{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2021/1939 <br>KARAR NO\t: 2024/323<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                                    K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...       ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/03/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/249 E.  -  2021/129 K.<br><br>DAVACI\t:\t  <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI<br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Marka Kararı İptali, Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/03/2021 tarih ve 2019/249 Esas - 2021/129 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 1979 yılında Almanya’da kurulduğunu, elektronik aletler sektöründe Avrupa ve Türkiye’nin lideri olduğunu, halihazırda Türkiye’de 25 ilde 78 adet mağazasının bulunduğunu, “...” markasının Türkiye’de T/02547 no ile tanınmış marka statüsünde tescilli olduğunu, ayrıca muhtelif emtia sınıflarında 2015 102292, 2017 82917, 2014 76269, 2011 31935, 2011 117318, 2009 25117, 2007 56515, 95/014297 (172555), 95/014296 (179230) sayılı tescilli markalarının bulunduğunu, müvekkilinin müşterilerine satış sonrası servis ve destek hizmetlerini de “...” markası altında yürüttüğünü, davalının 2018/83361 başvuru numaralı ve \"...+şekil\" ibareli marka başvurusuna itirazlarının davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla 35. sınıfın son alt grubuna ait hizmetler için kabul edildiğini, YİDK'ya yaptıkları itirazın kısmen reddedilerek kalan mal ve hizmetlerin tümü bakımından tescil işlemlerinin devamına karar verildiğini, oysa başvurunun müvekkili markalarına ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, benzerliğin YİDK kararıyla da kabul edildiğini, başvuruda şemsiye şekli bulunup müvekkilinin markasında da şemsiyenin üstten görünümünü simgeleyen bir şekil unsurunun bulunduğunu, \"...\" ve \"...\" ibareleri dışında \"...\" ve \"...\" ibareli arasında da tek harf değişikliğinin bulunduğunu, renk tonlarının da birbirine çok yakın olması nedeniyle başvurunun tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet vereceğini, başvuru kapsamında kalan hizmetler yönünden emtia benzerliğinin de gerçekleştiğini, müvekkilinin markalarının sahip olduğu yüksek tanınmışlık düzeyinin karıştırılma ihtimalini artıracağını,  YİDK kararının SMK'nın 6/5. maddesine aykırı olduğunu, başvurunun kötüniyetle yapıldığını, YİDK kararının SMK'nın 6/3 ve 6/6  maddesi uyarınca da iptali gerektiğini ileri sürerek, YİDK'nın 2019-M-7066 sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.   <br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı şahıs, davacının markasının beyaz zemin üzerine kırmızı harflerle yazıldığını, davalının markasında ise kırmızı zemin üzerine beyaz harfler kullanıldığını, taraf markalarında kullanılan kırmızı rengin pantone tonlarının farklı olduğunu, başvuru markasındaki şemsiye şeklinin “hizmet verilen firmaların yağmur ve güneş gibi bereketli fikirlerinin ‘...’ şemsiyesinde toplanıp tecrübeyle birleştirilerek müşteriyle en uygun çözümü sunmak” amacıyla tasarlandığını, “...” ibaresinin de “...” söyleminin kısaltması olduğunu, davacının markasındaki şeklin ise girdap, helezon veya illüzyon imgesine benzediğini, markalarda geçen “...” ve “...” ibarelerinin birbirleriyle alakasız olduğunu, bu ibarelerin anlamlarının da farklı olduğunu, markalarda geçen kelimelerin de farklı yazı karakterleriyle yazıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. .<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu 2018/83361 sayılı marka kapsamında yer alan \"Sınıf 09: Bilim, denizcilik, topoğrafya, meteoroloji, sanayide ve laboratuvarda kullanım amaçlı olanlar dahil ölçme aletleri, cihazları: tıbbi amaçlı olmayan termometreler, barometreler, ampermetreler, voltmetreler, nem ölçerler, test cihazları, teleskoplar, periskoplar, pusulalar; taşıt göstergeleri; laboratuvarlarda kullanılan malzemeler: mikroskoplar, büyüteçler, dürbünler, deney malzeme ve cihazları. Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri. Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. Antenler, uydu antenler, yükselticiler ve bunların parçaları. Makine ve cihazların elektroniğinde kullanılan elemanlar: yarı iletkenler, elektronik devreler, entegreler, yongalar (çipler), diyotlar, transistörler, manyetik kafalar, saptırıcılar; elektronik kilitler, fotoseller, elektronik açma kapama mekanizmaları, algılayıcılar (sensörler). Birim zamandaki tüketim miktarını ölçen sayaçlar ve zaman ayarlayıcıları. Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar. Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler, elektrik enerjisi üretimi için güneş panelleri. Ana fonksiyonu uyarı ve alarm olan cihazlar (taşıt alarmları hariç), elektrikli ziller. Trafikte kullanım amaçlı sinyalizasyon, işaretle bildirme cihazları ve araçları. Yangın söndürme amaçlı taşıtlar dahil yangın söndürme aletleri ve cihazları (yangın söndürme hortumları ve yangın söndürme vanaları dahil). Sınıf 16: Kağıt, karton (mukavva); kağıt veya karton malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri, karton kutular;  Matbaa ve ciltleme malzemeleri. Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları.  Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar. Sınıf 35: Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Sınıf 41: Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Sınıf 42: Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri.\" ile davacıya ait itiraza mesnet 2015/102292, 2017/82917, 2011/117318 ve 2007/56515 sayılı markaların kapsamında kalan mal ve hizmetlerin aynı, aynı tür, benzer oldukları, yine davacıya ait 2014/76269 sayılı marka kapsamındaki 35. sınıf hizmetlerin 172555 sayılı marka kapsamındaki 35, 41 ve 42. sınıf hizmetler, 179230 sayılı marka kapsamındaki 9 ve 16. sınıf emtialar ile örtüşen dava konusu marka kapsamındaki mal ve hizmetler arasında benzerlik ilişkisinin mevcut olduğu; davaya konu emtialara ilişkin olarak, \"... ...\" ibaresi ile \"...\" ibaresinin birbirine benzediği, markalarda geçen \"...\" ve \"...\" ibarelerinin görsel, işitsel ve kavramsal olarak aynı çağrışıma karşılık geldiği, \"...\" ve \"...\" kelimelerinin her ikisinin de 5 harften oluştuğu, bu harflerin 4'ünün aynı olduğu, aralarında 1 harf farklılığının bulunduğu, 4 harfin aynı olmasının özellikle görsel ve fonetik olarak bu kelimeleri yakınlaştırdığı, yine davacı markalarında bulunan şekil figürünün üstten bakınca açılmış şemsiye figürünü çağrıştırdığı, dava konusu markada da ters açılmış şemsiye figürünün bulunduğu, dava konusu markada kullanılan kırmızı rengin davacıya ait itiraza mesnet bazı markalarda da kullanılmış olduğu, bu hale göre markaları oluşturan tüm unsurlar global olarak değerlendirildiğinde, daha önce davacıya ait \"... ...+şekil\" unsurlu markaları gören, işiten, bu markalı mal ve hizmetlerden yararlanan ortalama tüketici kesiminin, gerekse nispeten daha  dikkatli ve bilinçli tüketici kesiminin daha sonra davaya konu \"...+şekil\" markasını gördüğünde ya da işittiğinde, markaları oluşturan kelime unsurları ile birlikte şekil unsuru ve renk unsuru ile bir bütün halinde, bu markayı davacıya ait markaların serisi niteliğinde yeni bir marka zannedebileceği, zira karşılaştırılan markalarda yer alan kelime unsurlarının benzerliği ile birlikte şekil unsurlarının aynı şekilde şemsiye figürüne çağrışım oluşturacağı, kavramsal olarak \"...\" ve \"...\" kelimelerinin farklı kavramsal karşılıkları bulunması olgusunun, markalar arasındaki iltibas tehlikesini bertaraf etmeyeceği, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökeni işaret ettiğini algılama ihtimalinde dahi marka sahipleri arasında idari ya da ekonomik bir bağlantı kurabileceği, bu nedenle yukarıda emtia benzerliği tespit edilen mal ve hizmetler bakımından karşılaştırılan markalar arasında SMK'nın 6/1. maddesi hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, SMK'nın 6/3. maddesi koşullarının oluşmadığı, davacının dava dosyasına sunmuş olduğu delillere göre \"... ...+şekil\" markasının özellikle perakende satış ve mağazacılık sektöründe iyi bilindiği ve tanınmışlığa ulaştığı, ayrıca davalı ...’in davacının bu markasını “tanınmış marka” statüsüne alarak T/02547 numara ile ilgili sicile kaydettiği, dava konusu marka başvurusu ile davacının tescilli/tanınmış markalarının benzerliği gerçeği de gözetildiğinde, davalının dava konusu markayı kullanması halinde, dava konusu mal ve hizmetlerin davacı markaları ile benzer olmayanları bakımından haksız bir yararın sağlanması, tanınmış markanın itibarına zarar verilmesi veya tanınmış markanın ayırt edici karekterinin zedelenmesi durumlarının oluşabileceği, SMK'nın 6/4 ve 6/5 maddesi hükmü koşullarının somut olayda oluştuğu, SMK'nın 6/6. maddesi hükmüne göre himaye edilmesi gereken bir hak ihlalinin bulunmadığı, davalı şahsın kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu  bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/06/2016 tarih 2014/11-696 E 2016/778 K sayılı kararı uyarınca iltibas incelemesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin gerekmesi karşısında iltibas değerlendirmesine ilişkin aksi yönde hukuki nitelendirme barındıran 31/08/2020 havale tarihli bilirkişi heyeti görüşüne itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile; 2019-M-7066 sayılı YİDK kararının davacının itirazlarının reddine ilişkin kısmının iptaline, dava konusu 2018/83361 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, marka başvurusuna itiraz aşamasında ileri sürülen itirazın kapsamı genişletecek şekilde kabul kararı verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, marka başvurusuna itiraz aşamasında itiraza gerekçe/dayanak olarak bildirilmemiş olan 2011/117318, 2007/56515, 172555 ve 179230 sayılı markaların YİDK kararının iptali noktasında hükme esas alınmış olmasının 6769 sayılı SMK'nın 18 ve 20. maddelerine aykırılık teşkil ettiğini, markalar arasında çifte benzerlik şartının gerçekleşmediğini, tanınmışlığa dayalı ret koşullarının oluşmadığını, davacı markasının perakende satış hizmetleri yönünden tanınmış marka olduğu kabulü karşısında, bu kapsamda kalmayan diğer mal ve hizmetler yönünden 6/5 hükmünde aranan risklerin ne şekilde oluşacağı değerlendirilmeksizin SMK'nın 6/5. maddesinde aranan koşulların oluştuğu yönündeki kabulün hatalı olduğunu, nitekim dosya kapsamında davacı tarafça bu iddianın ispatına elverişli delil sunulmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tİşlem dosyasının incelenmesinden, davalı gerçek kişinin, 2018/83361 nolu ve \"...\" ibareli markanın 09, 16, 35, 41 ve 42. sınıf mal ve hizmetlerde tescili için davalı ... başvurduğu, davacının, \"...\" ibareli markalarına dayalı olarak, iltibas, gerçek hak sahipliği, tanınmışlık, ticaret unvanı ve kötü niyet iddiasıyla başvuruya itiraz ettiği, Markalar Dairesi Başkanlığınca taraf markalarının benzer görülmediği ve itirazın reddedildiği, davacının bu karara karşı yaptığı itirazın ise, YİDK'ın 26.08.2019 tarih ve 2019-M-7066 sayılı kararıyla kısmen kabul edilerek başvurunun kapsamından 35. sınıfın 05. alt sınıfındaki hizmetlerin başvuru kapsamından çıkartıldığı, anılan kararın davacıya 28.08.2019 tarihinde tebliğ edildiği ve işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 25.10.2019 tarihinde  açıldığı anlaşılmıştır.  <br>İlk derece mahkemesinin kabulü ve istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık taraf markaları arasında iltibas bulunup bulunmadığı ve SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. <br>6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.<br>   Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde, dava konusu başvuru kırmızı zemin üzerine beyaz standart harflerle yazılmış \"...\" ibaresi ve bu ibarenin altında ters dönmüş bir şemsiye görselinden oluşmaktadır. Davacının itiraza mesnet markaları ise beyaz zemin üzerine siyah standart harflerle, siyah zemin üzerine beyaz, beyaz zemin üzerine kırmızı harflerle \"...\" ibaresinden oluşmaktadır. Davacının itiraza mesnet markalarında \"...\" görseline benzeyen bir şekil de yer almaktadır. Davacının bazı markalarında \"...\", \"...\" ibarelerine de yer verilmiştir. Böylece, taraf markaları, aynı anlama gelen \"...\" ve \"...\" kelimeleriyle başlamakta, daha sonra ortak harfler barındıran \"...\" ve \"...\" ibarelerini ve şekil unsurunu içermektedir. Bu hali ile, taraf markaları ilk derece mahkemesince iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer bulunmuş ise de, \"...\" ibaresi ayırt ediciliği zayıf bir kelime olup, kimsenin tekeline verilemez. Taraf markalarında bu ibarelerden sonra gelen \"...\" kelimesi Almanca  \"pazar\", \"...\" kelimesi ile İngilizce \"akıllı, zeki\" anlamına gelmektedir. \"...\" ve \"...\" kelimeleri anlamsal olarak farklı olduğu gibi farklı harflarle başlamaları nedeniyle görsel ve işitsel olarak da yeterince farklılaşmıştır. Yine, davacı markalarında yer alan görsel, esasen, açılmış bir şemsiyenin üstten görünümü olmadığından, taraf markalarındaki işaretlerin de aynı/benzer olduğundan söz edilemeyecektir. Dolayısıyla, Dairemizce yapılan incelemede, taraf markalarının benzer olmadığı sonucuna ulaşılmış, ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü yerinde görülmemiş, bu durumda, SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında işaret benzerliği koşulu gerçekleşmemiştir. <br>Tarafların marka işaretleri benzer bulunmadığından, Dairemizce emtia benzerliği şartı yönünden değerlendirme yapılmasına gerek görülmediği gibi davacı markalarının tanınmış olması da sonuca etkili bulunmamıştır.<br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 tarih ve 2014/11-696 E.- 2016/778K.  sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.<br>Davacı vekilince SMK'nın 6/3 ve 6/6. maddesi uyarınca da tescil engeli bulunduğu ileri sürülmüş ise de, davacının \"... ...\" ibaresini esas unsur olarak içeren bir markayı herhangi bir mal veya hizmet için tescilsiz olarak markasal etki yaratacak şekilde kullandığına ve böylece önceye dayalı markasal kullanımından dolayı \"...\" ibaresi üzerinde üstün hakkının bulunduğuna dair bir delil bulunmadığından gerçek hak sahipliği iddiası ve davacının ticaret unvanının çekirdek unsuru ile dava konusu marka başvurusunun benzer olmaması nedeniyle SMK'nın 6/6. maddesine dayalı iddia yerinde bulunmamıştır. <br>Somut olayda uyuşmazlığın niteliği ve istinaf edenin sıfatı gözetildiğinde, bir başka hususun daha tartışılması gereklidir. Zira somut uyuşmazlıkta davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde, gerçekte ayrı davaların konusunu oluşturan iki farklı talep birleştirilmiş ve davalı ... YİDK kararının iptali ile diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi birlikte talep edilmiştir. Mahkemece her iki talebin de kabulüne karar verildiği halde, yerel mahkeme kararı, davalı gerçek kişi tarafından istinaf edilmemiştir. Davalı ...'in istinaf başvurusu ile YİDK kararının iptali davası yönünden oluşacak hukuki sonucun, diğer davalı gerçek kişiyi ilgilendiren hükümsüzlük davasına yansıması düşünülemez. Dolayısıyla Dairemizce, YİDK kararının iptali davası yönünden ulaşılan sonucun, yerel mahkemece verilen hükümsüzlük kararına yansıtılması mümkün olmamıştır.<br>Sonuç olarak, ilk derece mahkemesince  dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet mesnet marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle YİDK kararının iptali istemli davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.   <br>\t<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 19/03/2021 gün ve 2019/249 Esas - 2021/129 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-YİDK kararının iptali istemli davanın REDDİNE, <br>\t\t\t\t\t\t\t\t3-Marka hükümsüzlüğü istemli davanın KABULÜ İLE, davalı gerçek kişi adına tescilli,  2018/83361 sayılı markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE<br>\t4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 44,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 383,20-TL'nin davalı ...'den tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan ve hükümsüzlük davası yönünden Dairemizce bir istinaf incelemesi yapılmadığından ilk derece mahkemesi kararında hükmedilen 5.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,<br>\t6-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan ve YİDK kararının iptaline ilişkin dava reddedildiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, <br>\t7-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan  4.200,00-TL bilirkişi ücreti, 307,00-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 88,50-TL tebligat giderinden oluşan toplam 4.595,50-TL yargılama giderinin, takdiren 1/2'sinin hükümsüzlük davası yönünden yapıldığının  kabulü ile,  bu orana isabet eden 2.297,75-TL'ye, 44,40-TL peşin harç ile 44,40-TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 2.386,55-TL'nin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına<br>\t8-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 2,00-TL tebligat ve posta masrafı, 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 164,10-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, <br>\t9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip resen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t10-Davalı ...'ndan peşin olarak alınan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının, kararın kesinleşmesinden sonra ve talebi halinde anılan davalıya iadesine,  <br>11-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 23/02/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 20/03/2024\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a2356b63b0a7f943","SID":"0b872992dc566402"}}