{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     <br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                          \t\t\t          \t\t\t           (E S A S I    İ N C E L E M E D E N  <br>\t\t\t      K A R A R I N    K A L D I R I L M A S I)<br>\t            \t\t   <br>ESAS NO\t: 2024/327 <br>KARAR NO\t: 2024/333<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...                ...<br>ÜYE \t: ...\t                       ...<br>ÜYE \t: ...     ...<br>KATİP \t: ...                                   ... <br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t:  Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t:  20.12.2023<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t:  2023/165 E., 2023/981 K.<br><br>DAVACI \t: ... - ... <br>DAVALI \t: ... <br>VEKİLİ\t: <br>\t\t     \t<br>\tDavacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352'nci maddesi  uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t:<br>Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun 177'nci maddesinin 4'üncü fıkrası gereğince açılan doğrudan iflas talebine ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince davacı tarafından davalı aleyhine Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26/05/2022 gün ve 2015/330 E., 2022/320 K sayılı ilamın icraya konulduğu, icra emrinin borçluya 22/08/2022 günü tebliğ edildiği, alacaklı vekilinin 14/04/2022 günü borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile alacaklarına haciz konulmasının istendiği ve borcun ödenmemesi üzerine işbu davanın açıldığı;<br> İcra ve İflas Kanunun 37'nci maddesine göre alacaklının seçimlik hakkını hacizden yana kullandığı, <br>Aynı Yasa'nın 43'üncü maddesi gereğince iflas yolu ile takibin ancak Türk Ticaret Kanunu gereğince tacir sayılan veya tacirler hakkındaki hükümlere tabi bulunanlar ile özel kanunlarına göre tacir olmadıkları halde iflasa tabi bulundukları bildirilen gerçek ya da tüzel kişiler hakkında yapılabileceği fakat alacaklının bu kimseler hakkında haciz yolu ile de takipte bulunabileceği, <br>Bu yollardan birini seçen alacaklının bir defaya mahsus olmak üzere o yolu bırakıp harç ödemeksizin diğerine yeni baştan başvurabileceği, <br> İcra ve İflas Kanunun 37'nci maddesi uyarınca ilama bağlı alacağın ödenmemesi üzerine alacaklının haciz talep etmesi durumunda aynı hüküm gereğince iflas talebinde (İİK. 177/4) bulunabilmesi için aynı Yasa'nın 43'üncü maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde takip yolunun değiştirilerek borçluya iflas ödeme emrinin tebliğinin gerektiği, dolayısıyla bir taraftan haciz yoluyla takibe devam ederken diğer taraftan borçlunun iflasının istenmesi mümkün olmadığı, <br>İflas takibi üzerine açılacak iflas davasında geçerli olarak başlatılmış bir iflas takibinin bulunmasının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114'üncü maddesinin 2 numaralı fıkrası kapsamında özel dava şartı olduğu, <br>Sonuç olarak davacı tarafından başlatılan ilamlı icra takibinden sonra İcra ve İflas Kanunu'nun 37'nci maddesine göre haciz yoluyla takibe devam edilmesi nedeniyle aynı Yasa'nın 43'üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre takip yolunun değiştirilerek borçluya iflas ödeme emri çıkarılmadan 177'nci maddenin 4 numaralı bendine göre eldeki davanın açıldığı, ilama dayalı alacağın icra emrine rağmen ödenmemesi halinde doğrudan iflas davası açılabilmesi için haciz talebinde bulunulmaması gerektiği, geçerli olarak başlatılmış bir iflas takibinin bulunmadığı; 43'üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gereken durumlarda geçerli takibin bulunmasının iflas davası yönünden özel dava şartı olduğu ve eldeki davada özel dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde: Taleplerinin doğrudan iflas olduğunu, yasal düzenlemenin seçimlik hak niteliğinde bulunmadığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. <br>HUKUKİ NEDEN VE GEREKÇE\t:<br>Dava, ilama bağlanmış bir alacağın icra emri tebliğine rağmen ödenmemesine (İİK m.177/4) dayalı doğrudan iflas istemine ilişkindir.<br>İlama bağlı bir alacağın icra emri tebliğine rağmen ödenmemesi nedeniyle iflasın açılmasında temel felsefe, borçlu tarafından artık inkar imkanı kalmamış ve bir mahkeme tarafından varlığı ve miktarı saptanmış alacağın her halükârda tahsilini sağlamak konusunda devletin etkinliğini somutlaştırmak ve alacaklının haklarını korumaktır. Böyle bir alacağın çeşitli usul ve takip oyunları ile ödenmemesini ya da ödenmesinin geciktirilmesini kanun koyucu kabul etmemiş ve bu olasılığın ortaya çıkmaması için iflas gibi sert bir önlem almıştır. <br>Bu nedenle İcra ve İflas Kanunun 37'nci maddesi bir alternatifi, bir kez kullanılmakla tüketilecek bir hakkı değil; alacaklının başvurabileceği birden çok yolu göstermektedir. Kuru'nun ifadesi ile \"alacaklı icra emrine rağmen borcunu ödemeyen borçlunun, önce mallarının haczini istemiş ve hatta borçlunun bazı mallarını haczettirmiş ve bunların satış bedelinden alacağını kısmet almış ola bile, yeni bir icra emri tebliğ ettirmeden, m.174/4 [177/4 olmalı] hükmüne göre (eski icra emrine dayanarak) borçlunun doğrudan iflasını isteyebilir\" (bkz., Kuru, B.: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2.b., Adalet Yayınevi, Ankara 2013, s.1148). Yargıtay'ın görüşü de bu yöndedir: Yargıtay (Kapatılan) 19. HD., 01/05/2003 gün ve 9926/4727 E.K. <br>Takip yolunun değiştirilmesi de ilamsız takiplerle sınırlıdır (İİK m.42). İlama dayalı takibin, ilamsız takibe dönüştürülmesi ve bu yolla borçluya ödeme emri tebliğ edilerek zaten mahkeme kararıyla sabit olmuş bir alacağa yeniden itiraz etme olanağı verilmesi, sonrasında bunun giderilmesi yollarına (itirazın kaldırılması ve iflas, İİK m.156/III) başvuruya zorlanması söz konusu olamaz. Kaldı ki, ilama dayalı alacağın genel haciz yolu ile ilamsız takibe konu edilmesinin mümkün olmayacağına dair Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararı da (17/03/2017 gün ve 1/2 E.K) aynı hukuki ilkeye işaret etmektedir. <br>Hemen belirtmek gerekir ki takip genel haciz yolu ile ilamsız takip yolu ile başlatılmıştır. İtirazın iptali davasının (tamamen ya da kısmen) kabulü takibi ilamlı takibe çevirmez. Esasen haciz yolu ile takiplerde takip yolunun farklılığı sadece kesinleşme aşamasına kadar anlam ifade eder. Kesinleşmeden sonra izlenecek usul hep aynıdır. <br>İlamsız takip itirazın iptali davası ile ilamlı takibe dönüşmezse de ilk kez kararla ortaya çıkan vekalet ücreti, yargılama gideri ve icra inkar tazminatı gibi alacak kalemleri için  İcra ve İflas Kanunun 177'nci maddesinin 4 numaralı bendinin uygulanmasına engel bir durum bulunmamaktadır. <br>Yukarıdan beri gösterilen yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalar çerçevesinde ilk derece mahkemesinin hukuki saptaması hatalı olup, esasa girilerek yargılama yapılıp varılacak sonuca göre bir karar verilebilmesi için kararın kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmelidir (HMK m.353/1-a.4). <br>HÜKÜM \t: <br>HÜKÜM \t: <br>1-HMK m. 353/1-a.4. gereğince  Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2023/165 E., 2023/981 K sayılı dava dosyasında verdiği 20.12.2023 tarihli kararın, ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE.<br>\t2-Peşin alınan istinaf karar harcının iadesine.<br>\t3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine.<br>\t4-HMK m.359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m.302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına.<br>\t21.02.2024 günü dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tHMK m.353/1-a ve 362/1-g gereğince KESİN olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi. (GK Yazım Tarihi: 22.02.2024) <br>          <br>           \tBaşkan ...                 Üye ...                 Üye ...                 Katip ... <br>   e-imzalıdır\t\t\t\t       e-imzalıdır \t\t\t        e-imzalıdır \t\t\t\t \t e-imzalıdır <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a8669f24490373f5","SID":"6f671e3014fea604"}}