{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/123 - 2024/490<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/123 <br>KARAR NO\t: 2024/490<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/11/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/45 E.  -  2021/898 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16/11/2021 tarih ve 2021/45 Esas - 2021/898 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, davalı şirketin 08.10.2015 tarihinde kurulduğunu, kurucu ortaklarından ve fiili olarak yöneticisi konumunda olan ...'nun 06.07.2012 tarihinde davacı şirkette çalışmaya başladığını ve 31.12.2015 tarihinde de iş sözleşmesinin sona erdiğini, davalının internet sitesinde, sosyal medya hesaplarında ve fiziki ve sanal olarak hazırlattırdıkları kataloglarında, davacı şirketin önceki tarihlerde imal ettiği beton santrallerini, kendileri imal etmiş ve kurmuş gibi tanıtım yaparak tüketiciyi kandırdığını ve haksız kazanç sağladığını, bu konuda internet adresleride noter tespiti işlemi yaptırıldığını ileri sürerek, davalının tüm fiillerinin TTK uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabet durumunun önlenmesine, tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına, hükmün ilanına, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminatın reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili, müvekkili şirket yetkilisi ...’nun davacı şirket bünyesinde 06.07.2012 tarihinde çalışmaya başlamadan önce de beton santrali çözümleme, imalat, kurulum ve satım işinde faaliyet ve çalışma gösteren bir kişi olduğunu, müvekkili şirketin internet sitesinde ayırt edici özelliği olmayan bazı görsellerin kullanıldığını, bu ürünlerin davacıya ait olmadığını, yalnızca temsili olarak kullanıldığını, amaçlarının sipariş verilmesi halinde bu vasıflarda ürünleri üretebileceğinin gösterilmek istenmesi olduğunu, bu görsellerde yer alan ürünlerin kendi üretimi olduğuna ilişkin bir ifadenin de yer almadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı ile davalının aynı coğrafi pazarda, aynı ürünlerin satışını yapan, rakip teşebbüsler olduğu, davalı tarafından imal edilip müşterilere teslimi gerçekleştirilen ürünlerin bir kısım fotoğraflarını kullandığı, ancak bundan kayda değer bir rekabet avantajı elde etmediği, başkasına ait santrallerin fotoğrafını kullanmasına yönelik dava konusu davranış ve eylemlerin haksız rekabet olarak değerlendirilemeyeceği, kullanılan fotoğraflarının izinsiz olarak kullanılması sebebiyle dava dışı santral sahipleri tarafından koşulların sağlanması halinde bu kullanımların men edilebileceği, söz konusu görsellerin davadan önce arabuluculuk aşaması sırasında silindiği, bu nedenle kullanımdan men edilmesinin de mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı şirketin eylemlerinin haksız rekabete neden olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.\t<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ilk derece mahkemesi tarafından, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi için ayrı ayrı maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, müvekkili yararına tek karşı vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: 1- Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDavacı tarafça sunulan dava dilekçesinde, davalı şirketin kurucu ortaklarından ...'nun, 31.12.2015 tarihinde müvekkili şirketten ayrılan kişi olduğu bildirildikten sonra, davalının dört ayrı yerde müvekkilinin ürettiği fotoğrafları kullandığı ileri sürülmüştür. <br>\tBunlardan ilki davacının noterden tespit ettirdiği davalıya ait internet sayfalarında yer alan fotoğraflardır. Davacı vekili, davalıya ait bu sayfalardaki fotoğrafların, müvekkilinin önceki tarihlerde imal ettiği beton santrallerinin fotoğrafları olduğunu bildirmiş, yapılan bu işlere ait fatura vb. delillerini sunmuş, daha önce aynı fotoğrafların yer aldığını belirttiği müvekkiline ait internet sayfalarını, davalının tespit yapılan internet sayfalarındaki fotoğraflarla ilişkilendirerek, müvekkiline ait bu iş ürünlerinin, davalı tarafça kendi ürettikleri santraller gibi gösterilip tanıtımında kullanıldığı, böylece tüketicinin yanıltılıp haksız kazanç sağlandığı ileri sürülmüştür. <br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde ikinci olarak, davalının internet sitesinden kendi tespit ettiği internet sayfalarını sunmuş (Ek 9-13 arası), üçüncü olarak yine davalı şirketin olduğunu bildirdiği katalog sayfalarında, müvekkilinin ürettiği ve kurduğu santrallerin fotoğraflarının kullanıldığını (Ek-15) bildirmiş, dördüncü olarak da yine davalı şirketin olduğunu ileri sürdüğü sanal katalog sayfalarını sunmuş (Ek-16) ve benzer iddialarda bulunmuştur. <br>\tİlk derece mahkemesince bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda, davalının internet sitesinde ilgili ürünlerin fotoğraf bilgilerine ulaşılamadığı, ancak noter tespit belgelerine göre bu resimlerin bir kısmının geçekte davacıya ait olduğunun \"kabaca\" anlaşıldığı bildirilmiştir. <br>\tİlk derece mahkemesi ise davalının davacı tarafından imal edilip müşterilere teslimi gerçekleştirilen ürünlerin bir kısmının fotoğraflarını kullandığı, ancak bundan kayda değer bir rekabet avantajı elde etmediği, başkasına ait santrallerin fotoğrafını kullanmasına yönelik dava konusu davranış ve eylemlerin haksız rekabet olarak değerlendirilemeyeceği, fotoğraflarının izinsiz olarak kullanılması sebebiyle dava dışı santral sahipleri tarafından koşulların sağlanması halinde bu kullanımların men edilebileceği, söz konusu görsellerin davadan önce arabuluculuk aşaması sırasında silindiği, bu nedenle kullanımdan men edilmesinin de mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tOysa 6102 sayılı TTK.'nın 55/1-a-4. maddesinde, \"Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak\" fiili haksız rekabet olarak sayılmıştır. Davalının gerçekte davacıya ait ürün fotoğraflarını (iş ürünlerini), kendi ürünleriymiş gibi tanıtım vasıtası olarak kullanması halinde, davalının bu fiilinin anılan hüküm uyarınca haksız rekabet oluşturacağı açıktır. <br>\tTTK m.54/II'de genel ilke gösterilirken haksız rekabetin varlığı için failin yarar sağlamış olması, failin kusurlu olması veya haksız rekabete uğrayanın zarar görmüş olması aranmamıştır. (N. Füsun Nomer Ertan, Haksız Rekabet Hukuku, 1. Baskı, s:119)<br>\tDolayısıyla davalı şirketin internet sayfalarında veya kataloglarında, davacının iş ürünlerinin aynen kullanılması, başkasının emeğinden ve iş ürünlerinden haksız yere yararlanma teşkil edeceğinden, davalının eylemleri haksız rekabet oluşturur. Yargıtayın bu konudaki emsal uygulaması da aynı yöndedir. (Yargıtay 11. H.D.'nin 07/05/2018 tarih ve 2016/10894 E.- 2018/3250 K., 08/10/2018 tarih ve 2017/440 E.- 2018/6065 K., 27/11/2019 tarih ve 2019/264 E.- 2019/7545 K.)<br>\tKaldı ki TTK.'nın 55. maddesinde \"Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar\" başlığı altında, haksız rekabet hallerinin başlıcalarının, örnek mahiyetinde sayıldığı, bu maddede sayılmamış olan ve fakat 54/2. maddesinde verilen tanım çerçevesinde haksız rekabet oyarak nitelendirilebilecek davranış ve uygulamaların da, haksız rekabet sayılabileceğinde bir tereddüt yoktur. Gerçekten de anılan hüküm uyarınca, \"Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.\". Bu durum karşısında bir an için davalının fiilinin TTK 55/1-a.4. maddesi uyarınca bir haksız rekabet hali oluşturmadığı kabul edilse bile, TTK 54/2. maddesinde verilen tanım çerçevesinde, haksız rekabet halini oluşturduğunun kabulü gerekir. <br>\tSomut olayda ise her ne kadar mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda, davalıya ait internet sitelerinde dava konusu fotoğraflara rastlanmadığı bildirilmişse de, bu konudaki noter tespitinde belirtilen fotoğrafların üzerinde yeterli inceleme yapılmamıştır. Oysa tarafların intenet adresleri veya bilgisayar kayıtları üzerinde yaptırılacak bir inceleme ile gerek davacının gerekse de davalının internet sitelerinde yer alan fotoğrafların birbirinin aynısı olup olmadığının, hangilerinin önceki tarihli olduğunun, dava dilekçesinde sunulan diğer delillerin incelenmesi ile de bu fotoğrafların gerçek sahibinin davacı olup olmadığının tespiti mümkündür.<br>\tİlk derece mahkemesi tarafından davacı tarafça noter tespiti yaptırılmak suretiyle sunulan deliller üzerinde bu şekilde eksik inceleme yaptırıldığı gibi, dava dilekçesinde sunulan ve yukarıda açıklanan diğer üç konudaki deliller hakkında ise (davalının internet sitesinden davacının kendi tespit ettiği internet sayfaları, Ek 9-13 arası), (davalıya ait olduğu bildirilen katalog sayfaları, Ek-15), (davalının olduğunu bildirdiği sanal katalog sayfaları, Ek-16) hiçbir inceleme yapılmamıştır. Bu denli eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. <br>\tHer ne kadar davalı vekilince bu ürünlerin müvekkilinin sitesinde yalnızca temsili olarak kullanıldığı, amaçlarının sipariş verilmesi halinde bu vasıflarda ürünleri üretebileceğinin gösterilmek istenmesi olduğu, bu görsellerde yer alan ürünlerin kendi üretimi olduğuna ilişkin bir ifadenin de kullanılmadığı savunulmuş ise de davalının bu fotoğrafları, kendi unvanı ile bağlantılı olacak şekilde, kod adı vermek suretiyle (SKY ön ibaresi ile) ürünlerin imalatını kendisi yapmış gibi kullanması nedeniyle, davalının bu savunmasına da Dairemizce itibar edilmemiştir. <br>\tSonuç olarak Dairemizce, ilk derece mahkemesince eksik incelemeye dayanılarak, davalının fiilinin haksız rekabet oluşturmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir. <br>\t22/7/2020 tarihli 7251 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca \"Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması.\" halinde bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine gönderilmesine, duruşma yapmadan kesin olarak karar verir.<br>\tSomut uyuşmazlıkta da mahkemece, davalının fiilinin haksız rekabet olarak nitelendirilmesinin mümkün bulunup bulunmadığı konusunda, yukarıda açıklandığı şekilde yeterli inceleme yapılmalıdır. Bu gerekliliğe uyulmaması, 6100 sayılı HMK’nın 7251 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 353/1-a-6. maddesinin yeni düzenlemesi uyarınca, \"Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması.\" halini oluşturur. <br>\tBu itibarla Dairemizce davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.<br>\t2- İstinaf kararının niteliğine göre, davalı vekilinin istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine gerek görülmemiştir. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/11/2021 gün ve 2021/45 Esas - 2021/898 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı  tarafça istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 530,00 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine,<br>\t5-Davalı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak ayrı ayrı yatırılan  59,30'ar TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davalıya iadesine,<br>\t6-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t7-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t8-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile  15/03/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/03/2024\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br> <br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"be5c0aa41c8fe834","SID":"b6a628ea69e39f4a"}}