{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/409 <br>KARAR NO: 2024/446<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 19/01/2021<br>NUMARASI: 2018/1492 E. - 2021/16 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/03/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri aleyhine davalı-alacaklı tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takiplerinde borcun sebebi olarak 26/05/2018 vadeli 11.000,00TL bedelli bono, 20/06/2018 vadeli 11.000,00 TL bedelli, 25/07/2018 vadeli 10.887,00 TL bedelli olmak üzere toplam 3 adet bono gösterildiğini, bonolardaki imza ve yazının borçlu ... eli mahsulü olmadığını, bonoda diğer borçlu görünen .... Ltd. Şti'nin kaşesi ve yetkili şahıs ...'nın imzasının bulunmadığını, alacaklı tarafça takibe konu yapılan bonolardaki gerek yazı ve gerekse imzaların müvekkili ... eli mahsulü olmadığını, bonoda görünen diğer şirkete ait kaşe ve yetkili şahıs imzasının da bulunmadığını, bu bağlamda müvekkillerinin alacaklı olduğunu iddia eden tarafa hiçbir borcu bulunmadığını beyan ederek, davacıların borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötüniyetli takip yapan alacaklının alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların ödeme emirlerini tebliğ aldıktan sonra yasal süre içerisinde herhangi bir şekilde kambiyo senetlerine özgü itiraz usulünü olan imzaya itiraz veya borca itiraz etmediklerini, davacılara ödeme emri usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünde ... Esas sayılı dosyasında yer alan 3 adet bono incelendiğinde davalı-borçlu (muhattap) ... tarafından senedin ön yüzüne 2 adet imza atıldığını ve davacı-borçlu (senedin ön yüzünden lehtar olduğu anlaşılmaktadır.)  .... Ltd. Şti'nin ise 3 adet senedi cirolamış olduğunun tespit edileceğini, davacı-borçlu .... Tic. ve San. Ltd. Şti'nin kaşesi ve yetkilisi ...'nın imzası kaşenin üzerinde olduğunu,  senedin arka yüzünde yer aldığını, dava dilekçesinde yer alan iddiaların asılsız olduğunu,  borçlu şirkete ait kaşe ve imza bulunmadığı ileri sürülse de bonoların arka yüzü incelendiğinde borçlu firmaya ilişkin şirket kaşesinin bulunduğunu, üzerinde şirket yetkilisinin imzasının bulunduğunun tespit edileceğini, müvekkili firmaya ciro vasıtasıyla ulaşan dava konusu bonolara ilişkin iddiaların asılsız olduğunu, müvekkili firma ile davacılar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, dava öncesinde müvekkili ile davacılar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, ticari ilişkinin devam ettiğini, davacı tarafça açılan davanın haksız, kötüniyetli ve dayanaksız olduğunu, bu nedenle reddine karar verilmesini, davacı tarafa dava konusu bedelin %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince toplanan delillere göre yapılan yargılama sonucunda; dava konusu İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ve takibe konu üç adet bono  nedeniyle davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, Davacı ... yönünden kötü niyet tazminat talebinin reddine, Davacı ... Ltd. Şti yönünden takip miktarı olan 35.484,96 TL'nin % 20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak belirtilen davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı-borçlu ... LTD. ŞTİ. şirketinin kaşesi ve yetkilisi olan ...'nın imzasının kaşenin üzerinde olduğunu ve senedin arka yüzünde yer aldığını, bonoların arka yüzü incelendiğinde borçlu firmaya ilişkin şirket kaşesinin bulunduğu ve üzerinde şirket yetkilisinin imzasının bulunduğunun tespit edileceğini, bu nedenle de sahte imza atarak müvekkilini mağdur ettikleri için ... ve şirket yetkilisi ...'nın işbu davaya konu borçtan müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu,Ancak kötüniyetli hareket edilmediği gibi kendilerine yüklenebilecek herhangi bir kusur da bulunmamadığını, müvekkilinin sadece alacağına kavuşmak maksadıyla hareket ettiğini, davaya konu icra takibi dolayısıyla asıl mağdur olanın müvekkili olduğunu, sahte imzalar dolayısıyla zaten mağdur olan ve alacağına kavuşamayan müvekkilinin bir de kötüniyet tazminatına mahkum edilmesinin hukuka ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE  İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır.  İstanbul Anadolu ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davalının davacılar aleyhine toplam üç adet bono nedeniyle kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlattığı, takibe ve davaya konu bonolar incelendiğinde; lehtarı \"...Tic. Ltd.Şti., keşidecisi ... olan, 12/01/2018 düzenlenme, 25/07/2018 ödeme tarihli, 10.887 TL bedelli, lehtarı \"...Tic. Ltd.Şti., keşidecisi ... olan, 12/01/2018 düzenlenme, 20/06/2018 ödeme tarihli, 11.000 TL bedelli, yine lehtarı \"...Tic. Ltd.Şti., keşidecisi ... olan, 12/01/2018 düzenlenme, 26/05/2018 ödeme tarihli, 11.000 TL bedelli bonolar olduğu, her üç bonoda da keşidecinin davacı ..., lehtar ve ilk cirantanın davacı ... Tic. Ltd. Şti olup, senetlerin arkasında lehdar davacı  .... Tic. Ltd. Şti'den sonra davalı ...Ltd Şti'nin cirosunun bulunduğu görülmüştür.Davacı yan dava ve takip konusu bonolar üzerindeki imzayı inkâr etmiş olup, Mahkemece bonolar üzerinde yaptırılan imza incelemesi sonucunda dosyaya sunulan denetme elverişli Adli Tıp Kurumu raporuna göre; bonolar üzerinde bulunan imzaların davacı şirket temsilcisi sıfatıyla diğer davacı olan ...'nın eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı, Mahkemece bu yöndeki kabulün de yerinde olduğu, dava ve takip konusu bonolar üzerindeki imzaların davacı ...'nın eli ürünü olmaması nedeniyle, bonolardan kaynaklı olarak davacı yanın davalı yana borçlu bulunmadığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Diğer yandan bonoların ön yüzünde keşideci sıfatıyla atılan imza ile lehdar olan diğer davacı şirketin kaşesi üzerine atılan imzanın aynı imza olduğu, şeklen bonoların davacı yanca düzenlenip davalıya verildiği, ancak bonolarda yer alan lehdarın ...Tic. Ltd.Şti olması ve bu şirketin şeklen davalı ile birlikte temel ilişkinin taraflarını oluşturması dikkate alındığında, davalının bonolar üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığını bilecek durumda olmasına rağmen kambiyo senedinden kaynaklı icra takibi başlatmasında kötüniyetin varlığının kabulü gerektiği, bu nedenle Mahkemece varılan sonucun yerinde olduğu, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/01/2021 tarih ve 2018/1492 E., 2021/16 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.423,98 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 605,99‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 1.817,99‬ TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 07/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2da21e8dac93cf27","SID":"1dd9dcfe9845d744"}}