{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/312 Esas<br>KARAR NO: 2024/525<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/11/2023 (Ara Karar)<br>NUMARASI: 2022/168 Esas<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)|Marka (Manevi Tazminat İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 20/03/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ: İhtiyati tedbir talep eden vekili dilekçesinde özetle; müvekkili şirket yönetimindeki alışveriş merkezlerinde kullanılan, bu şekilde sektörde bilinirlik kazanan, aynı zamanda müvekkil adına tescilli olan “...” ibaresinin, müvekkilinin izni/muvafakati olmaksızın gayrimenkul projesinin isminde ve müvekkili adına tescilli markalarla birlikte iltibas yaratacak şekilde davalı tarafça haksız bir şekilde kullanıldığını, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerin varlığı tespit edilerek davalı tarafa işbu durumun bildirildiğini ve ihtarnamenin keşide edildiğini, ayrıca internet sitesi kullanımlarına dair Noter E-Tespit işlemlerinin gerçekleştirildiğini, davalı tarafça marka hakkına tecavüz teşkil eden ayrıca haksız rekabet teşkil eden kullanımlara işbu davanın açıldığı tarih de dahil olmak üzere devam edildiğini, davalı tarafça “...” ibaresi için TPMK nezdinde yapılan marka başvurusunun taraflarının yayıma itirazı üzerine reddedildiğini, marka başvurusunun reddi kararına rağmen ihlalli kullanıma davalı tarafça devam edildiğini, bu nedenlerle marka hakkı ihlal edilmiş olmakla, marka hakkına tecavüz teşkil eden ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerin tüm sonuçları ile ortadan kaldırılması ve maddi-manevi zararların tazmini talepli işbu davanın açılması zorunluluğunun hasıl olduğunu belirterek davanın kabulünü talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu yetkili mahkemenin İzmir mahkemesi olduğunu, müvekkili şirketin merkezinin İzmir olduğunu, davacının dava dilekçesindeki iddiaları ile Marka Patent Enstitüsüne yaptığı başvurunun sonuçlanmadığını, henüz inceleme aşamasında olduğunu, bu itirazı reddedilmeden böyle bir dava açmasında hukuki yararının bulunmadığını, müvekkilinin ortak şirketlerinden ...  A.Ş.'nin daha önce davacı şirket ile birlikte ortaklık yaptığını, müvekkilinin internet sitesinde ''... İNŞAATI'' gibi ibarelerin bulunmasının nedeninin bu durum olduğunu,  amacın müvekkilinin ortağı olan şirketin yaptığı işlerden bahsederken bu inşaatları yaptı anlamında kullanıldığını, ''...'' markasının davacıya ait olmadığını, ... adlı şirkete ait olduğunu, müvekkili şirketin ortağı olan ... A.Ş'nin 6 adet marka tescilinin mevcut olduğunu, müvekkili şirketin marka tescil başvurusuna davacı şirket tarafından Marka Tescil Enstitüsü nezdinde itirazda bulunulduğunu ve bu itirazın sonuçlanmadığını, ''...'' adı geçen ve başkaca şirketlerce kullanılan 69 adet markaya bu güne kadar davacı şirket tarafından dava açılmadığını, başka markalara yaptığı başvurularında Marka Kurumunca reddedildiğini, davacının tedbir isteklerinin yerinde olmadığını beyan ederek davanın yetki yönünden reddine, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İHTİYATİ TEDBİR KABUL KARARI:  İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 07/11/2022 tarih ve 2022/168 Esas sayılı kararıyla; \"...Tüm dosya kapsamı, dava ve cevap dilekçeleri, marka tescil kayıtları, yaklaşık ispat şartı dikkate alınarak değerlendirildiğinde talebe konu tedbir yönünden yasal şartların oluştuğuna kanaat getirilmekle davacının tedbir talebinin kabulü\" kararı verilmiştir.<br>İHTİYATİ TEDBİR KISMEN KABUL KARARI İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 01/11/2023 tarih ve 2022/168 Esas sayılı kararıyla; \"...Davacının tedbir talebi bakımından yapılan incelemede;  davalı tarafından kullanıldığı iddia edilen internet alan adları bakımından talebinin kabulü gerektiği, haber niteliğindeki diğer URL'lere erişim engellenme talebinin ise haber niteliğinde olduğu gözetilmekle reddine\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; \"Talebimiz üzerine  Mahkemece davalı tarafından kullanılan alan adlarına erişim engeli getirilmesi talebimiz kabul edilmişse de müvekkile ait \"...\" ibaresinin kullanıldığı \"...\" projesine ilişkin haberlerin içeriklerin kaldırılması amacı ile ilgili yerlere müzekkere yazılması talebimizin reddedildiğini, Bahse konu haber sitelerinde \"...\" ibaresi açıkça müvekkilin dava dilekçemizde listesi verilen projeleri ile arada bir bağlantı varmış izlenimi yarattığını, kaldı ki bahse konu içerikler projeyi tanıtıcı, reklam faaliyetleri olarak kullanılmakta, proje ismine dair hakların ve markasal kullanım haklarının davalı tarafta olduğu izlenimi yaratmakta, ayrıca toplumsal açıdan aidiyet oluşturucu nitelik taşımakta olduğunu,Tüketici nezdinde bahse konu içeriklerin görülmesi ya da internet tarayıcısına ibare yazıldığında bu içeriklerin karşısına çıkması nedeni ile davalı tarafça haklı bir isim kullanımı izlenimi yarattığını, halbuki işbu durumun oluşmaması için dava açılarak tedbir kararı alındığını,01.11.2023 tarihli ara kararda bahse konu içeriklerin haber niteliğinde olduğu gerekçesi ile talebimizin reddine karar verildiğini, bahse konu haber, pazarlama ve reklam içeriklerinde aşağıda ekli görsellerde görüleceği üzere \"...\" projesinin müvekkilin dava dilekçesinde listesi verilen projeleri ile bir bağlantısı olduğu imajı verildiğini, bu durumun haber niteliğinde değerlendirilebilmesinin mümkün olmadığını,Bahse konu içerikler incelendiğinde bunların haber niteliğinde değil reklam ve tanıtım niteliğinde olduğunun açıkça anlaşıldığını, içeriklerin açıkça marka hakkı ihlali ve haksız rekabet teşkil ettiğini, içeriklerin yayınlanmaya devam etmesi tedbir kararının uygulanmaması ve hatta bir anlam ifade etmemesi anlamına geldiğini,Mahkeme tarafından HMK. madde 389 uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmiş olup tarafımızca da işbu tedbirin uygulanması amacıyla devamı hükümler uyarınca teminat bedeli dosyaya yatırıldığını, bu aşamada bahse konu tebdir kararının uygulanmaması anlamına gelen red kararının hatalı olduğunu, Mahkemenin tedbir kararının uygulanmamasının yolunu açan red kararı yeterli inceleme yapılmadan içerikler gözetilmeden verildiğini, bu yönü ile de kaldırılması gerektiğini, sonuç olarak mahkemenin 01.11.2023 tarihli ara kararının redde yönelik kısımlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu.\" beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir. Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise, davacının ihtiyati tedbir isteminin kısmen reddi kararının istinafıdır. İlk derece mahkemesinin  07/11/2022 tarih ve 2022/168 Esas sayılı ara kararıyla davacının alan adlarına erişim yönündeki ihtiyati tedbir isteminin kabulüne karar verilmiş; mahkemenin 01/11/2023 tarih ve 2022/168 Esas sayılı ara kararıyla ise; \"... davalı tarafından kullanıldığı iddia edilen internet alan adları bakımından talebinin kabulü gerektiği, haber niteliğindeki diğer URL'lere erişim engellenme talebinin ise haber niteliğinde olduğu gözetilmekle reddine\" karar verilmiştir. Karar ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı adına TPMK nezdinde tescilli \"...\" ibaresinin davalı tarafından marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yaratacak şekilde izinsiz olarak kullanıldığı iddialarıyla marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesi amacıyla işbu davayı açtığı; davacının ayrıca davalının internet siteleri ve sosyal medya hesaplarına ilişkin kullanımlarının durdurulması, ilgili haberlere erişim engeli konulması amacıyla ihtiyari tedbir kararı isteminde bulunduğu görülmüştür.  Mahkemece mevcut delil durumu dikkate alınarak, \"Davacının alan adlarına erişim yönündeki ihtiyati tedbir isteminin kabulüne,  haber niteliğindeki diğer URL'lere erişim engellenme talebinin ise haber niteliğinde olduğu gözetilmekle reddine\" karar verildiği, mahkemece yapılan bu değerlendirmenin dosyaya yansıyan delillere uygun olduğu, kararı aşan istemlerin değerlendirmesinin yargılamayı gerektirdiği, tüm bu hususlar gözetildiğinde ilk derece mahkemesi kararınında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından  davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile HMK'nun 362/1-f maddesi uyarınca kesin olarak karar verildi.20/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eecb7d09ddb268d5","SID":"751ef5d95cc30b6b"}}