{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/1320 <br>KARAR NO\t\t: 2024/541<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/04/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/236 Esas 2021/395 Karar <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 14.03.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 14.03.2024<br><br>\tİzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.04.2021 tarih 2020/236 Esas 2021/395 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, davacıya ait yabancı plakalı araç ile davalıların maliki, sürücüsü ve ZMM sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada davacının aracının zarar gördüğünü, aracın yurt dışındaki tamir masrafının 12.384,59-Euro, ekspertiz ücretinin 1479,00-Euro olarak tespit edildiğini, davalıya yapılan başvuru üzerine 4.362,62-TL ödeme yapıldığını, davalıların oluşan zararı karşılamak ile yükümlü olduğunu, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile  toplam 11.721,58-Euro, zararın 09.01.2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak,  1479,00-Euro ekspertiz ücretinin fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini  dava ve talep etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davalının sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında gerçek zarar nispetinde poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, zarar ve ekspertiz ücreti talebinin fahiş olduğunu, kusur ve zararın tespit edilmesi gerektiğini, dava tarihinden faiz talep edilebileceğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... ve ... vekili, bilirkişi vasıtasıyla kusur oranlarının tespit edilmesinin gerektiği, ayrıca trafik kazası sonrası davacıya ait araçta meydana gelen hasarın sürtmeden kaynaklandığı, hasarın birkaç çizik ve göçükten ibaret olduğu,zarar ve ekspertiz ücreti talebinin fahiş olduğunu, kusur ve zararın tespit edilmesi gerektiğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı sigortalı araç sürücüsünün % 50 oranında eşit kusurlu olduğu, davacın aracında davacı aracında 12.384,59-Euro hasar oluştuğu, davalı tarafından ödeme tarihindeki kura göre ödenen bedelin 663,01-Euro'ya karşılık geldiği, kusur oranına göre bakiye zararın 5.529,28-Euro hesaplandığı, 748,50-Euro ekspertiz ücretinin uygun olduğu, davalı araç maliki ile sürücünün  kaza tarihi olan 22.07.2019 davalı avalı sigorta şirketinin ise 13.01.2020 tarihinde temerrüte düşeceği, davalılardan tarihlerden faiz talep edebileceği, belirtilerek; davanın  kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddinne karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı ile davalılar ... ve ... tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile sigorta eksperi tarafından düzenlenen uzmanlık raporu arasında çelişki bulunduğunu, davalı sürücünün asli ve tam ksurlu olduğunu, çelişkinin giderilmesi gerektiğini, raporun hükme esas alınamayacağını eksik inceleme yapıldığını, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDavalılar ... ve ... vekili, kazanın davalıya ait aracın çok hızlı ve kontrolsüz olarak davalı sürücünün kullandığı diğer davalıya aait aracın önüne kırması ve kazaya sebebiyet vermesi ile meydana geldiğini, davacı araç sürücüsünün sağa dönüşte yavaşlayarak dönmesi gereken yerde hiç hız kesmeden ani bir manevra ile dönüş yaptığını, davacı tarafın tam ve asli kusurlu olduğunu, hasar, sürtmeden ibaret olduğunu, yapılan işlemlere ilişkin fahiş ücretler belirlendiğini, rapora karşı itirazların dikkate alınmadığını, ekspertiz ücretinin davalılara yükletilemeyeceğini, aracın onarımın Tükiye' de yapılması gerektiğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, işletenin hukuki sorumluluğu ve ZMMS poliçesi kapsamında trafik kazası nedeni ile tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>\t1.\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2.\t2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun  91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.  )<br>\t3.\tDavacının Almanya'da ikamet edip, geçici olarak Türkiye'ye getirdiği aracının trafik kazası sonucunda hasara uğradığı, davacının aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamayacağı, aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahip olduğu, araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerekir.  (Yargıtay HGK'nun 24.06.2015 tarih  ve 2014/17-28 E. -  2015/1745 K.) 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir.\t( Yargıtay 17. HD'nin 17.05.2018 tarih ve 2015/8003 E. - 2018/5155 K.) Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanun'un \"Yabancı para borcunda faiz\" kenar başlıklı 4/a maddesinde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede; “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir.<br>\t4.\tEkspertiz gideri yargılama giderlerinden olup  ekspertiz masrafının karar tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının yargılama giderlerine eklenerek davanın kabul ve red oranına göre karar verilmesi gerekir.( Yargıtay 17. HD'nın 21.10.2019 tarih ve  2017/1822 E.- 2019/9723 K. ,17. HD'nin 03.05.2015 tarih 2014/24135 E. 2015/3870 K. )<br>\t5.\tDavalının sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arzeder. Bu kapsamda, dosyaya kazandırılan  açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli, bilirkişi raporu ile olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde, oluş şekline uygun düşecek biçimde, taraflara kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle, kusur değerlendirilmesi yapılarak, eksperitz raporunda tayin edilen kusur durumu örtüşecek şekilde davacı ile davalı sigortalı araç sürücüsünün  % 50 oranında eşit kusurlu olduğu belirlenmek suretiyle araç hasar bedelinin tespitinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.<br>\t6.\tAçıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, hasarın anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, sigortacının davadan önce ödediği miktarın ödediği tarihteki kur karşılığı Euro'ya çevrilmek sureti ile hasar bedelinden mahsup edilmesine, bakiye hasar bedelinin yabancı para alacağının fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığı üzerinden davalıların sorumluluğu cihetine gidilmesine, dava değeri yapılan yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı olan Türk Lirası esas alınarak kabul edilen miktar üzerinden harç ile karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücreti hesaplanmasına, yargılama giderlerinden olan ekspertiz ücretinin karar tarihindeki Türk Lirası karşılığı üzerinden yargılama giderine dahil edilmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı ile davalılar ... ve ...'nun istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60-TL'den peşin alınan 59,30-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 368,3‬0-TL'nin davacıdan tahsiline,<br>\t3-Davalılar ... ve ... yönünden istinaf karar harcı olan 2.869,57-TL'den peşin alınan 715,00-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 2.154,57-TL'nin davalıdan tahsiline,<br>\t4-İstinaf başvurusu nedeni ile tarafların yaptıkları giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 14.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c162dbcccf44f9a6","SID":"e68e91913d50bc10"}}