{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>13. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2024/354 <br>KARAR NO: 2024/440 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARI VEREN <br>MAHKEME: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ: 12/12/2023 <br>DOSYA NUMARASI : 2023/11 Esas - 2023/1310 Karar <br>DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) <br>KARAR TARİHİ: 07/03/2024 <br>İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; davacı şirketin 15/12/2021 tarihinde tescillenmiş ... markasıyla hidrolik ve gazlı kırıcı ürettiğini, davalının rakip firma olduğunu ... markalı ürünler ürettiğini, davacının, alıcı ... adına tanzim edilen 19.07.2022 tarihli fatura ve sipariş uyarınca Hırvatistan’a gönderilecek “Hidrolik Kırıcı” için ... numaralı ihracatın beyannamesinde bulunduğunu, 20/06/2022 tarihinde ... başvuru numarasıyla davalı ... adına davacı aleyhine Cimer şikayetinde bulunulduğunu, takiben davacının beyannameye konu mallarının ticareti sırasında ... Gümrük Müdürlüğü tarafından Ticaret Bakanlığının Fikri ve Sınai Haklar Programı üzerinden Tcgb No: ... Kullanıcı:... numaralı yazısı ile \"Bölge Müdürlüğümüzün .../22.07.2022 sayı tarihli yazısı konusu .... sayı tarihli Cimer başvurusuna istinaden beyannamenin kırmızı hatta sevkini arz ederim.\" şeklinde müzekkere gönderildiğini, akabinde davacının mallarını taşıyan ... Ltd. Şti.'ne ait tırın 29/07/2022 tarihinde Cimer başvurusuna istinaden kırmızı hatta çekilerek gümrükte alıkonarak inceleme başlatıldığını, iş bu şikayet nedeniyle Gümrük Müdürlüğüne başvuru yapılarak ürünlerin tırdan indirilerek antrepoda muhafazası talep edildiğini, 03/08/2022 tarihinde ürünlerin ... Ltd. Şirketinde muhafaza edilmesine karar verildiğini, davalı tarafça FSMH programına başvurulmuş olması nedeniyle durdurma süresinin uzatıldığını, 17/08/2022 tarihinde ürünlerin için muhafaza altında tutan ... Ltd. Şirketine ürünlerin teslim edilmesi, davacının ise ürünlerin 30 gün içerisinde teslim alınmasın için müzekkere yazıldığı, ürünlerin davacı tarafından 24/08/2022 tarihinde teslim alınabildiğini 22 gün boyunca antrepoda muhafaza edilen ürünler karşılığında 33.925,00-TL fatura tanzim edildiğini verilen 100.000,00-TL teminattan mahsup edilerek kalan 66.075,00-TL davacıya iade edildiğini, Cimer şikayetinin gerçeği yansıtmadığını, davalının yaptığı şikayet nedeniyle davacının zarara uğradığını belirterek, davacının uğradığı zarara binaen şimdilik 61.971,22-TL tazminatın ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; iş konusu davada davalının taraf sıfatının bulunmadığını, bahse konu Cimer şikayetinin davalıya ait bir bayi olduğunu, bu hususta davalı firmanın bir talebinin bulunmadığını, bu şikayeti yapan şahıs veya firmanın kim olduğunun bilinmediğini belirterek davacının davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi  12/12/2023 tarih ve 2023/11 Esas - 2023/1310 Karar sayılı kararı ile; \" Dava, davalı tarafından, davacı adına haksız yapıldığı iddia edilen CİMER başvurusu sonucu, davacının ihracatını engelleyen durdurma kararı sebebiyle davacının uğradığı maddi zarar talebi isteminden ibarettir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi heyetinin 03/08/2023 tarihli raporunda; Dosyadaki bilgi ve belgelerden davalının Cimer başvurusundan Gümrük Müdürlüğü tarafından kendisine marka ihlaline ilişkin yapılan bildirim üzerine haberdar olduğu, davalının marka ihlalinin söz konusu olup olmadığının tespiti amacıyla Gümrük Müdürlüğüne başvurduğu ancak Gümrük Müdürlüğü tarafından verilen Fikri Mülkiyet Hakları Durdurma Kararı çerçevesinde 10 gün içerisinde hak ihlaline dayalı dava açmadığı ve böylece davacının ürünleri üzerindeki durdurma kararının kendiliğinden ortadan kalktığı, Cimer başvurusunun davalı tarafça yapılmaması ve bu başvurunun davalı tarafça başvuruyu yapan kişi aracı kılınarak yaptırıldığına ilişkin dosya kapsamında herhangi bir delile rastlanmadığı görüş ve kanaatlerini bildirdikleri anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı adına yapılan şikayetin Cimer belgelerinde, şikayet başvurusunun E.... D... tarafından oluşturulduğu, davacının eldeki davada zarar tazminini dayanağının TTK 56. Madde olduğu, bu hüküm çerçevesinde tazminat talep edebilmek için haksız rekabet fiillinin yanında fiili gerçekleştirenin kusurlu olması bir zararın gerçekleşmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağı bulunması ve yine davacının işbu hususları ispat etmesi gerekirken, tazminata konu isnad edilen fiili gerçekleştirenin işbu davaya konu tazminat talebin muhattabı olduğu ve ancak davacı tarafından husumet yöneltilen davalının, davaya konu Cimer başvurusunda bulunan kişi olmadığı, başvuran bilgilerinin bildirildiği müzekkere cevabı doğrultusunda davacının pasif husumet hususunu ispat edemediği anlaşılmış olup davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. \" gerekçeleri ile; \" 1-Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, ... \" karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı ... Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Yerel Mahkeme tarafından yeterli inceleme ve araştırma yapılmaksızın  karar verildiğini, Davaya konu zararın doğmasına neden olan CİMER başvuru dilekçesinde her ne kadar şikayetçi kendisini bayi olarak tanıtarak şikayet etmiş gözükse de şikayetçi ile davalı şirket arasında olan bağın mahkeme tarafından incelenmediğini, dava dosyasında mevcut bilirkişi raporunun, CİMER şikayeti metninin olduğu, şikayet edenin bilgilerinin yıldızlı şekilde sansürlendiği haliyle alınmış olup, bu haliyle bilirkişilerin davalı ile şikayet eden arasında bir bağın bulunup bulunmadığı tespit edilemeyeceğine karar vermiş olduklarını, Yerel mahkemenin, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezin'den söz konusu şikayetin ve şikayetçinin bilgilerinin açık olduğu şikayet dilekçesinin dava dosyasına yollanması kararı sonrasında, şikayetçinin bilgilerinin ilk kez 26.10.2023 tarihinde dava dosyasına sunulduğunu, dosyaya celp edilen bu deliller doğrultusunda yeniden bilirkişi raporu alınmasına ilişkin olarak 12.12.2023 tarihli celsede talepte bulunulmasına rağmen yerel mahkemenin mevcut bilirkişi raporuna dayanarak davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verdiğini, Ancak, CİMER başvurusunu \"sözde\" yapan E.... D... isimli bayi yetkilisinin kendi adına değil, bayiilik veren davalı firma adına yaptığı hususunun başvuru içeriğinden açık ve net bir şekilde anlaşılmakta olduğunu, bayiilik veren davalı firmanın, haksız ve gerçek dışı başvuruyu sorumluluktan kaçmak amacıyla bayisi aracılığıyla yaptırmış olup, iş bu hususu bilirkişi raporuna karşı beyanlarında belirtmelerine rağmen yeterli inceleme ve araştırma yapılmaksızın karar verildiğini, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen bu hukuka aykırı kararın kaldırılması gerektiğini, Mahkeme tarafından yeterli inceleme yapılması halinde şikayet başvurusunda bulunan E... D... ve davalı şirket arasındaki bağın varlığı açıkça ortaya çıkacak olmasına rağmen yerel mahkeme tarafından bu hususun değerlendirilmediğini, davalı tarafından aynı hususta daha önce Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2020/54 E. sayılı dosyası ile müvekkile karşı, tasarım haklarının ihlal edildiği iddiası ile dava açıldığını ve davanın reddine karar verildiğini, dava yolu ile istediğini elde edemeyen davalının, müvekkil şirket işlerini sekteye uğratmak ve aralarındaki husumetler nedeniyle perde arkasından, bayisi aracılığıyla CİMER şikayetinde bulunduğunu, böylece şikayetin aslında davalı İnan Makina adına yapıldığı, şikayet nedeniyle Gümrük Müdürlüğü'nce davalı firmanın muhattap alındığı ve tebliğ işlemlerinin davalı firmaya yapıldığı, davalı tarafça gümrüğe başvuru yapılarak durdurma süresinin uzamasına sebebiyet verildiği, müvekkiline karşı haksız itham ve fiillerde bulunanın davalı olduğu, bundan dolayı sorumlu olduğu hususlarının anlaşılmakta olduğunu, yerel mahkeme tarafından müvekkilinin zarara uğramasına neden olan bu gümrük işlemlerinin davalı firma adına gerçekleştirilmiş olduğu hususunun göz ardı edildiğini, Üstelik davalının, söz konusu CİMER şikayetinden sonra ayrıca FSMH sisteminden yaptığı ek başvurular ile sürecin daha da uzamasına, 22 gün boyunca ticaretin yapılamamasına neden olduğunu, bu sebeple müvekkilinin ihracatının sekteye uğradığını ve maddi zararları doğduğunu, yerel mahkeme tarafından davalının yapmış olduğu bu başvuruların da incelenmediğini, yalnızca CİMER başvurusu esas alınarak hüküm tesis edilmiş olduğunu, nitekim işbu zarar, eğer davalının yönlendirmesi ile bayisi tarafından haksız ve kötü niyetli şikayet başvurusunda bulunulmasaydı ve başvuru sonrasında gümrük işlemleri geciktirilmeseydi doğmayacak bir zarar olduğunu, CİMER şikayetinin davalı şirketin yönlendirmesi ile E.... D... tarafından yapılmış olup süreç içinde gümrük müdürlüğünün de davalı şirket ile muhatap olduğunu, Davalı tarafından yapılan bu haksız Cimer başvurusunun, davacı müvekkilin ticaretinin engellenmesi, Ticaret Bakanlığı' na müracaatta bulunularak sürecin uzatılması sebepleriyle müvekkilin zarara uğratıldığı ve işbu zarardan da davalının sorumlu olduğu hususlarının açık olduğunu, Şikayetçi E.... D...' un davada tanık olarak dahi dinlenilmediğini, İstanbul Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde açmış oldukları tazminat davasında zararı meydana getiren şikayetin davalı tarafından başka bir kişi üzerinden yapıldığını beyan etmelerine rağmen yerel mahkemenin, söz konusu şikayetin kim tarafından yapıldığını öğrenmek için CİMER' e müzekkere yazdığını, ardından gelen belgelerde şikayetçinin bilgilerinin yıldızlanarak sansürlediği görülmekle mahkeme dosyasının bu hali ile bilirkişi raporu alınmasına karar verdiğini ve alınan hatalı bilirkişi raporu ile karar kurduğunu, Şikayetçinin kimlik bilgileri belli olduktan sonra davalı ile ilişkisinin olup olmadığının araştırılmadığını, E.... D...'un dava kapsamında mahkeme huzuruna dahi çağrılmadığını, mahkemenin davalı taraf ile söz konusu şikayetçinin aralarında bayilik anlaşmasının olup olmadığını dahi irdelemediğini, E.... D...'un SGK kayıtlarına dahi bakmadan, şikayetçinin kimin adına çalıştığını araştırmadan hukuka ve kanuna aykırı karar verildiğini, Bu hususun Yargıtay 19. HD., E. 2015/476 K. 2015/2912 T. 03.03.2015 kararında \"Mahkemece, öncelikle davalı bankanın icra takibinde talep ettiği alacakla ilgili olarak borçlunun kim olduğunun tespit edilip, davacının icra takibi ile ilgisi belirlendikten sonra işin esasına girilmesi gerekirken davayı açan kişinin aktif dava ehliyeti bakımından yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.\" şeklinde hüküm kurularak yeterli inceleme ve araştırma yapılmaksızın verilen kararın doğru olmayacağı görüşü ile kararın bozulmasına hükmetmiş olduğunu, Bayilerin işlem ve hareketlerinden asil şirketlerin sorumlu olduğunu, Yukarıda belirtilen ve CİMER'in .... tarihinde göndermiş olduğu belgelerde belli olduğu üzere davalı ... Ticaret A.Ş bayisinin yetkilisinin CİMER'e haksız bir başvuruda bulunduğunu, sonrasında davalı şirketin bizzat kendisinin FSMH sisteminden yaptığı ek başvurular ile sürecin daha da uzamasına sebebiyet verip müvekkilini zarara uğratmış olduğunu, Hiçbir kabul beyanı anlamına gelmemek kaydıyla; davalı şirketin sorumluluktan kaçmamak için bayisi aracılığıyla bu haksız ve gerçek dışı başvuruyu yapmamış olduğu varsayımında dahi davalı şirketin sorumluluğuna gidilmesi gerektiğini, zira bayilik verenlerin bayileri üzerinde denetim vc gözetim sorumluluğu olup, aralarındaki bayilik ve iç ilişkileriyle alakalı her türlü ticari durumda bayilerin yapmış olduğu işlem ve eylemlerinden bayi verenlerin sorumluluğunun baki olduğunu, bu sorumluluğun kaynağını, bayilerin bayilik veren şirketin reklamı yoluyla ve belirlediği esaslar üzerinde ticari hayatını sürdürüyor olmasının oluşturacağını, bayilerin bayilik verenin ticari faaliyeti olmasaydı olmayacakları hususunun açık olduğunu, ayrıca bayinin yapmış olduğu herhangi bir haksız ya da haklı eylemin bayilik verenin müşteri çevresinde etki yaratacağını, somut olayda bayinin yapmış olduğu haksız ve gerçek dışı başvurunun bayiden çok bayilik verenin işine yaradığını, müvekkil şirketin bayinin değil bayilik verenin rakip firması olduğunu, dava konusu şikayete bakıldığında da davalı şirketin menfaat elde edeceğinin açıkça görüleceğini, söz konusu mallar yurt dışına ihraç edildiği için bu satıştan Türkiye'de bulunan bayinin herhangi bir menfaatinin olduğunun düşünülemeyeceğini, her halükarda bayinin asil şirket adına yapmış olduğu eylemlerden asil şirketin de sorumlu olacağını, İşbu hususun Yargıtay 4. Hukuk Dairesi' nin 2019/979 esas 2019/2679 karar sayılı kararında da  \"Tüm dosya kapsamından, davalı ... tarafından davacının kimlik bilgileri kullanılmak suretiyle davalı ... AŞ’ye ait hat çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Davalı ... AŞ bayisini iyi seçmek ve onu yeterince eğitip denetlemekle yükümlü olduğundan bayisinin işlemleri sonucu oluşan zararlardan sorumlu tutulmalıdır. Hal böyle olunca, mahkemece, Davalı ... AŞ yönünden işin esasının incelenerek sonucu dairesinde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde davanın husumetten reddine karar verilmiş olması doğru değildir.\" denilmek suretiyle açıklanmış olduğunu, (EK 1: Yargıtay 4. HD., E. 2019/979 K. 2019/2679 T. 8.5.2019) Esasa ilişkin olarak; Müvekkili ... Anonim Şirketi'nin, hidrolik ve gazlı kırıcı üretmekte olup birçok ülkeye ihracat gerçekleştirmiş, tanınmış bir marka olduğunu, işbu ürünleri müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından 04, 07, 16, 37, 39, 42 sınıflarında 15.12.2021 tarihinde tescillenmiş \"...\" markasıyla üretmekte olduğunu, davalının ise müvekkilinin rakip firması olup .. markalı ürünler üretmekte olduğunu, Müvekkili ... tarafından alıcı ... adına tanzim edilmiş 19.07.2022 tarihli fatura ve sipariş uyarınca Hırvatistan’a gönderilecek “Hidrolik Kırıcı” için ... numaralı ihracat beyannamesinde bulunulduğunu, Ancak 20.06.2022 tarihinde, ... başvuru numarasıyla davalı İnan Makine adına davacı müvekkil aleyhine CİMER şikayetinde bulunulduğunu, -Bunun üzerine davacının beyannameye konu mallarının ticareti sırasında Muratbey Gümrük Müdürlüğü tarafından Ticaret Bakanlığı'nın Fikri ve Sınai Haklar Programı üzerinden Tcgb No: ... Kullanıcı:... numaralı yazısı ile \"Bölge Müdürlüğümüzün .../22.07.2022 sayı tarihli yazısı konusu 2202806191/20.06.2022 sayı tarihli Cimer başvurusuna istinaden beyannamenin kırmızı hatta sevkini arz ederim.\" şeklinde müzekkere yazılmış olduğunu, -Akabinde müvekkilinin mallarını taşıyan .... Ltd. Şti.'ne ait tırın, 29.07.2022 tarihinde \"Cimer Başvurusuna istinaden\" kırmızı hatta çekildiğini ve gümrükte alıkonarak inceleme başlatılmış olduğunu, 02.08.2022 tarihinde Muratbey Gümrük Müdürlüğü tarafından \"Konunun incelenmesi neticesinde; .... 4458 Gümrük kanunun 57/1-b maddesi gereğince üç iş günü süresiyle Gümrük İşlemlerinin Durdurulması ve konunun izin/hak sahibi firmaya tebliğ edilmesine 02.08.2022 tarihinde karar verilmiştir.\" şeklinde karar verildiğini, İşbu şikayet ve karar nedeniyle müvekkili tarafından tırda başkaca ürünler olması ve lojistik firmasına olan navlun bedelinin artmaması amacıyla Gümrük Müdürlüğü'ne başvuru yapılarak ürünlerin tırdan indirilerek antrepoda muhafazasının talep edildiğini, Gümrük Müdürlüğü tarafından 03.08.2022 tarihinde ürünlerin ...  Ltd. şirketinde muhafaza edilmesine karar verildiğini ve ürünlerin işbu şirkete işlemler sonuçlanıncaya dek muhafaza amacıyla teslim edildiğini, Muratbey Gümrük Müdürlüğü'nce 05.08.2022 tarihinde \"Beyanname muhteviyatı ticari tanımı: hidrolik kırıcı ve aks. - ... marka eşyalara ilişkin, Gümrük Yönetmeliğinin 103'üncü maddesine istinaden FSMH Programında müracatta bulunulduğu tespit edildiğinden ... sayılı gümrük işlemlerinin durdurulmasına ilişkin kararda belirtilen üç(3) iş günü süresi, 4458 sayılı Gümrük Kanunun 57/3 üncü maddesi gereğince on (10) iş günü olarak güncellenmiş ve İZİN/HAK SAHİBİ firmaya tebliğ edilmiştir.\" denilerek davalı tarafça FSMH programına başvurulmuş olması nedeniyle durdurma süresinin uzatılmış olduğunu, 10.08.2022 tarihinde bu karara karşı da savunma dilekçesi ve dosyanın incelenmesi için 17.08.2022 günlü dilekçenin sunulmuş olduğunu, daha sonra Muratbey Gümrük Müdürlüğü tarafından \"... 02.08.2022 tarihli ... sayılı Gümrük İşlemlerinin Durdurulması kararının kaldırılmasına 16.08.2022 tarihinde karar verilmiştir.\" denilerek durdurma kararının kaldırıldığını, yine 17.08.2022 tarihinde ürünlerin teslimi için muhafaza altında tutan ... Ltd. şirketine ürünlerin teslim edilmesinin, müvekkiline ise ürünlerin 30 gün içerisinde teslim alınması için müzekkere yazılmış olduğunu, Müvekkilinin, beyannameye konu ürünleri müzekkerelerin yazılmasından sonra teslim almak istediğini, ancak aynı nakliye şirketine ait tır tarafından ürünlerin teslim alınması ve taşınması gerektiğinden ürünlerin 24.08.2022 tarihinde teslim alınabildiğini ve dolayısıyla 22 gün boyunca antrepoda muhafaza edildiğini, bunun karşılığında 33.925,00-TL fatura tanzim edildiğini ve verilen 100.000,00 TL' lik teminattan mahsup edilerek kalan 66.075-TL'nin müvekkiline iade edildiğini, Dava konusu iddialarına ilişkin olarak; Davalının, mütemadiyen davacı aleyhine haksız şikayet ve davalar açarak müvekkili zarara uğratmayı ve ticaretini engellemeyi amaçlamakta olduğunu, Öyle ki; davalı tarafından daha önce Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/54 Esas sayılı dosyası ile müvekkile karşı, tasarım haklarının ihlal edildiği iddiası ile dava açıldığını, müvekkili tarafından da karşı dava açıldığını, nihayetinde davalının davasının reddedildiğini, müvekkili tarafından açılan davanın ise kısmen kabul edilerek davalının bazı tasarımlarının hükümsüzlüğüne karar verildiğini, bu doğrultuda müvekkilinin davalının tasarım haklarını ihlâl etmediğini, Dava yoluyla istediğini elde edemeyen davalının, intikam kastı ile sırf davacının işlerini sekteye uğratmak amacı ile CİMER şikayetinde bulunduğunu, CİMER şikayeti ve şikayet üzerine  yapılan işlemlere ilişkin belgelerin ekte sunulduğunu, böylece şikayetin davalı İnan Makina adına yapıldığı, şikayet nedeniyle Gümrük Müdürlüğü'nce davalı firmanın muhattap alındığı ve tebliğ işlemlerinin bu firmaya yapıldığı, davalı tarafça gümrüğe başvuru yapılarak durdurma süresinin uzamasına sebebiyet verildiği, müvekkiline karşı haksız itham ve fiillerde bulunanın davalı olduğu, bundan dolayı sorumlu olduğunun anlaşıldığını, CİMER şikayetinin gerçeği yansıtmadığını, Müvekkili tarafından ... markasının tescil başvuru tarihinin 07.11.2019, tescil tarihinin 15.12.2021 tarihi olduğunu, davalı şirkete ait ... markasının tescil başvuru tarihinin 30.07.2021, tescil tarihinin ise 10.06.2022 tarihi olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin markasının CİMER şikayetinde ileri sürüldüğü gibi herhangi bir şekilde davalının marka hakkına tecavüzü söz konusu olmadığını, ayrıca 20.06.2022 tarihli CİMER şikayetinde davalının makinelerinin İsrail ve Filistin'de görüldüğünden söz edilerek bir takım facebook görüntüleri sunulduğunu, ancak görüntülere bakıldığında söz konusu paylaşımların ..., ... isimli kullanıcılar tarafından yapıldığı, üzerinde MT 155 yazılı resimler olduğunun görüldüğünü, oysa davacı müvekkilin ismi geçen kullanıcılarla hiçbir ilişkisi olmadığı gibi bu kullanıcıları tanımamakta olduğunu, resimlerde yer alan ürünlerin de davacıya ait olmadığını, şikayete dayanak olarak hiçbir resmi bilgi veya belge de eklenmediğini, bu yüzden dahi şikayetin gerçeğe aykırı olarak yapıldığının anlaşılmakta olduğunu, şikayet üzerine gümrük tarafından davacıya ait ürünlerde yapılan incelemede davalı tarafın haklarını ihlal edici nitelikte hiçbir duruma rastlanılmadığını, CİMER şikayetinin dürüstlük kuralına aykırı olmakla birlikte hukukun haksız olarak başvuru yapan davalıyı korumamakta olduğunu, İşbu dava konusu vakıanın; müvekkili tarafından üretilen ve ... markasını taşıyan ürünler hakkında davalı tarafından CİMER' e yapılan haksız şikayet sebebiyle ürünlerin kırmızı hatta çekilmesi, ticaretin uzun bir süre yapılamaması nedeniyle engellenmiş olması, hak sahibi olduğu iddia edilen davalının sistem üzerinden yaptığı başvuru sonucu gümrükteki süreci uzatması ve davacının zarara uğraması sonucu oluşan zararın tazmini istemi olduğunu, Davalının yapmış olduğu ve çıkar sağladığı şikayet nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, Müvekkilli aleyhine yapılan şikayet nedeniyle Gümrük Müdürlüğü tarafından inceleme başlatıldığını ve müvekkilinin ürünlerinin kırmızı hatta çekildiğini, üstelik davalının daha sonra FSMH sisteminden yaptığı ek başvurular ile sürecin daha da uzamasına, 22 gün boyunca ticaretin yapılamamasına neden olduğunu, bu sebeple müvekkilinin ihracatının sekteye uğradığını ve zararlarının doğduğunu, bu zararların CİMER şikayeti sebebiyle başlayan süreçte meydana gelmiş olup üçüncü kişiler tarafından müvekkiline rücu edilmesi muhtemel zararlar bilinmeksizin şimdilik aşağıdaki şekilde olduğunu, a-Nakliye şirketi .... Ltd. Şti. tarafından ... fatura nolu 04.08.2022 tarihli \"Y.D. Bekleme Ücreti\" açıklamalı  \"... Nolu Beyenname İle Taşınacak Olan Malın 30.07.2022-03.08.2022 Tarihleri Arasında ... Plakalı Aracın Bekletilmesi Sonucu Oluşan İş Kaybı Zararına İlişkindir\" notuyla 1.000-€ bedelli fatura tanzim edilmiş ve  müvekkili tarafından 18.292,20-TL olarak ödenmiş olduğunu, b-Nakliye şirketi ... Nakliyat ve Tic. Ltd. Şti. tarafından ... fatura nolu 12.08.2022 tarihli \"Navlun Bedeli\" açıklamalı \"... Nolu Beyenname İle Taşınacak Olan Malın 30.07.2022-03.08.2022 Tarihleri Arasında Kg ... Kg Plakalı Aracın Bekletilmesi Sonucu Oluşan İş Kaybı Zararına İlişkindir\" notuyla 475-€ bedelli fatura tanzim edilmiş ve  müvekkili tarafından 8.815,86-TL olarak ödenmiş olduğunu, c-İhracata konu ürünün antrepoya çekilmesi nedeniyle Gümrük Müdürlüğü'nce belirlenen .... Lojıstık Ltd Şti tarafından 31.08.2022 tarihli 33.925,00-TL bedelli fatura tanzim edilmiş ve tutarı yatırılan 100.000-TL teminattan mahsup suretiyle ödenmiş olduğunu, d-Müvekkilinin gümrük beyannamesi işlemlerini yerine getiren ve dava konusu vakıa sebebiyle görevlerinin dışında fazlaca işlem yapan .... A.Ş'ne Gümrük Hizmet bedeli olarak  427,16-TL ödenmiş olduğunu, yine ... A.Ş'ne fazla mesai (280 TL)+yolluk(50 TL)+birlik aidatı(181 TL) olmak üzere toplam 511-TL ödenmiş olduğunu, Bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şikayet nedeniyle davacının uğradığı toplam zararın şimdilik 61.971,22 TL olup ticari faiziyle birlikte davacıya iadesi gerekmekte olduğunu, işbu zararın eğer davalı tarafından haksız ve kötü niyetli şikayet başvurusunda bulunulmasaydı veyahut inceleme başvurusu sistemden yapılmasaydı müvekkilinde doğmayacak zarar olduğunu, CİMER şikayetinin davalı adına yapılmış olup süreç içinde davalı ile muhatap olunduğunu, davalının müvekkilini haksız yere şikayet ederek haksız fiil sonucu zarara uğramış olduğunu, Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı tarafından haksız CİMER başvurusu yapılarak davacının ticaretinin engellenmesi, Ticaret Bakanlığı'na müracaatta bulunularak sürecin uzatılması sebepleriyle müvekkilin zarara uğratıldığı ve işbu zarardan davalının sorumlu olduğu  nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini beyanla; Açıklanan ve re'sen tespit edilecek hususlarla; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/1310 Karar numaralı kararın kaldırılmasına, Fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla;Yeniden yargılama yapılarak davacı müvekkilinin uğramış olduğu şimdilik 61.971,22-TL tazminatın ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Yargılama giderleri ve v</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"24e5acdcabb27c1d","SID":"9f0aa218ed884563"}}