{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/533 <br>KARAR NO: 2024/385<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/01/2021<br>ESAS NO: 2018/837 Esas<br>KARAR NO: 2021/37<br>DAVA: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ: 26/12/2018<br>KARAR TARİHİ: 20/03/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 10/03/2015 tarihinde ... Online Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesi, ... Hotel Kanal Yönetimi Programı Kullanım Taahhütnamesi yapıldığını, bu sözleşmelere göre müvekkili şirketin 'servis sağlayıcısı' karşı taraf ise 'otel' ismi ile belirtildiğini, iki ayrı Hotel yönünden sözleşme yapıldığını, mükerrer takibin söz konusu olmadığını, davalının sözleşme hükümlerine aykırı hareket ederek, hizmet bedellerini ödemediğini, bunun üzerine 12/11/2018 tarihinde iadeli taahhütlü olarak davalıya ihtarname gönderildiğini, ihtarname ile sözleşmeye aykırılık nedeniyle sözleşmenin feshedildiğinin, hizmet bedellerinin ve cezai  şartın ödenmesi gerektiğinin davalıya bildirildiğini, davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ödenmeyen hizmet bedelleri ve ... Online Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesi, ... Hotel Kanal Yönetimi Programı Kullanım Taahhütnamesinden kaynaklanan cezai şartların ödenmesinin talep edildiğini, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla; itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davanın yetkili yer mahkemesinde açılmadığını, yetki itirazları oolduğunu, davacının iddialarının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı şirket tarafından müvekkiline herhangi bir hizmet verilmediği gibi talep edilen cezai şartın neyden kaynaklandığının şüpheli olduğunu, iddia edilen sözleşmenin müvekkiline gönderilmediğini, ancak sözleşme incelendiğinde bile cezai şartın talep edilmeyeceğinin açık olduğunu beyanla; öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini, kötü niyetle ikame edilen davanın reddi ile takibin iptaline, kötü niyetli bir şekilde takibin ve işbu davanın açılmasına sebebiyet veren davacı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece \"... taraflar arasında bir hizmet sözleşmesi olduğu, taraflar arasında yapılan mail yazışmaları, kanal yönetim programının ve kanal bağlantılarının davacının yerinde incelenmesi, kanallardaki yetkili kişilerle, davacının davalı taraf için yaptığı bağlantıların sorgulanması neticesinde davaya konu hizmetin davacı tarafından davalıya verildiği, tarafların ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak olarak tutulduğu, bu nedenle lehlerine delil vasfı taşıdığı, davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu alacağın, dava dilekçesi ekinde sunulan 05/04/2018 tarihli ... numaralı 750,00 EURO bedelli e-faturadan kaynaklanmadığı, davacının davalı taraftan 748,15 EURO (4.557,38 TL. karşılığı) alacağının 17.04.2018 tarihli ... numaralı faturadan kaynaklandığının bilirkişi raporuyla tespiti karşısında; itirazın iptali davasının, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı sonuçlandıran bir dava olması, davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerli olduğu, itirazın iptali davalarında  takipte dayanılmayan bir belgeye dayanılması mümkün olmadığından somut olayda davacının takip talebinde yazılı olduğu üzere alacak talebini açıkça 05/04/2018 tarihli 750 Euro bedelli fatura alacağına dayandırdığı ve bu fatura bedelinin ödenmemesinden ötürü doğan cezai şart alacağı talebinde de bulunduğu anlaşılmış davacı ticari defterlerinin incelenmesinde takibe ve davaya konu edilen faturadan ötürü davalı taraftan alacaklı olmadığının gerek talimat raporu gerekse mahkememizce aldırılan 15/11/2019 tarihli raporla tespiti ile uyuşmazlığın takibe konu edilmeyen 17/04/2018 tarihli ... numaralı faturadan kaynaklandığı, takip dayanağı fatura açıkca belirtilmiş olup, itirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğundan (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2018/3125 Esas 2018/6553 Karar ve İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesinin 2018/604 Esas 2020/217 Karar sayılı emsal kararları) aldırılan raporlardaki bu husus dikkate alınarak ispatlanamayan davanın reddine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; ''Taraflar arasındaki alacak ve cari hesap bir bütün olup, nihayetinde taraflar arasındaki tüm ticari ilişkinin incelenmesi gerektiği açıktır. Takip talebinde fatura alacağı olduğu belirtilmiş, yanında da 05.04.2018 tarihi faiz başlangıcı olarak yazılmıştır. icra dosyasına takip talebi ile birlikte cari hesap sunulmuştur. bu durumda asıl alacağın oluştuğu tarih 05.04.2018 değilde, iade faturanın davacı tarafından kabul edilmemesi nedeni ile yeniden düzenlenmek  zorunda kalınan  17.04.2018 tarihli  fatura  dikkate  alınacak ise bu sadece işlemiş akdi faiz yönünden fark yaratacaktır. takip talebinde ... nolu faturaya ilişkin takip yapıldığı yazılmamış, özellikle takibe cari hesap eklenmiştir. bize göre faturanın ödeme tarihi iade fatura öncesindeki faturanın düzenlendiği tarih olup, işlemiş faizin de bu tarihten itibaren başlatılması gerekmektedir.davalı tarafça gönderilen iade faturanın hukuki bir dayanağı olmadığı gibi davacı şirket tarafından kabul edilmediği de açıktır. bu nedenle tüm defter incelemesinde davacı şirketin alacaklı olduğu sabit olmakla, fatura tarihi ve fatura numarası üzerinden red kararı verilmiş olması yerinde değildir.  diğer taraftan yapılan bilirkişi incelemesinde davacı tarafın davalı şirketten alacaklı olduğu sabit olmuştur.'' şeklinde beyanda bulunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.  İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının tetkikinden; alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, 05/04/2018 tarihli 750 Euro fatura alacağı + 285 Euro işlemiş faiz + 3.000,00 Euro Cezai Şart alacağı (10/03/2015 tarihli....sözleşmesinden kaynaklanan)  + 9.000,00 Euro Cezai Şart alacağı (10/03/2015 tarihli... Taahhütnamesinden kaynaklanan) olmak üzere toplam 13.035 Euro üzerinden takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 28/11/2018 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 29/11/2018 tarihli dilekçesi ile takibe, borca, faize, yetkiye ve tüm ferilerine itiraz ettiği, itirazın süresinde olduğu ve takibin durdurulduğu görülmüştür. Taraflar arasında 10.03.2015 tarihli üzerinde davalı tarafa ait kaşe bulunmayan isimsiz imzalı ... Online Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesi ve davalı taraf kaşe imza bulunan ... Hotel Kanal Yönetimi Programları Kullanım Taahhütnamesi imzalanmıştır,Sözleşmede davacının servis sağlayıcısı olarak adlandırıldığı ve servis sağlayıcısının oteller için internet üzerinden otel websitesi rezervasyon motoru, çevrimiçi (online) rezervasyon ve otel dağıtım sistemi hizmeti sunduğu, ayrıca otellere pazarlama hizmeti verdiği belirtilmiştir.Sözleşmenin ilgili maddeleri şöyle düzenlenmiştir.''Madde 2 (g) hizmet bedeli Hizmetler, aylık olarak hizmetin ait olduğu ayın son günü faturalandırılır. Otel hizmetlerin ait olduğu ayı takip eden ayın 15. Günü ilgili faturayı ödemekle yükümlüdür. Bu fatura ödeme günü taraflar arasında kesin vade hükmünde olup vade tarihinde ödenmeyen borçlar ayrıca ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşmüş kabul edilir. Zamanında ödenmeyen faturalara aylık %5 gecikme faizi uygulanır.Madde 7: sözleşmenin süresi Bu sözleşmenin geçerlilik süresi imza tarihinden itibaren üç (3) yıldır. Bu süre sonunda eğer taraflardan herhangi birinin, sözleşme sona erme tarihinden 90 gün öncesine kadar noter kanalıyla bildirimde bulunmaması halinde, sözleşme üç (3) sene daha uzar. Bu sözleşme bu şekilde devamlılığını sürdürür.Madde 10: cezai şart Otel, iş bu sözleşmeyi haklı bir nedene dayanmaksızın feshetmesi durumunda veya sözleşmedeki borçlarına aykırılık halinden dolayı servis sağlayıcısı tarafından sözleşmenin feshedilmesine sebep olması durumunda, hizmetler karşılığı borçlarına ilave olarak, servis sağlayıcısına otel başı 3.000 (üçbin) EURO cezai şart ödemekle yükümlüdür'' hükümleri yer almaktadır. ... Hotel Kanal Yönetimi Programları Kullanım Taahhütnamesi “cezai şart; işbu sözleşmeyi haklı bir neden dayanmaksızın feshetmesi durumunda veya sözleşmedeki borçlarına aykırılık halinden dolayı servis sağlayıcı tarafından sözleşmenin feshedilmesine sebep olması durumunda sözleşme sonuna kadar hizmetler karşılığı borçlarına ilave olarak servis sağlayıcısına senelik otel başı üç bin euro cezai şart ödemekle yükümlüdür. ...” Programı servis ücreti ve ödemeler 10. Madde, Servis Sağlayıcı, Hizmet/ürün adı ve Sözleşme Geçerlilik süresi; Sözleşme geçerlilik süresi 3 (üç) yıldır. Taraflardan herhangi birinin, geçerlilik süresi bitiş tarihinden itibaren 90 gün öncesine kadar karşı tarafa noter kanalıyla sözleşmeyi sona erdirmemesi halinde sözleşmenin süresi 3'er yıllık periyotlarla uzar. İş bu sözleşmenin erken feshi durumunda Otel borçlarına ilave olarak senelik otel başı üçbin euro öder, Üyelik Tipi; Senelik Abonclik Modeli, Fiyatlandırma Modeli; 10 Kanallı Palet için Yıllı ücret: 750 EURO *kdv/ otel (SENELİK) İlk yıl için ücretsizdir, takip eden yıllarda ücret yansıtılacaktır. Faturalama ve Ödeme; Otel, yukarıda belirtilen komisyon ücretlerini, her ay gönderilecek fatura mukabilinde, faturanın ulaşmasından itibaren 7 gün içinde ödenecektir.'' şeklindedir. Fesih İhtarı Davacı taraf, 12/11/2018 tarihli ihtarnamede; Taraflar arasında yapılan sözleşmeye aykırı olarak muhatap şirket tarafından hizmet bedelleri ödenmemiş ve sistem kapatılmıştır. Muhatap tarafından sözleşme şartlarının ihlal edilmesi nedeni ile sözleşmeyi feshettiğimizi ihtaren bildiriyoruz. ... Online Rezervasyon Sistemi Kullanım Sözleşmesinin sözleşmenin süresini düzenleyen 7. Maddesi gereğince sözlüşme süresi 3 yıl olup, aynı sözleşmenin 10. Maddesinde muhatabın keşideci tarafından sözleşmenin feshedilmesine sebep olması durumunda, hizmetler karşılığı borçlarına ilave olarak, keşideciye otel başı 3000 euro cezai şart ödeneceği belirtilmiştir. ... Hotel Kanal Yönetimi Programı Kullanım Taahhütnamesi geçerlilik süresi gereğince 3 yıl olup, Bu sözleşme gereğince de senelik 3000 euro cezai şart ödeneceği belirtilmiştir. Muhatap şirketin 750 euro hizmet bedeli borcu ve 12.000 euro cezai şart borcu bulunmaktadır. ... Online Rezervasyon Sistemi Kullanım Sözleşmesinin 2/d maddesi gereğince fatura bedelinin aylık %5 gecikme faizt ile birlikte olmak üzere fatura bedellerinin ve cezai şartların ödenmesini,..... talep ediyoruz.'' ihtarname davalı tarafa 16/11/2018 de tebliğ edilmiştir. Mahkemece bilgisayar mühendisi ve mali müşavir bilirkişi tarafından davacı defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde alınan raporda özetle; ''Dosyaya sunulan belgeler ve davacı tarafın adresinde yapılan yerinde inceleme neticesinde, taraflar arasında bir hizmet sözleşmesi olduğu, taraflar arasında yapılan mail yazışmaları, kanal yönetim programının ve kanal bağlantılarının davacı yerinde incelenmesi, kanallardaki yetkili kişilerle, davacının davalı taraf için yaptığı bağlantılarının sorgulanması sonucunda, dava konusu ilgili hizmetin davacı tarafından davalıya verilmiş olduğu, Davacı tarafın incelenen ticari defter kayıt ve belgelerine göre, davacının istanbul .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına konu alacağının, dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu 05.04.2018 tarihli ... numaralı 750,00 EURO bedelli e-faturadan kaynaklanmadığı, Davacının davalı taraftan takip konusu 748,15 EURO (4.557,38 TL. karşılığı) alacağının 17.04.2018 tarihli ... numaralı faturadan kaynaklandığı'' mütalaa olunmuştur. Davalı ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ile hazırlanan talimat raporunda özetle; Davacı şirketin davalı şirket adına 03/03/2018 tarihinde 750 EURO karşılığı 3.509,17 Tl lik ... nolu fatura düzenlendiği ve bu tutarın TL olarak davacı alacağına kaydedildiği, Davalı şirket tarafından davacı şirket adına 31/03/2018 tarihli ve 750 EURO karşılığı RAM ... nolu 3.509,17 TL'lik fatura düzenlendiği ve tutarın davacı hesabına borç kaydının yapıldığı, Davacı şirket tarafından davalı şirket adına kullanılmayan hizmet için 750 EURO karşılığı 05/04/2018 tarihli 3.698,78 TL'lik ... nolu fatura düzenlendiği ve davacının hesabına alacak kaydının yapıldığı, Davalı şirket tarafından davacı şirket adına 750 EURO karşılığı 05/04/2018 tarihli ... nolu 3.698,78 TL. lik iade faturası düzenlendiği ve davacının hesabına borç kaydının yapıldığı, Davalı şirkete ait yasal defter ve dayanağı belgelerinin tetkikinden davacı şirketin davalı şirketten 750 EURO karşılığı 05/04/2018 tarih ve ... nolu 3.698,78 Tl lik faturadan herhangi bir alacağının olmadığı'' mütalaa olunmuştur.Mahkemece kök rapor sunan bilirkişi heyetine nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişisi eklenerek alınan raporda özetle; ''Şirket defterlerinde yapılan incelemelerde davalının 750 Euro'luk borcunu ödemediği anlaşılmaktadır. Taahhütmamenin 10. maddesinde otelin faturanın kendisine ulaşmasından itibaren 7 gün içinde ödeyeceği üzerinde anlaşıldığından ayrıca bir temerrüt ihtarına gerek olmadığından ve faturanın davalıya ulaşmadığı veya davalının faturaya süresi içinde itiraz ettiğine ilişkin dosyada bilgi olmadığından sözleşmenin feshinin haklı olduğu ve davacı tarafın cezai şarta hak kazandığı kanaatindeyiz.Davacı taraf sözleşmenin 7. maddesine, taahhütnamenin 10. maddesine göre sözleşme süresinin bitiminden 90 gün önceden bir fesih bildirimi gelmediği için sözleşmenin ve taahhütnamenin süresinin 3 yıl süreyle ve 10.03.2021 tarihine kadar uzadığını belirtmektedir. Sözleşmede yer alan cezai şart maddesinde “senelik” ibaresi olmadığından sözleşme bakımından yalnızca 3000 Euro, taahhütnamede “senelik” ibaresi olduğu için taahhütname bakımından 3000x3*9000 Euro cezai şart davacı tarafından talep edilmiştir.Taahhütnamenin başında “İşbu Taahhütname, Otel ile Servis Sağlayıcı arasındaki “Otel Servis Sözleşmesi\"nin eki ve ayrılmaz bir parçası olup, aşağıda belirtilen ek hizmetlerin belirtilen şartlar ile alınmasını kabul ve beyan ederim.” ifadesi yer almaktadır. Buna göre sözleşme ve taahhütnamenin bir bütün olduğu düşünülecek olursa aynı sözleşme içerisinde mükerrer cezai şart hükmü olduğu sonucuna ulaşılacaktır. Aynı sözleşme içerisinde, aynı konuda ve aynı geciktirici koşula bağlanmış iki cezai şart hükmü yer aldığı gözetildiğinde davacı tarafını talep ettiği 3000+9000 Euro cezai şartın 3000 Euro'luk kısmının mükerrer olarak istendiği anlaşılacaktır. Şayet taahhütname, sözleşmeden ayrık bir sözleşme olarak kabul edilecek olursa iki ayrı sözleşmede yer alan iki ayrı cezai şartın varlığından bahsedilebilecektir. Ancak bu durumda da her iki sözleşmenin de ayrı ayrı feshedilmiş olması gerekmektedir. Davacı tarafın dosyaya sunmuş olduğu 12.11.2018 tarihli ihtamameden sadece sözleşmeyi feshettiği anlaşılmaktadır ve taahhütnamenin feshedildiğine ilişkin bir bilgi dosyada ayrıca mevcut değildir. Bu durumda taahhütname feshedilmeden cezai şartın talep edilmesi mümkün olmayacağından taahhütnamede yer alan cezai şart alacağının henüz doğmamış olacağı kanaatindeyiz. Sonuç olarak; Sözleşme ile taahhütname ayrı olsa da, bu ikisinin aynı tarihli olması, aynı amaca hizmet etmesi ve her ikisindeki cezai şart maddesinin aynı şekilde düzenlenmesi sebebiyle bir bütün olduğu değerlendirilmektedir. Davacı taraf da sözleşmeyi feshedince, ayrıca taahhütnameyi fesih gereği duymamıştır. Takibe konu aylık 750 Euro dahi sözleşmede değil taahhütnamede bulunmaktadır. Böyle olunca 750 Euronun vadesinde ödenmemesi fesih için haklı sebeptir. Ancak, her iki metinde ayrı cezai şart kararlaştırılması sebebiyle, cezai şartın 3.000 Euro'luk kısmının mükerrer olduğu değerlendirilmektedir. Bu sebeple, sözleşme ve taahhütnamenin bir bütün olduğunu, feshin her ikisini de kapsadığını ve haklı sebebe dayandığını kabul ederek, davacının 9000 Euro cezai şarta hak kazandığı kanaatindeyiz. Davacı tarafın 12.11.2018 tarihli fesih ihtamamesinde de hem sözleşme hem taahhütname ilişkisinden bahsedildiği halde yalnızca sözleşmenin feshedildiği bildirilmiştir. Bundan, davacı tarafın da aradaki ilişkiyi bir bütün olarak gördüğü çıkarılabilir.Sözleşme ve Taahhütnamenin farklı akitler olduğunun kabul edilmesi durumunda davacının cezai şart alacağı 3.00049000-12.000 Euro olacaktır. Takdir mahkemenindir. Bu durumda dahi, hem sözleşmedeki 3.000 Euro hem de Taahhütnamedeki 9.000 Euro cezai şartın birlikte talep edilemeyeceği kanaatindeyiz. Çünkü, bu ihtimalde farklı bir akit kabul edilen ve her iki tarafı tacir olan taahhütname TTK.m.18/3'deki usullere de uyularak veya başka bir şekilde feshedilmemiştir. Davalı şirketin, cezai şartın tahakkuk ettiği 2018 itibariyle ödenmiş sermayesi ve aktif büyüklüğü dikkate alındığında hesaplanan 9.000 Euro (veya Mahkemenin takdirine göre 12.000 Euro) cezai şartın, ekonomik yönden yıkımına sebep olacak düzeyde fahiş olmadığı kanaatindeyiz. Davacı tarafın incelenen ticari defter kayıt ve belgelerine göre, davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına konu alacağının, dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu 05.04,2018 tarihli ... numaralı 750,00 EURO bedelli e-faturadan kaynaklanmadığı, davacının davalı taraftan takip konusu 748,15 EURO (4.557,38 TL. Karşılığı) alacağının 17.04.2018 tarihli ... numaralı faturadan kaynaklandığı, Fatura bedelinden 2017 yılı devreden 1,85 Euro borç düşülerek takip tarihi itibariyle ana para alacağının 748,15 Euro, 7 günlük mehil süresi düşülerek, takip tarihine kadar 25.04.2018-19.11.2018 dönemi için aylık %5 akdi temertüt faizinin 259,36 Euro olduğu, Davacı tarafın davalı taraftan 9.000 euro cezai şart isteyebileceği, (Mahkemenin kanaati Sözleşme ve Taahhütname'nin farklı akitler olduğu ve her ikisi yönünden fesih koşulunun sağlandığı yönünde olursa 12.000 Euro), İstanbul .... İcra Md. ... E. dosyasında takip tarihi itibariyle davacının, davalı şirketten 748,15 Euro anapara, 259,36 Euro takip öncesi temerrüt faizi, 9.000 Euro cezai şart alacağı olmak üzere toplam 10.007,51 Euro alacaklı olduğu, borçlunun takibe itirazının bu miktarı aşan kısım için haklı olduğu'' mütalaa olunmuştur. İstinaf itirazlarının incelenmesi Somut olayda; davacı taraf, dava konusu takipte alacak talebini açıkça 05/04/2018 tarihli 750 Euro bedelli fatura alacağına dayandırmıştır. Fatura alacağını, işlemiş faizi ve bu fatura bedelinin ödenmemesinden ötürü doğan cezai şart alacağı talebinde bulunmuştur. Dosya kapsamında mevcut raporlarda davacının davaya konu edilen faturadan ötürü davalı taraftan alacaklı olmadığı, uyuşmazlığın takibe konu edilmeyen 17/04/2018 tarihli ...  numaralı faturadan kaynaklandığı tespit edilmekle itirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğundan davacının bu faturaya konu alacağı ve bu faturanın ödenmemesinden kaynaklanan cezai şart alacağının söz konu olmadığı kanaatine varılarak mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetli bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu ulaşılan maddi olay ve hukuki değerlendirme usul ve yasaya uygundur. HMK'nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış, kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilmemiştir. Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçeler yerinde olmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan  istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.20/03/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7167c30564f7d090","SID":"41e9c520871bd6dc"}}