{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/412 <br>KARAR NO\t: 2024/325<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/10/2020<br>ESAS NO: 2016/1075 Esas<br>KARAR NO: 2020/462<br>DAVA: İtirazın İptali (Sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen alacak)<br>DAVA TARİHİ: 25/10/2016<br>KARAR TARİHİ: 06/03/2024<br> 6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA  Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sigortalısınını bulunduğu adreste hırsızlık olayının yaşandığını, bu olay neticesinde sigortalıya ait kablo, malzeme ve makinelerin çalındığını, zarar tazmini olarak 6.350,89-TL'nin sigortalısına müvekkili tarafından ödendiğini, ödeme neticesinde müvekkilinin sigortalısının halefi olduğunu, bu kapsamda zarara ilişkin olarak davalı güvenlik şirketinden talepte bulunulduğunu ancak ödeme yapılmadığını, bunun üzerine alacağın tahsili için İstanbul .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, yapılan itirazın hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında herhangi bir saklama sözleşmesinin bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin muhafaza etme yükümlülüğünün bulunmadığını, ayrıca hırsızlık olayına ilişkin herhangi bir savcılık soruşturmasının da bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece \"... davacının dava dışı ...  şirketine yönelik sigorta süresi içerisinde gerçekleşen hırsızlık olayı nedeniyle dava dışı ... şirketine ödemede bulunduğu, dava dışı şirkete ödediği sigorta bedelinin olayın meydana gelmesinde kusuru olduğu gerekçesi ile davalıya karşı icra takibinde bulunduğu, icra takibinde ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalının takibe itiraz etmesi üzerine davacı tarafından süresinde itirazın iptali davası açıldığı, her ne kadar davacı tarafından  dava dışı şirkette hırsızlık olayının meydana gelmesinde davalı şirketin kusurlu olduğu gerekçesi ile takip ve itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali davası açılmış ise de:mahkememizce alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının yapılan incelemesinde davalı şirketin her hangi bir kusurunun bulunmadığının tespit edildiği bu hali ile haksız fiil sorumluluğunun şartlarının somut olay bakımından gerçekleşmediği, düzenlenen raporların gerekçeli, denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle mahkememizce esas alındığı bu nedenle davacının davasının reddi yönelik\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle;taraflar arasında imzalanmış özel güvenlik hizmet sözleşmesi kapsamında davalı şirket sigortalı şirkete ait fabrikada can ve mal güvenliğinin sağlanması görevini üstlenmiştir. ancak davalı şirket gerekli önlem ve tedbirleri almamış ve sözleşmeyle üstlendiği görevi yerine getirmemiş olup, bu nedenle kusurlu olduğu ortadadır.Davalı şirket nezdinde çalışan güvenlik görevlisi 19.10.2014 tarihli Bilgi Alma İfade Tutanağı'nda \"şantiye içerisinde önemli bir durum olmadığı müddetçe yerimizden ayrılmamaktayız\" şeklinde beyanda bulunmuş olup, bu husus davalı şirketin gerekli önlem ve tedbiri almadığını açıkça ortaya koymaktadır. Raporlar çelişkilidir.'' şeklinde beyanda bulunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; <br>Dava; sigortacının, dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği zarar bedelinin, zarardan sorumlu olduğunu iddia ettiği güvenlik şirketi olan davalıdan 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davacı sigorta şirketi tarafından düzenlenen dava dışı sigorta ettirenin ... AŞ ile ve/veya tali müteahhit ve taşeronları , sigortalının ... A.ş olduğu, ... numaralı İnşaat Tüm Risk Sigorta Poliçesinin 17/04/2014-30/10/2015 vadeli olduğu, poliçede sigorta konusunun ... Seyrentepe Konut İnşaatı olduğu, hırsızlık teminat  verildiği görülmektedir. Riziko alanı olan şantiyedeki depoda 29/10/2014 tarihinde hırsızlık olayı meydana gelmiş ve davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına 06/01/2015 tarihinde 6.350,89 TL ödeme yapılmıştır.Rücu ve halefiyet, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında \"Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.\" şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nun \"Halefiyet\" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise \"Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.\" hükmüne yer verilmiştir. Dosya kapsamında yer alan sigorta sözleşmesi ve ödeme belgesi dikkate alındığında, davacının aktif husumetinin bulunduğu anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu hırsızlık olayından kaynaklanan zarardan, sigortalı ile aralarında güvenlik sözleşmesi bulunan davalının sorumlu olup olmadığı ve zarar miktarının tespiti noktalarında toplanmaktadır.Davalı ... Ltd. Şti. İle dava dışı sigortalı ... AŞ arasında 01.05.2014 -31.12.2014 tarihleri için geçerli olmak üzere, 1 yıl süreli olarak yapılan güvenlik sözleşmesi imzalandığı, olay tarihi olan 29/10/2014 tarihi dikkate alındığında sözleşme döneminde rizikonun gerçekleştiği anlaşılmıştır. Güvenlik sözleşmesinin maddeleri şu şekildedir: Madde 1. Taraflar. Bir tarafta, ... Sokak ...  Merkezi No... Kat ... Kozyatağı-Kadıköy/ İstanbul adresinde bulunan ... A.Ş (bu sözleşmede kısaca \"İşveren” olarak anılacaktır) ile diğer tarafta, merkezi ... Sok....Karşıyaka/İZMİR adresinde bulunan ... LTD.ŞTİ. (bu sözleşmede kısaca \"Yüklenici\" olarak anılacaktır) arasında aşağıda belirtilen şekil ve şartlarda işbu sözleşme kabul ve imza edilmiştir. Madde 2. Sözleşmenin konusu ve kapsamı a. 5188 Sayılı Yasa çerçevesinde, İşveren tarafından Özel Güvenlik izinleri alınmış, aşağıda adresi, çalışacak Güvenlik Görevlisi sayıları belirtilmiş tesisin Güvenliğinin sağlanmasıdır. b. Güvenliği Sağlanacak Tesis Adresi ve Çalışacak Güvenlik Görevlisi Sayısı: ... A.Ş'ne Ait Şantiye ... Mah ... Sok. No.. (... Parsel) Şişli / İstanbul Toplam 6 (Altı) Silahsız Güvenlik Personeli c. Taraflar arzu ettikleri taktirde teknik ayrıntıları içeren bir sözleşmeyi ayrıca aralarında akdedebilirler. 5188 sayılı kanun gereği özel güvenlik mali sorumluluk sigorta poliçesi Yüklenici tarafından yaptırılacak ve İşveren'e temin ve tevdi edilecektir. ... Ltd. Şti.nin sigorta ettiren yetkilisine 16/06/2014 tarihinde elden teslim ettiği şantiye alanının güvenliğinin sağlanmasına yönelik 13.06.2014 tarihli Risk Analizi Raporunda; Çevre aydınlatmalarının yeterli olmadığı, CCTV. (kamera izleme odası) olmadığı, olay sonrası şantiye yetkilisinin kontrol ettiği kayıt sisteminin olduğu, kamera sayısının yetersiz olduğu, şantiye alanı çevresinin ve idari bina dahil bir çok bölgenin görülmediği, şantiye alanının duvarlarının yüksekliğinin yetersiz olduğu, şantiye alanına kontrolsüz geçişlere imkan sağlayan boşlukların olduğu, site alanına illegal girişlere kapatılması için tel çit çekilmesi ve üzerinin de jiletli tel ya da dikenli tel ile kapatılması gerektiği, güvenlik personellerinin 08:00-20:00 saatleri arasında sadece ön kapıda görev yaptıkları, 20:00-08:00 saatleri arasında ön ve arka kapıda görev yaptıkları, gece vardiyasında görevlilerin sabit nokta görevi yaptıklarından dolayı devriye hizmetinin verilemediği, giriş noktalarında kamera kayıtlarının takip edilememesi nedeni ile şantiye alanının kontrolsüz kaldığı, bu nedenle kadro artışı yapılması gerektiği, özellikle gece vardiyasında devriye hizmeti verecek personel bulundurulması gerektiği, şantiye yetkilisinin kontrol ettiği bir kamera kayıt sisteminin olduğu, kontrolünün sadece bu kişi tarafından yapıldığı, kamera sayısının yetersiz olduğundan şantiye alanı çevresinin kontrol edilemediği, kamera sayısının artırılması ve CTV odası düzenlenmek üzere kameraların takibinin 24 saat kesintisiz güvenlik personellerince izleme imkanının sağlanması gerektiği, İdari bina giriş kapısı ve dış bölgeye bakan pencerelerin güvenlik personellerinin bulunduğu noktalardan görülemediğinden dolayı dış cepheye bakan tüm pencere ve önemli odalara alarm sistemi kurulması gerektiğini içeren Risk Analiz Raporu düzenlenerek tavsiyelerde bulunulmuştur...., Maslak Ş.M.A. Polis Merkezi Amirliği'ndeki 29.10.2014 tarihli Bilgi Alma İfade Tutanağında: “... mah. ... caddesi No: ... sayılı yerde faaliyet gösteren ... firmasının özel güvenlik görevlisi olarak çalışmaktayım. 28.10.2014 günü saat 20.00da arkadaşım ... ile birlikte şantiye kamyon girişlerinin bulunduğu bölgede bulunan depodan hırsızlık olduğunu şantiye şefinin söylemesi üzerine öğrendim, Çalışmış olduğumuz yer şantiye girişi ve koğuşların olduğu bölge olduğundan dolayı şantiye içerisinde önemli bir durum olmadığı müddetçe yerimizden ayrılmamaktayız. Bu nedenle olay yerinin kör noktada olması nedeni ile olayı göremedik. Meydana gelen olayda kusurumuz yoktur.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.Sarıyer İlçe Emniyet Müdürlüğü 29.10.2014 tarihli Olay Yeri İnceleme Raporunda: Bahse konu olay yeri inşaat alanı etrafının kısmen örülü olduğu, giriş noktalarında güvenlik görevlilerinin olduğu, hırsızlık olayının gerçekleşmiş olduğu depo bölümüne ait demir doğrama giriş kapısının dış kısmında kilit sisteminin bulunmadığı, demir doğrama giriş kapısı arka kısmında bulunan asma kilidin sert bir cisim vurmak suretiyle açılmış olduğu görüldü. Hırsızlık olayını gerçekleştiren şahıs ya da şahısların demir doğrama kapı asma kilidini açmak suretiyle depo içerisinden çıkmış oldukları kanaatine varıldı. Depo bölümü ana giriş kapısına göre sol tarafta bulunan yerden yaklaşık 2,5 (iki buçuk) metre yükseklikte bulunan pencere alt kısmına tekli koltuk bırakılmış olduğu, demir korkulukta pencere dış kısmında ki korkuluklardan bir tekinin kaynak yerinden kırılarak eğilmiş olduğu, korkuluk arkasında bulunan penceredeki camınönceden kırık olduğu görüldü. Hırsızlık olayını gerçekleştiren şahıs ya da şahısların giriş kapısı sol tarafında bulunan tekli koltuğa basmak suretiyle pencereye tırmanarak korkuluğu kırıp depo bölümüne giriş yaptıkları kanaatine varıldı. Depo içerisinde inşaat alanında kullanılmakta olan kablolar, çeşmeler vb. eşyaların gelişi güzel istiflenmiş olduğu görüldü. Müşteki beyanından 400metre uzunluğunda rulo halindeki kablonun çalınmış olduğu bilgisi alındı. İnşaat alanı ve çevresinde yapılan detaylı teknik incelemede başkaca bir karışıklığa ya da dağınıklığa rastlanılmadı. Müşteki nezaretinde yapılan detaylı teknik incelemede kayda değer iz ve bulguya rastlanılmadı, Bahse konu yerin ilk haliyle fotoğrafı çekilerek sabitlendi.” Şeklinde rapor düzenlenmiştir. Mahkemece sigorta uzmanı ve inşaat mühendisi bilirkişi heyetinden alınan raporda;  29.10.2014 tarihinde ... Şişli Ayazağa da bulunan inşaat şantiyesinde bir hırsızlık olayı meydana geldiği, Meydana gelen hırsızlık olayında-çalınan inşaat malzemelerin bedelinin 9.850,89 TL olduğu ve bedellerinin kadri marufunda olduğu, sigortacılık yönünden muafiyetleri de düşülmüş hali ile 6.350,89 TL olarak sigortalısına ödendiği, davalı ... Ltd. Şti, nin; bu olayda %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, dosya arasında özel güvenlik hizmetine ilişkin sözleşme bulunmadığı, (güvenlik hizmetinin davalı tarafından verildiğinin kabulü halinde) yapılan kusur tespitinin ve davalının pasif husumet ehliyetinin kabulü halinde; davacı sigörta şirketinin sigortalısına yaptığı ödeme neticesinde ve TTK kapsamında rücu hakkını elde ettiği, ve ödediği bedelin %50'ini davalıdan talep edebileceği, ödeme tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği mütalaa olunmuştur. Mahkemece heyete güvenlik uzmanı dahil edilmiştir. Heyetten alınan ek raporda özetle  ''Bir alanın (site, şantiye, avm, fabrika gibi) güvenliğinin sağlanması 3 temel öğeden oluşmaktadır. 1- Yeterli sayıda insan unsuru ile sağlanan güvenlik. (güvenlik görevlileri tarafından sağlanır) 2- Fiziki güvenlik. (korunan alanın çevre duvarlarının yükseltilmesi, tel örgü üzeri jiletli tel ile çevrilmesi vs.)3- Teknolojik güvenlik. (fiziki güvenliği de genel anlamda kapsamakta olup, site-şantiye girişlerine Ogs, Hgs, plaka tanıma sistemli bariyer, kameralar ve canlı izleme, kartlı turnike sitemi vs.)Dava Dışı ... A.Ş. yönünden Şantiyenin varlıklarının korunması ve çalışanlarının can ve mal güvenliklerinin sağlanması amacıyla, 5188 sayılı kanuna uygun olarak kurulmuş ve yasal izinlerini almış şantiyenin güvenliğinin sağlanmasında Güvenlik İzin Belgesine istinaden talep etmiş olduğu Toplamda 9 (Dokuz) özel güvenlik personeli yerine toplamda 6 (Altı) personel ile ... Ltd. Şti. nden hizmet satın aldığı, ... Ltd. Şti. tarafından Risk Analiz Raporunda önerildiği ve sakıncaları belirtildiği üzere, personel sayısının artırılması yönünde yetkinin işverende olmasına rağmen hırsızlık olayı tarihine kadar personel sayısını artırmadığı, 1 vardiyada görev yapan görevlileri yalnızca kapılarda görevlendirdiği, ... Ltd. Şti.'nin yukarıda sunmuş olduğu teknik ve fiziki risk değerlendirmeleri ile ilgili gerekli tedbirleri almadığı, dolayısıyla risk teşkil eden yönlerden kaynaklı güvenlik açığının meydana gelmesiyle hırsızlık olayı gerçekleşmiştir. Açıklanan nedenlerle, meydana gelen hırsızlık olayında ... A.Ş. ağır kusurlu olup, taktiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere %100 KUSURLU OLDUĞU kanaatine varılmıştır. Davalı ... Ltd. Şti. yönünden: Güvenlik Hizmeti edimlerine istinaden toplamda 6 (Altı) özel güvenlik personeli ile hizmet verdiği, 1 vardiyada görevli her 2 personelinin de İşveren'in talebi doğrultusunda kapılarda görevlendirildiği, dolayısıyla sitenin iç ve dış alanını kontrol ederek devriye hizmeti verecek personelinin olmadığı, fazladan görevlendireceği personellerin maliyetinin kendisinde olacağından dolayı ilave personel görevlendirmesinin mali yönden mümkün olmadığı, hırsızlık olayının görevli personellerin bulunduğu kapılardan girilmek suretiyle gerçekleşmediği, şantiye alanındaki kameraların canlı takip edilmesi görevinin güvenlik personellerinde olmadığı, şantiyenin korunmasında teknik ve fiziki yönden tüm Risklerin belirlenerek işverene sunduğu, dolayısıyla hırsızlık olayının işverence alınmayan tedbirlerden dolayı meydana geldiği, hırsızlık olayının meydana geldiği 29.10.2014 tarihinde görevli güvenlik personellerinin görev kusuru ve görevdeki ihmallerinden kaynaklanmadığı kanaatine varılması neticesinde, taktiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere kusurunun olmadığı kanaatine varılmıştır.Mahkemece davalı şirketin her hangi bir kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmuştur.Uyuşmazlık, hırsızlık olayında davalının kusuru olup olmadığı, zarardan sorumlu olup olmayacağı hususlarından kaynaklanmaktadır. Davalının hırsızlık olayından önce sigortalıya teslim ettiği risk analiz raporunda belirttiği eksikliklerin ve kusurların sigortalı tarafından yerine getirilmemesi sebebi ile hırsızlık olayının ve zararın meydana geldiği hususu; güvenlik uzmanından alınan gerekçeli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile sabittir. Davalının kusuru ve sorumluluğu söz konusu olmadığından davanın reddine karar verilmesi isabetli olmuştur.Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış olup, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilemediği gibi istinaf sebeplerinin yukarıda açıklanan gerekçelerle yerinde olmadığı, dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan  istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.06/03/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1365c53a2d340634","SID":"e732ee9f60793bcd"}}