{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/12/2022<br>NUMARASI\t\t:  Esas -  Karar <br><br>DAVACILAR\t: 1- ... - T.C Kimlik No: ...<br>\t: 2- ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br><br>DAVALILAR\t: 1- ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>\t: 2- ... <br>\t  ...<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali <br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t               : 28/02/2024<br>YAZIM TARİHİ\t: 06/03/2024<br>Davacılar tarafından davalılar aleyhine  Konya..Asliye Ticaret Mahkemesinin ....Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 21/12/2022 tarihinde tesis edilen karara karşı, davacıların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine raportör hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;<br>DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri karı koca olup oto alım satım işiyle uğraştıklarını, müvekkillerinden ...'ün kendisine ait şahıs şirketi olduğunu, eşinin de şirketinin işlerini vekalet yoluyla takip ettiğini, davalı ... ...'nun Konya Barosu avukatlarından olduğunu, diğer davalı şirketin %99 hissesi ile ortağı olduğunu, müvekkilleri ile davalı şahıs ile davalı şirket arasında bir çok araç alım-satımı ilişkisi olduğunu,  müvekkilleri ile davalılar arasında ... plakalı aracın alımı için yazılı sözleşme yapıldığını, ... plakalı araç alımı için de sözlü olarak anlaşma sağlandığını, iki adet araç alımına ilişkin toplamda 875.000,00 TL banka havalesi yoluyla davalı tarafa ödeme yapıldığını, ödemesi yapılan bu iki aracın noter satış devrinin talep edildiğini ancak davalı tarafça çeşitli bahanelerle devir işleminin yapılmadığını, araçların da teslim edilmediğini, davalı şirketin %99 hissesinin diğer davalıya ait olduğunu kalan %1 hissesinin de davalının annesi olan .... ....'ya ait olduğunu, şirket müdürünün .... .... olduğunu, davalının müvekkilleri ile birlikte birçok kişiyi dolandırma kastı ile hareket ettiğini, davalı her ne kadar taraflar arasında düzenlenen sözleşmeleri şirket vekili olarak imzalamış ise de davalı şirketin %99 oranında ortağı olduğunu, konuya ilişkin şikayet üzerine Konya C. Başsavcılığının ....sor. sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, müvekkillerinin araç alımına ilişkin davalı tarafa göndermiş oldukları bedellerin tahsili için Konya .. İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi dosyasında davalı tarafın kötü niyetli olarak itiraz etmesi üzerine icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, dava öncesi yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, müvekkiller lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve  dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... .... cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın beyanlarının iftira mahiyetinde olduğunu, kendilerine atılı dolandırıcılık iddiasının gerçek dışı olduğunu, tedarikçinin usulsüz ve hakkaniyetsiz hareketlerinden dolayı kendilerinin de mağdur olduğunu, tedarikçi firma yetkililerine kendisinin yönetiminde bulunan şirkete ait 24.000.000,00 TL ödeme yapılması nedeniyle davalı şirketin ödeme güçlüğü yaşadığını, şirketin ve şahsının menkul ve gayrimenkullerinin şirket borcunun ödenmesine karşın tedarikçi firma yetkililerince kendilerine iade edilmediğini, davalının icra takibi başlattığı borcun muaccel olmadığını,  alacaklı tarafından usulüne uygun ihtarname çekilmediğini, borç muaccel olmadığından temerrütten bahsedilemeyeceğini, ifa yükümlülüğünün de olamayacağını, müvekkil şirketin icra takibine konu edilen bir borcunun olmadığını, şirketin mevcut borçlarından şirketin kendine ait malvarlığıyla sorumlu olduğunu, şirket borcu için şirket ortağına başvurulamayacağını, bu nedenle kendinin şahıs olarak şirket borcundan sorumlu tutulamayacağını, taraflar arasındaki ticari ilişkide birçok defa araç alım satımı yapıldığını, talep üzerine para iadeleri yapıldığını bu durumun banka hesaplarının incelenmesi ile ortaya çıkacağını, davacı tarafın sunmuş olduğu tanığın kendisiyle husumeti olduğunu, tanık olarak dinlenmesine muvafakatının olmadığını, şikayetçi oldukları tedarikçi firma hakkındaki soruşturmanın devam ettiğini, tedarikçi firmadan alacaklarına ilişkin arabuluculuk sürecinin tamamlandığını ve dava sürecinin başlatıldığını beyanla şahsına yönelik açılan davanın reddine, davacılar hakkında %40'tan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br> Davalı... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirkete yönelik başlatmış olduğu icra takibine konu borcun muaccel olmadığını, borcun ne zaman ödeneceği hususunda herhangi bir tarihin belirlenmediğini,  temerrüt ihtarnamesi çekilmediğinden muacceliyet şartının oluşmadığını, Borçlar Kanunu'nun m.118 uyarınca borcun geç ifasının ispat edilemediğini, müvekkili şirket hakkında Konya ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılıklarında başlatılan soruşturmalarda müvekkilin herhangi bir kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, henüz vadesi gelmemiş borç hakkında icra takibi yapılamayacağını ve dava açılamayacağını, davacılardan ...'ün şirket ortağına karşı başlatmış olduğu icra takibinin de usulsüz olduğunu, müvekkili firmanın tedarikçileri tarafından zarara uğratıldığı ve müvekkilinin bu nedenle zor durumda kaldığını beyanla; davanın reddine, alacaklının kötü niyet tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.  <br> Davalı ... .... hem kendi adına hemde davalı şirket vekili olarak verdiği ıslah dilekçesinde özetle; davacıların davaya konu araçlar yönünden şirketlerine ödemiş oldukları bir bedel olmadığını buna ilişkin hesap hareketlerinin dosyaya sunulabileceğini, davacıların araçların piyasa rayiç bedellerini ödemediğini, kendilerinin alacaklı durumunda olduğunu, defter ibrazına ilişkin olarak limited şirketlerde tacirlik vasfının olup olmadığının araştırılması gerektiğini, bu haliyle defter ibrazı ve hasretme kurumunun dava konusu uyuşmazlıklarda uygulanmasına olanak ve yer olmadığını, TBK'na göre sözleşmeden dönme haklarının olduğunu davacıların ticari hayatlarını mahvına sebep olduğunu bu nedenle yapılan tüm sözleşmeleri geriye etkili olarak feshettiklerini, davaya konu araçların rayiç bedellerinin tespit edilmesi gerektiğini, taraflar arasında araç alım satımına ilişkin süre gelen bir ticari alış veriş olduğunu, davacıların sunmuş olduğu satış sözleşmelerindeki imzaların da davacılara ait olduğunun şüpheli olduğunu, imzaların tam teşekkül etmediği kanaatinde olduklarını, dosya kapsamında sunulan hesap hareketlerinin incelenmesinde bedellerin eksik ödendiğinin ortaya çıkacağını, dekontların hukuk sisteminde kesin delil sayılamayacağı, yan delil olarak değerlendirilebileceğini, davacı tarafın satışı yapılan araçlara yönelik kesilen fatura bedellerine süresinde itiraz etmeyerek fatura bedelini kabul etmiş sayılacağını, davacı tarafın kendilerine karşı açmış oldukları davada hukuki yararlarının olmadığını ayrıca kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, davacı tarafın elinde alacaklarına yönelik kesin bir delil bulunmadığını, talepleri doğrultusunda noterlik satış belgelerinin celbine, maliyeden fatura bilgilerinin celbine ve yeniden bilirkişi raporu alınmasına karar verilmesi talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"...Dava dilekçesinde, ilk başta davacılar ile davalı ... .... arasında şahsi olarak araç alım satım ilişkisinin başladığı ve bu ilişkinin bir süre devam ettiği ancak sonrasında davalı ... ....'nun hakim ortak olduğu davalı .... Ltd. Şti.'nin kurulması üzerine alım satım ilişkisinin davacılar ve davalı şirket arasında devam ettirildiği ifade edilmiştir. Kaldı ki dosyaya sunulan taahhütnamede de sözleşmenin tarafının davalı şirket olduğu açıkça görülmektedir. Hal böyle olmakla davacılara taahhütte bulunan davalı şirket olduğundan ve taahhütnameler gereği devir bedelleri davalı şirket yararına gönderildiğinden davacılar alacak talebini yalnızca davalı şirkete yöneltebilir. Bu sebeple davalı ... .... hakkında takip başlatılması haksız olup  davalı ... ....'nun icra takibine itirazının yerinde olduğu tespit edilmekle ... .... yönünden davanın reddi gerekmiştir.<br>Dava tarafları arasında uyuşmazlık öncesinde de süre gelen araç alım satım ilişkisinin olduğu, bu ilişkinin başta davalı ... .... ile başladığı, sonrasında ise dava konusu uyuşmazlıkta olduğu gibi araç satım ilişkisinin davacılar ve davalı şirket arasında devam ettiği, devir bedelinin davacılar tarafından davalı ... .... hesabına gönderildiği dosyaya sunulan önceki araç satış sözleşmelerinden ve banka hesap dökümlerinden anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalı şirket tarafından borcun muaccel olmadığına yönelik itirazda bulunulmuş ise de, taraflar arasındaki süre gelen ilişkide devir bedelinin gönderilmesine müteakip en geç bir ay içerisinde araç devirlerinin yapıldığı, araç satış sözleşmelerinde yazan araçların plakaları belirtilmek suretiyle banka havalesinin yapıldığı görüldüğünden muacceliyet itirazları yerinde görülmemiştir. <br>Mahkememizce, davalı şirkete  ticari defterlerinin ibrazı konusunda kesin süreli ihtaratta bulunulmasına rağmen süresinde bildirimde bulunulmaması sebebiyle davalı şirketin ticari defterleri üzerinde bir inceleme yapılamamıştır. Her ne kadar davacı ...'ün ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede defter kayıtlarına göre bir alacak kaydının tespit edilemediği bilirkişi tarafından dosyaya  rapor edilmiş ise de, davalının defter ibrazından kaçınması, dosyaya sunulan banka hesap ekstreleri, taraflar arasında uyuşmazlık öncesindeki süre gelen fiili alım satım ilişkisi dikkate alındığında davacının defter kayıtlarının aleyhine delil olamayacağı anlaşılmıştır. <br>Dosyaya sunulan banka hesap ekstrelerine göre dava dilekçesinde sözü edilen araç devir bedelleri davacılar tarafından davalı şirket yararına olacak şekilde gönderilmesine rağmen araç devirlerinin yapılmaması sebebiyle davacıların ödeme emrinde belirtilen miktar kadar davalı şirketten alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla...\" gerekçesiyle davanın davalı ... .... yönünden reddine, davacının takip başlatmakta kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına, davanın davalı .... .... Ltd. Şti. yönünden kabulü ile; adı geçen davalının Konya . İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın tümden iptali ile takibe aynen devamına, takip bedelinin %20'si olan 175.000,00 TL icra inkar tazminatının davalı .... şirketinden alınarak davacılara verilmesine şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçelerini tekrarla mahkemenin davalı ... ... yönünden vermiş olduğu kararın usul ve yasalara aykırı olduğunu, davaya konu 2 adet aracın satışı için adi sözleşmesi düzenlendiğini, yapılan sözleşmelerin hem davalı şirket ile ayrıca da davalı ...'un şahsı ile ayrı ayrı yapıldığını, şirket yönünden yapılan sözleşmenin de davalı ...'un, şirket vekili olarak imzaladığını, diğer sözleşmeleri kendine asaleten imzaladığını, davalıların müteselsil olarak araç alıp satımı yaptıklarından müvekkillerin, davalılara müteselsil olarak davaya konu paraları gönderdiğini, davalıların müvekkilden aldıkları tutarları aracı olarak aldıkları araçların sahiplerine ödediklerine dair iddialarının, davayı ispatlar nitelikte olduğunu, ancak mahkemenin bu hususların hiç birine dikkat etmediğini, ... ...., müvekkillerin ödedikleri paraları şirket hesabına aktarıldığını ispatlayamadığını, davalıların kötü niyetli olduğunun TMK’nın 2. maddesindeki dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edilmesi gerektiğini, dosyada sabit olan banka dekontları, whatsApp yazışmaları, davalıların cevap ve diğer yazılı beyanlarında bulunan ikrarlarından anlaşılacağı üzere davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, mahkemenin şirket yönünden verilen karara itirazlarının olmadığını belirterek; murafaa istemlerinin kabulü ile, yerel mahkemenin davalı ... ... yönünden verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili ...'ya istinaf dilekçesinin 04/02/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin istinafa cevap süresi geçtikten sonra verdiği 18/09/2023 tarihli istinafa cevap dilekçesinde; alacak borç giriş kaydı olmayan ticari defterlere göre bilirkişi incelemesi yapılmış olup, müvekkil şirketin davacılara borcu bulunmadığını, bilirkişi raporuna itiraz etmelerine rağmen ikinci bir bilirkişiye dosyanın tevdii edilmediğini, bilirkişi raporunda alacak borç giriş kaydı olmayan deftere göre eksik inceleme olduğunu, davalı tarafın defterleri ibraz edildiğinde inceleme yapabileceğinin beyan edilmesine rağmen müvekkil şirketin ticari defterleri incelemeye alınmadan çelişkili rapora göre ve davacı ...'ün lehe olmayan defteri ile dosyanın karara bağlandığını, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uyulmadığını, Noura Excel tablosu incelendiğinde şirketin davalılara böyle bir borcu olmadığının ortaya çıkacağını, davalı şirketin ticari defterleri incelendiği esnada, defterde bulunan davacıların carisinin incelenmesini, buna göre dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verilmesini belirterek; dava sonucunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Davacılar tarafından davalılara karşı Konya... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile davacı alacaklı ... ... için 450.000,00 TL, davacı ... ... için 425.000,00 TL olmak üzere toplam 875.000,00 TL'nin tahsili için ilamsız takip yapıldığı, davalıların takibe itiraz etmeleri üzerine takibin durdurulduğu, takibin devamının sağlanması için davacıların eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.<br>Dosyanın incelenmesinde; istinaf talebinde bulunan davacılardan ... tarafından istinaf başvuru harcı ve maktu istinaf karar harcının yatırıldığı, diğer davacı ... tarafından herhangi bir harç yatırılmadığı anlaşılmış olup; <br>Hukuk Muhakemeleri Kanununun 344. maddesi gereğince her bir davacı için ayrı ayrı olmak üzere 492,00 TL istinaf başvuru harcı ve 179,90 TL maktu istinaf karar harcının bir hafta içerisinde yatırılması hususunda davacılar  vekili adına usulüne uygun muhtıra düzenlenerek tebliğ edilmesine, yapılan uyarı üzerine gerekli harçların yatırılmaması halinde istinafa başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesi, kararın usulüne uygun olarak ilgililere tebliğ edilmesi, karara karşı istinafa başvuru süresinin geçmesinden sonra her halükarda davacı ...'ün istinaf talebinin incelenmesi için dosyanın dairemize gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M  : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Dava dosyasının HMK’nın 352/1.ç maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi'ne GERİ ÇEVRİLMESİNE,<br>2-Hukuk Muhakemeleri Kanununun 344. Maddesi gereğince işlem yapıldıktan sonra  davacıların istinaf taleplerinin  incelenmesi için dosyanın dairemize gönderilmesine, <br>Dair; dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda, 28/02/2024 tarihinde oy çokluğuyla  ile karar verildi.<br>\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br>(Muhalif)<br><br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br> <br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>MUHALEFET ŞERHİ: Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Sayın çoğunluğun  her bir davacı için ayrı ayrı olmak üzere istinaf başvuru harcı ve maktu istinaf karar harcı yatırılması gerektiği ve bu nedenle dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine ilişkin görüşüne katılmıyorum.<br>Davacılar karı-koca olduklarını, ... adına oto alım satım işi yapıldığını, ...'in, ...'in vekili sıfatıyla işleri takip ettiğini, davalı gerçek kişi ve tüzel kişi ile yaklaşık 15 adet araç satın aldıklarını, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin araç alım satımına ilişkin olduğunu, dava konusu alacağın ... ve ... plakalı araçların sözlü alımı konusundaki anlaşmaya dayanarak davalılara iki ayrı banka havalesi ile 875.000,00 TL gönderdiklerini, plakası belirtilen araçların mülkiyetlerinin kendilerine devredilmediğini, bu nedenle banka aracılığı ile gönderilen paranın tahsili için Konya .. İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalıların hukuka aykırı olarak itirazları nedeniyle takibin durdurulmasına sebebiyet verdiklerini, davalıların itirazlarının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettikleri, yapılan yargılama sonucunda; davalı gerçek kişiye yönelik davanın reddine, tüzel kişiye yönelik davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davacıların istinaf kanun yoluna başvurdukları anlaşılmıştır. <br>Dava dosyası incelendiğinde; davacıların dava açarken tek başvuru ve peşin harç yatırdıkları, ilk derece mahkemesinin buna göre değerlendirme yaptığı ve davacıların verilen karardaki hükümler doğrultusunda tek harç yatırmak suretiyle istinaf kanun yoluna başvurdukları anlaşıldığından; davacıların istinaf talebinin esastan değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan;<br>Sayın çoğunluğun her bir davacının istinaf  harcını ayrı ayrı yatırması için dava dosyasının ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine ilişkin düşüncesine katılmıyorum. <br><br><br>\t\t\t\t\tBaşkan ...<br>\t\t\t\t\t    e-imzalıdır<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"404792d7119637bd","SID":"a7ed9dd9e004e2bf"}}