{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/110 Esas<br>KARAR NO: 2024/432<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 26/11/2020<br>NUMARASI: 2017/167 E. - 2020/221 K.<br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarıma Tecavüzün Tespiti, Durdurulması ve Önlenmesi ile Maddi ve Manevi Tazminat  Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/02/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... numaralı \"...\" isimli endüstriyel tasarımın 06.12.2011 tarihinde müvekkili adına tescil edildiğini, davalı şirketlerin ise haksız ve kötü niyetli olarak müvekkili adına tescilli tasarımı taklit etmek suretiyle ürettiklerini, reklamını yaptıklarını ve sattıklarını, bunun üzerine müvekkili tarafından davalı ...  A.Ş.'ye Beşiktaş ....Noterliğinin 27.04.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek müvekkiline ait olan ...  satışının ve reklamının durdurulmasının talep edildiğini, ancak ihtarnameye bir cevap verilmediğini, ayrıca İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/78 D.İş sayılı dosyasıyla delil tespiti yaptırdıklarını ve davalı ... A.Ş bünyesinde bulunan ...  ve ... AVM'deki ...  mağazalarına gidildiğini, ayrıca www...com ve www...com web siteleri üzerinde de incelemeler yapılarak fotoğraflar üzerinden tasarımların karşılaştırıldığını, akabinde delil tespiti dosyasına sunulan bilirkişi raporunda bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı ve bu sebeple benzer olarak algılandıklarının tespit edildiğini, davalı şirketlerin hali hazırda dava konusu tescilli ürünü üretmeye, satmaya ve pazarlamaya devam ettiklerini, bu sebeplerle, davalıların tasarım hakkına tecavüz ettiklerinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına, devamının engellenmesine, tecavüze sebebiyet veren malların ve araçların toplatılmasına, bu malların mülkiyet hakkının davacıya verilmesine, tecavüze sebebiyet verecek araçların imhasına, 90.000,00 TL maddi tazminatın avans faizi ile, 10.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu \"... ilk defa ihdas ve istimal eden, kullanan, tanıtan, ayırt edici nitelik kazandıran ve maruf hale getirenin müvekkili şirket olduğunu, müvekkilinin bu tasarımı ile ticari alanda faaliyet gösterdiğini, tasarımı belirli bir yere getirdiğini, tasarımın gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkili şirketin Kafkas bölgelerindeki peynir üretim tekniklerini inceleyerek geliştirdiğini ve patentini aldığını, söz konusu ürünü geliştirmeye de 2010 yılında başlandığını, aynı tarihlerde Ermenistan'daki üreticiler ile bağlantıya geçildiğini ve davacıdan da bu konuda tercümanlık desteği alındığını, bu destek alınırken de ister istemez bilgilerin paylaşıldığını, Ar-Ge çalışmalarının 2011 yılı sonlarında sonuçlandığını ve akabinde hemen ticarileştirme faaliyetine geçildiğini, bu yönde ... numara ile patent başvurusunda bulunulduğunu, müvekkili şirket için tercüman olarak çalışan davacının bu konuda teknik bilgisi bulunmadığı gibi, ticari faaliyetinin de söz konusu olmadığını, davacının tasarımının yenilik özelliği bulunmadığını, tasarımın daha önceden kamuya arz edildiğini, dolayısıyla müvekkili tarafından tasarıma tecavüzün söz konusu olmadığını, bu nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin perakende sektörünün liderlerinden olup, tüm ülke genelinde yaygın mağazaları vasıtasıyla yüzlerce ayrı tedarikçiden elde edilen yüz binlerce farklı ürün çeşidini tüketicilerin beğenisine sunduğunu, hal böyleyken diğer davalı şirket ile birlikte hareket ederek iddia edildiği şekilde bir tasarım hakkına tecavüzün söz konusu dahi olamayacağını, nitekim İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/78 D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda müvekkili şirket mağazalarında davacının tasarım tesciline benzer bir ürün bulunmadığının rapor edildiğini, davacının tasarım tescilinin ihlalini teşkil ettiğini iddia etmekte olduğu \"...\" üretiminin patent hakkına dayandığını, diğer davalı şirketin ihtilaf konusu \"...\" ürününü ... patent tesciline istinaden satışa sunduğunu, davacı tarafça söz konusu patente karşı herhangi bir itirazda bulunulmadığını, ayrıca TPMK nezdinde tescilli bulunan bir hakka dayanan üreticiden bu ürünü tedarik eden satıcı konumundaki müvekkilinin hukuki sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu tasarımın bir peynir sunum şeklinden ibaret olduğunu ve yeni olmadığını, daha önce tıpatıp benzer sunum şekillerinin dünya çapında kamuya sunulduğunu, davacının tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını, ayrıca uğranılan maddi zararın delilleriyle birlikte somut olarak ortaya konulması gerektiğini, bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"....Davacı tarafından maddi tazminatın SMK'nun 151/2-b maddesi uyarınca davalıların elde ettikleri gelir üzerinden hesaplanması talep edildiğinden, davalı ... şirketine ait ticari kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmışsa da, dava konusu ürünle ilgili üretim ve satışlar ayrıca muhasebeleştirilmediğinden, tam ve kesin olarak bu ürünle ilgili elde edilen gelirin tespiti mümkün olmamıştır. Bu nedenle TBK'nun 50. maddesi uyarınca davalıların ticari hacimlerine, elde ettikleri toplam gelire ve davaya konu ürünün niteliğine göre uygun bir maddi tazminat takdir edilmiş, davacının talep ettiği 90.000,00 TL tazminatın uygun olacağı, davalıların kusur derecesi, tecavüz eyleminin süresi, davacı tarafça ihtarname gönderilmesine rağmen davalıların üretime ve satışa devam etmeleri, davalıların ticari hacimleri dikkate alınarak, talep edilen 10.000,00 TL manevi tazminatın da hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne\" karar verilmiştir.Davalı ... Tic. A.Ş. Vekili istinaf dilekçesinde özetle;-Dava konusu ... peynirini tanıtan, ayırt edicilik kazandıranın müvekkili şirket olduğunu,  “...” tasarımını ilk defa ihdas edip, kullanan, tanıtan  ve ayırt edici nitelik kazandıran gerçek hak sahibi olduğunu, kafkas bölgelerindeki peynir üretim teknikleri incelenerek geliştirildiğini ve patenti alındığını, ürünün geliştirilmesi sırasında ... tercümanlık desteği alındığını, patentin 21/09/2012 tarihinde ... no ile resmi başvurusu yapıldığını, Davacı ... Ar-Ge çalışmaları yapılırken müvekkili şirkette tercümanlık yapan, müvekkili şirket için çalışan bir kişi olduğunu, Ar-Ge çalışmaları sırasında elde edilen resim  verilerinin iş görme edimine aykırı ve bu işin görülüşü sırasında edindiği bilgi ve belgeleri hukuka aykırı şekilde kendi uhdesinde bulundurduğunu Ar-Ge çalışmalarından yola çıkarak halihazırdaki resimleri de kullanarak tasarım başvurusunda bulunmasının suç teşkil ettiğini, ...'ın bu konuda ne bir teknik bilgisi, ne de ticari faaliyetleri olduğunu,-Davacı tasarımının kamuya arzedilmiş bir tasarım olduğunu, davacının iddialarının asılsız olduğunu, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinin 2017/78 D.İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda da davalıların herhangi bir tecavüz teşkil eden eylemi yada ürünü tespit edilemediğini, tespit dosyasında herhangi bir ürün tespit edilemediğini ve internet görselleri üzerinden sonuca gidildiğini,  bu tespit esas alınarak sonuca gidilmesinin ve tecavüzün varlığına karar verilmesinin doğru olmadığını, -Müvekkiline ait ... numaralı patent başvurusunun teknik bir prosese ilişkin olduğunu,, davacıya ait tescilin ise tasarıma ilişkin olduğundan  bu tasarımın kapsamına girecek şekilde görsel vasıflara sahip olmasının mecburi olmadığını, tasarımın ihlalinin söz konusu olamayacağını, 01/10/2019 tarihli Bilirkişi raporunda da bu hususa değinildiğini, müvekkili tarafından üretilen ürünler ile davacıya ait tasarımın benzer olmadığını, bohçalama yöntemi sonucunda üretilecek ürünlerin her birinin farklılık gösterebileceğini, bohçalama yönteminin davacının tekeline bırakılabilmesinin mümkün olmadığını, Müvekkili şirket tarafından ... numaralı  patent başvurusunun koruma kapsamı teknik bir prosese ilişkin olup davacının tasarımının proseslerinin şart koştuğu görsel özellikleri tanımlamadığını, bu görsel özelliklerde üretilmesinin zorunlu olmadığını, davacının tasarımının ayırt edici kabul edilebilmesinin de mümkün olmadığını, davaya konu tasarımın TPE nezdinde bohçalama olarak değil, gül peyniri olarak ifade edildiğini, müvekkili tarafından üretilen ürünlerin davacının tasarımına benzer bir yanı bulunmadığını, bohça peynir tasarımının bir kişinin veya bir zümrenin adına tescil edilemeyecek nitelikte topluma mal olmuş bir tasarım olduğunu, bilirkişi raporlarında özellikle davacının tescil ettirdiği tasarımla tüm bohçalama şekillerinin koruma altına alınıp alınmadığı, müvekkiline ait patente bağlanan üretim tekniğinin ve bohçalama genel peynir sunum şeklinin  davacının  tasarımının koruma kapsamında olup olmadığı peynir üretim sektöründe dikkate alınarak değerlendirilmediğini,-müvekkili şirkete ait patente ilişkin herhangi bir inceleme yapılmadan davacının maddi ve manevi tazminat talebi kabul edilmişse de, müvekkiline ait patent içeriğinde bohçalama tasarımını da kapsadığından Yargıtay içtihatları gereğince maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, -03.01.2019 tarihli rapordaki tutarın, davalı ... A.Ş nin   tüm ticari mamullerinin(yüzlerce farklı ürün satışı)  net satış, brüt satış, gider ve maliyetleri ile birlikte değerlendirme yapılarak hesaplandığını, ancak dava konusu döneme ait olan .../ bohça peyniri satışları üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, 23.01.2019 itiraz dilekçesi ekinde sunulan 1-2-4 nolu ek dosyalardaki kayıtlar ve şirket kayıtlarında 01.01.2017-06.09.2017 dönemindeki tüm Bohça peyniri satış tutarının toplam satış tutarı içinde cüzi bir yekün teşkil ettiğini, bilirkişinin tüm ürün kalemlerine ( yüzlerce farklı ürün) ilişkin satış miktarını hesaplama yaptığını,13.06.2019 tarihli ek bilirkişi raporunda, hesaplamanın tüm ürünlerin satış tutarları üzerinden yapıldığı, dava konusu ürünlerin dosyaya sunulması halinde dava konusu ürün satışları üzerinden hesaplama yapılacağı belirtilmesine rağmen mahkeme tarafından dava konusu ürün satışları üzerinden hesaplama  yaptırılmadığını, mahkeme tarafından hesap bilirkişisinden davacı talebine ve dava konusu ürünlere ilişkin rapor aldırılmadan müvekkili şirketin bütün satış rakamları üzerinden hesaplama yapılarak karar verilmiş olmasının yasaya aykırı olduğunu-davacının maddi tazminat talebi için ayrı, manevi tazminat talebi için ayrı, tecavüzün tespiti ve engellenmesi için ayrı vekalet ücretine hükmetmesinin yasal olmadığını, Manevi tazminat için hükmedilen vekalet ücretinin de asgari tarifeye aykırı olduğunu kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde özetle;-Yerel Mahkemenin verdiği kararda,  hükmedilen tazminat tutarından  davalı ...'un müteselsil sorumlu kabul edilmesinin hangi  hukuki gerekçeye dayandığının belli olmadığını, davalı ...'un mağazalarında  davacı adına tescilli ürünlere rastlanmadığının tespit raporlarında açıkça ifade edildiğini, ...'un üretici olmadığını, yüzlerce tedarikçiden temin ettiği ürünleri yasa hükümlerine ve gıda kodeksi şartlarına uygun olarak tüketiciyle buluşturduğunu, Davacı tarafından delil olarak dosyaya ibraz edilen İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/78 D.İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda,  ... mağazalarında davacının tasarım tesciline benzer bir ürünün  bulunamadığının açıkça  tespit edildiğini,  ... adına kurulan hükmün hukuki bir dayanağı da bulunmadığını, -... herhangi bir bildirim yapılmadığını, buna rağmen ...'un tasarım hakkı ihlalinden bahsedildiğinin görüldüğünü,-Davacının tasarım tescilinin ihlalini teşkil ettiğini iddia ettiğini ancak \"bohça peynir\" üretiminin diğer davalı şirketin patent hakkına dayandığını, Türk Patent  Enstitüsünde tescilli bulunan bir hakka dayanan üreticiden bu tescilli  ürünü tedarik eden satıcının hukuki sorumluluğu bulunmadığını, ...'un kusur sorumluluğu olmadığı  gibi  tazmin yükümlülüğünün de mevcut olmadığını, patentin geçrsiz olduğu veya tescilin başkasında bulunduğuna dair migros'a yapılmış bir bildirim de olmadığını,-Davacının tecavüz iddiasının kabulü halinde dahi; müvekkili şirketin bu tecavüzden doğan tazminat yükümlülüğünün sorumlusu olmadığını, müvekkili şirket mağazalarında yüzlerce çeşit ürünün tüketiciye sunulduğunu, ürünlerin raflara gelmeden önce kontrolü, fikri mülkiyet hakları, sağlık, hijyen vs. gibi bir çok kıstastan geçtikten sonra satışı yapıldığını, ...'un delil tespit raporu ile ihtilafı öğrendiği tarih itibariyle de mağazalarında hiç bir nam altında ihtilaf konusu ürünlerin satışını yapmadığını, tecavüzün devam ettiği gerekçesiyle ... aleyhine hüküm kurulmasının Yerel mahkemenin delilleri yeterince incelemediğini ve eksik hüküm oluşturduğunu ortaya koyduğunu,-Diğer davalı  ...  adına patent tescili sicilden terkin edilmediği müddetçe,  ...’a  yöneltilen iddia  kapsamında müvekkilinin ihlalinin   söz konusu olamayacağını,-Davacının tasarım hakkının ihlalinden bahsedebilmek için sözkonusu ürünün özgün bir tasarım olması gerektiğini, davaya konu tasarımın,  peynir sunum şeklinden ibaret olduğunu, daha önce tıpatıp benzer sunum şekillerinin dünya çapında kamuya sunulduğunu, davacı adına özgün bir tasarım söz konusu olmadığını, dünyanın her yerinde benzer ürünlerin satışa sunulduğunu, 01.10.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda açıkça diğer davalının patent başvuru incelemesinde olan ürün tasarımlarının ticari ürün olarak satılıp satılmadığının tespit edilemediğinin bildirildiği halde,  yerel mahkemenin tasarıma tecavüz olduğu yönündeki hükmünün de hukuka uygun olmadığını, -Yerel Mahkemenin kabul ettiği tazminat bedellerinin neye göre, hangi kıstas ve ölçütle  belirlendiğinin de açıklanmadığını, denetime uygun olmayan hakkaniyete aykırı bir karar verildiğini, yapılan kar hesaplamasında adeta ... tarafından tüm ürünlerin ...’a yapılan satıştan elde edildiği gibi bir değerlendirme ile ... aleyhine müteselsil sorumluluk kapsamında hüküm kurulduğunu, müvekkili şirket ile davalı firmanın birbirinden bağımsız iki şirket olduğunu, hesap Bilirkişi raporunda yalnızca ...  savunmaları esas alındığını, davada geçen iddiaların ... tarafından değerlendirilmediğini, bahsi geçen satış rakamlarının ve elde edildiği rapor edilen kararın tümünün ... satışlarından mı yoksa 3. Şahıslarda yapılan satışlardan mı elde edildiği yönünde bir tespite yer verilmediğini,  müvekkili şirketin bu satışlar üzerinden elde ettiği kara yönelik müvekkili şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde bir inceleme yapılmadığını, müvekkili şirket mağazalarında dava konusu edilen Bohça Peyniri satışı yapılmadığını, manevi zarar talebinin de hangi şahsi hakkının ihlalinden doğduğuna ilişkin bir dayanağı bulunmadığını, davanın  reddine karar verilmek üzere kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı, ... numaralı ...  isimli endüstriyel tasarımın 06.12.2011 yılında kendi adına tescil edildiğini ve davalıların ürünü taklit ederek üretip sattıklarını, diğer davalı ... firmasına bu konuda ihtar gönderildiğini, buna rağmen satışlara devam edildiğini, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/78 D. İş sayılı  dosyası ile ...bünyesinde faaliyet gösteren ... AVM  ve ... AVM ... mağazalarına gidildiğini,  ayrıca  www...com ve ... web siteleri üzerinde de inceleme yapıldığını ve  davalıların davacının tasarım hakkına tecavüz ettiklerini iddia  ederek,   90.000-TL maddi ve 10.000-TL  manevi tazminat talepli dava açmıştır. ... numaralı \"... \" isimli endüstriyel tasarımın 06.12.2011 tarihinde davacı ... adına tescil edildiği, ... numaralı \"yeni bir peynir üretim yöntemi ve bu yöntemle üretilen kendinden ambalajlı peynir\" buluş başlıklı patentin 21.09.2012 tarihinde itibaren davalı ... A.Ş adına 7 yıl süre ile incelemesiz olarak verildiği, incelemeli patente dönüştürülmesi işlemlerinin devam ettiği anlaşılmıştır. Somut olayda, davalı ... Tic. A.Ş.  tarafından sunulan 17/07/2023 tarihli beyan dilekçesinde, davacı ... aleyhinde tasarımın hükümsüzlüğü davası açıldığı ve  İstanbul 4. FSHHM 2021/289 E. Sayılı dava dosyasında verilen 14.02.2023 tarih ve 2023/40 K. Sayılı karar ile ... ait ... no'lu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik kriterine haiz olmadığı sonucuna varıldığı ve tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verildiğinin belirtildiği, kararın sunulduğu, dava konusu tasarımın hükümsüzlüğüne yönelik dava açılmış olmakla hükümsüzlük kararının kesinleşmesi halinde baştan itibaren sonuç doğuracağı, kesinleşmesinin bu nedenlerle beklenilmesi gerektiği, her ne kadar 09/04/2021 tarihli ara kararımızda İstanbul 4. FSHHM 2021/289 E. Sayılı dosyanın bekletici mesele yapılması talebinin reddine karar verilmiş ise de esasa yönelik bir inceleme yapılmamış olması nedeniyle bağlayıcı olmadığı, davalı ... vekilinin pasif husumet itirazında bulunduğu mahkemece itirazın değerlendirilmediği gibi mahkemenin kabulüne göre de; davalılar arasındaki ilişkide davaya konu ürün alım satımı yapılıp yapılmadığı, davalılardan ... elde ettiği gelirin değerlendirilmediği kararın bu haliyle eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olduğu, sair istinaf istemlerinin incelenmeksizin davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebeplerinin kabulünün gerektiği anlaşılmıştır.Yukarıda açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince  İstanbul 4. FSHHM 2021/289 E. Sayılı  dava dosyasının kesinleşmesinin beklenilerek, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince mahkeme kararının  kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalılar vekillerinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 26/11/2020 tarih, 2017/167 E. 2020/221 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran  davalılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-İstinaf yasa yoluna başvuranlar tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 29/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"75b95d45fdafdae8","SID":"9906bb4f14f19659"}}