{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2022/903 Esas 2024/184  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/903 <br>KARAR NO\t: 2024/184<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t:  ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/03/2020<br>NUMARASI\t\t: 2019/367 Esas 2020/185Karar\t<br>DAVACI <br>VEKİLİ<br>DAVALI \t<br>DAVA\t: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 28/06/2019<br>KARAR TARİHİ\t:  07/02/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 07/02/2024<br><br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptaline ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı bankanın ...Şubesi ile dava dışı ... .. A.Ş. kefili ... .. Şti. arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığını, anılan kredi sözleşmelerine dayanılarak kredi müşterisi  firmaya davacı banka tarafından kredi kullandırıldığını, ancak kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine hesapların kat edildiğini, davacı banka alacağının gerek kredi müşterisine gerekse kefillerine çekilen ihtarnameye rağmen ödenmemesi üzerine davalı hakkında Ankara 10. İcra Müdürlüğü'nün 2019/5300 esas sayılı dosyasından genel haciz yoluyla icra takibine geçildiğini, borçlunun anılan dosyada ödeme emrinin kendilerine tebliğ edilmesinden sonra alacağa ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, takibin durduğunu, uyuşmazlığın çözümü için arabulucuya başvurulduğunu, anlaşmaya varılamadığını, temerrüt faizinin davalı ile imzalanan sözleşmelere uygun olduğunu, takibe konu 37721 ve 40358 karton numaralı taksitli ticari kredinin, davalı ... şirketinin müteselsil kefaleti de alınmak suretiyle Hazine Destekli Kredi Garanti Fonu kefaleti kapsamında kullandırıldığını, yasal takip işlemlerinin başlatılmasından sonrasında da KGF'den tazmin talebinde bulunulduğunu, ancak KGF tarafından davacı bankaya bir ödeme yapılmadığını iddia ederek  davalıların Ankara 10. İcra Müdürlüğü'nün 2019/5300 esas sayılı dosyasındaki itirazın iptaliyle takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava  etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  aleyhe açılan davaya zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı tarafından iddia edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın her ne kadar tahsilde tekerrür olmamak koşuluyla takip başlatmış ise de itirazın iptaline konu Ankara 10. İcra Müdürlüğü'nün 2019/4898 esas sayılı takip ödeme emri ve ekinde görüleceği üzere rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, ilgili kredinin taşınmaz rehni ile tesis edildiğini, Ankara 10. İcra Müdürlüğü'nün 2019/4898 esas sayılı dosyası ile dava dışı ... aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, kat ihtarının usulüne uygun olmadığını, davalı firmanın davacı bankaya iddia edildiği gibi bir borcu bulunmadığını, icra inkar tazminatı ve işlemiş faiz talebinin reddi gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; dava konusu uyuşmazlıkta, itirazın iptaline konu icra takibinin davacı banka tarafından davalı şirket aleyhine  Ankara 10.  İcra Müdürlüğü'nün 2019/5300 esas sayılı dosyasında 12/04/2019 tarihinde yapıldığı, davalı şirket hakkında verilen konkordato geçici mühleti nedeniyle İİK 294/1 maddesi gereğince davalı aleyhine mühlet süresince takip yapılamayacağı, davacı tarafından yapılan takibin İİK 294/1 maddesi gereğince geçersiz olduğu, itirazın iptali davasında geçerli icra takibinin bulunmasının dava şartı olduğu, dava tarihi itibariyle geçerli bir icra takibi bulunmadığından davacının davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.<br><br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıya kullandırılan kredilerin ödenmemesi nedeniyle dava konusu icra takibinin başlatıldığını, davalı hakkında konkordato geçici mühlet verilmesinin takip talebinin alınmasına engel olmadığını, diğer yandan davalı tarafından açılan konkordato davasının 08/05/2019 tarihinde usulden reddine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, bu karar ile tedbirlerin kaldırıldığını, bilirkişi incelemesiyle davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiğini bildirerek  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tTaraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi, davacı banka ile Kredi Garanti Fonu arasında düzenlenen kefalet protokolü, hesap ekstreleri, ödeme planları, bilirkişi raporu vs deliller dosya arasında mevcuttur. <br>\tAnkara 10. İcra Müdürlüğünün 2019/5300 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı ile dava dışı kefillere karşı toplam 4.592.351,03 TL alacağın tahsili amacıyla 12/04/2019 tarihinde  başlatılan icra takibinin davalının süresinde itirazı nedeniyle durduğu, eldeki itirazın iptali davasının İİK.nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür. <br>\tElazığ 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/6 Esas 2019/106 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı şirket tarafından konkordato talebi ile açılan davada mahkemece 11/12/2018 tarihinde 3 ay süreyle geçici mühlet kararı verildiği, 11/12/2018-08/05/2019 tarihleri arasında geçici mühlet kararının devam ettiği, 08/05/2019 tarihli karar ile davalı şirketin kesin mühlet verilmesi ve konkordato taleplerinin usulden reddine ve tüm ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına  karar verildiği, kararın 24/10/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. <br>\tMahkemece yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karar tarihinden sonra  davalı yanca icra dosyasına sunulan 28/03/2022 UYAP tarihli dilekçe ile icra takibine itirazlarından vazgeçtiklerini  bildirdiği anlaşılmıştır. <br>\tDavacı vekilince Dairemize  07/02/2024 tarihli dilekçe ekinde taraflar arasında düzenlenen  Ek-3 Protokol sunulmuş ve protokol gereğince davalının itirazdan vazgeçmesiyle davanın konusuz kaldığı, davalıdan yargılama ve vekalet ücreti taleplerinin bulunduğu bildirilmiştir. <br>\tDavalı vekilince de 26/07/2022 UYAP tarihli dilekçe ile taraflar arasında imzalanan protokol gereğince itirazlar geri çekildiğinden davanın konusuz kaldığı, davacıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunduğu beyan edilmiştir. <br>\tHal böyle olunca, davacı tarafça  davacı banka ile dava dışı ... İnşaat AŞ. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine asıl borçlu şirket ile sözleşmenin  müteselsil kefili olan davalı hakkında başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durması nedeniyle eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, davalı vekilinin icra müdürlüğüne sunduğu 28/03/2022 tarihli dilekçesi ile icra dosyasına yaptığı itirazdan vazgeçtiğini bildirmesi nedeniyle işbu itirazın iptali davasının konusuz kaldığı anlaşılmakla davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, taraflarca  vekalet ücreti ve yargılama gideri talep edildiği dikkate alınarak dava tarihi itibariyle haklılık durumunun değerlendirilmesi gerekmiştir. <br>\t6100 sayılı HMK'nun 331/1.maddesinde \" Davanın konusuz kalması halinde davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini taktir ve hükmeder\" \tBuna göre davanın konusuz kalması halinde işin esası hakkında infaz kabiliyeti olan bir hüküm kurulmamaktadır. Davanın konusuz kalması halinde mahkemenin yargılamaya devam ederek davanın açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespit etmesi ve tutumu ile dava açılmasına sebep olan tarafı yargılama giderlerine  mahkum etmesi gereklidir. \t<br>\tSomut olayda davacı tarafça, davacı banka ile dava dışı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin müteselsil kefili olan davalı hakkında başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durmuş ve davalı vekilinin icra müdürlüğüne sunduğu  28/03/2022 tarihli dilekçesi ile icra dosyasına yaptıkları itirazdan vazgeçtiklerini bildirmesi nedeniyle işbu itirazın iptali davası konusuz kalmış olup,  her ne kadar davalı yanca yargılama devam ederken itirazdan vazgeçilmiş ise de, davalının itirazdan vazgeçmesinin  konkordato talebi ile Elazığ 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/6 Esas 2019/116 Karar sayılı dosyasında açtığı davanın reddedilmesi ve söz konusu kararın 24/10/2019 tarihinde kesinleşmesinden sonra ve bu karar nedeniyle  olduğu, davalının ödeme emrine itiraz tarihinde davalı  müteselsil kefil şirket hakkında Elazığ 5. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında verilen geçici mühlet kararının bulunduğu, İİK.nun 294/1.maddesi gereğince geçici mühlet nedeniyle davalı  aleyhine geçici mühlet süresince takip yapılamayacak olmasına karşın davacı yanca geçici mühlet süresi içerisinde takip yapılması nedeniyle davalının itirazında haklı olduğu, eldeki dava tarihi olan 28/06/2019 tarihi itibarıyla de Elazığ 5. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının kesinleşmediği gözetildiğinde davanın  eldeki davanın açılmasına sebebiyet vermediği anlaşıldığından HMK'nun 331.maddesi gereğince yargılama giderlerinden davacı tarafın  sorumlu tutulması gerekmiş, aynı nedenle davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmemiştir.   <br>\tDavacı yanca, davalı ... ....Şti hakkında konkordato geçici mühlet nedeniyle  İİK.nun 294/1.maddesi gereğince mühlet süresince takip yapılamayacağından takibin geçersiz olduğu, itirazın iptali davasında geçerli icra takibi bulunmasının dava şartı olduğu anlaşılmakla dava tarihi itibari ile yapılan değerlendirme ile geçerli olmayan takibe itiraz hakkında itirazın iptali davası açıldığı gözetildiğinde davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmiştir.  <br>\tTüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının gerekçe yönünden kaldırılmasına, davanın konusu kalmadığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\tA)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun  icra takibine  itirazdan vazgeçme nedeniyle KABULÜNE,<br>\t2-Ankara 2. Asliye  Ticaret Mahkemesinin 11/03/2020 tarih 2019/376 Esas 2020/185 Karar sayılı kararının   KALDIRILMASINA,<br>\tB)1-Yargılama sırasında davalılar icra takibine itirazdan vazgeçtiklerinden dava konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, <br>\tDavacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, <br>\t2-Alınması gereken 427,60  TL harçtan peşin alınan  55.464,12 TL harç ile icra dosyasına yatırılan 22.961,76 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 77.998,28 TL harç karar kesinleştiğinde yatıran davacı tarafa iadesine,<br>\t3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-Davalı tarafça yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden istinafa gelenin sıfatına göre ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 3.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödemesine,<br>\t6-Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>\tC)1-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,<br>\t 2-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,   \t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/02/2024<br><br>  Başkan-                Üye -\tÜye -              Zabıt Katibi-<br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c2105da0d10bcb56","SID":"8f8812fb5021b4e7"}}