{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/260 <br>KARAR NO\t\t: 2024/568<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14.12.2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/156 E.<br>TALEBİN  KONUSU\t: İhtiyati Tedbire İtiraz  <br>KARAR TARİHİ\t: 19.03.2024 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19.03.2024<br><br>\tİzmir fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin  14.12.2023 tarih2023/156 E. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :\t\t\t\t<br>\tTALEP : İhtiyati tedbir isteyen vekili,  müvekkili şirketin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 3. Sınıfta 2020/22890  numaralı  “...” markasının karşı tarafça ... isimli internet sitesi üzerinden müvekkilinden herhangi bir lisans veya icazet alınmadan müvekkiline ait tescilli ürünleri satıp haksız kazanç elde ettiğini, bu şekilde ... ve ... markalarının haksız ve hukuka aykırı olarak kullanıldığını ve satışa sunulduğunu, haksız yarar elde edildiğini belirterek, www.....com/...-... internet adreslerinde müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespiti ile yapılan satışların tedbiren durdurulması, yasaklanması ve önlenmesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş olup, mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde talebin kabulüne karar verilmiştir. <br>\tİTİRAZ : İhtiyati tedbire itiraz eden vekili, talepte bulunan aleyhine İzmir Fikri Ve Sınai Haklar Mahkemesinin 2023/87 Esas sayılı dosyasından dava açılmış olduğunu, dolayısı ile talep eden tarafından iş bu  değişik iş dosyasından talep edilen tedbir kararının açıkça kötüniyetli ve haksız olduğunu, ayrıca 10/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren  6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 159, HMK'nun 389/2, 390/3 ve maddelerinde geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden birinin ispat ölçüsü noktası olduğunun belirtildiğini, geçici hukuki koruma için aranan yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğini, hakimin, mevcut ispat kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemeyeceğini, tespit isteyen aleyhine mahkemenin 2023/87 esas sayılı dosyasında açılan hükümsüzlük davasının derdest olduğunu, delil tespiti istenen marka ile hükümsüzlük davasına konu markanın aynı olduğunu, hükümsüzlüğü istenen marka için tedbir kararı verilmesine yönelik tedbir ara kararından dönmesi gerektiğini savunmuştur. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :Mahkemece, mevcut delil durumu, bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek verilen ihtiyati tedbir kararının dosya kapsamına ve yaklaşık ispat kurallarına uygun bulunduğu, mahkemece hükmedilen teminatın dosya kapsamına hak ve nesafet ilkelerine uygun bulunduğu, bu kapsamda ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına yer ve gerek bulunmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili, davacının da tıpkı müvekkili gibi “...” ve “...” ibareli markalı ürünlerin asıl hak sahibinin yabancı menşeili ... Şti olduğunu,  davacının söz konusu şirketten iş bu davaya konu markalı ürünleri ithal ettiğini, ticaretin ülkesel sınırları olmamakla birlikte markaların korunmasında uygulanan ülkesellik ilkesi, TPMK nezdinde tescilli olmayan markaların üçüncü kişiler tarafından istismar edilmesine neden olabildiğini, yabancı menşeili bir markanın yarattığı itibardan, ticari başarıdan kazanç sağlamak isteyen kişilerin, markanın gerçek hak sahibi tarafından TPMK nezdinde ve/veya Madrid Protokolü kapsamında tescil ettirilmemiş olmasından yararlanarak, Türkiye’de kötü niyetli tescil başvurusu yapıldığını, marka sahibinin, izni olmaksızın markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmanın marka hakkına tecavüz sayıldığını, dolayısı ile müvekkilin eylemlerinin davacıya karşı marka tecavüzü teşkil etmediğini, İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk 2023/87 E. Sayılı dosyası ile açılan hükümsüzlük davası 25.05.2023 tarihinde açılmış iken, iş bu tedbire konu delil tespiti ve marka tecavüz davasının 18.10.2023 tarihinde, hükümsüzlük davasının varlığı bilinerek açıldığını, bu dava derdest iken, aynı markalara ilişkin tecavüz davası açılarak ihtiyati tedbir kararı verilmesiyle  müvekkilinin telafisi imkânsız zararlar ile karşı karşıya kalacağını istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.<br>\tGEREKÇE : Talep yerel mahkemenin 12/01/2024 tarihli ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara kararının istinafı talebine ilişkindir. <br>\tSomut olayda mahkemenin 2023/91 D.iş sayılı dosyası üzerinden verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz edildiği, mahkemece esasa ilişkin olarak 2023/156 Esas sayılı dosyada dava açıldığı gerekesiyle itirazın esasa ilişkin dosyada incelenerek, mevcut delil durumu, bilirkişi raporuna göre yaklaşık ispat koşullarının gerçekleştiğinden bahisle ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine karar verilmiş, aleyhine  ihtiyati tedbir kararı verilen davalı vekilince iş bu ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.   <br>\tİhtiyati tedbir bir dava olmayıp, geçici hukuki korumadır. İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. İhtiyati tedbir isteminde davanın esası açısından haklılığın yaklaşık olarak, ispat edilmesi ve tedbirin  uyuşmazlık konusu hususa ilişkin olması gerekir.<br>\tDiğer taraftan HMK'nun 396. Maddesi gerekçesine göre, tedbirin verildiği tarihten sonra, tedbirin verilmesini gerekli kılan şartlarda değişiklik meydana gelmesi halinde, bu değişikliğe uygun olarak tedbirin de değiştirilmesi ya da kaldırılması gerekebilir. Bu şekilde, hâl ve şartlar değiştiğinde tedbirin değiştirilmesi ya da kaldırılması için talepte bulunulması şartı aranmıştır. Buna göre İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk 2023/87 E sayılı dosyası ile açılan hükümsüzlük davası veya bu davadan sonra açıldığı belirtilen markanın hükümsüzlüğüne ilişkin davada hal ve şartların değişmesi halinde talep üzerine mahkemece her zaman ihtiyati tedbirin değiştirilmesi ya da kaldırılmasına karar verilebilecektir.  <br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,\t<br>\t2-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı yönünden istinaf karar harcı olan 704,50 TL'den peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 434,65 TL harcın ihtiyati tedbire itiraz eden davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbire itiraz eden davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.19.03.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eaae605ebd19db0a","SID":"4b77e19ddb44f30c"}}