{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/277 - 2024/485<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/277 <br>KARAR NO\t: 2024/485<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK \t\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/11/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/39 E.  -  2021/354 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü <br>\t\t  İle Sicilden Terkin<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. fikri ve sınaî haklar hukuk mahkemesince verilen 11/11/2021 tarih ve 2021/39 E. - 2021/354 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, davalı tarafın 2019/129674 sayılı “...” ibareli marka başvurusuna karşı “...” markalarına dayalı olarak ileri sürdükleri itirazların yalnızca 35.sınıf yönünden kabul edildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, müvekkilinin 1987 yılından beri ... sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin markaları ile dava konusu markanın ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduklarını, YİDK kararında müvekkiline ait olan ancak mesnet gösterilmeyen markaların hatalı olarak değerlendirmeye alındığını, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, müvekkilinin ticaret unvanının dahi “...” esas unsurunu taşıdığını, başvurunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, 2021-M-885 sayılı YİDK kararının iptaline, 2019/129674 sayılı \"...\" ibareli marka tescil edilmişse hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, verilen kurum kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Davalı şirket vekili, başvurudaki \"...\" kelimesinin \"...\" ibaresinden geldiğini, “...” ibaresinin ise İngilizce \"...\" anlamını taşıdığını, davacı ile müvekkili markalarının benzer faaliyet alanlarının bulunmadığını, taraf markalarının esas unsurlarının “...-...” olduğunu, “...” ibaresinin tali unsur olduğunu, “...” ibaresinin karşılaştırmada dikkate dahi alınamayacağını, taraf markaları arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin “...” ibareli çok sayıda başvuru gerçekleştirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf markalarını oluşturan sözcükler arasında, işaretlerin ilk seslerindeki farklılığın yarattığı görsel, işitsel ve kavramsal açıdan meydana gelen farklılaşma, “...” ibaresinin bütünsel ayırt ediciliğe bir katkısının bulunmaması ve ilgili tüketici grubu bir bütün olarak değerlendirildiğinde, işaretler arasında karıştırılma ihtimalinin meydana gelmeyeceği, davacı yanın işlem dosyasına sunmuş olduğu delillerden davacı markalarının tanınmışlığına kanaat getirilemediği, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı, YİDK kararının yerinde olduğu, hükümsüzlük ve terkin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde,  davalının 2019/129674 sayı ve \"... ...\" ibareli markası ile müvekkiline ait  \"......\" ibareli birden çok marka arasında ayırt edilemez derecede benzerlik olduğunu, emtia sınıflarının da benzer olduğunu, ilgili tüketicinin ... kelimesinin \"...\" kelimesinden üretildiğini düşünmesini beklemenin mümkün olmadığını, tek harf farklılığının markalar arasındaki benzerliği bertaraf etmeyeceğini, aynı taraflar arasında görülmekte olan davalıya ait \"... ...\" ibareli marka tesciline ilişkin davada Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2021/23 Esas 2021/247 Karar sayılı dosya üzerinden davanın ortak sınıflar yönünden kısmen kabulüne karar verildiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, davalı şirketin müvekkilinin tanınmışlığından yararlanmaya çalışmak suretiyle  kötü niyetli başvuruda bulunduğunu, davacının ticaret unvanının dahi \"... ...\" ibaresini içerdiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t:  Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü<br>istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve tarafların markalarının asıl unsurunu oluşturan \"...\" ve \"...\" ibareleri arasında anlamsal bir benzerlik olmadığı, “...” ve “...” ibareleri bakımından markalar arasında, SMK'nın 6/1.maddesi anlamında görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama alıcıları iltibasa düşürebilecek derecede benzerlik bulunmadığı, zira davaya konu ibarelerdeki farklılığın markaların ilk harflerinde meydana geldiği,  kısa sözcük markaları olmaları nedeniyle bu tür ibarelerde tek harf farklılığının dahi markaları ayırt etmeye yeterli olabildiği, somut olayda markalar arasında tek harften kaynaklanan baskın işitsel ve görsel farklılığın yeterli ayırt ediciliği sağladığı, davacının mesnet markalarının tanınmışlığının ve SMK'nın 6/5.maddesinde düzenlenen koşulların gerçekleştiğinin ispatlanamadığı, kötüniyet iddialarını ispata elverişli delil sunulmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,3‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/03/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.  <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/03/2024<br><br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br> <br><br>Üye<br> <br><br>Katip<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9bc38b32e1d3bd46","SID":"f7b26532852aadea"}}