{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 07/04/2021<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 08/03/2024<br><br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, müvekkilinin .... A.Ş’den aldığı 3 adet çek defterinden ilkinin 24 yaprağını, 2. sinin 23 yaprağını ve 3. sünün de 3 yaprağını keşide ettiği, kalan yapraklar defter üzerinde iken bu çek defterlerinin çalındığını, davaya konu, muhatabı .... A.Ş keşidecisi müvekkili olan .... nolu 16/07/2014 keşide tarihli ve 45.000,00.-TL bedelli çekin kendisi tarafından keşide edilmediğini belirterek, bu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı .... Tanıtım ve İletişim A.Ş. vekili, dava konusu çekin diğer davalılardan .... Promosyon Org. Rek. Mat. İnş. Eml. Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti tarafından ciro yoluyla müvekkili şirkete devreldildiğini, müvekkili tarafından ibrazı üzerine bankanın tedbir kararı sebebiyle ödeme yapmadığı gibi çeke de el koyduğunu, bu çekle ilgili kendisinden önceki cirantanın müvekkiline ödeme yapması sebebiyle bu çeke bağlı tahsil edilmemiş bir alacağının kalmadığını belirterek, davanın müvekkili yönünden husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesini, davanın açılmasına müvekkili sebebiyet vermediğinden yargılama masraflarından müvekkilinin sorumlu tutulmamasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda, davacının alınan imza ve yazı örmekleri ile toplanan uygulamaya elverişli imzalarının bulunduğu belgelerin karşılaştırılması suretiyle bilirkişi .... ndan alınan 09/02/2021 tarihli rapora göre; dava konusu çek üzerinde davacı keşideciye atfen atılı imzanın davacı keşideci ... elinden çıkmadığı kanaatine varıldığı, davacının bu çekten dolayı sorumlu olmayacağı, davalı taraf her ne kadar kendisinin senedin iyi niyetli hamil olduğu gerekçesiyle yargılama giderlerinden sorumlu olunmayacağını iddia etmekte ise de imzaya itirazın senet metninden anlaşılan ve harkese karşı ileri sürülebilen mutlak def'ilerden olması nedeniyle iyiniyet iddiasının dinlemeyeceği (Yargıtay 19.HD 03/03/2014 Tarih, 2014/1259 E- 2014/4131 K) gerekçesiyle davanın kabulüne, yargılama masrafları ve vekalet ücretinden tüm davalıların sorumlu tutulmasına karar vermiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>Davalı .... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle, müvekkilinin, çek üzerindeki imzanın davacıya aidiyeti hususunda bilgi sahibi olmasının mümkün olmadığını, davacının müvekkili bakımından haklı olduğunu gösterir hukuken kabul edilebilir somut bir delil sunmadığı halde, mahkemece davanın müvekkili bakımından da kabul edilmesinin doğru olmadığını, kaldı ki müvekkilinin bu çeke bağlı alacağını davadan önce kendinden önceki cirantadan aldığını, bunu da mahkemeye bildirdiğini, kendisi açısından davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, alınan bilirkişi raporunun ve yapılan araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığını, bu yöndeki itirazlarının dikkate alınmadığını, zira bir belgenin uygulamaya elverişli olabilmesi için üzerinde inceleme yapılacak belgenin tanzim tarihine yakın tarihli olması gerektiği, emsal olarak alınan 25.10.2019 tarihli 4 adet tutanak, 25.10.2019 tarihli 1 adet duruşma tutanağı ve 27.02.2015 tarihli vekaletnamedeki imzanın değiştirilmeye müsait olması sebebiyle değerlendirmeye alınmaması gerektiğini, bilirkişinin kanaatinin gerekçelerini gereğince belirtmediğini belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.\t<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, hakkındaki alacak iddiasına dayanak çekteki imza inkarına dayalı menfi tespit davasıdır.<br>Mahkeme, davacının huzurda attığı imzalar ile davacının bildirdiği yerlerden topladığı uygulamaya elverişli imzalar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırmak suretiyle aldığı raporuna göre, davacın çekteki keşideci sıfatıyla kendisine atfen atılı imzanın davacı eli ürünü olmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar vermiş, kararı istinaf edeni de diğer davalılarla birlikte yargılama masraflarından sorumlu tutmuştur.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dava konusu çek nicelendiğinde, keşidecisinin davacı, lehtarının davalılardan ... olduğu, ciro yoluyla davalı ... Ltd. Şti.' ye ondan da ciro yoluyla diğer davalı ... Ltd.Şti.'ne ve ondan da ciro yoluyla davalı ... A.Ş.'ne geçtiği anlaşılmaktadır.<br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına, davalının bildirip de mahkemenin toplamadığı bir uygulamaya elverişli evrak olmaması, davalının yargılama masrafları yönünden olan iyiniyet iddiasının  mutlak def'i karşısında dinlenemeyecek olması karşısında; davalı  ... A.Ş. vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı .... A.Ş. vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 3.073,95 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 759,30 TL harcın mahsubu ile bakiye ‭2.314,65‬ TL istinaf karar harcının davalı ... A.Ş.'den tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davalı ... A.Ş.'nin istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 378.290,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.\t\t\t<br>\t<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8ea5392acce527ce","SID":"1c72b080729771e1"}}