{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS  NO: 2024/549 <br>KARAR NO: 2024/667<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/12/2023<br>ESAS NO: 2021/788<br>KARAR NO: 2023/1163<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:13/03/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:21/03/2024<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/12/2023 tarih ve 2021/788 Esas 2023/1163 Karar sayılı ilamına karşı ,davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br> Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile davacı firmalar hakkında icra takibinin yapıldığını, taraflarınca Kayseri 5.İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/499 Esas sayılı dosyası kapsamında 04.10.2021 tarihinde takibin iptali davasının açılmış olduğunu, yargılamanın derdest olduğunu, davacı firmaların takibe konu edilen belgeden dolayı borcunun bulunmadığını, takibe konu senetlerin davacı şirketlerin yetkilisi tarafından tanzim ve imza edilmediğini, takibe konu edilen senetlerde imzası bulunduğunun Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/58319 Soruşturma No (2021/48444) kapsamında yapılan tahkikat ile sonradan öğrendikleri kişi olan ... isimli şahsın davacı firmalardan ... Aş ile ... Aş adına kambiyo evrakı düzenleme hak ve yetkisinin bulunmadığını, davacı firmalar aleyhine takibe geçilmiş birçok senetlerle ilgili taraflarınca yapılan şikayet üzerine Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığını'nın 2021/58319 Soruşturma no kapsamında yapılan tahkikat neticesinde 2021/1753 numaralı iddianamesi ile Kayseri 5.Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/712 esas sayılı dosyası tahtında dava açılmış oluğunu, taraflarınca yapılan şikayet üzerine bahsi geçen soruşturmanın devam ettiği esnada, yargılamaya konu senetlerin ve icra takibinin davacılar hakkında açıldığını, Kayseri Genel İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyası kapsamındaki yargılamaya konu senetlerin; 25.12.2017 tanzim, 30.05.2021 ödeme tarihli 50.000,00 TL'lik senet, 25.12.2017 tanzim, 30.05.2021 ödeme tarihli 100.000,00 TL'lik senet, 25.12.2017 tanzim, 30.05.2021 ödeme tarihli 100.000,00 TL'lik senet, 25.12.2017 tanzim, 30.05.2021 ödeme tarihli 250.000,00 TL'lik senet şeklinde olduğunu, bahsi geçen bonolarda lehdar görünen ...'ın ise Kayseri 5.Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/712 Esas sayılı dosyası tensip zaptından görüleceği üzere dosyada sanık olduğunu, takibe konu senetlerin davacılar tarafından tanzim ve imza edilmemiş olduğunu, davacılardan alacaklı olduğu iddia eden davalı tarafa da herhangi bir borcunun bulunmadığını, alacaklı tarafından davacılar hakkında haksız surette icra takibi başlatılarak kötü niyetli olarak davacıların borçlandırılmak istendiğini beyan ederek, Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden davacılar aleyhine yürütülmekte olan icra takibinin iptaline, davacıların davaya ve takibe konu senetlerden dolayı borçlu olmadıklarının tespitine ve takibine konu senetlerin iptaline, davalı aleyhine takip konusu tutarın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. \t<br>DAVALI VEKİLİNİN İLK  DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:<br>Takibe konu senetlerin, 25.12.2017 tanzim tarihli olduğunu, belirtilen tarihte ticaret sicili müdürlüğü kayıtlarından anlaşılacağı üzere davacı şirketlerin münferiden temsile ve imzaya yetkilisinin ... olduğunu, senetlerin de bu şahıs tarafından doğal olarak imzalandığını, takibe konu senetlerin ... tarafından imza edildiğini iddia etmediklerini, senetlerin düzenlen tarihinde davacı şirketlerin münferiden imzaya ve temsile yetkilisi olan şahsın ...'in olmadığını ... olduğunu, Davacı tarafın, senede konu borçlarını ödememek için sahtelik iddiasını ileri sürdüğünü, çok sayıda alacaklıyı mağdur ettiğini, davacıların ileri sürdükleri sahtelik iddialarının gerçek dışı olduğunu bildiklerini,sırf takiplerin geçici olarak durdurulmasını sağlayıp bu yolla malvarlıklarına dahil unsurların haczini ve satışını engelleyip elden çıkarmak olduğunu, alacaklılara tahsil imkanı bırakmamak için alacaklılara zarar vermek maksadıyla hareket ettiklerini, senetleri icraya koyan davalının, senetleri lehtardan ciro yoluyla devraldığını, doğal olarak keşideci konumunda bulunan davacıların senetleri ciro yoluyla lehtardan olan davalı arasında bir ilişkinin bulunmadığını, lehtar ile keşideci konumunda bulunan davacılar arasında herhangi bir ticari ilişkinin olup olmadığı hususunu davalının bilemeyeceğini, bilmesinin de gerekmediğini, davacıların diğer alacakları tarafından başlatılan senetlere de benzer sebeplerle itiraz ettiğini ve takiplerin iptali talepli davaları ikame ettiklerini, bu davalar neticesinde Kayseri 6.İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/79 Esas ve 2021/103 Essas numaralı dosyalarında davaların reddine karar verildiğini, davacıların takibin geçici olarak durdurulması yönündeki taleplerinin Kayseri 5.İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/499 Esas numaralı dosyasıyla açmış oldukları takibin iptali talepli dava kapsamında da mahkemece varit görülmeyerek reddedildiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda \"...Davacının şikayetine konu yapılan soruşturma neticesinde açılan Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/712 Esas- 2022/557 karar sayılı dosyasında görülen davada, iş bu dosyamıza konu senetlerin, sanıklar ... ve ... tarafından geçmiş tarihli tanzim edildiği,dosyamız davalısı ...'ın ise bunu bildiği halde senetleri icraya koyarak menfaat temin ettiği gerekçesiyle sanık ...'ın diğer sanıklar ... ve ... ile fikir ve eylem birlikteliği içerisinde üzerine atılı katılana yönelik nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin sabit ve sübut bulunması nedeniyle 5237 Sayılı TCK'nın 158/1-d-h Maddesi ve 204/1. Maddesi uyarınca takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına karar verilmiştir. Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/712 Esas- 2022/557 sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusu sonucunda davalı ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun KESİN olarak esastan reddine; nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ise temyiz yolu açık olmak üzere esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Davalının takibe dayanak yaptığı senetlerin sahteliğine ilişkin verilen kararın kesinleşmiş olduğu görüldüğünden,davanın kabulü ile dava konusu icra takibine dayanak senetlerden dolayı davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine, Kayseri Genel İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyasındaki takibin iptaline ve davalının icra takibini haksız ve kötü niyetli olarak yaptığı anlaşıldığından alacağın (500.000,00-TL) %20' si oranında 100.000,00-TL kötü niye tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine dair karar verilmiştir. 1-Davanın KABULÜ ile, Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında takibe dayanak 25/12/2017 tanzim ve 30/05/2021 vade tarihli 100.000,00-TL bedelli,  25/12/2017 tanzim ve 30/05/2021 vade tarihli 100.000,00-TL bedelli, 25/12/2017 tanzim  30/05/2021 vade tarihli 50.000,00-TL, 25/12/2017 tanzim ve 15/06/2021 vade tarihli 250.000,00-TL bedelli senetlerden kaynaklı davacıların davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, Kayseri Genel İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasındaki takibin İPTALİNE, 2-Alacağın (500.000,00-TL) %20' si oranında 100.000,00-TL kötü niye tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine,  3-Kararın bir suretinin Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına gönderilmesine...\"  dair karar verilmiştir.İş bu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf başvuru  dilekçesi ile \"...Yerel mahkemece Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/712 Esas ve 2022/557 Karar sayılı kararıyla müvekkilim hakkında takibe konu senetler nedeniyle resmi evrakta sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılıktan dolayı mahkumiyet kararları verildiği, resmi evrakta sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararının istinaf incelemesi neticesinde kesinleştiği, takibe konu senetlerin sahteliğine ilişkin verilen kararın kesinleşmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu icra takibine dayanak senetlerden dolayı davacıların borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve müvekkilimin icra takibini haksız ve kötü niyetli olarak yaptığı gerekçesiyle müvekkilim aleyhine alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmiştir. Yerel mahkemenin kararı, tamamen hatalı ve hukuka aykırıdır. Şöyle ki; Müvekkilim hakkında Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/712 Esas ve 2022/557 Karar sayılı kararıyla diğer sanıklar ...ve ... ile fikir ve eylem birlikteliği içerisinde nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinden dolayı mahkumiyet kararları verilmiştir.  Müvekkilim hakkında resmi evrakta sahtecilik suçu yönünden verilen mahkumiyet kararı, her ne kadar istinaf incelemesi neticesinde kesinleşmiş olsa da nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden verilen mahkumiyet kararına karşı temyiz kanun yoluna başvurulmuştur. Temyiz incelemesi devam etmektedir. Müvekkilim hakkında resmi evrakta sahtecilik suçu yönünden verilen mahkumiyet kararı, temyiz sınırı altında kaldığından dolayı temyiz edilememiştir. Diğer sanıklar ... ve ...'a resmi belgede sahtecilik suçu yönünden verilen mahkumiyet kararları ise temyiz sınırının üzerinde kaldığı için bu sanıklar tarafından hem nitelikli dolandırıcılık hem de resmi belgede sahtecilik suçları yönünden verilen mahkumiyet kararları temyiz edilmiştir. Temyiz incelemesi neticesinde gerek müvekkilim hakkında verilen nitelikli dolandırıcılık gerekse diğer sanıklar yönünden  resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet kararlarının bozulması kuvvetle muhtemeldir. Bu durumda müvekkilimin suçsuz olduğu, takibe konu senetlerin sahte olmadığı ve ortada dolandırıcılık eyleminin söz konusu olmadığı açıkça ortaya çıkacaktır. Bu bakımdan yerel mahkemece temyiz incelemesinin neticesi beklenmeksizin davanın kabulüne karar verilmiş olması tamamen hatalı ve hukuka aykırı olmuştur. Müvekkilim, takibe konu senetleri lehtardan ciro yoluyla devralarak icra takibine konu etmiştir. Gerçekte lehtar ile senette borçlu olarak gözüken kişiler arasındaki ilişkiyi ve bu senetlerin sahte olup olmadığını bilmemektedir. Bilmesi de mümkün değildir. Ceza mahkemesince ortada hiçbir delil yokken, sırf lehtar ile senetlerde borçlu gözüken kişiler arasında senetlerin düzenlenmesini gerektiren ticari ilişkinin bulunmamasından hareketle mahkumiyet kararları verilmiştir. Gene yerel mahkeme kararında davacı şirketlerin ticari defter ve kayıtlarında müvekkilime ait herhangi bir kayda rastlanmadığı ifade edilmiştir. Yukarıda da ifade ettiğimiz üzere müvekkilim, takibe konu senetleri ciro yoluyla senet lehtarından devralarak icra takibine konu etmiştir. Bu sebeple müvekkilim ile senette borçlu olarak gözüken şirketler arasında ticari veya başkaca bir ilişkinin olmaması doğaldır. Lehtar ile keşideci konumunda bulunan davacı/borçlular arasında herhangi bir ticari ilişki olup olmadığı hususunu müvekkilim bilemez, bilmesi de gerekmez. Zira  lehtar ile davacı/ borçlular arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı yönündeki bir def'inin müvekkilime karşı ileri sürülebilmesi zaten hukuken mümkün değildir. TTK madde 599/1 hükmüne göre, poliçeden (bono ya da çekten) dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan defileri başvuran hamile karşı ileri süremez.  Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2014/1057 Esas ve 2014/3153 Karar sayılı içtihadına göre; \"...Senede karşı ileri sürülen her türlü iddia yazılı delille kanıtlanmalıdır. Dava konusu senedin davalının ticari defterlerine kaydedilmemiş olması senedi hükümden düşürmez. Mahkemece, delillerin değerlendirilmesinde bu yönde hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. \"SONUÇ VE TALEP: Gerek yukarıda arz ve izah olunan gerekse Dairenizce resen nazara alınacak sebeplerle istinaf başvurumuzun kabulü ile yerel mahkemenin hatalı ve hukuka aykırı kararının kaldırılarak dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini...\"  talep etmiştir.<br>İstinafa cevap veren davacılar vekilinin dilekçesinden özetle; davalı tarafın istinaf istemlerinin reddi ile ilk derece mahkemesi kararının onanmasını, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre \"İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.<br>Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.<br>Dosya kapsamında toplanan delillere, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, uyuşmazlığa konu olay bakımından davalının kesinleşmiş ceza mahkemesi kararıyla sübut bulmuş (sahtecilik) eylemine, ilk derece mahkemenin delilleri takdirinde ve hukuki ilişkiyi nitelendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, istinaf edilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere göre davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca  esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 22/12/2023 tarih ve 2021/788 E - 2023/1163 K sayılı nihai kararının  usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalıdan alınması gerekli olan 34.155-TL istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 8.538,75-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 25.616,25TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/03/2024<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4e52ce2cb5cdbd23","SID":"b93965a2094c04e8"}}