğu görülmüş olup sözleşme öncesi bilgi formunun ve eki sözleşmenin, sözleşme imzalanmadan bir gün önce birer suretinin imza karşılığı verildiği, tarafların tacir olduğu, imzaya itiraz edilmediği hususu da göz önünde tutularak Sözleşme ve Kefaletin geçerli olduğu kanaatine varılarak bankacı bilirkişinin tespitleri gibi davanın kısmen kabulüne,  davalının  İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile;  takibin kredili Mevduat Hesabı ve ... yönünden 86.535,74-TL asıl alacak, 1.547,26-TL işlemiş faiz, 77,36-TL faizin BSMV'si olmak üzere toplam 88.160,36-TL alacak ve işleyecek faiz yönünden 86.535,74-TL asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar  %22,68 oranında  temerrüt faizi ve %5 BSMV üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takibin Ticari Kredi ve Çek Kredisi yönünden 14.321,75-TL asıl alacak, 439,96-TL işlemiş faiz, 22,00-TL faizin BSMV'si ve 980,69-TL ihtar gideri olmak üzere toplam 14.783,70-TL alacak ve işleyecek faiz yönünden 14.321,75-TL asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar %46,80 oranında  temerrüt faizi ve %5 BSMV  üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş ve alacak likit olduğundan hükmedilen asıl alacağın (100.857,49-TL) taktiren % 20 si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \" gerekçeleri ile; \" 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, -Davalının  İstanbul ... Banka Alacakları İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile; Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; -Takibin kredili Mevduat Hesabı ve ... yönünden 86.535,74-TL asıl alacak, 1.547,26-TL işlemiş faiz, 77,36-TL faizin BSMV'si olmak üzere toplam 88.160,36-TL alacak ve işleyecek faiz yönünden 86.535,74-TL asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar  %22,68 oranında  temerrüt faizi ve %5 BSMV  üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, -Takibin Ticari Kredi ve Çek Kredisi yönünden 14.321,75-TL asıl alacak, 439,96-TL işlemiş faiz, 22,00-TL faizin BSMV'si ve 980,69-TL ihtar gideri olmak üzere toplam 14.783,70-TL alacak ve işleyecek faiz yönünden 14.321,75-TL asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar  %46,80 oranında  temerrüt faizi ve %5 BSMV  üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Hükmedilen asıl alacağın (100.857,49-TL) taktiren % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ... \" karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>DAVACI VEKİLİ 30/01/2023 TARİHLİ DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Mahkemece verilen kararın, kısmen kabul kısmen ret şeklinde olduğunu, gerek bilirkişi raporunda gerekse kararın inceleme ve gerekçe bölümünde (4.sayfa en üst paragraf) 33.375,00-TL gayrinakit riskin davalıdan talep edilebileceği tespit olunmasına rağmen hüküm kısmında bu yönde bir hüküm kurulmadığını, Son HMK değişikliği ile gelen HMK.305/A maddesinin; \" (1) Taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir. \" şeklinde olduğunu beyanla, talepleri dikkate alınarak verilen hükmün tavzihini ve gayrinakit risk yönünden verilecek bir ek karar ile hükmün tamamlanmasını talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN 20/02/2023 TARİHLİ EK KARARI İLE; \" 1-Mahkememizin 04/10/2022 tarih ve 2021/239 Esas Esas, 2022/770 Karar sayılı karar hükmünün 1 nolu maddesinin,  ''1-Davanın KISMEN KABULÜNE, -Davalının  İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile; Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; -Takibin kredili Mevduat Hesabı ve Business Card yönünden 86.535,74-TL asıl alacak, 1.547,26-TL işlemiş faiz, 77,36-TL faizin BSMV'si olmak üzere toplam 88.160,36-TL alacak ve işleyecek faiz yönünden 86.535,74-TL asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar  %22,68 oranında  temerrüt faizi ve %5 BSMV  üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, -Takibin Ticari Kredi ve Çek Kredisi yönünden 14.321,75-TL asıl alacak, 439,96-TL işlemiş faiz, 22,00-TL faizin BSMV'si ve 980,69-TL ihtar gideri olmak üzere toplam 14.783,70-TL alacak ve işleyecek faiz yönünden 14.321,75-TL asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar  %46,80 oranında  temerrüt faizi ve %5 BSMV  üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, -Takibe konu çek sorumluluk tutarından kaynaklanan toplam 33.375,00-TL nin davacı bankanın faiz getirmeyen hesabında depo edilmesine, ''  şeklinde TAMAMLANMASINA, 2-İş bu ek kararının kararın ekinden sayılmasına, 3-Ek kararın gerekçeli kararla birlikte tebliğine,\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin 04.10.2022 tarihli gerekçeli kararının kendilerine tebliğ edilmiş olduğunu, davalı vekili tarafından lehine hükmedilen vekalet ücretinin takibe koyulması ihtimaline karşı, icranın ertelenmesi talepli olarak yasal süresi içerisinde bu kararı istinaf ettiklerini, Başlatmış oldukları icra takibine karşı, dDavalı/ borçlu kefilin yapmış olduğu itirazlar üzerine huzurdaki itirazın iptali davasının açıldığını ve İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2021/239 Esas - 2022/770 Karar sayılı ilamı ile davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiğini, kararın; \" -Takibin kredili Mevduat Hesabı ve ... yönünden 86.535,74-TL asıl alacak, 1.547,26-TL işlemiş faiz, 77,36-TL faizin BSMV'si olmak üzere toplam 88.160,36-TL alacak ve işleyecek faiz yönünden 86.535,74-TL asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar %22,68 oranındatemerrüt faizi ve %5 BSMV üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, -Takibin Ticari Kredi ve Çek Kredisi yönünden 14.321,75-TL asıl alacak, 439,96-TL işlemiş faiz, 22,00-TL faizin BSMV'si ve 980,69-TL ihtar gideri olmak üzere toplam 14.783,70-TL alacak ve işleyecek faiz yönünden 14.321,75-TL asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar %46,80 oranında temerrüt faizi ve %5 BSMV üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, \" şeklinde olduğunu, Taleplerinin ve karar aşağıdaki şekilde özetlenecek olursa; dava değeri üzerinden bakıldığında 180,71 TL farkla davanın kabul edildiğini, Talebimiz Karar Asıl Alacak ₺86.535,74 ₺86.535,74 Asıl Alacak ₺14.321,75 ₺14.321,75 İşlemiş Faiz ₺2.159,36 ₺1.987,22 BSMV ₺107,93 ₺99,36 Masraf ₺980,69 ₺980,69 Toplam ₺104.105,47 ₺103.924,76  Ancak yukarıda yazılı alacak kalemleri üzerinden mahkemece takdir edilen vekalet ücretlerinin hatalı olduğunu, Davalı lehine 3.248,00-TL vekalet ücreti takdir edildiğini, ancak reddedilen kısım toplamda 180,71 TL olduğundan takdir edilen vekalet ücretinin, reddedilen tutarla kıyaslandığında fahiş olduğunu, bu nedenle AAÜT' ye göre takdir edildiği belirtilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, davalı lehine takdir edilen vekalet ücretinin reddedilen miktar olan 180,71 TL ile sınırlı olması gerektiğini, Lehlerine ise 16.128,55-TL vekalet ücreti takdir edilmiş olduğunu, ancak hükmedilen işbu vekalet ücretinin de kabul edilen kısım yönünden nispi olarak hesaplanması gerekirken bir miktar eksik hesap edilmiş olduğunu, kabul edilen miktar üzerinden nispi olarak hesaplanan vekalet ücretinin 16.441,61 TL olması gerektiğini, Açıklanan tüm nedenlerle hükmü yalnızca takdir edilen vekalet ücretleri yönünden istinaf ettiklerini, lehe veya aleyhe takdir edilen her iki vekalet ücreti yönünden işbu tutarların istinaf incelemesi sonucunda düzeltilmesini talep ettiklerini beyanla; Açıklanan ve re'sen tespit edilecek nedenlerle; - İstinaf taleplerinin kabulüne, - Kararda A.A.Ü.T. uyarınca hükmedilen vekalet ücretlerinin düzeltilmesine, - Vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından davacı lehine ve davalı aleyhine hükmedilen vekalet ücreti miktarlarının hatalı olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İlk Derece Mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 'nin 13/1 maddesi; \"Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.\" hükmünü içermektedir. Somut uyuşmazlıkta davacı vekili tarafından dava dilekçesinde dava değeri 104.105,47 TL gösterilmiş ve bu miktar üzerinden nispi harç yatırılmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacı lehine toplam 103.924,76 TL bedel hüküm altına alınmıştır. Mahkemece kabul edilen miktar  dikkate alınarak davacı lehine 16.588,71 TL nispi vekalet ücreti takdirine karar verilmesi gerekirken 16.128,55 TL nispi vekalet ücreti takdirine karar verilmesi isabetli olmamıştır. Yine İlk Derece Mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 'nin 13/2 maddesi uyarınca  hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. Mahkemece reddine karar verilen dava değeri 180,71TL olup, red edilen miktar üzerinden davalı lehine takdir edilecek vekalet ücreti 180,71 TL olmasına rağmen Mahkemece davalı lehine 3.248,00 TL vekalet ücreti takdirine karar verilmesi isabetli olmamıştır. Bu sebeple davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmüş, davacı vekilinin istinaf dilekçesindeki talebi ile bağlı kalınarak davacı lehine 16.441,61 TL nispi vekalet ücreti takdirine, davalı lehine  180,71 TL vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/10/2022 tarih ve 2021/239 Esas- 2022/770 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA ve dairemizce yeniden esas hakkında hüküm kurularak; Davanın KISMEN KABULÜNE, -Davalının  İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Dairesinin 2021/1177 sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile; Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; -Takibin kredili Mevduat Hesabı ve ... yönünden 86.535,74-TL asıl alacak, 1.547,26-TL işlemiş faiz, 77,36-TL faizin BSMV'si olmak üzere toplam 88.160,36-TL alacak ve işleyecek faiz yönünden 86.535,74-TL asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar  %22,68 oranında  temerrüt faizi ve %5 BSMV  üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, -Takibin Ticari Kredi ve Çek Kredisi yönünden 14.321,75-TL asıl alacak, 439,96-TL işlemiş faiz, 22,00-TL faizin BSMV'si ve 980,69-TL ihtar gideri olmak üzere toplam 14.783,70-TL alacak ve işleyecek faiz yönünden 14.321,75-TL asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar  %46,80 oranında  temerrüt faizi ve %5 BSMV  üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, -Takibe konu çek sorumluluk tutarından kaynaklanan toplam 33.375,00-TL nin davacı bankanın faiz getirmeyen hesabında depo edilmesine, -Hükmedilen asıl alacağın (100.857,49-TL) taktiren % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen nakdi alacak miktarı üzerinden alınması gereken 7.099,10-TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.257,34-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.841,76-TL'in davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca gayri nakdi alacak talebi üzerinden alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 1.257,34-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücreti (İstanbul Anadolu Arabulucuk Bürosu'nun ... arabuluculuk dosyası) 1.320,00 TL'sinin davanın kısmen kabul kısmen ret oranına göre 1.280,40‬‬-TLsinin davalıdan  tahsili ile  hazineye irad kaydına, bakiye 39,60-TL nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 6-Davacı tarafından tarafından yapılan 59,30-TL başvuru harcı, 72,85-TL tebligat ve müzekkere gideri, 900,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.032,15-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 1.001,18‬-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ve davacı vekilinin talebi ile bağlı kalınarak takdir edilen 16.441,61 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,9-Davalı yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen miktar ve tarifenin 13/2 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 180,71 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 10-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, <br>İSTİNAF YÖNÜNDEN: 11-Davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 12-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 13-Davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 14-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 297,5 TL tebligat/ posta gideri olmak üzere; toplam 789,50 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 15-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 16-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 07/03/2024 tarihinde HMK' nın 362/1-a maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"70d2f014628de062","SID":"d0502b2507a968ec"}}