{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2022/169 <br>KARAR NO\t: 2024/325<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                     K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/10/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/316 E.  -  2021/343 K.<br><br>DAVACI\t  <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t<br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararı İptali - Hükümsüzlük <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/10/2021 tarih ve 2020/316 E. - 2021/343 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ...tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 1919 yılında kurulmuş ve sinema - televizyon sektöründe faaliyet gösteren dünyanın önde gelen  şirketlerinden olduğunu, tüm dünyada milyonlarca kişi tarafından izlendiğini, ilk kez 1934 yılında yayımlanan ve  ...’a ait kitap olan “...\" adlı çizgi romandan esinlenerek “...” adlı sinema eserinin beyaz perdeye uyarlanmasını sağladığını, sinema eseri olan \"...\"in 1997 yılında gösterime girdiğini, dünya genelinde de \"...\" filminin fenomen olduğunu, milyonlarca kişi tarafından izlendiğini ve gösterim yılı olan 1997'de ABD'de 250 milyon, tüm dünyada da 326 milyon $'dan fazla gelir elde ettiğini, aynı yıl en iyi makyaj dalında Oscar Ödülü aldığını, başka mecralarda da birçok ödül kazandığını, \"...\" ve ibarenin baş harflerinin kısaltması ile oluşturulan \"... ...\" ibareli markaların  müvekkili adına  birçok ülkede de tescilli olduğunu,  2002 tarihinde \"... 2\", 2012 yılında \"... 3\" ve 2019 yılında “... -...\" adlı  spin-off filminin çekildiğini, başka bir çizgi filmin de \"...\" adıyla çekildiğini,  \"...” ibaresinin sinema eserinin adı ve görsel unsuru olduğunu,  5846 Sayılı Kanun uyarınca da “eser” hükmünde olduğunu, \"...\"  (...) ve ibarenin baş harflerinden oluşan ...  ile \"... ...\" ibareli markaları taşıyan tekstil ürünleri başta olmak üzere, tişörtler, şapkalar, gözlükler, oyuncaklar, bardaklar ve diğer promosyon malzemelerinin  yaygın ve yoğun olmak üzere kullanıldığını, dava konusu marka başvurusuna itiraz ettiklerini, davalının kötüniyetli olduğunu, davalının daha önce 2017/07240 sayılı marka için de başvurduğunu, sözü edilen markaya itirazın da reddedilmiş olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin markasının neredeyse aynısı olduğunu ileri sürerek dava konusu YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.<br>Davalı ...vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı cevap vermemiştir.  <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, çekişme konusu \"...\" ibaresinin ... tarafından bir eser sözleşmesi kapsamında yaratıldığı, bu hususun itiraz sahibi şirketin itiraz beyanında sunmuş olduğu Amerika Birleşik Devletleri otoriteleri tarafından imzalanmış telif hakkı sözleşmesinde sunulmuş olduğu, itiraz sahibi şirketin, ayırt edici / özgün nitelikte eser olarak değerlendirilebilecek, 1997 yapımı \"...\" filmi üzerinde telif hakkının bulunduğu, davacının sinema eseri olarak  telif hakkı sahibi olduğu \"...\" adlı eserin isminin ve yine davacının  tişört ve şapka gibi tekstil ürünü, gözlük, oyuncak, bardak ve diğer promosyon malzemelerinin piyasaya sürdüğü ürün isminin aynısı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerinin ya da iltibas oluşturan benzerinin marka olarak Türkiye'de seçilip başvurusunun yapılmasının tesadüf olmadığı, davalının daha önce de \"...\" ibaresini marka olarak başvurduğu, davalının başkalarına ait markaların aynılarını da bulup Türkiye'de tescil ettirmeye çalıştığı, bu durumun kötüniyet göstergesi sayıldığı, gerek SMK'nın 6/6. maddesindeki davacının sinema eserinden kaynaklı fikri hakkı gerekse de kötüniyet varlığına bağlı SMK'nın 6/9. maddesindeki ihlale bağlı nisbi ret sebebi oluştuğundan aksi yöndeki YİDK kararı hatalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne,  2020-M-6492 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2019/21318 sayılı markanın da hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ...vekili istinaf başvuru dilekçesinde, her ne kadar “...” ibaresi davacı tarafından bir eser sözleşmesi kapsamında yaratılmışsa da, “...” ibaresinin günlük hayatta kullanılan ve nitelik belirten bir tamlama olduğu ve dava konusu markada kullanılan yazım stilinin ve tertip tarzının, telif hakkına konu eser ve afişte kullanılan stilden farklı olduğunu, ortalama tüketiciler açısından, dava konusu marka görüldüğünde, “meninblack” filminin akla gelmeyebileceği, bu nedenle 25. Sınıfta bulunan emtia üzerinde kullanılacak olan başvuru markasının kötüniyetli olduğu ve anılan markanın davacının telif hakkını ihlal eder nitelikte olduğu söylenemeyeceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararı iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, SMK'nın 6/9. maddesi uyarınca kötüniyetle yapılan marka başvurularının itiraz üzerine reddedileceği, tescil başvurusu sırasında kötüniyetin başlı başına bir itiraz sebebi olarak öne sürülebilmesi mümkün olduğu gibi, sonradan aynı nedenle hükümsüzlük davasının açılabilmesinin de mümkün bulunduğu, bu düzenlemenin esasen, TMK'nın 2. maddesinin özel bir uygulamasından ibaret olduğu (Yargıtay HGK 16/07/2008 T., 2008/11-501 Esas, 2008/507 Karar), Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2011/5436 Esas, 2013/6621 Karar ve 02/4/2013 Tarihli kararına konu bir olayda, mahkemece, \"...\" markasının yaratılmış bir marka olduğu ve yüksek derecede ayırt ediciliğinin bulunduğu, bu ibarenin davalı tarafından tesadüfen seçilip tescil ettirilmesinin hayatın olağan akışına uygun düşmediği, saat sektöründe ya da ziynet eşyası sektöründe bulunan bir kimsenin bu markadan haberdar olmamasının da hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığı, davalının da bu markayı hangi saik ile seçerek tescil ettirdiği konusunda ikna edici bir açıklamasının bulunmadığı, bu nedenle davalının marka tescili sırasında markanın davacıya ait olduğunu bildiği ve davalının kötüniyetli olduğunun belirlendiği, Yine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin \"...\" ibaresine yönelik 2019/4044 Esas, 2020/2213 Karar ve 02/03/2020 Tarihli kararının ve \"...\" ibaresine yönelik 2021/5298 Esas, 2022/9358 Karar ve 22/12/2022 Tarihli kararlarının da bu yönde olduğu, somut olay da da \"...\" ibaresinin davacı tarafından yaratıldığı, ibarenin ayırt ediciliğinin bulunduğu, bu ibarenin davalı tarafından tesadüfen seçilip başvuru konusu yapılmasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği, davalının davacının iş bu markasından ve eserinden haberdar olmamasının da hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığı, davalının da bu markayı hangi saik ile seçerek başvuru konusu ettiği konusunda ikna edici bir açıklamasının da bulunmadığı, gibi daha önce de benzer marka başvurusunda bulunduğu, bu nedenle davalının marka tescil başvurusu sırasında ibarenin davacıya ait olduğunu bildiği, bu itibarla davalının hukuki anlamda kötüniyetli olduğu anlaşılmakla, davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ...tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,3‬0-TL'nin davalı... tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t  <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı ...tarafından yapılan yargılama giderlerinin  davalı ...  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 23/02/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/03/2024\t<br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f8d3f764ce61ad3a","SID":"078cf4ac4b0ac1dc"}}