{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2020/34 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/79<br><br>DAVA\t: Tazminat (Haksız İhtiyati Tedbirden  Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 08/07/2015<br>KARAR TARİHİ\t: 28/02/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat(Haksız İhtiyati Tedbirden  Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... 1.Fikri ve  Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi' nin .... Esas sayılı dosyasında davalıların talebi ile haksız olarak ihtiyati tedbir kararı verildiğini, yargılama sırasında bu davanın reddine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, haksız ihtiyati tedbir nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığı iddiası ile müvekkilinin uğradığı zararın tespitini, şimdilik 10.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsili ile verilecek kararın gazetede ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili dava dilekçesinde özetle;davanın süresi içinde açılmadığını esasa girilmeden önce davanın gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkememizce 2015/147 Esas dosyası üzerinden verilen karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2017/6644 Esas ve 2019/162 Karar sayılı 25/01/2019 tarihli kararıyla esastan reddedilmiş, bölge adliye mahkemesi kararına itiraz üzerine dosya Yargıtay 11. Hukuk dairesine gönderilmiş ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/1313 Esas, 2019/7735 Karar sayılı, 02/12/2019 tarihli kararıyla \"İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,\" ilişkin karar verilmiştir.<br>Bilirkişiler ..., ... ve ... 30/09/2021 tarihli bilirkişi raporlarında; Davalı tarafa ait ürün ve ... başvuru tarihli ... numaralı tasarım tesciliile davacı tarafa ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, busebep ile farklı olarak algılandıkları, davalı şirket 2011 yılı öncesi ticari defterlerini inceleme için ibraz etmediğini,  davalı şirketin inceleme için ibraz 2011, 2012 ve 2013 yılları ticari defterlerinde davaya konu ... 48 port cinsi emtia alış veya satışı tespit edilmediğini,  dava tarihi itibariyle, Davalı ... TİC.A.Ş.’nin ... A.Ş.’ne  satmış olduğu davaya konu toplam 64615 adet ... cinsi emtia için davacı şirket Kâr kaybının 64615 Adet X 13,94 TL = 900.733,10-TL olarak hesap edildiği yönünde görüş ve kanaatine varıldığını, meselenin asli ve nihai hukuki takdiri ile tavsifi 6100 sayılı HMK’nınmd. 266/c.2 hükmü ve 6754 sayılı Kanun’un md. 3/3 hükmü gereği mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir. <br>Aynı heyet tarafından hazırlanan 27/09/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda; tespiti yapılan 900.733,10 TL kar kaybından 489.991,00 TL olan kısmının ihtiyati tedbir kararı sonrasına ilişkin kar kaybı olduğu tespit edilmiştir.<br>Bilirkişiler ...,  ... ve ... 04/11/2023 tarihli bilirkişi raporlarında; Haksız ihtiyati tedbire dayalı tazminat davasında doktrinde ve yargı kararlarında ağırlıklı görüş, bu davada kusur şartı aranmayacağı,  kusursuz sorumluluk ilkesin esas olduğunun kabul edildiği, ihtiyati tedbir kararı aldıran tarafın esas hakkındaki davayı kaybetmişse, ihtiyati tedbirin haksız olduğunun doktrinde kabul edildiği, haksız ihtiyati tedbir nedeniyle maddi zararın yanı sıra manevi zararın da istenebileceğinin <br>kabul edilmekte olduğu, heyetimiz mali bilirkişisinin maddi tazminata esas olmak üzere yaptığı tespitlere göre;  davalı davacı itirazları doğrultusunda, ...A.Ş. ve ... A.Ş.  ile Gelir İdaresi Başkanlığından gelen müzekkere cevapları değerlendirilmiş, davalı tarafa  2014-2015-2016 yılları defter, beyan ve belge incelemesi için başvurulmuş ancak o yıllara ait belge defter ve beyanların imha olduğu bilgisi alınmış, 18.03.2006 tedbir kararından sonra davacı Kunt Elektronik A.Ş. nin , 27.09.2022 tarihli ek raporda, 489.991,00 TL kar kaybı zararı olduğu konusunda  ulaşılan sonuç , iş bu ek rapor sürecinde farklı bir bilgi ve belge dosyaya sunulamadığından değişmediğini, sonuç olarak maddi tazminatın miktarının yukarıdaki tespitler doğrultusunda TBK 50 ve 51 çerçevesinde Mahkemenin takdirinde olduğu görüş ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:<br>Dava konusu uyuşmalık;  Dava konusu haksız ihtiyati tedbir nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Dava, haksız ihtiyati tedbir nedeniye uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, 6100 sayılı HMK’nın 399. maddesine göre, “Lehine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf, ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu anda haksız olduğu anlaşılır yahut tedbir kararı kendiliğinden kalkar ya da itiraz üzerine kaldırılır ise haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan zararı tazminle yükümlüdür. Haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan tazminat davası, esas hakkındaki davanın karara bağlandığı mahkemede açılır. Tazminat davası açma hakkı, hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren, bir yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar.” düzenlemesinden de anlaşıldığı üzere, zamanaşımı süresi, hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbirin yasa gereği kalkmasından itibaren işlemeye başlar. Asıl davanın reddedilmesi nedeniyle ihtiyati tedbir yasa gereği kalkmamış mahkeme kararı ile kaldırılmış olduğu için zamanaşımı süresi başlamış olmaz. Yani ihtiyati tedbir itiraz üzerine kaldırılmış olsa da, lehine tedbir kararı verilenin asıl davada haklı çıkması ihtimal dahilindedir ve tedbir kendiliğinden kalkmayıp kaldırıldığı için zamanaşımı süresi işlemeye başlamaz. (Pekcanıtez, Medeni Usul Hukuku, Cilt 3, 15. Bası, s.2541)<br>Bu durumda Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere  zamanaşımı süresinin asıl davaya ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren başlayacağı, ilgili davanın kesinleştiği tarih ve dava tarihi nazara alındığında, davanın süresinde ikame edildiği iş bu sebeple davalı yanın zaman aşımı itirazı yerinde bulunmamıştır.<br>Davalı taraf, talep arttırım dilekçesi  ile artırılan kısım yönünden de zaman aşımı itirazında bulunmuş ise de;  dava dilekçesinin netice ve talep bölümünün e maddesinde davanın açıkça belirsiz alacak davası olarak açıldığı yazılı olduğu gibi davacı vekili 13/12/2023 tarihli dilekçesinde de açıkça talep arttırım dilekçesi ile dava değerini yükseltmiş ve aynı tarihte de tamamlama harcını ikmal etmiştir. Anılı sebeplerle davalı yanın davanın kısmi dava olduğu, 13/12/2023 tarihli dava değerinin arttırılması yönündeki işlemin ıslah dilekçesi kapsamında olduğu yönündeki itirazları yerinde değildir.<br>Belirsiz alacak davasında davanın açılması ile davanın tamamı için   zaman aşımı kesilmiş olacağından, gerek dava gerekse de talep arttırıma konu miktarlar zaman aşımına uğramadığından davalı yanın zaman aşımı itirazının reddi yönünde karar verilmiştir.<br>Davanın esası yönünden yapılan tetkik ve incelemede; Davalı ...'e ait olan diğer davalı şirket tarafından da üretimi yapılan     ürün ve ... başvuru tarihli ... numaralı tasarım Tescili ile davacı tarafa ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları,  bu hususun kesinleşmiş mahkeme kararı ile de sabit hale geldiği anlaşılmıştır.<br>Haksız ihtiyati tedbire dayalı tazminat davasında doktrinde ve yargı kararlarında ağırlıklı görüş, bu davada kusur şartı aranmayacağı,  kusursuz sorumluluk ilkesin esas olduğunun kabul edildiği, ihtiyati tedbir kararı aldıran tarafın esas hakkındaki davayı kaybetmişse, ihtiyati tedbirin haksız olduğunun doktrinde kabul edildiği, ihtiyati tedbir kararının bilahare aynı dosyada kesinleşmiş aksi yöndeki mahkeme kararı ile haksız olduğu ortaya çıkmış olup,  haksız ihtiyati tedbir nedeniyle maddi zararın yanı sıra manevi zararın da istenebileceği anlaşılmakla, davacının maddi ve manevi zararın tazmini amacı ile maddi ve manevi tazminat isteyebileceği mahkememizce değerlendirilmiştir.<br>Dosya kapsamı incelendiğinde 2 ayrı heyetten bilirkişi raporu aldırıldığı, ilk alınan bilirkişi raporunda davacının kar kaybının 900.733,10 TL olduğu, aynı heyetten alınan ek rapor ile  tespiti yapılan 900.733,10 TL kar kaybından 489.991,00 TL olan kısmının ihtiyati tedbir kararı sonrasına ilişkin kar kaybı olduğu, ayrı heyetten alınan 2. Bilirkişi raporunda ise  18.03.2006 tedbir kararından sonra davacı ... A.Ş. nin , 27.09.2022 tarihli ek raporda, 489.991,00 TL kar kaybı zararı olduğu konusunda  ulaşılan sonuç , iş bu ek rapor sürecinde farklı bir bilgi ve belge dosyaya sunulamadığından değişmediği yönünde tespit yapılmış olup, alınan tüm bilirkişi raporlarının yerinde olduğu,...,  ... ve ... tarafından hazırlanan 04/11/2023 tarihli bilirkişi raporu, önceden alınan bilirkişi kök ve ek rapora yönelik itirazların tek tek irdelenip değerlendirilmesi, önceki alınan raporlar ile uyumlu olması ve yine  deneteme ve hüküm kurmaya elverişli olması sebebiyle hüküm için esas alınmıştır.<br>Dosya kapsamına alınan usul ve yasaya uygun tespit ve değerlendirmeler ihtiva eden  04/11/2023 tarihli  bilirkişi raporu  incelendiğinde; <br>Davacı tarafın önceki bilirkişi raporlarına yönelik olarak yapmış olduğu  itirazları doğrultusunda ,davalı şirketin ticari defterlerini sunmaması nedeni ile ... A.Ş. dışında dava konusu 48 portlu ... ürününün davalı şirket tarafından tedarik edildiği <br>... A.Ş. ye ve ayrıca dava konusu ürünün nihai alıcısı olan ... A.Ş. ye tekrar müzekkere yazılması sureti ile dava konusu üründen toplam kaç adet ve brim fiyattan( hangi tedarikçi firmadan tedarik etmiş olduğunun ayrı ayrı sorulması sureti ile ) tedarik etmiş olduklarının sorulduğu, ... A.Ş. den ve ... A.Ş.den müzekkere cevapları geldiği görülmüştür. <br>... A.Ş. Tarafından gönderilen  müzekkere cevabında ; \"...Davaya konu ürünlerle ilgili olarak Müdürlüğümüzde bilgiye ulaşılamamıştır.\" , ... A.Ş.  Tarafından gönderilen  müzekkere cevabında  ise; \"Dava konusu 48 portlu ... ürününün toplam kaç adet ve hangi birim fiyattan, hangi tedarikçi firmadan tedarik edilmiş olunduğunun, acele olarak mahkemenize bildirilmesi istenmişse de şirket kayıtlarımızda bu ürün ile ilgili bir bilgiye rastlanılmamıştır.\" ifadelerinin yer aldığı görülmüştür. <br>Davalı yanın önceki tarihli bilirkişi kök ve ek raporlarına yönelik   itirazları doğrultusunda yapılan tetkik ve incelemede ,\"ürünün satışından elde edilen karın tespitinde davacı şirket kayıtlarının dikkate alınarak hesaplama yapılmasına muvafakatlerinin bulunmadığı  ancak bilirkişi incelemesinde davacı şirketin 2012, 2013, 2014,2015 yıllarına ait ticari defterleri incelenmiş olup, 2004-2006 yılları arasında satışı yapılan ürünlerin bilirkişi incelemesine ibraz edilen defter yılları ile uyumlu olmadığı, belirtilen sebeplerle, 2004-2006 yılları arasında satışı yapılan ürüne dair karın 2012,2013,2014,2015 yıllarına ait ticari defter kayıtlarından bulunması hayatın olağan akışına aykırı olduğu , bilirkişilerin dikkat aldığı dönemler doğru bir aralık olmayıp, tedbir kararının verildiği yıl olan 2006 yılı öncesi ticari defter kayıtlarının incelenerek kar Kaybı hesaplamasının yapılması gerektiği \" ifadeleri üzerine davacı yanla ilgili  Gelir İdaresi Başkanlığı müzekkere cevabı sonucu dosya muhteviyatında yer alan davacıya  ait 2005 ve 2006 yıllarına ait Kurumlar Vergi Beyanlarında ki  2005 ve 2006 yıllarına ait Gelir tabalolarında ciro ve brüt kar rakamları bilirkişiler tarafından tablo halinde  incelenmiş, yapılan tetkikte  ,davacı şirket kaşe imzasını taşıyan  davaya konu ... ( 48 portlu ...) Mamül Maliyet Analizi Tablosundaki gider payının satış giderleri için %15 ,genel yönetim giderleri için   %10 toplamda %25 eklenerek hesaplandığı <br>görülmüş , 2015 -2016 yılları Kurumlar Vergi Beyanı Gelir Tablosunda  2005 ve 2006 yıllarında  genel  satış ve  yönetim gider paylarının ise   (%17+%23/2 )%20  olarak gerçekleştiği tespit edilmiştir.  <br>Ancak 2015 -2016 yılları Kurumlar Vergi Beyanı Gelir Tablosunda  ulaşılan  ciro, maliyet ve gider rakamları  içinde davaya konu  ... ( 48 portlu ...) Mamül ile ilgili  yüzdesel pay tespit edilememiştir. <br>Bu sebeple davacı şirketin dava tarihi itibariyle davaya konu 1 adet ... 48 port cinsi üründen , ilk alınan bilirkişi kök raporunda tespit edilen  4,67 EURO kar rakamı , Dava tarihi 03/07/2015 tarihi itibariyle 1 Euro TCMB Döviz Alış Kuru ile  Türk Lirası bazında  2,9845 TL den , 4,67 Euro X 2,9845 TL = 13,94- TL olarak  dikkate alınarak , dava dışı  ...A.Ş. den gelen ve bilirkişi raporuna aktarılan müzekkere cevabı değerlendirilmiş, müzekkere cevabında\"  Müvekkil ...A.Ş. davacı ... A.Ş. den  21.05.2004 tarihi ile 08.02.2006 tarihleri arasında ekli listede sipariş no (...) adet ve ücret bilgileri yazılı ... port cinsi emtia satın almıştır.Ekli listeye göre 16.03.2006 tarihinden sonra davacı ... A.Ş. den yapılan alım yoktur. <br>Müvekkil ... A.Ş. davalı ... A.Ş. den 04.03.2004 tarihi ile 28.05.2007 tarihleri arasında ekli listede sipariş no (PO) adet ve ücretbilgileri yazılı ... port cinsi emtia satın alınmıştır . <br>Sözleşmeler, sipariş formları ve faturalar cevap tarihimiz itibariyle temin edilememiştir.  <br>Sayın Hakimliği’nizin ...tarih ve...E. Sayılı belge celbi konulu müzekkeresi\" belirtilmiş olup, Eki  listeden ,16.03.2006 tarihinden itibaren...A.Ş. nin , davalı ...  A.Ş. den 35.150 adet ... satın aldığı tespiti kontrol edilmiş, <br>Davalı ...A.Ş. nin 16.03.2006 tedbir tarihinden itibaren ...A.Ş. ye yaptığı işten, 35.150 adet * 13.94 TL den = 489.991 ,00 TL kar elde ettiği  , 26.05.2004 tarihinde ... A.Ş. ile davacı arasında imzalanan Çerçeve sözleşmesi madde 4'te yer alan  Teslimat ve Onay bölümünde , Satıcı  ... in alıcıya aylık 6.000 adet ... kapasitesini garanti ettiği 26.02.2004 tarihinde ... A.Ş. ile davalı arasında imzalanan Çerçeve sözleşmesi madde 4 Teslimat  bölümünde , Satıcı ... Hizmetlerinin alıcıya aylık 1.200 adet... rezarvasyon kapasitesini garanti ettiği , bu sebeple sözleşmelerde MDF ürün temini konusunda davacının  aylık 6.000 kapasite ile,... talebinin  %83,33 ünü karşılamayı taahhüt ettiği , sözleşmenin 19. Maddesindeki süre bölümünde sözleşmelerin iki yıllık bir süre için geçerli olduğu ve tarafların sözleşmelerin  süre bitiminden bir ay önce biraraya gelerek yazılı mutabakata varmaları halinde devam edebileceği bilgilerinden hareketle , 18.03.2006 Tedbir kararından sonra davacı ... A.Ş. ile ilgili,27.09.2022 Tarihli ek raporda  489.991,00 TL kar kaybı ile ilgili ulaşılan sonuç ,iş bu ek rapor sürecinde farklı bir bilgi ve belge  dosyaya sunulamadığından değişmediği anlaşılmış,   <br>davacının Haksız olarak uygulanan ihtiyati tedbir kararı sebebiyle husule gelen zararının  ispat ettiği kısmının   489.991,00 TL olduğu,  davacının yukarıda da tespit edildiği üzere manevi tazminat isteminde haklı olduğu husule gelen maddi zarar, somut olay, dosya kapsamı ve sosyal ekonomik kriterler nazara alındığında 20.000 TL manevi tazminatın uygun olduğu anlaşılmakla; maddi ve manevi zararın   toplamı olan 509.991,00 TL tazminatın 31/03/2006 tarihinden( davacı vekili haksız ihtiyati tedbir kararının uygulandığı tarihten itibaren faiz talep etmiş olup, taleple bağlılık esas alınarak  haksız ihtiyati tedbir kararının  uygulandığı, tedbirin icraya konulduğu tarih olan 31/03/2006 tarihi olup iş bu tarih faiz başlangıç tarihi olarak esas alınmıştır.)  itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen ve müştereken  TAHSİLİ ile davacıya ödenmesine, ,  davalılar hakkında verilen hükmün, hükmün kesinleşmesi ile birlikte masrafları davalılara ait olmak üzere tirajı en yüksek gazetelerden birinde İLANINA dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM: <br>1-Açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;<br>-Haksız olarak uygulanan ihtiyati tedbir kararı sebebiyle husule gelen zararlarının temini adına   20.000 TL tutarında manevi tazminat ile  489.991,00 TL maddi tazminatın  toplamı olan 509.991,00 TL tazminatın 31/03/2006 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen ve müştereken  TAHSİLİ ile davacıya ödenmesine, davalılar hakkında verilen hükmün, hükmün kesinleşmesi ile birlikte masrafları davalılara ait olmak üzere tirajı en yüksek gazetelerden birinde İLANINA,<br>-Tazminata ilişkin fazla istemin REDDİNE<br>-Davalı yanın zaman aşımına yönelik itirazlarının REDDİNE,<br>2-Davanın kabul üzerinden  davalılardan alınması gereken 34.837,48 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.561,63 TL peşin harç ile 6.670,00 TL tamamlama harcının toplamı olan 9.231,63 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 25.605,85 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,  davacı taraftan  peşin alınan 2.561,63 TL peşin harç ile 6.670,00 TL tamamlama harcının toplamı olan 9.231,63 TL'nin  davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan;<br>-Kabule konu maddi tazminat istemi yönünden; 74.598,74 TL vekalet ücretinin  davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>-Kabule konu manevi tazminat istemi yönünden; 20.000 TL vekalet ücretinin  davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihindeki tarife gereğince redde konu miktar üzerinden  hesaplanan; 20.000 TL( AAÜT 10/2 maddesi nazara alınarak) vekalet ücretinin ret sebebinin iki davalı için de aynı olması sebebiyle davacıdan alınarak iki davalıya eşit olarak verilmesine(10.000'er TL)<br>5-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı, posta, tebligat, müzekkere masrafları ve bilirkişi ücretlerinden oluşan 3.755,65 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranları nazara alınarak; 3.547,00 TL olan kısmının  davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>6-Davalı şirket tarafından  yapılan posta, tebligat, müzekkere masrafları ve bilirkişi ücretlerinden oluşan 7.550,00  TL yargılama giderinden kabul ve ret oranları nazara alınarak; 420,00 TL olan kısmının  davacıdan alınarak davalı şirkete  ödenmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,<br>7-Arta kalan gider ve delil avansının hükmün kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,<br>Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 28/02/2024   <br><br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim ...<br> ¸e-imzalıdır<br> <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a7faf07dd7ed06bc","SID":"8b32e300b5e08669"}}