{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/584 <br>KARAR NO: 2024/710<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/01/2024<br>NUMARASI: 2023/955 E. 2024/16 K.<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/03/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 14/03/2024\t\t<br>KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 11/01/2024 tarih ve 2023/955 E - 2024/16  K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle;  Müvekkilinin ...  ilinde faaliyet gösteren konut yapı kooperatifi olduğunu, bugüne kadar 192 üyeye ve 196 arsa sahibine konut teslimi yapıldığını, davalının kooperatif üyesi olduğunu ve ferdileştirme ile taşınmaz temin ettiğini, davacı kooperatifin halen tasfiye aşamasında olmadığını, 10 yıldan fazla süredir kooperatife üye olan kişileri ve 15 yıl önce arsasını kat karşılığı devreden arsa sahiplerine konut teslimi yapamadığını, mağduriyetlerin büyüdüğünü, üyelerin ve arsa sahiplerinin haklarının temin  edilmesi hususunda ümitlerini yitirdikleri bir aşamada kooperatif ve mağdur üyelerin bir araya gelerek taahhüt edilen konutların yapımı ve teslimi ve borçların ödenmesi için süratle çalıştığını, bu doğrultuda kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerden kesin maliyet bedeli alınmadığı anlaşıldığı, üyelerden ödenmeyen maliyet bedelleri için davalar açıldığını, Kayseri ATM'de 160'dan fazla dava açıldığını, mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini ve istinaf mahkemesince onandığını, temyiz başvurusunda Yargıtay 6. H.D.'nin 2021/6290 E, 2022/521 K sayılı ilamında kooperatif inşaatlarının tamamı bitmeden kesin maliyet talep edilip edilemeyeceği gerekçesiyle erken dava sebebiyle yerel mahkeme kararının bozulduğunu, Yargıtay'ın söz konusu kararı sonrasında birçok yerel mahkemenin bu kararı emsal kabul ederek davaların reddi yönünde karar verdiğini, istinaf mahkemelerinin yerel mahkemenin kabul yönündeki kararlarının kaldırdığını, bu davalardaki üyelerin tamamının üye olmadıkları, kooperatifle ilişiklerinin kesildiğini ileri sürdüklerini, Yargıtay ilgili kararında bu konudaki uyuşmazlığa noktayı koyduğunu ve üye olduğunu kabul ettiğini,kooperatifçe inşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceğinin bahse konu Yargıtay kararında belirtildiğini, hal böyle olunca davalının istifa edip etmediğine bakılmaksızın aidat borcundan sorumlu olacağını, kooperatifçe alınan genel kurul kararları doğrultusunda davalının aidat borcu olduğunu, davalı borcuna ilişkin aidat çizelgesini dosyaya sunduklarını,, kooperatif aidat borçlarına zamanaşımı işlemesinin söz konusu olmayacağını belirterek şimdilik 9.000 TL aidat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br> Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle;  Davacı tarafça açılan haksız ve hukuka aykırı davayı kabul etmediklerini ve reddini talep ettiklerini, davacının kooperatifin kuruluşundan itibaren davalıdan talepte bulunduğunu üye olduğu tarihin esas alınmadığını, 10.06.2022 tarihli 7410 sayılı yasa ile Kooperatifler Kanunu'na geçici 11. madde eklenen maddede; inşaatların etaplar halinde yapılarak teslim edilmesi, terkin edilmemiş olması, yapımı tamamlanan etapta bağımsız bölüm malikine kooperatifçe tahakkuk ettirilen bedelin ödenmiş olması, kooperatif tarafından üyeye konutun tapusunun verilmiş olması şartlarının birlikte sağlanması halinde, konutun tapu devrinin yapılmasından sonraki dönemler için yönetim giderleri hariç herhangi bir bedel istenemeyeceğinin hüküm altına alındığını, söz konusu maddeye göre davacının yasa gereği alacak talep etmesinin mümkün olmadığını; ayrıca davacı talebinin zaman aşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.     <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk Derece Mahkeme kararında; \"...Mahkememizce dosya arasına celbedilen tüm kayıt ve belgeler, alınan uzman bilirkişi raporu ve BAM kaldırma kararı sonrası alınan ek rapor bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacının üyesi olan davalıdan kooperatif üyeliğinden kaynaklı kesin maliyet bedelinin de içerisinde yer aldığı kooperatif aidat alacağını talep edebileceği, benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının talep edebileceği aidat alacağının olduğu, kooperatif aidat alacağının en geç dava tarihinde (ıslah ile artırılan tutar yönünden ıslah tarihinde) muaccel olacağı gözönüne alındığında, davalının bu borcuna genel kurulda kararlaştırılan yıllık %18 (aylık %1,5) oranı üzerinden gecikme faizi uygulanacağı, Kayseri BAM 6. HD'nin kararında belirtildiği, 28/02/2011 - 31/05/2022 tarihleri arasındaki dönem için yapılan hesaba göre davalının ödemesi gereken toplam aidat tutarının 165.800,00-TL olduğu, davalının kendisine çıkartılan maliyet raporundan sonraki dönemde aidat ödemesinin bulunmadığı, maliyet raporunun hazırlandığı tarihte ödenmesi gereken aidat tutarı 50.200,00-TL olup davalının yapmış olduğu, toplam ödeme tutarı olan 131.308,32-TL bu tutardan çıkartıldığında davacının fazladan yapmış olduğu ödemenin 81.108,32-TL olduğu, bu fazla ödemenin maliyet raporunun çıkartıldığı 28/02/2011 tarihinden sonraki aidat tutarı toplamı olan 165.800,00-TL'den mahsup edildiğinde davalının davacı kooperatife olan bakiye aidat borcunun 84.691,68-TL olduğu ve bu tutarın davacı tarafından dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi ile birlikte davalıdan talep edildiği bu suretle davacının talebinin yerinde olduğu sonuç ve kanaatine varılmış ve davanın kabulü ile 9.000,00-TL'nin dava tarihinden, 75.691,68-TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davanın KABULÜ İLE, 9.000,00 TL aidat alacağının dava tarihi olan 06/06/2022 tarihinden itibaren, 75.691,68-TL aidat alacağının ıslah tarihi olan 23/03/2023 tarihinden itibaren  işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararının hatalı olup kaldırılması gerektiğini, müvekkillerinin genel kurula davacı kooperatif tarafından davet edildiği halde katılmamış değil,davacı kooperatif tarafından kesin maliyeti bedelini ödedikten sonra ilişikleri kesileceği taahhüt edildiğinden genel kurullara davet edilmemiş hazirunlarda yer verilmediğini,  Kooperatifin genel kurula çağırması akabinde üyenin katılmaması  ile üyenin genel kurula davet edilmemesi ve hazirunlarda üye olarak  göstermemesi ayrı hukuki sonuç doğurduğunu,   dolayısıyla müvekkillerinin üye olarak isminin yer almadığı genel kurulda alınan aidat kararından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, bu hususta ilgili genel kurul kararının yokluğunun tespitine dair bir dava açmaya dahi gerek olmayıp yokluğu mahkemenin resen dikkate alarak değerlendirme yapabildiğini, davet edilmeyen bir genel kurulda aleyhine yükümlülük yüklenen kooperatif üyesinin her zaman kendisinden alacak talebinde bulunulan davada ileri sürebileceğinin ayrı bir dava açmaya gerek olmadığına dair Yargıtay'ın çok sayıda içtihadının mevcut olduğunu, davacı kooperatifin ana sözleşmede değişikliğe giderek 61/e maddesinde konutların tamamının yapımının tamamlanmadan önce kendisine konutu tahsis edilmiş ve tamamlanmış  olan ortağın kat mülkiyeti tapusunu alarak ayrılmak istemesi halinde kesin maliyet bedelinin belirlenerek tapusunun verilebileceğini belirttiğini ve bu kapsamda da yapımı tamamlanan konutların 2010,2011 ve 2012 yıllarında yapılan genel kurullarda alınan kararlar ile kesin maliyet bedellerinin çıkarılıp üyelere tebliği ve ödenmesi halinde tapularını alarak ilişiklerinin kesilebileceği yönünde genel kurul kararları alındığını ve akabinde çıkarılan ve kendilerine tebliğ edilen kesin maliyeti ödeyen üyeler bir sonraki genel kurula davet edilmemiş isimleri hazirunlarda yer almadığını ve üyeliğinin düştüğü kooperatif tarafından da eylemli olarak da kabul edildiğini, her ne kadar Kayseri Bam 6. Hukuk Dairesi 2023/1501 e 2023/1472 ,K. Sayılı ilamında  davalı üyenin istifa ettiği yahut istifasının kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı  belirtilmişse de kooperatifin en üst organı ve karar organı olan genel kurula davet edilmemenin hazirunlarda yer almamanın hukuki olarak ne anlama geldiği ve ne sonuç doğurduğu ne yerel mahkeme yargılamasında ne de emsal kaldırma kararında belirtilmediğini, yargılama esnasında alınan bilirkişi raporuna itiraz dilekçemizde de davacı kooperatifin ticari defterlerinin incelenerek tapuyu aldığı tarih itibariyle ticari defterlerde borcu olup olmadığının incelenmesinin taraflarınca belirtildiğini, yargılama esnasında bu hususun tespit edilmediği bilirkişi raporlarında  bu yönde bir inceleme yapılmadığı açık olup raporun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını ileri sürerek istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davacının davasının reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekilince sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Eldeki dosyada istinaf mahkemesi tarafından TBK 100 vd. Maddelerine atıf yapıldığını, 28.02.2011 tarihinde çıkartılan maliyet hesabı ile geçmiş aidat borçlarının davalıdan tahsil edildiğini, bu sebeple 28.02.2011 tarihinden dava tarihine kadarki aidat miktarının bilirkişi marifetiyle hesaplanmasını, davacı müvekkilin mükerrer tahsilat isteyip istemediği hususlarının aydınlatılması hususuna karar verildiğini, söz konusu hususun bilirkişi marifetiyle hesaplandığını, istinaf mahkemesinin kaldırma kararı uyarınca yeniden hesaplama yapıldığını, davalıların tapusunu teslim aldığı tarihe kadarki aidat borcunu ödediğini, davalının tapusunun teslim aldığı dönemde müvekkili kooperatifin 1600'den fazla üyesi bulunduğunu, davalı tapusuna kavuştuğu dönem diğer tüm üyeler gibi aidat borcunu ödediğini, ancak, yalnızca kendi yaptığı ödemelerle değil, davalı, 1600 üyenin yaptığı ödemelerle konutuna kavuştuğunu, davalıdan tapusunu teslim aldıktan sonra geçici maliyet ismiyle ödeme alındığını, bu ödeme alındıktan sonra davalıya ibraname verildiğini, mahkemece tanzim edilen kaldırma kararında, ibraname verdikten önceki döneme ilişkin talepte bulundukları için bu dönemin hesaplanmaması gerektiğini, tapusunu teslim aldıktan sonraki döneme ilişkin aidat hesabı yapılması gerektiği yönünde hüküm tesis edildiğini, bu doğrultuda dosya bilirkişiye tevdi edildiğini, dosya kapsamında yeniden inceleme hesaplama yapıldığını, davalının üye olmadığı yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, defter kayıtları hakkındaki iddialarının kabulünün mümkün olmadığını beyan ederek davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.  <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. <br> Davacı vekili, davalının kooperatifin üyesi olduğunu, Ocak 2003 ile Mayıs  2022 tarihleri  arasında birikmiş aidat borcu bulunduğunu ileri sürerek, 9.000,00 TL'nin faiziyle tahsilini talep etmiş, talebini yargılama sırasında ıslah ederek   84.691,68  TL'ye çıkarmıştır.<br>Davalı, alacağın zamanaşımına uğradığını, borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>Mahkemece, üyelik ilişkisi devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyeceği gerekçesi ile ileri sürülen def'inin reddine, 84.691,68 TL'nin yıllık %18 aylık 1,5  faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br> Karara karşı  davalı vekilince istinaf yasa yolunu baş vurulmuştur.<br>Dairemizce yapılan inceleme sonucu 2023/1373 Esas  2023/1462 Karar sayılı ilamında;<br>Bilindiği üzere Kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D  2011/933 Esas 2011/936 Karar)<br>Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ödenmesine engel değildir.<br> Davalı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez.( Yargıtay 23 HD  2016/7545 Esas  2019/5329 Karar)<br>Somut olayda davalının  sabit ücretli üye olduğuna yada  istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair  dosyada delil bulunmadığı gibi davalının kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği, genel kurul kararlarının iptal edilmediği  anlaşılmaktadır.<br>Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi iddia edilmemiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi  2021/871 Esas  2021/1256 Karar)Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere  Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir.(23. Hukuk Dairesi  2017/391 Esas  2020/1615 Karar)<br>Davacı inşaatların devamı amacıyla aidat talep etmiş olup yukarıda değinilen Yargıtay kararları doğrultusunda talep edilen alacak için üyelik devam ettiği müddetçe  zaman aşımı işlemeyecektir.<br>6098 sayılı TBK 'nun  100. Maddesinde: Borçlunun, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı  ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahip olduğu   101. Maddesinde:  Birden çok borcu bulunan borçlunun, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebileceği, Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödemenin, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş  olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılacağı 102. Maddesinde:   Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılacağı, Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğunun  kabul edileceği,  Takip  yapılmamış ise ödemenin, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olacağı, Birden çok borcun vadesinin aynı  zamanda gelmesi halinde , mahsupun orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılacağı  104. Maddesinde: dönemsel edimlerden biri için, alacaklı tarafından çekince belirtilmeksizin makbuz verilmesi halinde, önceki dönemlere ait edimlerin de ifa  edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir. <br>Davacı dava dilekçesinde, Ocak 2003 ile Mayıs  2022 tarihleri  arasında birikmiş aidat alacağı  olduğunu  iddia etmiş olup dosyada bulunan bilirkişi raporu incelendiğinde: davalı kooperatifçe çıkarılan  28.02.2011 tarihli maliyet raporunda üyenin 28.02.2011 tarihine kadar  59.300 TL ödeme yaptığı,  toplam borcunun 67.059,16 TL olduğunun belirtildiği davalı tarafça kooperatife toplam  131.308,32 TL ödendiğinin tespit edildiğinin belirtildiği görülmüştür. Davacı kooperatif  28.02.2011 Tarihi itibariyle alacak borç durumunu hesaplayıp  davalıya bildirdiği davalınında davacı kooperatife bu doğrultuda ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının ödeme tarihi,  ödemeye ilişkin makbuz ve belgelerdeki açıklamalar, 28.02.2011 tarihli maliyet raporunda istenen alacaklar ve 6098 sayılı TBK 100-104 maddesindeki düzenlemeler  dikkate alınarak  davacının davalıdan  alacak talep edebileceği dönemin  28.02.2011 -31.05.2022 tarihleri arasındaki dönem  olabileceği anlaşılmaktadır.<br>Mahkemece aldırılan raporda bu husus irdelenmeden hazırlanmış olup raporun bu haliyle eksik olup  hükme esas alınması mümkün değildir.<br> Tüm bu hususlar dikkate alınarak dosyanın tekrar aynı bilirkişiye tevdi ile 28.02.2011 - 31.05.2022 tarihleri arasında davalının ödemesi gereken aidat miktarı bulunarak davalının bu tarihler arası yaptığı ödemelerin  ödeme tarihi,  ödemeye ilişkin makbuz ve belgelerdeki açıklamalar,  6098 sayılı TBK 100-104 maddesindeki düzenlemeler  birlikte dikkate alınmak  suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği\" belirtilerek   kararın kaldırıldığı görülmüştür.<br>Mahkemece Dairemiz Kaldırma ilamı doğrultusunda aynı heyetten ek rapor aldırılmış olunup raporun dairemiz kaldırma gerekçelerine uygun hazırlandığı görülmüştür.<br>Tüm bu açıklamalar ışığında  dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1  gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 11/01/2024 tarih ve 2023/955 E - 2024/16  K sayılı nihai kararının  usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br> 2-Alınması gerekli olan  5.785,29-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 1.147,00 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 4.638,29 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı  tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,  <br>Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.14/03/2024  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5df608b23285b2cd","SID":"331ff70907528a8b"}}