{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>                     T.C.<br>                 SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/90<br>KARAR NO\t: 2024/537<br>KARAR TARİHİ\t: 22/03/2024<br>KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/03/2024<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t:  ...               (...)<br>ÜYE\t\t: ...                (...)<br>ÜYE\t\t:  ...               (...)<br>KATİP\t\t: ...                (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t  : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>DAVA TARİHİ                    : 27/09/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 13/10/2023<br>NUMARASI\t\t : 2021/696 Esas -2023/926 Karar<br><br>DAVACILAR \t: 1- ... - ... - ...<br>\t  2- ADR YAPI İNŞAAT HAFRİYAT SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br>DAVALI \t: ... - ... ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br><br>DAVA\t  : Eser sözleşmesinden kaynaklı bedelsiz kaldığı iddia edilen avans çeki için yapılan ödemelerin istirdatı istemi<br>HÜKÜM\t: Kararın kaldırılması- gönderme<br>İSTİNAF  EDEN\t: Davacılar vekili<br><br>Taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı bedelsiz kaldığı iddia edilen avans çeki için yapılan ödemelerin istirdatı istemi nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın  reddine karar verilmiştir.<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı davacılar vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; <br>Vekil edeni şirketin Sefine Tersanesinde yüklenici sıfatıyla rıhtım inşaatı yapım işini üstlendiğini, alınan işin bir kısmını davalıya yaptırmak üzere davalı ile sözleşme akdedildiğini, işe başlanmadığını, sözleşme sırasında davalıa şirketten ödeme 76.000,00 TL'lik avans çeki verildiğini, buna rağmen davalı kendisine yüklenilen edimi yerine getirmediğini, davalıdan avans olarak vermiş olduğu çekin iadesini istenmesine rağmen iade edilmediğini beyanla dava konusu çeke ilişkin borcun bulunmadığının tespit edilerek çekin bedelsizliğine ve iptaline karar verilmesini, davalı yada üçüncü kişiler tarafından icra takibi başlatıldığında vekil edenleri yönünden icra takibinin durdurulmasına karar  verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>II. CEVAP<br>Davalı vekili  cevap dilekçesinde özetle;  <br>Yüklenmiş olduğu edimin büyük bir kısımını iş arkadaşları ile birlikte \"temel kalıp döşeme (malzemeli), beton dökümü (işçilik ve malzeme), kereste malzemesi ve işçiliği, demir işçiliği'' şeklinde yerine getirdiğini, dava konusu çekin davacılara ait olan şantiyede yapılan iş ve malzeme tutarına karşılık ciro yolu ile 3. kişilere devredildiğini, edimin yerine tam ve süresinde yerine getirilemeyişine sebebinin davacılar olduğunu, inşaat işini belli bir seviyeye getirene kadar  çalıştırıldığını ve iş sona yaklaşınca; davalı taraf ve iş arkadaşları davacılara ait olan şantiyeye alınmayarak dava konusu edimin yerine getirilmesine engel olunduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.<br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; ''davanın reddine'' karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilince istinaf  isteminde bulunmuştur.<br><br>B. İstinaf  Sebepleri<br>Davacılar vekili istinafa başvuru dilekçesinde özetle;<br>Mahkemece davanın \"davacı şirketin yasal defterlerinde kayıtların bulunmadığı gerekçesiyle\" reddedildiğini,  davanın tarafça hem şirket yetkilisi hem de şirket adına açılmış olduğu gözetilmediği, bu hususta herhangi bir belirleme yapılmadığı gibi çekin vekil edence verildiği ve vekil eden şirket sefine tersanesinde yüklenici sıfatıyla rıhtım inşaatı yapım işi yaptığını, sözleşmeyle davalı tarafa yüklenen işin, sözleşmenin imzalanmasından sonra bir ay içerisinde tamamlanıp bitirilmesi gerekirken aradan yaklaşık olarak 2,5 ay geçmiş olmasına rağmen davalının işe dahi başlanmadığını, sürekli bugün yarın diyerek vekil eden şirket ve yetkililerini oyaladığını, sözleşme yapıldıktan sonra işe başlamak için vekil eden şirketten ödeme talep eden davalıya, vekil eden şirketin keşidecisi olduğunu,  vekil eden şirket imza yetkilisi davacı ...'in ciranta olduğu 76.000,00 TL'lik avans çeki verildiğini, davalı kendisine yüklenilen edimi yerine getirmediğini, işin yapılmayacağını anlayan vekil eden şirketin, davalıdan avans olarak vermiş olduğu çekin iadesini istediğini, vekil edenin borcu olmayan bir ödeme yapmış olması ve Yerel Mahkemece hukuka aykırı olarak davanın reddine karar verilmiş olması ve istirdat iddiaların değerlendirilmemesi de hukuka aykırı olduğunu,  yerel mahkeme gerekçeli kararı tatmin edici ve denetlenebilirlikten uzak olduğu gibi hukuki nitelendirme dahi yapılmadan davanın reddine karar verildiğini, istinaf kanun yoluna başvuru talebin kabulü ile; yerel mahkemece davanın reddi kararının kaldırılmasını, davalarının kabulünü talep etmiştir.<br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık,  eser sözleşmesinden kaynaklı bedelsiz kaldığı iddia edilen avans çeki için yapılan ödemelerin istirdatı istemine  ilişkindir. <br><br>2. İlgili Hukuk<br>6100 sayılı HMK, 6098 sayılı TBK, 6102 sayılı TTK<br><br>3. Değerlendirme<br>Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı bedelsiz kaldığı iddia edilen avans çeki için yapılan ödemelerin istirdatı istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.<br>Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan  inceleme ve araştırma hüküm vermek için yeterli değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.<br>Uyuşmazlığın çözümü için ispatın hukukî niteliği üzerinde de durmakta fayda bulunmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun  (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece kari nenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir”  şeklindedir.<br>Her somut olaydaki maddi vakıaya göre lehine hak çıkaran taraf ve ispat yükü şekilleneceğinden, maddî hukuk kuralına ilişkin bu vakıaların doğru ve net bir şekilde belirlenerek ortaya konulması gerekmektedir. Maddede aksine düzenleme olmadıkça ibaresi eklendiğinden, kanunda ispat yükü ile ilgili özel bir düzenlemeye yer verildiğinde, ispat yükü genel kurala göre değil de kanunda belirtilen özel düzenlemeye göre belirlenecektir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.<br>Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Borçlu bir hukukî ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukukî ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukukî ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu, senedin varlığını  kabul etmekle birlikte bir hukukî ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukukî ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukukî ilişkinin varlığını kabul etmektedir.<br>Bu açıklamalara göre somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında davacı şirketin üstlendiği Sefine Tersanesinde rıhtım işi yapımı işinin \"fore kazık başlık\" yapımı işini ilişkin kısmını davalıya taşere ettiği, bu şekilde taraflar eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafça, sözleşme kapsamında davacılardan şirketin keşidecisi olduğu, şirket imza yetkilisi diğer davacı ...'in ciranta ettiği 76.000,00 TL'lik avans çeki davalıya verilmiştir. Çekin anılan sözleşmeye ilişkin avans çeki olduğu çekte açıkça belirtilmiştir. Çekin avans çeki olduğu ve sözleşme kapsamında davalı yükleniciye verildiği uyuşmazlık konusu değildir. Sözleşme ilişkisi kurulduğuna göre Yargıtay uygulamalarına göre işin yapılıp teslim ettiğini yüklenici, bedelin ödendiğini de iş sahibi kanıtlamalıdır. Davacı taraf davalının herhangi bir imalat yapmadığını, çekin bedelsiz kaldığını iddia ettiği, davalı taraf ise edimin bir kısmının ifa ettiğini, ifanın tamamlanmama sebebinin davacı taraf olduğunu savunmuştur. Davacı tarafça, işin davacı tarafından üçüncü kişilere yaptırıldığına ilişkin sözleşmeler, ödeme belgeleri ve işin yüklenici tarafından terk edildiğine ilişkin tutanaklar sunmuştur. Davacı tanık deliline dayanmış, tanıklar hazır edildiğinde keşifte dinlenmesine dair ara karar oluşturulmuş, davacı tanıklarının dinlenilmesi talebi talimat mahkemesince reddedilmiştir. Yerinde yapılan keşif sonucunda hazırlanan teknik bilirkişi raporunda sözleşme konusu fore kazık başlık beton imalatlarının yapıldığı tespit edilmiştir. Açıklandığı üzere, işin yapıldığını ispat yükü davalıdadır. Dava konusu çek bedeli kadar yüklenicinin imalat yaptığının ispatlanamaması durumunda çek bedelinin tamamının bedelsiz kalacağı, yüklenicinin inşaatı belirli bir seviyede terk ettiğinin belirlenmesi durumunda ise, yüklenicinin hak ediş bedeli haricindeki kısım için çek bedelinin bedelsiz kalacağı değerlendirilmelidir. Davalı yüklenici işin belirli bir seviyede terk ettiğinin iddiasına ilişkin olarak sözleşme kapsamında yüklenici tarafça imalat yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise işin hangi seviyede terk edildiğine ilişkin yeterli inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Ayrıca, menfi tespit davası olarak açılan dava yargılama aşamasındaki yapılan ödemelere göre istirdat davasına dönüşmüştür. Davacı 76.000,00 TL ve 20.000,00 TL olmak üzere çek bedeli olarak toplam 96.000,00 TL'nin istirdatını talep etmektedir. Çek ödemeleri olarak yapıldığı iddia edilen ödemelere ilişkin kayıtlar incelenmeden karar verilmesi doğru değildir.<br>Mahkemece yapılacak iş, öncelikle davacının ödeme belgelerinin dayanakları ve kayıtları dosyaya kazandırılmalı, ispat yükünün davalı yüklenicide olduğu gözetilerek davacı iş sahibi tarafından işin üçüncü kişiye yaptırıldığına ilişkin sunulan belgeler de değerlendirilerek yüklenicinin işi yapıp yapmadığı belirlenmeli, yapılan imalatın varlığının ispatı halinde ise yapılan işin veya terk edilen seviyenin belirlenmesi için tanık delili dahil tarafların sunduğu deliller değerlendirilmeli ve toplanmalı, yüklenici firmaların işi terk ettikleri seviyenin bu şekilde belirlenmeli, yüklenici tarafından gerçekleştirilen imalatın tespiti durumunda sözleşmenin birim fiyatlı olduğu dikkate alınarak bu yönteme göre yüklenicinin hak edişi belirlenmesi hususlarında tarafların teknik itirazlarını da karşılamak suretiyle daha önce rapor sunan bilirkişilerden alınacak ek raporla veya gerektiğinde yeniden oluşturulacak bilirkişi heyetinden gerekçeli, denetimine elverişli olacak biçimde rapor veya ek rapor alınmalı, davacının dava konusu çek bedeli için yaptığı ödemeler de değerlendirilerek hasıl olacak karar verilmesi gerekmektedir.<br>Yukarıda belirtilen nedenlerle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nun 353/1-a-6. maddesi gereğince, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereği KABULÜNE, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/10/2023 tarih, 2021/696 E - 2023/926 K sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Dosyanın yeniden yargılama yapılarak karar verilmek üzere kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinafa başvuran tarafça yatırılan maktu istinaf karar harcının talep halinde yatıran tarafa iadesine,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız olarak yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br> 5-İstinaf kanun yoluna başvuranın yaptığı istinaf giderlerinin kararın niteliği gereği ilk derece mahkemesinde yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>6-Kararın 6100 sayılı HMK'nun 359/3.maddesi uyarınca Mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere  22/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t                                                *\t                       <br>...<br> Başkan<br> ...<br>  ¸e-imzalı<br>...<br> Üye<br> ...<br>  ¸e-imzalı<br>...<br> Üye<br> ...<br>  ¸e-imzalı<br>...<br> Katip<br> ...<br>  ¸e-imzalı<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bf00947d016a4ba9","SID":"5993c3346074fcb9"}}