{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/142 <br>KARAR NO: 2024/435<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 23/09/2020<br>NUMARASI: 2018/148 E. - 2020/238 K.<br>BİRLEŞEN İSTANBUL 1.FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİNİN 2018/566 ESAS SAYILI DOSYASINDA; <br>BİRLEŞEN İSTANBUL 2.FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'NİN 2018/546 ESAS SAYILI DOSYASINDA; <br>DAVA: Maddi Tazminat <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/02/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Asıl Dava:  Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı adına ... no ile tasarımın davalı yanca gaspı ve davalı adına tescil edilmiş olması nedeniyle terditli olarak gerçek hak sahibinin davacı olması nedeniyle tescilin davacı adına tescilini, aksi halde tasarımın hükümsüzlüğünü, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davaya konu tasarımı adına tescil ettirdiğini, davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, zararının da bulunmadığını, davanın reddini talep etmiştir.Birleşen İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/566 Esas sayılı dosyasında; Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı şirkete ait 2017 03920 tescil numaralı tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasfını taşımaması nedeniyle hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmesini ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/546 Esas sayılı dosyasında;Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın 02/06/2017 tarihinde TPMK'ya başvurarak aynı tarihte ... tescil numarasıyla Lokarno 09-01 sınıfına ambalaj/şişe türünde tescil ettirdiğini, davalı firmanın müvekkiline ait olan tasarım haklarını yanıltıcı bilgilerle kendisine ait olduğunu iddia ederek, müvekkilinin çalışmış olduğu üçüncü tüzel kişilere yanıltıcı beyan gönderdiğini, anılan durumun akabinde geçici olarak bir süreliğine müvekkilinin alım-satım işlemlerinin durduğunu ve bu süre zarfında müvekkilinin menfi zarara uğradığnı belirterek, müvekkili firmanın uğramış olduğu maddi zararların tespit edilerek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... Tic. A.Ş'nin \"...\" tanınmış markası ve \"...\" markası ile Türkiye'de ve Dünya'da 300'e yakın mağazası ve internet üzerinden satış yaptığını, üçüncü kişilerce müvekkiline ait tescilli markanın ve ürünlerin taklit edilerek haksız rekabet gerçekleştirildiğini, müvekkilinin itibarına zarar verildiğini, ayırt edilemeyecek kadar benzer tasarım üretimi ve satışı ile müvekkili ile ticari bir bağ olduğu izlenimi yaratılarak haksız kazanç sağlandığını, davacıya ait ... nolu tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğü talebi ile İstanbul 1.FSHHM'nin 2018/148 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, dava konusunun ve taraflarının aynı olduğundan bahisle mahkememiz dava dosyası ile İstanbul 1.FSHHM'nin 2018/148 esas sayılı dosyasının birleştirilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Birleşen İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/239 Esas sayılı dosyasında; Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu tasarıma ilişkin 02.06.2017 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumuna başvurarak ... tescil numarasıyla ... 09-01 sınıfına ambalaj/şişe türünde 5 yıl süre ile korunmak üzere tescil ettirdiğini, davalının ... sayılı tasarım tescilinin 18.12.2017 tarihli olduğunu, davalının müvekkiline ait tasarım hakkına tecavüzde bulunduğunu, davalının ürününün bilgilenmiş kullanıcı üzerinde müvekkilinin ürününden farklı olarak herhangi bir ayırtedicilik vasfına haiz olmadığını, müvekkiline ait tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim ile davalının ürünü arasında belirgin farklılıklar bulunmadığını, davalının kötü niyetle müvekkilinin tasarım hakkına sahip olduğu ürünü ürettiğini ve üçüncü şahısa ait olan markayı da ürünü üzerinde kullandığını bu hali ile müvekkilinin tasarım  hakkına tecavüz eylemini  gerçekleştirdiğinden bahisle davalı adına kayıtlı ... nolu tescilli tasarımın hükümsüzlüğüne ve 3.kişilere devrinin engellenmesi yönünden sicil kaydına tedbir konulmasına karar verilmesini talepve dava ettiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... Tic. A.Ş'nin \"...\" tanınmış markası ve \"...\" markası ile Türkiye'de ve Dünya'da 300'e yakın mağazası ve internet üzerinden satış yaptığını, üçüncü kişilerce müvekkiline ait tescilli markanın ve ürünlerin taklit edilerek haksız rekabet gerçekleştirildiğini, müvekkilinin itibarına zarar verildiğini, ayırt edilemeyecek kadar benzer tasarım üretimi ve satışı ile müvekkili ile ticari bir bağ olduğu izlenimi yaratılarak haksız kazanç sağlandığını, davacıya ait ... nolu tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğü talebi ile İstanbul 1.FSHHM'nin 2018/148 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, dava konusunun ve taraflarının aynı olduğundan bahisle mahkememiz dava dosyası ile İstanbul 1.FSHHM'nin 2018/148 esas sayılı dosyasının birleştirilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"....Türk Patent ve marka kurumundan gelen belgeler incelendiğinde; ... nolu endüstriyel tasarım belgesinin başvurusunun 18.12.2017 tarihinde yapıldığı, bültende 9.1.2018 tarihinde yayınlandığı ve 18.12.2017 tarihinde tescil edildiği, bültende yayın üzerine bu tasarıma   itiraz edildiği ve sahibine bildirimde bulunulduğu ve kararın 5.7.2018 tarihinde sahibine  bildirildiği  ve  tasarımın  iptal  edildiği  anlaşılmıştır. (davacı ...  adına tescilli ... nolu tasarım tescilinin ilgili tasarıma itiraz edilmesi üzerine Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından iptal edildiği, davalı/karşı davacı  ... tasarımının  tescilinin önceki tarihli oluşunu ileri sürerek bu davacının  TPMK sicilinden tasarım tescilinin iptalini sağladığı, dolayısıyla bu tasarımın hükümsüzlüğü için açılan davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır.) ... nolu endüstriyel tasarım belgesinin başvurusunun 2.6..2017 tarihinde yapıldığı, bültende 28.6.2017 tarihinde yayınlandığı ve 2.6.2017 tarihinde tescil edildiği ancak yargılamada alınan tüm bilirkişi raporlarında bu tasarımında yeni ve ayırt edici nitelikde bulunmadığından hükümsüzlük koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda endüstriyel tasarım belgesine konu firmaların tasarımlarının yenilik ve ayırt edici niteliklere sahip olmadığı,   “...” sabunundan yola çıkılan bir tasarım  olması nedeniyle, başvuru tarihinde  yenilik ve ayırt edicilik şartını karşılamadığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu incelendiğinde Ek raporun 15.sayfasında  görsellerin 1.4.2015, 2.12.2015 tarihlerinde dava dışı firmaların  internet sitesinde yayınlanmış olması nedeniyle tüm tasarımların yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini ortadan kaldırdığı bildirilmiştir. Türk Patent ve Marka Kurumundan celp edilen tasarım tescil belgesi, taraflarca sunulan tasarım belgeleri ile ... “...” Marka Tescil Belgesi, ... “... ” ibareli Marka Tescil Belgesi, ...com alışveriş sitesinde  ürünün 1 Nisan 2015 tarihinde satışa konulduğunu gösterir belge,  ürünün satışını gösterir 12.07.2016 tarihli fatura ,... A.Ş. Tarafından düzenlenen 12.07.2016 tarih ... sayılı, 14.07.2016 tarih ... sayılı, 22.07.2016 tarih ... sayılı, 01.12.2016 tarih ... sayılı faturalar ile 08.03.2016 tarih ve ... tarihli proforma fatura,  .... Tic. A.Ş. İle ... A.Ş. ait  ticaret sicil gazetesi,  HMK 266. maddesi kapsamında bilimsel yöntemlerle hazırlanmış, denetim ve hukum kurmaya elverişli bilirkişi raporları ile hükmü dayanak alınan ek rapor içeriği  dikkate alındığında; 2017/03920 nolu tasarımın başvuru tarihinde yeni ve ayırt edici nitelikte olmadığı anlaşıldığından bu tasarımın  hükümsüzlüğü istemine ilişkin olarak olarak açılan asıl ve birleşen  davaların KABÜLÜNE, ... tescil nolu tasarımın hükümsüzlüğü istemiyle açılan davada yargılama sırasında dava konusu tasarım iptal edildiğinden dava konusuz kalmakla bu tasarımın hükümsüzlüğü yönünden esasla ilgili bir karar verilmesine yer olmadığına, ... tescil nolu tasarımın hükümsüzlük şartları oluştuğundan ve tasarım hükümsüz kılındığında bu hak esasen hiç doğmamış gibi sonuç doğuracağından bu tescil belgesinden kaynaklı haklara dayalı  olarak açılan tazminat davasının REDDİNE\" karar verilmiştir.Davalı/Birleşen 2018/546 E. Sayılı dosya Davacısı ... Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; -asıl dava ve birleşen davalarda müvekkili şirkete ait tasarımın hükümsüzlüğü ile bağlı taleplerin reddine karar verilmiş ise de, işbu karar hukuken tamamen mesnetsiz olup, usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirkete ait tasarımın davacı/karşı davalıların ürünlerinin tasarımından önce bir tarihte kamuya sunulduğunu, bu yönde gerekli yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıdığını, dava konusu tasarımın karşı taraf tarafından müvekkili şirketten önce kamuya sunulmuş olunduğunun ispatlanamadığını, müvekkili şirketin tasarımının yenilik ve ayırt edicilik niteliklerinin olmadığının ileri sürülemeyeceğini, dava konusu tasarımın ilk olarak piyasaya sürmekten kaynaklı olarak ne davacı/karşı davalı Deha ne de birleşen davalarda davacı/karşı davalı ... ve ... Kozmetik’in bir hakkı bulunduğunu, bilirkişi raporlarında da müvekkili şirkete ait tasarımın 2015 yılında piyasa sürülmüş olduğunu, bu ürünün karşı taraflarca bu tarihten daha önce kamuya sunulduğunu gösterir hiçbir delil bulunmadığını, asıl rüçhan hakkı sahibi olanın müvekkili şirket olup, karşı tarafın bu yöndeki iddialarının hukuken mesnetsiz olduğunu, karşı tarafın dosyaya sunmuş olduğu delillerin tarihsiz veya 2018 tarihli olduğunu, dava konusu tasarımın 2015 senesinde kamuya sunulduğunu, davaya konu ..., ... ve ... numaralı tasarımlara ilişkin 6769 Sayılı SMK ve TTK 54/1 ve 55 maddeleri yönünden gerçekleştirilen değerlendirme sonucu hazırlanan uzman görüşü itibariyle de müvekkili şirketin tescil etmiş olduğu ... nolu tasarımın yenilikten yoksun olduğunun iddia edilemeyeceği tespitine varıldığını, -Davacı/karşı davalı ... tarafından dosyaya sunulan 01.01.2017 tarihli ... nolu fatura metninde “...” ifadesinin yer aldığından hareketle dava konusu tasarıma ilişkin kesin delil ortaya konulduğu ileri sürülmüşse de, söz konusu delilin tasarıma ilişkin bir gösterge sayılamayacağını, fatura içeriğinde tasarıma ilişkin bir görsel bulunmadığını, müvekkili şirkete gönderilen Kadıköy ... Noterliği 25.02.2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname içeriğinde, karşı taraf “...” ibaresinin bir marka olmayıp tasarımın içindeki sabunun içeriği ve kalitesini gösteren bir ibare olduğunu ileri sürerek ikrar ettiğini, karşı tarafın herhangi bir tasarım ve ürün kodu ile “...” ibareli ürün satışını gerçekleştirmiş olabileceğini, söz konusu faturaların bu bakımdan da tasarıma ilişkin bir delil niteliğine sahip olmadığını, mahkemece hatalı ve eksik değerlendirme sonucu verilen müvekkili şirkete ait ... nolu tasarımın hükümsüzlüğü ile, asıl dava ve birleşen davalara ilişkin vermiş olduğu kararın usul ve hukuka aykırı olduğunu kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı Birleşen davada davalı ... Tic.A.Ş. vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ürünün üzerinde müvekkiline ait ... markası altında ilk kez tasarımı oluşturarak piyasaya sunulmuş olduğunu,  tasarımın üzerindeki “... ” marka olmayıp tasarımın içindeki sabunun içeriğini ve kalitesini  gösterdiğini, Davalının, davacıya nazaran öncelikli kullanımını kanıtlar delil sunmadığını,  okunamayan ve internet çıktısı olarak sunulan ekin ne bir faturadır ne de resmi başka bir evrak olduğunu, ...'nın sabunun adı olduğunu, aynı ürün için davalı ile aynı sitede arama yaptıklarınıda ilk çıkış tarihinin 6 October 2017 çıktığını, bu tarihin müvekkilinin ilk piyasaya sunduğu tarihten sonra olduğunu,   Davalı/Birleşen davada davacı ...  tarafından talep edilen istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı  ... Tic A.ş. vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket yetkilisi ... adına, 02.02.2017 tarihinde, çoklu “sıvı sabunluk” tasarımının tescili için Türk Patent ve Marka Kurumu'na başvuruda bulunulduğunu, ... sayılı başvuru, yeni ve ayırt edici bulunmayarak Türk Patent ve Marka Kurumu Tasarımlar Dairesi Başkanlığı'nın 2017-0E-127368 sayılı kararı ile reddedildiğini, Davalı şirketin ise, müvekkiline ait tasarım tescil başvurusundan dört ay kadar sonra 02.06.2017 tarihinde ... sayı ile tescil başvurusunda bulunduğunu, dava konusu ... sayılı “ambalaj/şişe” tasarımı ile müvekkili adına başvurusu yapılan ve yukarıda yer verilen ... başvuru numaralı “sıvı sabunluk” tasarımlarının ayırt edilemeyecek derecede benzer hatta birebir aynı olduğunu, 2017 03920 sayılı “ambalaj/şişe” tasarımının yenilik ile ayırt edicilik kriterlerini taşımadığını,  anılan tasarımın müvekkilleri tarafından daha önce kamuya sunulduğunu, müvekkili ile Türkiye'nin en çok tercih edilen ev ve banyo eşyası markalarından olan “...” arasında söz konusu tasarıma ilişkin anlaşma yapıldığını, Davalı yan tasarımı ... Müvekkili tasarımı ... Davalı tarafa ait tescilli tasarımın müvekkili şirketlerin tasarımı ile genel izlenimde belirgin farklılığının bulunmadığı; bu nedenle benzer algılandıklarının bilirkişilerce de tespit edildiğini, Davalı tarafından dosyaya sunulan uzman görüşünün taraflı olduğunu davalı vekili tarafından belirtilen istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Asıl davanın, davalı adına ... no ile tasarımın davalı yanca gaspı ve davalı adına tescil edilmiş olması nedeniyle terditli olarak gerçek hak sahibinin davacı olması nedeniyle tescilin davacı adına yapılması yoksa hükümsüzlüğüne ilişkin olduğu, Birleşen 2018/566 esas 2018/541 karar sayılı davanın, davacılar ...  firmaları tarafından davalı ... firması aleyhine ... nolu tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olduğu, Birleşen İstanbul 2.FSHHM'nin 2018/546 esas 2019/58 karar sayılı dosyasında;   davacı .... Firması tarafından davalı ... firması aleyhine ... tescil nolu tasarım tescil belgesinden kaynaklı haklara yönelik olarak fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 1.000 TL maddi tazminatın tahsili istemiyle açılmış bir dava olduğu,  Birleşen İstanbul  2.FSHHM'nin 2018/239 esas 2019/59 karar sayılı  dosyasında:   aynı tescilli tasarıma dayalı olarak davacı ... tarafından davalı ... firması aleyhine ... tescil nolu  tasarımın hükümsüzlüğü istemiyle açılmış bir dava olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece Asıl ve  Birleşen 2018/566 esas sayılı dosyanın kabulüne, birleşen 2018/546 Esas sayılı dosyanın reddine, Birleşen İstanbul  2.FSHHM'nin 2018/239 esas sayılı dosyanın ise yargılama sırasında dava konusu tasarım iptal edildiğinden dava konusuz kalmakla bu tasarımın hükümsüzlüğü yönünden esasla ilgili bir karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır. İstinaf istemi 2017/03920 tasarımın hükümsüzlüğüne dair verilen kararın kaldırılması istemine ilişkindir.Türk patent ve marka kurumundan tasarım tescil belgeleri incelendiğinde 2017/03920  sayılı tasarımın ...  Anonim Şirketi adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.Dosya kapsamında alınan  18/04/2019 tarihli raporda,  tescili iptal edilen davacı tarafa ait ...  tasarım ile davalıya ait ... tescil nolu tasarımın bilinçli tüketici nezdinde ayırt edilemeyecek derecede benzer olduklarını, taraflara ait tasarımların ise yeni ve ayırt edici niteliklere sahip olmadıkları değerlendirilmiştir. İkinci bilirkişi heyeti olan Bilirkişiler ... 14/01/2020 tarihli raporlarında; Davacılar ... Kozmetik-... ...(ret), Davacı/karşı Davalı ... (İptal) tasarımlarının bilgilenmiş  kullanıcı  nezdinde  genel izlenimde  ayniyete  yakın  benzerlikte algılandıklarını, Davacılar ... ...(ret) ve Davacı/karşı Davalı ...(İptal) ile Davalı/karşı Davacı ... (tescilli) tasarımların küçük ayrıntılarda farklılıklarının bulunduğu, bütünsel yaklaşımda bilgilenmiş kullanıcı nezdinde genel İzlenimde ... (tescilli) tasarımın ... (ret) ve ... (iptal) tasarımları arasında belirgin farklılıkların bulunmadığı ve benzer algılandıklarını, rüçhan tarihi itibarıyla; Davacılar ... ... tescil başvurusunun 02.02.2017 tarihinde, Davalı/karşı Davacı ... tescil başvurusunun 02.06.2017 tarihinde yapıldığını, bu nedenle Davalı/karşı Davacı ... numaralı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik niteliklerine sahip olmadığını, rüçhan tarihi itibarıyla; dava konusu tasarımın benzerine ait görselin 01.04.2015 ve 02.12.2015 tarihinde internette yayınlanmış olması nedeniyle, dava konusu tüm tasarımların yenilik ve ayırt edicilik niteliklerinin ortadan kalktığını, davalı/karşı Davacı ... numaralı tescilli tasarımının hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu bildirmişlerdir.Dosyaya sunulan uzman görüşünün Mahkemece bilirkişinin hangi alanda uzman olduğu denetime uygun şekilde dosyaya sunulmadığı gibi sunulan raporlar karşısında sınai mülkiyet  hukukunun gerektiği teknik incelemeden yoksun olarak ve tek taraflı olarak dava dosyasındaki diğer deliller göz ardı edilerek hazırlandığından  dikkate alınmadığı değerlendirmesi yapılmıştır.Tasarım, 6769 sayılı SMK'nın 55. maddesinde tanımlanmış olup aynı  Yasa'nın  56. maddesinde, yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımların anılan Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunacağı düzenlenmiş, aynı maddenin 4. bendinde de yenilik unsuru tanımlanmış ve bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edileceği, sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteren tasarımların aynı olduğu hüküm altına alınmıştır.  Görüldüğü üzere anılan hüküm ile tasarımlar yönünden mutlak yenilik kriteri kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24.04.2017 tarih, 2015/13749 Esas, 2017/2336 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere bir tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı resen gözetilmelidir. Bu nedenle dava konusu olan bir tasarımın, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıyıp taşımadığı, davaya konu tasarım tescil belgesindeki ürün tasarımı ile söz konusu ürünün piyasada mevcut, bilinen tasarımlarla arasında belirgin bir farklılığın bulunup bulunmadığı, davaya konu tasarımın yeni mi, yoksa harcı alem bir tasarım mı olup olmadığı hususlarında tasarımın ilgili olduğu alanda uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle tespit edilmesi gerekmektedir.6769 Sayılı SMK'nin 57. maddesine göre kamuya sunma; sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsayacağı, tasarımın gizlilik şartıyla üçüncü bir kişiye açıklanmasının kamuya sunulma sayılmayacağı, koruma talep edilen bir tasarımın başvuru tarihinden veya rüçhan talebi varsa rüçhan tarihinden önceki 12 ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması halinde bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemeyeceği belirtilmiştir.Dosya kapsamındaki raporlarda, ... tasarım ile davalıya ait ... tescil nolu tasarım için, her iki tarafa ait ürünlerin küp formuna sahip olduğu, küplerin dikeyde yer alan yüzey alanlarından birinin düz ve hafif negatif yönde içe gömük, diğer yüzeyin ise iç bükey dairesel bir girinti bulunduğu görüldüğü ve ürünlerin bilinçli tüketici nezdinde ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu tespitinin yapıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın, davalının öncelik hakkı sahibi olup olmadığı ve tescile başvuru tarihinden 2 yıl önce piyasaya sunulmuş bir tasarım olup olmadığı  konusunda olduğu anlaşılmıştır. Davacı ... tasarımı piyasaya sunum tarihinin resmi faturalar ile kanıtlandığı, dava konusu tasarımın benzerine ait görselin 01.04.2015 ve 02.12.2015 tarihinde internette yayınlanmış olduğu, sunulu ekler incelendiğinde ...  mağazaları ile internet ortamında satışının bulunduğu, davalı tarafça dava konusu tasarımın 2015 senesinde kendisi tarafından kamuya sunulduğunun beyan edildiği buna göre de, 6769 sayılı SMK'nin 57/2. maddesinde düzenlenen 12 aylık rüçhan süresinden önce olduğundan tasarımın yenilik unsuru taşımadığının kabulünün gerektiği, Dairemizce dosyaya sunulan rapor hüküm kurmaya ve denetime elverişli görülmekle ve tüm deliller değerlendirilmekle, ilk derece mahkemesi kararının, toplanan delillere ve hukuka uygun olduğu istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 23/09/2020 tarih ve 2018/148 E. 2020/238 K. sayılı kararına karşı davalı-karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl dava yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20-TL harcın asıl davada davalı  .... A.ş.'den tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Birleşen 2018/566 esas 2018/541 karar sayılı dosyası yönünden alınması gereken  427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20-TL harcın birleşen davada davalı ... Tic. A.ş.'den tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Birleşen 2018/546 esas sayılı dosyası yönünden alınması gereken  427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının birleşen davada  davacı ... A.ş.'den tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Davalı karşı davacı ... Tic. A.ş. tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,6-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,7-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 29/02/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"36db853fc5827bc3","SID":"bd198250e06a6ae7"}}