{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2020/1648 <br>KARAR NO\t\t: 2024/539<br>KARAR TARİHİ\t: 12/03/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/09/2020<br>NUMARASI\t\t: 2019/220 Esas 2020/492 Karar<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali <br>BAM KARAR TARİHİ\t:  12/03/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:  12/03/2024<br><br>  \t     Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:             <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının tıbbi eldiven üretimi yaptığı ve davalıya teslim ettiği 3 koli  eldiven satışı gerçekleştirdiğini, talep edilen kolilerin davalı taraf ortağı/çalışanı ...'e ... Ltd Şti tarafından teslim edildiğini, fatura konusu 64.800 TL  borcun ödenmemesi  nedeniyle İzmir 15. İcra Md 'nün 2019/3375 E sy takip dosyasında takip yaptığını, davalının takibe itiraz ettiğini, bu nedenlere  davalının itirazının iptaline, takibin devamına,%20 den aşağı olamamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiş ve dava etmiştir. <br><br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; fatura belirtilen malların teslim edildiğine dair imzalarının olmadığını, davacıya borçlarının bulunmadığını, davanın reddine ve kötüniyetli takip nedeni ile %20 den az olamamam üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini savunmuştur.   <br>MAHKEMECE: \"...Tüm dosya içeriğine göre; Davalı şirketin ticari defterlerine göre  takip ve dava konusu yapılan 08.11.2018 tarihli 074658 nolu 64.800,00.-TL tutarlı irsaliyeli faturanın kayıtlı olmadığı ve davalı tarafça Vergi Dairesine Ba formu ile de beyan edilmediği anlaşılmış ise de davacı yan 074658 numaralı irsaliyeli faturanın ....Şti. tarafından davalı yana teslim edildiği belirtmiş olup, dava dosyasında bulunan ...Şti tarafından düzenlenen 08.11.2018 tarihli 048358 numaralı Ambar Tesellüm Fişi incelendiğinde teslim alan kısmında ... ad-soyadı yazılı ve imzanın da bulunduğu görülmüş, ...Şti. 24.12.2019 tarihli yazısında 08.11.2018 tarihli 048358 numaralı Ambar Tesellüm Fişinde yer alan ürünleri davalı ... Şti.ne teslim ettiklerini, teslim alan kişinin ise ... olduğu ifade edilmiş, SGK Başkanlığı İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü  17.01.2020 tarihli yazı eklerinden ... TC Kimlik numaralı ...’ün davalı ... Şti.de 23.02.2018 tarihinde  işe başladığı ve 11/2018 döneminde de çalışmaya devam ettiği bildirilmekle dolayısı ile malların davalıya teslim edildiği  tespit edilmiştir. Davalının malları teslim almasına rağmen  davacıya ödeme yapmadığı ,takibe itirazının yerinde olmadığı anlaşılmakla dava yalnızca asıl alacak üzerinden açıldığından davanın asıl alacak üzerinden kabulüne karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır. '' gerekçesi ile; <br><br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;  <br>Davanın KABULÜ ile,<br>İzmir 15. İcra Müdürlüğü'nün 2019/3375 sayılı takip dosyasında davalının itirazının iptali ile takibin 64.800,00 TL asıl alacak üzerinden devamına,<br>64.800,00 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" şeklinde karar verilmiştir. <br>Mahkeme kararına karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinde alınan 07.07.2020 tarihli bilirkişi raporunda müvekkiline ait ticari defter kayıtlarında davacı şirkete herhangi bir borçlarının bulunmadığının tespit edildiğini,  dosya içerisinde yer alan ve taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözecek tek delilin taşınacak malın muhteviyatının belli olmadığı ambar tesellüm fişi olmasının mümkün olmadığını, ambar tesellüm fişi ile gönderilen malın numune başka bir mal olduğunu, ayrıca raporda müvekkiline ait ticari defter kayıtlarında da müvekkilinin davacı yana herhangi bir borcu ve cari hesap kaydı bulunmadığının tespit edildiğini, ayrıca ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, yalnızca müvekkili şirkete ait ticari defter ve kayıtların incelendiğinin açıkça gözüktüğünü, mahkemece 20.02.2020 tarihli ara karar uyarınca yalnızca müvekkiline ait ticari defter ve kayıtların incelenmesi için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiğini, bu nedenle mahkemece aldırılan bilirkişi raporun eksik inceleme sonucunda hazırlanmış bir rapor olduğunu, anılı raporun hükme dayanak teşkil etmesinin hukuken mümkün olmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini  istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava:  itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; dosyaya sunulan ambar tesellüm fişine göre davacının takibe konu irsaliyeli faturadaki malları davalı çalışanına teslim etmiş olduğunun anlaşılmasına, davalının teslim edilen malların numune mallar olduğuna ilişkin savunmasını destekleyecek bir delil sunmamış olmasına, borcu ödediğine dair de yazılı bir delil sunmamış olmasına  göre davalı  vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/09/2020 tarih ve 2019/220 Esas 2020/492 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 4.426,48 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 1.110,00 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 3.316,48 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 12/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f1f6b38795ae107e","SID":"b0fbf70519067cc7"}}