{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     <br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                          \t\t\t          \t\t\t        <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>                    \t\t\t           <br>ESAS NO\t: 2020/357 <br>KARAR NO\t: 2024/501<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...             ...<br>ÜYE \t: ...\t                    ...<br>ÜYE \t: ...\t                    ...<br>KATİP \t: ...                             ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t: Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t: 18.07.2017<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2014/1106 E., 2017/626 K.<br>DAVACI\t\t\t: <br>VEKİLİ\t\t\t: <br>DAVALI\t\t\t:<br><br>\tDavacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>\tDavacı vekili, davalının kooperatif nezdindeki üyelik haklarını davalıdan devraldığını, işbu devir doğrultusunda kooperatif yönetim kurulunun (S.S. ...) 19.04.2009 tarihli kararı ile üyeliğe kabul kararı verildiğini, davalının 2010 yılı sonuna kadar kooperatife hiçbir borcu bulunmadığı şeklinde müvekkiline taahhüt verdiğini, müvekkilinin kooperatif üyeliğini bu koşullar altında devraldığını, ancak kooperatif kayıtlarında davalının 2010 yılına ilişkin işlemiş faizi ile birlikte toplam 28.440,00-TL ödenmemiş borcunun olduğunun tespit edildiğini, bu tutarın müvekkili tarafından kooperatife makbuz karşılığı ödendiğini, kooperatife ödenen tutarın davalıdan tahsili için Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2013/11879 sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının borca itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili, müvekkilinin kooperatif üyeliğinin 10.06.2011 tarihine kadar sürdüğünü, üye olduğu dönemde kooperatife herhangi bir borcu bulunmadığını, kooperatife 02.05.2007 tarihinde 72.194,00-TL ödeme yaptığını, bu ödeme sonucu dava dışı kooperatiften alacaklı konuma geçtiğini, yaptığı fazla ödeme nedeniyle kooperatif tarafından ciro edilmek suretiyle müvekkiline 25.06.2009 vade tarihli 8.000,00-TL'lik bono verildiğini, bononun Ankara 12. İcra Müdürlüğü'nün 2009/18126 sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, davacının kooperatif başkanı olduğu dönemde müvekkili aleyhine geriye dönük borç çıkartmasının manidar olduğunu, müvekkilinin kooperatif hissesini devrettiği 16.04.2009 tarihinden sonra normal aidatlar dışında kooperatife ekstra ödemelerin çıkabileceğini bilecek durumda olmadığını belirterek davanın reddine ve %20 oranında icra tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİlk derece mahkemesince \"...Mahkememizce alınan 01.11.2016 havale tarihli bilirkişi raporunda; kooperatife ait 2009-2013 yılları arası kooperatif kayıtlarının kooperatif merkezinde incelendiği, 2009 yılı kayıtlarına göre devir anında davalıya ait kooperatif hissesinin bir borcu bulunmadığı, 2009 yılına ait 30.06.2010 tarihinde gerçekleşen genel kurulda 2010/Ocak-Aralık dönemi için ortaklardan 1.650 TL aidat toplanması (1.650TL x 12ay = 19.800 TL) kararı alındığı bu karar gereği, davacının 2010 sonu itibariyle söz konusu tutar kadar aidat borcu biriktiği, devreden ortak ...'a ait 10.06.2011 tarihli yazıda; kooperatif hissesini 16.04.2009 tarihinde davacıya sattığı, söz konusu hissenin 2010 yılı dahil her hangi bir borcunun bulunmadığı, 2011 yılı borçlarının yeni ortağa ait olacağı ifade edildiği, buna göre kooperatif üyeliğinin davacı tarafından 2010 yılı aidatları dahil borçsuz devralındığı, davalının taahhüdünün devir sonrası 2010 yılı dönemini kapsadığı, bu nedenle devir sonrasına rastlayan genel kurul kararının davalıyı etkilediği, 2010 yılı aidat borçlarına yönelik davacı tarafından yapılan 28.440 TL ödemenin kooperatif kasasına girdiği, davacının bu tutarı davalıdan istemeye hakkı olduğu, ancak davalının kooperatife 2007 yılında fazla ödeme yaptığını, fazla ödemenin dava konusu alacaktan mahsubu gerektiğini savunması karşısında davalı tarafından sunulacak bilgi ve belgenin bu çerçevede incelenmesi gerektiği ifade edilmiştir. <br>\tDavalı tarafından kooperatife hitaben verilen 10.06.2011 tarihli dilekçe; davaya konu kooperatif ortaklığının davacıya 16.04.2009 tarihi itibariyle devredildiği devir tarihi ve 2010 yılı itibariyle devreden ortağın kooperatife borcu  olmadığına yönelik beyandan ibarettir. İddianın aksine kooperatife hitaben verilen bu dilekçenin devir tarihinden sonra doğacak mali yükümlülüklerin devreden ortağın üzerinde kalacağı ve taraflar arasında bu tarz bir anlaşmanın varlığına delalet ettiği sonucuna varılamamıştır. Kooperatif üyeliğinin davacıya borçsuz olarak devredildiği taraflar arasında çekişme konusu olmayıp devir tarihinden sonra doğmuş borcun devreden ortağa yükletilebilmesi için bu iradenin açık bir biçimde ortaya konulması zorunludur. Davalı tarafından kooperatife hitaben verilen 10.06.2011 tarihli dilekçe davalının kooperatif üyeliğini davacıya borçsuz olarak devrettiğini teyit eden bir belge olup devir tarihinden sonra doğacak borçları kapsamına almadığı değerlendirilmiştir. Nitekim aynı amaçla Kooperatif Yönetim Kurulu 19.04.2009 tarihli kararda devreden ortak ...'ın aidat ve ara ödeme dahil ileriye dönük kooperatif borçlarını ödediği bu nedenle devralan ortak olan davacının ileriye dönük borcu kalmadığı belirtilmiştir. Devir tarihinden sonra 20.06.2010 tarihinde gerçekleşen Kooperatif Genel Kurulunda kooperatif üyelerinden toplanmasına karar verilen aidat borçlarından davalının sorumlu olacağı düşünülerek davanın reddine...\" karar verilmiştir.<br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle:<br>\tDavalının, devir tarihi 16.04.2009 olmasına rağmen, 2010 yılı sonuna dek herhangi bir borç bulunmadığını, bu yıl sonuna kadar olan borçlarını ödediğini bildirdiğini, burada açıkça müvekkili ile aralarındaki anlaşmanın 2010 yılı dahil olmak üzere bu yıl ve öncesindeki borçların davalıya; bu yıldan sonraki borçların ise müvekkiline ait olduğu şeklinde olduğunun anlaşıldığını;<br>\tDavalının devre konu hissenin 2010 yılı da dahil olmak üzere tüm borçlarını üstlenen kişi konumunda olduğunu, bu noktada kooperatife ödenmiş ve devrinden sonra ortaya çıkmış olan 2010 yılına ait borçlardan esasen davalının borçlu olduğunu, davalıya ait olan bu borcun müvekkilince ödenmiş olmasının da ödenen bu meblağın davalıya rücu etme hakkını doğurduğunu;<br>\tDosya kapsamında alınan bilirkişi kurulu raporunun da müvekkilinin dava konusu bedeli talep edebileceği yönünde görüş bildirildiğini beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Dava, davacı tarafça dava dışı kooperatife yapılan ödemenin, taraflar arasında akdedilen kooperatif hisse devir sözleşmesi kapsamında  davalıdan tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tDosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:\t<br>\t1-Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1106 E., 2017/626 K. sayılı dava dosyasında verdiği 18.07.2017 tarihli kararına yönelik davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. <br>\t2-Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, peşin alınan 31,40-TL harcın düşümü ile kalan 396,20-TL harcın  davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına.<br>\t3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.<br>\t4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına.<br>\t20.03.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tHMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri  üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  21.03.2024<br>\t\t\t\t<br>        Başkan ...                      Üye ...                 Üye ...                Katip ...<br>   e-imzalıdır\t\t\t\t         e-imzalıdır \t\t\t        e-imzalıdır \t\t\t\t \t e-imzalıdır <br>      <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ec3c2895f6969650","SID":"681735ffdf41f3c1"}}