{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2020/1613 <br>KARAR NO\t\t: 2024/567<br>KARAR TARİHİ\t: 13/03/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/06/2020<br>NUMARASI\t\t: 2017/1359 Esas 2020/292 Karar<br>DAVA\t\t: Sözleşmenin İptali<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 13/03/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 13/03/2024<br><br>\t      Davacı vekili ve Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davalı arasında imzalanan 7.12.2015 tarihli sözleşme ile davalı, ... ... Torna ... Freze 2.5+A3AX Upgrade programını satmayı, teslim etmeyi ve yıllık bakımlarını ücret karşılığı yapmayı kabul ettiğini, Sözleşmenin imzalanmasına takiben sözleşme bedeli ve bakım ücretinin, müvekkil şirket tarafından sözleşmede belirtilen çekler ile tamamen ödendiğini, Müvekkil şirket, anılan programı kullanmak üzere 2017 yılı Mart ayı içerisinde bir çalışan istihdam ettiğini, çalışana gerekli eğitimler verildikten sonra programın şirket bünyesinde kullanılmaya başlandığını, Mart ayından bu yana yetkin ve eğitilmiş bir eleman bulunmasına rağmen programın bugüne kadar satın alınma amacına uygun olarak çalışmadığını, ya da çalışsa bile sürekli hata verdiğini, Programın, amacı itibariyle bilgisayar üzerinde yapılan çizimleri imalat tezgahına göndererek gerekli parçaların imalini kısa süre ve el emeği olmaksızın üretilmesini sağladığını, ancak; kullanılmaya başlandığı tarihten itibaren program satın alınma amacını hiçbir zaman gerçekleştirmediğini, sürekli program hatası vererek el ile çalışma zorunluluğu doğurduğunu,  taraflar arasındaki mail ve yazışmalardan anlaşılacağı üzere, program hataları davalı şirkete bildirildiğini, müvekkile ait işyerinde servis hizmeti verilmişse de bu servis hizmeti müvekkile ait tezgahlarda sağlıklı-sorunsuz çalışmayı sağlayamadığını, bu nedenle de programın kullanılamadığını, tüm imalatların manuel olarak yapılmak zorunda kalındığını,  işgücü ve zaman kaybı yaşandığını, yapılan tüm şifahi görüşmeler ve yazışmalara rağmen davalının, edimi olan sağlıklı-sorunsuz çalışabilecek programı müvekkil şirkete teslim edemediğini ve sözleşme konusu edimi yerine getirmediğini, Müvekkil şirket, sözleşme konusu programdan satın alış amacına uygun olarak yararlanamadığını, program ile yapılması gerekli imalatları iş gücü ve zaman kaybı yaşayarak, manuel olarak yerine getirdiğini, bunun için zaman zaman fazladan eleman çalıştırıldığını, siparişlerin tesliminde gecikmeler yaşayarak maddi kayba uğradığını, sözleşmenin gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle oluşan menfi zarar ve sözleşme bedelinin geri ödenmesi istemiyle dava açmak zorunlu hale geldiğini,  taraflar arasındaki sözleşmenin feshi, 32000,00 TL sözleşme bedelinin ödeme tarihinden itibaren uygulanacak reeskont faizi ile birlikte ve yapılacak ayrıntılı bilirkişi incelemesinde ortaya çıkacak menfi zararlarına esas olmak, artırılmak üzere 10000,00 TL menfi zararın tahsiliyle taraflarına ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin konusu olarak Türkiye'de pazarlama hakkı münhasıran satıcıya ait olan ve ayrıntıları sözleşmede belirtilen programın kullanma lisansının ve madde 3 de belirtildiği gibi eğitim hakkının son kullanıcı olarak madde 4 de belirtilen ücret mukabilinde alıcıya verilmesi ve bu hususta tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesidir diyip sözleşmenin ücreti de 4 madde 16.950 USD olarak kararlaştırıldığını, sözleşmenin imzalanmasından sonra davacının, müvekkili davalıya 15/05/2014 vade tarihinden başlayarak 15/02/2015 tarihinde biten sıralı her biri 4.200 TL olan 10 adet çek verdiğini, davacı bundan sonra bizzat kendisinin imzaladığı belge ile aynen şu ifadeleri kullanarak ... ile yapılan sözleşme gereği bu sayfada çizimleri bulunan farklı anahtar ağzı ve boy özelliğine sahip 10 adet parça programının ... programında NC kodu alınıp sorunsuz çalışmasının ardından çekler teslim edilecek ve sözleşme yürürlüğe girecektir \" kelimelerini yazıp imzaladığını, davalının sözleşmeden kaynaklanan tüm edimlerini yerine getirdiğini davacının her talebinde İstanbul'dan İzmir'e giderek ya da uzaktan kumanda yolu ile teknik yardımı sağlandığını ve davacınında ödemelerini yaptığını, 07/12/2015 tarihinde tekrar müvekkili ile ikinci bir program satış sözleşmesi yaptığını, aboneliğin yenilemiş ve davalıya yine her biri 3.200 TL olan 10 adet 01/02/2016 vadeden başlayan çekler vererek program bedelini ödediğini, davacının menfi zarar olarak ne kastettiği hususunda dava dilekçesinde bir açıklık bulunmadığının menfi zararların hangi şartlarda isteneceğinin borçlar kanununda tahdidi olarak sayıldığını bunların hiç birisinin olayımızda söz konusu olmadığından davacının tüm taleplerinin yersiz olduğunu davanın reddini talep ederek haksız ve kötü niyetli açılmış davanın reddi ile mahkeme masraflarının ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece \"...Taraflar arasındaki uyuşmazlık ön inceleme duruşmasında; \"Davacı ile davalı tarafın  arasında mevcut olan sözleşmenin niteliği bu sözleşme gereği davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirip getirmediği, davacıya satılan programın istenilen özelikte olup olmadığı, programın istendiği gibi çalışılıp çalışmadığı. Davacı tarfça sözleşmenin fesih isteminin yerinde olup olmadığı, davacının bu sözleşmeden kaynaklı olarak menfi zararının isteyip isteyemeceği, isteyecek ise miktarı, mahkememizin yetkisi hususlarında uyuşamadıkları \" görülmüştür. <br>Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri toplanmıştır. <br>Mahkememiz dosyası ara kararı gereği davacı defterlerinin incelemesinin yapılabilmesi amacıyla talimat mahkemesine talimat yazılarak sözleşmeye konu yazılımın ayıplı olup olmadığı, sözleşme ekinde bulunan mil uçlarını ilmalata yeterli olup olmadığı hususunda mahkemece resen seçilecek bilgisayar yazılım programından anlayan Bilgisayar Mühendisi ve Makine Mühendisinden oluşacak heyetten rapor alınması istenmiştir. <br>Talimat Mahkemesince aldırılan 04/02/2019 tarihli bilirkişi raporunda; ... A.Ş 'nin bildirilen ... Mah. ... Bulvarı NO: ... ... / ... adresine gidilerek 2 adet TT-42 ve XT 42 CNC tezgahı incelenmiş yapılan incelemelerde CNC tezgahının istenen verimlilikte çalışmadığı ... programına entegre post Processor'un hata mesajını verdiği ve davacıya istenen faydayı sağlamadığı tespit edilmiş yukarıda detayları verilen nedenlerden dolayı satın alınan ürünün gizli ayıp niteliği taşıdığı davaya konu post processorda ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu için 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun tüketicinin seçimlik hakları hususuca davacının satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönebileceği yine TBK 227 maddesince olduğunu bildirerek sözleşmeden dönebileceği yine TBK 227 maddesince satıcının satılanınn ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı seçimlik hatlarından olan satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme hakkını kullanabileceği görüş ve kanaatini bildirmiştir. <br>Yukarıda belirtilen bilirkişi raporuna esas yapılan keşfe davalının katılmamış olması sebebiyle yeniden keşif yapılarak rapor alınması hususunda talimat yazılmış talimat mahkemesince yapılan keşif sonucunda alınan 07/10/2019 tarihli bilirkişi raporunda; ... A.Ş 'nin ... Mahallesi ... Bulvarı NO:... ... ... adresinde TT-42 ve XT-42 CNC tezgahlarında .... Şti tarafından firması tarafından ... 2+C+Y AX simultane Torna programları ile davalı ve davacı eşliğinde yapılan denemelerde parça üretimi sağlanmadığını. CNC tezgahları mevcut hali ile bu programlarla çalıştırılamamış ve üretim yapılamamıştır. ... programı içinde gömülü olan pos processor yazılımı yanlış parametrelerle yapıldığı için yanlış G -kod üretmekte ve sistem hata vermektedir. Sorun ... programı değildir. Bu durum pos processorün programlaması açısından 6502 sayılı tüketicinin korunması hakkındaki kanunun 8 maddesine göre gizli ayıp niteliği taşıdığı tezgah parametrelerinde ve çalışmasına hakim bir teknik elaman olmadan devreye alma çalışması yapılması devreye alma açından 6502 sayılı tüketici korunması hakkındaki kanunun 13 maddesine göre ayıplı hizmet niteliği taşıdığı davacının 04/12/2017 tarihli dava dilekçesinde sözleşmeni feshini istediği seçimlik hakkını kullandığı göz önüne alınarak 6502 Sayılı Tüketici Korunması Hakkındaki Kanunun 11-1, 15-1 maddeleri 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 227-1 maddesi gereğince sözleşmeden dönme hakkını kullanabileceği yönünde görüş ve kanaatini bildirmiştir. <br>Taraflar arasında akdedilmiş bulunan sözleşme, satış, eğitim ve bakımı içeren Atipik bir sözleşmedir. Sözleşme hem satışı hemde eseri ihtiva etmektedir. <br>Davalının yetki itirazı sözleşmenin ifa yerinin İzmir olması taraflar arasındaki sözleşmede de İstanbul Merkez Adliyelerinin yetkili olarak bulunmuş olması sebebiyle davanın yetki itirazı 28/05/2019 tarihli duruşmada red edilmiştir. <br>Taraflar arasındaki sözleşme 07/12/2015 tarihinde tanzim edilmiş olup sözleşmenin feshine ilişkin ihtar 17/10/2017 tarihinde keşide edilmiştir. Fesih ihtarnamesi 18/10/2017 tarihinde davalıya tebliğ edilmiştir. Davacının fesih iradesi dava öncesinde davalıya ulaşmış olduğundan davanın açıldığı tarihten önce sözleşmenin feshedildiği anlaşılmıştır. <br>Davacı dava dilekçesinde menfi zararını da talep etmiş fakat zararının ispatına yönelik herhangi bir delil ileri sürmemiştir. Bu nedenle menfi zarara ilişkin talep mahkememizce kabul edilmemiştir. Sözleşme feshedilmiş olduğundan dolayı tarafların verdiklerini geri talep etme hakları söz konusu olacağından mahkememizce feshin haklı olup olmadığı değerlendirilmiştir. Tarafların katılımı ile talimat mahkemesince yapılan keşif sonrasında düzenlenen bilirkişi raporunda her ne kadar 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanuna atıf yapılmış ise de; bilirkişi tarafından yapılan tespit ve değerlendirmeler mahkememizce Borçlar Kanunu hükümleri kapsamında değerlendirilmiştir. Yapılan keşif sırasında davacı tarafından satılan program çalıştırılarak parça üretimi sağlanmaya çalışıldığı, fakat CNC tezgahlarının programla çalıştırılamadığı ve üretim yapılamadığı belirlenmiş olmakla bilirkişiler ürünün gizli ayıplı olduğunu bildirmişlerdir. Taraflar arasındaki sözleşmede programdan elde edilmek istenen fayda açıkça belirtilerek programla üretilmek istenen ürün görselleri sözleşmenin ekine eklenmiştir. Yapılan keşif ve sonrasında hazırlanan bilirkişi raporundan açıkça anlaşıldığı üzere davalı tarafından davacıya satılan program ile sözlemede belirlenen fayda/ ürünün elde edilemediği açıkça anlaşılmış olduğundan davacının sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu ve sözleşme gereğince verdiğini geri isteme hakkı olduğu anlaşılmıştır. <br>Tüm dosya kapsamı bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.\" gerekçesi ile; \"Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;32.000,00-TL'nin 29/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin isteminin reddine,\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin kararının davanın kabul edilen 32.000,00 TL olan kısmının onanmasına, ilgili kararın menfi zararın tesbiti yönünden reddedilen fazlaya ilişkin en az 10.000,00 TL menfi zararın tesbiti yönünden red edilmesi hukuka aykırı olup istinafı gerektiğini, dosyadan alınan bilirkişi raporlarıyla gizli ayıplı olduğu tesbit edilen ve müvekkilinin hiç kullanamadığı üründen dolayı davayı haklı bulmuş ve 32.000,00 TL sözleşme bedelinin taraflarına geri ödenmesine karar verirken menfi zararının tesbitini yapmadan taleplerinin red edildiğini, davalı şirketin müvekkili şirkete gizli ayıplı ve müvekkilinin kullanamayacağı bu ürünü sattığını ve müvekkilinin işi yapmamaktan dolayı zarara uğradığı, bu üründen elde edeceği kazancını da engellediği bu nedenlerle yerel mahkeme kararının davanın kabul edilen 32.000,00 TL olan kısmının onanmasına, ilgili kararın fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak en az 10.000,00 TL menfi zararın tesbiti ve davalıdan tahsili talebinin reddedilmesi yönünden verdiği hükmün istinaf edilerek bozulmasına karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının müvekkili ile  yapmış olduğu sözleşmede kendi imzası ile üretmekte olduğu konu ile ilgili olarak resim çıkartıp altına “ ... ile yapılan sözleşme gereği bu sayfada çizimleri bulunan farklı anahtar ağzı boy özelliğine sahip 10 adet parça programının ... programından NC kodu alınıp sorunsuz çalışmasının ardından çekler teslim  edilecek ve sözleşme yürürlüğe girecektir” şerhini koyarak sözleşmeyi  imzaladığını, demek ki davacının, kendisini garanti altına alarak program kendisinin istediği gibi üretim yaparsa çekleri teslim edeceğini ve ödeyeceğini, davalı müvekkilininde davacının istediği programı çalıştırıp kendisinin istediği ürünleri elde ettikten sonra çekleri ödemeyi kabul ettiğini ve müvekkilinin de bu şarta uyduğunu,  davacının istediği ürünlerin programını yaptığını, çalıştırdığını, ürün elde ettiğini ve davacının da davalıya çeklerini ödediğini, aradan dört yıldan fazla bir zaman geçtikten sonra davacının ehliyetsiz şahıslarla çalışması nedeniyle Programı işletmekte kendisinin beyanına göre zorlanması ya da makinenin uyumsuz hale getirilmesi nedeniyle programdan faydalanamama iddiasının dinlenme imkanı olmaması gerekirken dinlenip birde davanın kabul edilmesinin  hatalı olduğunu, kaldı ki davacı İzmir de kurulu bulunan fabrikasını Antalya Korkuteline taşıdığını ve son keşfin fabrikanın kurulu olduğu bu şehirde gerçekleştiğini, müvekkilinin davacıya satmış olduğu programın hassas bir  program olup onun kullanıldığı CNS tezgahının bu taşıma sırasında bütün sisteminin  ve parametrelerinin, ayarlarının bozulmuş olmasının  kuvvetle muhtemel olduğunu,  programın üzerinde denenmesinin  başlı başına bir hata olduğunu, davacının, davalı ile İlk sözleşme tarihinin  05.04.2014 tarihi olduğunu, davacının 2014 yılında aldığı programı beğendiğini, kullandığını, memnun kaldığını ve 07.12.2015 tarihinde ikinci bir sözleşme daha yaptığını ve aldığı programı 2017 tarihine kadar kullandığını, dört yıla yaklaşan bir zaman diliminde bu programı kullandığını, dört sene sonra bu program  çalışmıyor diye itiraz etmesinin tamamen hakkın suistimali olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, davacının ...2 maddesine aykırı bir talepte bulunduğunu, dosyaya mütalaa veren son bilirkişilerin işlerinde uzman olmayıp taraflar tacir olmalarına rağmen haklarında tüketici kanunun uygulanması gerekir diye mütalaa vermekte bir mahzur görmediklerini, konularında uzman olmayan bu bilirkişilerin ayıp kavramı üzerinden giderek sonuçlandırmaya çalıştıklarını hem kendilerinin yanıldığını,  hem de mahkemeyi yanılttıklarını, ticari satışlarda ayıp konusunu düzenleyen TTK eski.25/3 maddesi yeni 23/3 maddesi ne göre malın ayıplı olması halinde alıcının İki gün içinde durumu satıcıya bildirmesi gerektiğini, açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra  sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içende satıcıya ihbar etmekle yükümlü olduğunu, davalının satmış olduğu programın gizli yada açık ayıpla yükümlü olmasını hiçbir şekilde kabul etmediklerini,  bilirkişilerin davacının ileri sürmediği böyle bir itirazı her nedense raporlarına yazmakta bir beis görmediklerini, Mahkemenin kararına gerekçe yaptığı bilirkişi raporlarında bahsedilen ayıp ve ayıplı hizmet asla söz konusu olmadığını, zamanaşımı ve husumet  itirazında bulunmuş iseler de mahkemenin bu konuda bir karar vermeden sonuca gittiğini, TBK nın 227. Maddesinin tatbikinin mümkün olmadığını, davacının böyle bir ayıp iddiası olmadığını, bu nedenlerle  kararın kaldırılmasını istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; ayıp nedeniyle sözleşmenin feshi, sözleşme bedelinin iadesi ve menfi zarar istemine ilişkindir. <br>HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Davacı taraf;  davalıdan alınan programın ayıplı olması nedeniyle sözleşmenin feshi, sözleşme bedelinin iadesi ve menfi zarar talep etmiştir. <br>Davalı taraf;  sözleşme gereği edimleri yerine getirdiklerini, davacının yetkin eleman çalıştırmadığını, bunun sorumlusunun kendileri olmadığını, programın kullanımı ile ilgili her yardım çağrısına olumlu cevap verdiklerini, talebin zamanaşımına uğradığını davanın reddini talep etmiştir.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına;   mahkemece talimat yoluyla keşif incelemesi yapılmış olmasına, bu keşif sonucu düzenlenen  07/10/2019 tarihli bilirkişi raporuna göre de davalının sattığı  ... Programının içinde gömülü olan pos processor yazılımının, yanlış parametrelerle yapıldığı için yanlış G-kod üretmekte olmasına ve sistemin bu nedenle hata vermesine,  pos processorün programlaması açısından  gizli ayıp bulunmasına, üretim yapılamadığının bilirkişilerce ortaya konulmuş olmasına, davacının sözleşmeden dönmekte haklı olmasına, sözleşme bedelini talep edebilecek olmasına, ancak her ne kadar davacı tarafça menfi zarar talep edilmiş ise de; davacının menfi zarara uğradığını gösterir bir delil sunmamış olmasına göre davacı ve davalı vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurularının  esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/06/2020 tarih ve 2017/1359 Esas 2020/292 Karar sayılı kararına karşı davacı ve davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 373,20 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 2.185,92 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 546,48 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 1.639,44 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>4-Davacı ve Davalı tarafından yapılan istinaf masraflarının üzerlerinde bırakılmasına,<br>5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,<br>6-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-Kararın dairemizce taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; davalı yönünden HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere, davacı yönünden HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d33b86d2d33cdc88","SID":"35ccb7d52f85708b"}}