{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     <br>                    T.C.<br>               ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       31.HUKUK DAİRESİ\t\t\t<br><br>DOSYA NO\t: 2024/70  Esas<br>KARAR NO\t: 2024/296      <br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t         (İnceleme aşamasında / Duruşmasız)<br>\t\t   \t         (Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/11/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/451 Esas-2023/688 Karar<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ\t: 12/03/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19/03/2024<br><br>Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br> İSTEM;<br>Davacı vekili tarafından verilen 05/04/2016 tarihli dava dilekçesinde özetle;     Taraflar arasında 20.01.2014 tarihli taşeronluk sözleşmesi akdedildiğini, söz konusu sözleşmede, ... A.Ş. Ankara Genel Müdürlüğü Ek Hizmet Binası'nın yapılması işi kapsamında davacı tarafından \"52 metrelik çelik kule\" yapılması işinin üstlenildiğini, çelik kulenin yapımı işinin tamamlandığını, sözleşme bedelinin KDV hariç 130.000,00 TL olduğunu (KDV dahil 153.400,00 TL) davalı tarafından işin teslimine ilişkin uygun şartlann sağlanmadığını ve 100.000,00 TL'lik bir ödeme yapılmasına rağmen bakiye 53.400,00 TL'lik meblağın ödenmediğini, işi teslime ve montaja hazır olduklarını ve bakiye bedelin ödenmesini bildirmek için davalıya Yenimahalle 3. Noterliği'nden 29.08.2014 tarih ve 28075 yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, davalının ihtamameye olumsuz cevabı üzerine, bakiye 53.400,00 TL'lik alacağın tahsili için davalı hakkında 07.03.2016 tarihinde Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nde 2016/15069 esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafından 2016/5069 esas sayılı takibe 14.03.2016 tarihinde haksız itirazda bulunulduğunu belirterek davalı tarafından takibe yapılan haksız itirazın iptaline, takibin devamına, 2017/15069 esas sayılı dosyaya konu 64.266,90 TL (faiz dahil) meblağ üzerinden %20'lik icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.<br>YANIT:<br>Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 20.01.2014 tarihinde akdedilen taşeronluk sözleşmesinde, her ne kadar işin anahtar teslim süresi için iki ay öngörülmüş olsa da, idare tarafından dört kez verilen cezasız ek süre ile iş bitiminin 30.06.2015'e kadar uzatıldığını, süre uzatımlarının davacı tarafa bildirildiğini ve bu hususa ilişkin davalı tarafa herhangi bir kusur yüklenemeyeceğini, taraflar arasında akdedilen taşeronluk sözleşmesinde, süre bakımından idarenin yüklenici olan davalıya vereceği sürenin esas alınacağının ve bu sürenin bağlayıcı olacağının hükme bağlandığını, davalı tarafla idare arasında imzalanan ana sözleşmenin, inşaat %80 seviyelerindeyken idare tarafından tek taraflı olarak l7.08.20l5 tarihinde feshedildiğini, sözleşmenin feshi halinde taşeronun bu feshe riayet etmesi gerektiğini, dolayısıyla davacının o vakte kadar yaptığı iş bedellerini alabileceğini, bu bedele ilişkin ödemenin zaten yapılmış olduğunu, ancak davacı tarafından iddia edilen bakiye alacağa ilişkin herhangi bir iş/teslim yapılmadığını, dolayısıyla muacceliyet kesbetmeyen bir alacak için davalı tarafa borç yüklenemeyeceğini, davacı tarafindan iddia edilen bakiye alacağın kesinleşmesi halinde, bu bedelin eser sözleşmesini tek tarallı haksız fesheden idare tarafından ödenmesi gerektiğini, davalı tarafından bu tarz durumlar öngörülerek, idareye karşı Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/302 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini ve masraf ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/11/2023 tarihli 2022/451 Esas 2023/688 Karar sayılı kararında özetle; Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan  itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir.<br>Mahkememizden verilen 2016/313 Esas 2019/958 Karar sayılı ilamı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 2020/881 Esas 2022/460 Karar sayılı ilamı ile eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.<br>2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince, takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.<br>Ankara 1. İcra Dairesi'nin 2016/5069 Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 07.03.2016 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde, 53.400,00 TL asıl alacak, 10.866,90 TL işlemiş faiz olmak üzere 64.266,90 TL istenmiş, takibin dayanağı olarak 20/01/2014 tarihli taşeronluk sözleşmesine dayanılmıştır. Ödeme emrinin davalıya 08/03/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 11/03/2016 tarihinde takibe, borca ve faize itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğu, bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür.<br>Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/302 Esas sayılı dosyasında, davalı ... tarafından ... A.Ş aleyhine açılan alacak, sözleşme bedelinin yeni koşullara uyarlanması ve teminat mektubunun iadesi istemli davanın ve birleşen davaların feragat nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>HMK'nun 222/1, 220/3. maddeleri gereğince taraflara dava konusu ticari defter ve kayıtlarını sunması süre verilmiş ve bilirkişi heyeti tarafından taraf defter kayıtları incelenmiştir.<br> Bilirkişi kurulunun 31/01/2018 tarihli raporunda, \"davacı tarafın, davalı ile aralarındaki sözleşmeden dolayı alacak hakkının bulunduğu, davacının alacağının 53.400,00 TL olduğu ve davalının davacının 29.08.2014 tarihli ihtamamesinin tebliğ tarihinden itibaren alacaklının temerrüdüne düşmesiyle muaccel olduğu, davalının alacaklı temerrüdüne düşmesi sebebiyle, aynı tarihten itibaren davacının alacağına temerrüt faizi işleyeceği, davalı ile idare arasında akdedilen sözleşmenin sona ermesinin davalı ile davacı arasındaki sözleşmenin de imkansızlık nedeniyle sona ermiş olduğu sonucunu doğurmayacağı\" şeklinde görüş bildirmişlerdir.<br>Bilirkişi kurulu 07/09/2018 tarihli ek raporunda, \"davacı tarafın, davalı ile arasındaki sözleşmeden dolayı alacak hakkının bulunduğu, davacının alacağının 53.400,00 TL olduğu ve davalının davacının 29/08/2014 tarihli ihtarnamesinin tebliği tarihinden itibaren alacaklının temerrüde düşmesiyle alacağın muaccel olduğu, aynı tarihten itibaren davacının alacağına temerrüt faizi işleyeceği, davalı ile idare arasında akdedilen sözleşmenin sona ermesinin davalı ile davacı arasındaki sözleşmenin de imkansızlık nedeniyle sona ermiş olduğu sonucunu doğurmayacağı\" şeklinde görüş bildirmiştir.<br>Bilirkişi kurulu 30/04/2019 tarihli ek raporunda, \"sözleşme konusu imalatı tamamlanan kulenin montajının da davaya konu sözleşme süresi içinde, sözleşme feshedilmeden önce yapılmasının mümkün olduğu, ancak bu aşamadan önce işin montajının yapılması için inşaat seviyesinin uygun olmasına rağmen davalı tarafından uygun şartların sağlanmadığı, davacının edimini tam olarak ifa edebilmesi için tamamıyla davalının üzerine düşeni yapmadığının açık olduğu, idare ile davalı şirket arasındaki ana inşaat sözleşmesinin ve davalı ile davacı arasındaki \"alt yüklenicilik sözleşmesinin\" davacı alt yüklenicinin herhangi bir kusuru ve sözleşmeye aykırı hareketi nedeniyle feshedilmediği, bu konularda davalı vekilince yapılan itirazların yersiz olduğu, davalı ile idare arasında akdedilen sözleşmenin sona ermesinin davalı ile davacı arasındaki sözleşmenin de imkansızlık nedeniyle sona ermiş olduğu sonucunu doğurmayacağı, sözleşme feshedilmeden önce işin tamamlanmış olan kısmının bedelinin 100.000,00 TL mertebesinde olduğu değerlendirilmiş, yukarıda belirtildiği şekilde bu bedelin davalı tarafından ödenmiş olduğu davalı tarafından faturalandırıldığı, davacı tarafın davalı ile aralarındaki sözleşmeden dolayı alacak hakkının bulunduğu, davacının alacağının 53.400,00 TL olduğu ve davalının, davacının 29/08/2014 tarihli ihtarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren alacaklı temerrüdüne düşmesiyle muaccel olduğu ve aynı tarihten itibaren davacının alacağına temerrüt faizi işleyeceği kanatine varılmıştır\" şeklinde görüş bildirmişlerdir.<br> Taraflar arasındaki uyuşmazlığın taraflar arasında imzalanan sözleşme nedeniyle tarafların üzerlerine düşen edimlerini yerine getirip getirmedikleri, icra takibine konu  alacaktan dolayı davalının sorumlu bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.<br>Somut olayda dosya kapsamına göre, ... A.Ş Ankara Genel Müdürlüğü Ek Hizmet Binasının yapılması işi kapsamında davacı tarafından \"52 metrelik çelik kule\" yapılması işinin üstlenildiği ve edimini yerine getirdiği, sözleşme bedelinin KDV hariç 130.000,00 TL olduğu (KDV dahil 153.400,00 TL), davalı tarafından işin teslimine ilişkin uygun şartlann sağlanmadığı ve 100.000,00 TL'lik bir ödeme yapılmasına rağmen bakiye 53.400,00 TL'lik meblağın ödenmediği, işin montajı ve alacağın tahsili için Yenimahalle 3. Noterliği'nden 29.08.2014 tarih ve 28075 yevmiye numaralı davacı tarafından davalıya ihtarname gönderildiği, davacının davalıdan toplamda 53.400,00 TL alacaklı bulunduğu anlaşılmaktadır.<br>Dava, taraflar arasındaki 20/01/2014 tarihli Taşeronluk Sözleşmesi'nden kaynaklanmakta olup, davacı taşeron eldeki dava ile sözleşme uyarınca ... A.Ş Ankara Genel Müdürlüğü Ek Hizmet Binasının Yapım İşi kapsamında 52 metrelik çelik kule imalatı işini tamamladığını ve çelik kuleyi inşaat sahasına getirdiğini ancak montaj için gerekli şartların davalı yüklenici tarafından sağlanamadığını ve davalının alacaklı temerrüdüne düştüğünü, bu sebeple KDV dahil 153.400,00 TL'lik iş bedelinin tamamına hak kazandığını, davalı tarafından yapılan 100.000,00 TL'lik ödemenin mahsubu sonrasında kalan 53.400,00 TL'lik iş bedeli alacağının faiziyle birlikte ödenmesi için davalı hakkında icra takibi başlatıldığını ancak davalının takibe haksız yere itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek davalının takibe yaptığı itirazın iptalini, takibin devamına karar verilmesini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 2020/881 Esas 2022/460 Karar sayılı kaldırma kararında belirtildiği üzere, taraflar arasındaki taşeronluk sözleşmesinin 26. maddesinde, ana sözleşmenin, bu sözleşmenin eki olduğu belirtildiğinden dava dışı idare tarafından davalı yüklenicinin sözleşmesinin feshine karar verilmiş olması sebebiyle taraflar arasındaki taşeronluk sözleşmesinin de feshedildiğinin kabulü gerekir. Dolayısıyla fesih halinde tarafların kusur durumuna bakılmaksızın davacı taşeron fesih tarihine kadar yaptığı imalatın bedelini talep edebilir. Bu sebeple davacı taşeronun yaptığı imalatın, işin fesih tarihine kadar geldiği seviyesi belirlenerek ve montajın fesih tarihine kadar yapılmadığı da tarafların kabulünde olduğundan montajı yapılmamış işin seviyesinin belirlenmesi ve belirlenen oranın sözleşmedeki götürü bedele oranlanması suretiyle ve davalı tarafından yapıldığı ihtilafsız olan 100.000,00 TL'lik ödemenin belirlenen iş bedeli alacağından mahsubu ile sonucuna göre davacı taşeronun bakiye iş bedeli alacağının bulunup bulunmadığı belirlenerek eldeki davada karar verilmesi gerekmektedir.<br>Davalı vekili aşamalardaki beyanlarında, sözleşmeye konulu işin montajının sözleşmenin feshinden sonra davacı ile dava dışı idare arasında yapılan anlaşma uyarınca davacı tarafından yapıldığını ve montaja ilişkin masrafların dava dışı idare tarafından davacıya ödenmiş olduğunu, bu sebeple eldeki davanın kabulü halinde davacının montajdan dolayı ödeme alacağını iddia etmiş olduğundan, mahkememizce dava dışı iş sahibi ...'dan sözleşmenin feshinden sonra 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 23. maddesi hükmünce tasfiye kesin hesabı çıkartılıp çıkartılmadığı sorulmuş, buna ilişkin belge örnekleri getirtilmiştir. <br> Getirilen belgeler, dosya kapsamındaki delil ve belgeler, sözleşme ve eklerinde belirtilen fiyatlar üzerinden gerçekleştirilen iş ve imalâtların metrajlarına göre davacı taşeronun fesih tarihine kadar taşeronluk sözleşmesi kapsamında yaptığı imalatlar sebebiyle hakettiği iş bedeli ile bu sebeple davalı yükleniciye yapılan ödemeler gözetilerek fesih tarihi itibariyle davacı taşeronun hak ettiği imalat bedeli alacağı konusunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınmış, 03/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda bozma ilamında belirtilen bilirkişi heyetinden  yapılması istenilen hesaplamanın yapılabilmesi için, dava konusu binanın terasında bulunan ve davacı tarafından imal edilerek şantiye sahasına getirilen kulenin montajının ... A.Ş tarafından kime yaptırıldığı, ... A.Ş.'nin dava konusu kulenin montajı için hangi firmaya, kaç lira ödediğinin dökümanları ile birlikte dava dosyasına açık ve anlaşılabilir bir şekilde getirtilmesi gerektiğine ilişkin ön rapor verilmiştir. <br>  Ön raporda belirtilen eksikliklerin tamamlanmasından sonra dosya bilirkişi kuruluna verilmiş, 21/06/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda davacı yüklenicinin yapmış olduğu işi bitirmemiş olması nedeniyle davalı yükleniciden her hangi bir alacağı mevcut olmadığı, buna rağmen davacı tarafından davalı yüklenici aleyhine Ankara 1.İcra Müdürlüğü'nün 2016/5069 Esas sayılı dosyasında 53.400,TL asıl alacak ve 10.866,90 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 64.266,90 TL lık İcra takibine davalı yüklenicinin 14.03.2016 tarihi dilekçesi ile itiraz ettiği ve Ankara 1.İcra Müdürlüğü'nün 20.03.2016 tarihli kararı ile takip durdurulduğu, davacı tarafından davalı aleyhine Ankara 1.İcra Müdürlüğü'nün 2016/5069 Esas sayılı dosyasında 07.03.2016 tarihinde başlatılmış olan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın yerinde olduğu, dolayısı ile takibin iptali gerektiği belirtilmiştir.<br>Bilirkişi kurulunun 14/10/2023 ek raporunda ise, Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2016/5069 Esas numaralı dosyasında takip tarihinin 07.03.2016, takip tutarının 53.400,00. TL Asıl Alacak ve 10.866,90.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 64.266,90 TL olduğu, davalı yüklenici tarafından davacı taşerona 100.000,00 TL ödeme yapıldığı ve ödemeye karşılık davacı taşeron tarafından fatura düzenlendiği hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı,  mahkemenin 24/03/2023 tarihli müzekkeresine cevaben dava dışı İdare ...'un 05/04/2023 tarihli müzekkere cevabı ve eklerine göre, dava dışı idarenin fesihten sonra davacı taşeron ile taşeronluk sözleşmesine konu 52 metrelik çelik kulenin montajı konusunda anlaşılmadığı, dava konusu işin dava dışı idare tarafından dava dışı ... firmasına tamamlatıldığı, davacı taşerona dava dışı idarece dava konusu iş kapsamında ödeme yapılmadığı, yukarıda detayları açıklandığı üzere işin fesih tarihinde davacının 15.354,24 TL alacaklı olacağı, bu miktar için fatura düzenlenmediğinden, bu tutarda fatura düzenlendiği takdirde davacı alacağının KDV dâhil 18.118,00 TL olacağı, itirazın iptali istemine konu Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2016/5069 E. sayılı dosyasında 18.118,00 TL asıl alacak için takip tarihine kadar işlemiş faiz tutarının 2.888,46 TL olacağı bildirilmiştir.<br>Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen 14/10/2023 tarihli bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı yüklenici tarafından davacı taşerona 100.000,00 TL ödeme yapıldığı ve ödemeye karşılık davacı taşeron tarafından fatura düzenlendiği hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, ... A.Ş.'nin 05/04/2023 tarihli müzekkere cevabı ve eklerine göre, dava dışı idarenin fesihten sonra davacı taşeron ile taşeronluk sözleşmesine konu 52 metrelik çelik kulenin montajı konusunda anlaşılamadığı, ancak dava konusu işin dava dışı idare tarafından dava dışı ... firmasına tamamlatıldığı, davacı taşerona dava dışı idarece dava konusu iş kapsamında ödeme yapılmadığı, işin fesih tarihinde davacının 15.354,24 TL alacaklı olduğu, bu miktar için fatura düzenlendiği takdirde davacı alacağının KDV dâhil 18.118,00 TL olacağı, itirazın iptali istemine konu Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2016/5069 E. sayılı dosyasında 18.118,00 TL asıl alacak için davalının itirazının yerinde olmadığı, bu mikatara takip tarihine kadar işlemiş faiz tutarının 2.888,46 TL olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, davalı borçlunun, Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2016/5069 esas sayılı icra takibinin 18.118,00 TL asıl alacak ve 2.888,46 TL faizi yönünden iptali ile takibin bu miktarlar yönünden devamına, takipten sonra asıl alacağa yıllık %10,50 oranında avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine ve itirazın iptaline karar verilen takibe konu asıl alacak miktarı olan 18.118,00 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 3.623,60 TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verildiği görülmüştür. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili tarafından verilen 28/12/2023 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından aralarındaki sözleşme kapsamında tüm edimlerin yerine getirilmeye çalışıldığını, sözleşmeye konu çelik kulenin imal edildiğini ve davalının şantiyesine de götürüldüğünü, davalı tarafın gerekli hazırlıkları yapmadığını, edimini yerine getirmemesi nedeniyle yalnızca montaj işleminde bir kısım eksikliklerin kaldığını, dosyada mevcut kök ve iki ayrı ek raporda istikrarlı şekilde  müvekkilinin anlaşmaya riayet etmiş olduğu, söz konusu imalatı ve teslimi gerçekleştirdiği için anlaşılan bedele hak kazandığının tespit edildiğini, mahkemece de bozma öncesi incelemede davanın tam kabulüne karar verildiğini, müvekkili tarafından sözleşmede yer alan edimlerin eksiksiz şekilde yerine getirilmesine rağmen davalının edimlerini yerine getirmemesi ve sözleşmeye aykırı davranması neticesinde basiretli bir tacir olan müvekkili tarafından davalı tarafa ihtarname tebliği ile davalının, temerrüde düşürüldüğünü, buna rağmen geçen süre zarfında davalı tarafın hiçbir şekilde sözleşmede yer alan edimlerini yerine getirmediğini, müvekkilinin hak etmiş olduğu bakiye alacağının da ödenmemiş olup davalının bu davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, yargılama aşamasında dava dışı idare olan ...'dan gelen cevaplarda da açıkça müvekkilince teslimin yapıldığının kabul edildiğini, dava dışı idarece de müvekkilinin teslim etmiş olduğu ürünün kabul edildiğine göre, müvekkilinin davalı taraftan alacaklı olduğunun izahtan vareste olduğunu, davalı/yükleniciye idare tarafından %95 oranında ödeme yapılmış olmasının, geçici kabulün yapılmış olmasının dahi, müvekkilinin edimini yerine getirdiğinin ve davalıdan alacaklı olduğunun ispatı olduğunu, müvekkilince çelik kulenin teslim edilmiş olması nedeniyle dahi müvekkili davalıdan alacaklı olduğunu, çelik kulenin halen davalı şantiyesinde olup dolayısıyla müvekkilinin çelik kule bedeline ilişkin de davalıdan alacağının mevcut olduğunu, gerekçeli karar ile kabul edilen 18.118,00 TL çelik kulenin bedelini karşılamadığını, bunun dahi gerekçeli kararın haksız olduğunu ispatladığını, davalının basiretli bir tacir olduğu da nazara alınarak sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle kusurlu olduğunun bir kez daha kabulü gerektiğini, devamen müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunun da tespiti ile mahkeme kararının kaldırılarak davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasında mevcut sözleşmede bedelin 130.000,00 TL+KDV olarak tayin edilmiş iken şu aşamada bilirkişi raporu ile iş bedelinin KDV dahil 118.118,00 TL olarak belirlenmesinin ve daha da önemlisi sözleşme bedeline ilişkin değerlendirme yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, ayrıca kararın kısmen kabul kısmında yer alan \"takipten sonra asıl alacağa yıllık % 10,50 avans faizi uygulanmasına\" ilişkin tesis edilmiş olan kararın her ne kadar taraflar arasındaki ilk sözleşme tarihi 2014 ise de gerekçeli karar tarihi 14.12.2023 olsa da işletilecek avans faizi oranının 41,75 olduğunu, dolayısıyla mahkemece kabul edilen kısıma ilişkin kararlaştırılmış olan avans faizi oranının da hatalı olduğunu, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili tarafından verilen 02/01/2024 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; ... A.Ş. ile dava dışı ... ... Tel. İnş. San. Nakl. Tic. Ltd. Şti. çelik kulenin montajı konusunda yaptığı anlaşma gereği dava dışı firmaya bu işi için ödeme yapıldığından davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin konkordato ilan etmiş olması nedeniyle kesin mühlet tarihinden sonraya faiz işletmeden konkordato dosyası üzerinden kayyum onayı ile alması gerekirken aksi yöndeki kararın hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin, 07/08/2018 tarihinde Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/581 E. numaralı dosya kapsamında konkordato talebinde bulunduğunu, mahkeme tarafından 09/08/2018 tarihinde geçici mühlet kararı verildiğini, geçici mühlet kararın, aynı mahkemenin 01/11/2018 tarihli ara kararı uyarınca iki ay süre ile uzatıldığını, 09/01/2019 tarihinde ise mahkemece 1 yıllık kesin mühlet kararı verildiğini, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/581 E. numaralı dosya üzerinden 09/01/2019 tarihinde ise mahkemece verilen 1 yıllık kesin mühlet süresi tarihli 06/01/2020 tarihli tensip zaptı ile İİK'nun 304/2.maddesi gereğince Konkordato Komiserler Kurulunun gerekçeli raporu doğrultusunda kesin mühlet süresinin 09/01/2020 tarihinden geçerli olmak üzere 3 ay süre ile uzatılmasına karar verildiğini, söz konusu kararların ticaret sicil gazetesinde yayınlandığını, resmi ilan portalında da ilan edildiğini, alacaklı tarafından kararların bilinmesine ve konkordato dosyasına bildirimde bulunup söz konusu dosyada alacaklı olarak kaydı bulunmamasına rağmen 2018 yılından öncesine ait alacağı için iş bu davanın açıldığını, kesin mühletin alacaklılar bakımından sonucunu düzenleyen iik 294. maddesi uyarınca; mühlet içinde amme alacaklarının da dahil olmak üzere müvekkili şirket aleyhine hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takiplerin duracağını, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararlarının uygulanmayacağını, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetlerin işlemeyeceğini, davacı taraf ile müvekkili davalı arasındaki taşeronluk sözleşmesinin, idare tarafından feshedilmesi nedeniyle, TBK madde 485 uyarınca eserin tamamlanmasının iş sahibi ile ilgili beklenmedik olay dolayısıyla imkânsızlaştığını, bu durumun neticesinde sözleşmenin feshedildiğini, idarenin feshi sonrası hukuki imkansızlığın doğduğunu, sözleşmenin feshinde müvekkiline atfedilebilecek bir kusurun olmadığını, ana sözleşmenin feshinde müvekkili şirketin hiçbir kusuru olmayıp, tamamen idarenin kusuru ile fesih işleminin gerçekleştiğini, ana sözleşmenin feshinde idarenin kusurlu olduğu için, taraflarınca idarenin aleyhine Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/302 E. sayılı dosya ile alacak talebinde bulunulduğunu, idarenin kusurunu kabul etmesi sonucu taraflar arasında sulh protokolü imzalandığını, davadan feragat edildiğini, ana sözleşmenin hem de taşeronluk sözleşmesi ile yüklendiği tüm edimi yerini getirdiğini, her iki sözleşmenin de feshinde müvekkiline atfedilebilecek bir kusurun olmadığını, davacının, taşeronluk sözleşmesi ile yüklendiği edimin tamamını ifa etmediğini, bu nedenle sözleşmenin tamamı için talepte bulunamayacağını, davacı tarafından edimleri yerine getirilmeyerek, sözleşme konusu işin tamamlanmadığının belgelerle açıkça tespit edildiğini, ana sözleşmenin feshi sonucu, dava dışı idarenin müvekkili şirketin hakedişlerinden işbu dava konusu kuleye ilişkin tüm alacakları kestiğini, müvekkili şirketin davacıya 100.000,00 TL ödeme yaptığını, davacının sözleşmenin feshinden sonra aynı iş için dava dışı ....Şti. ile anlaşma yaptığını ve dava dışı firmanın iş sahibi olan ... ayrıca ödeme aldığını, bu durumda davacının edimlerini yerine getirilmeyerek, sözleşme konusu işin tamamlanmadığı halde ödeme talep ettiğini, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, taraflar arasındaki 20/01/2014 tarihli taşeronluk sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı taşeron eldeki dava ile sözleşme uyarınca ... A.Ş Ankara Genel Müdürlüğü Ek Hizmet Binasının Yapım İşi kapsamında 52 metrelik çelik kule imalatı işini tamamladığını ve çelik kuleyi inşaat sahasına getirdiğini ancak montaj için gerekli şartların davalı yüklenici tarafından sağlanamadığını ve davalı yanın alacaklı temerrüdüne düştüğünü, bu sebeple KDV dahil 153.400,00 TL'lik iş bedelinin tamamına hak kazandığını iddia ederek davalı tarafından yapılan 100.000,00 TL'lik ödemenin mahsubu sonrasında kalan 53.400,00 TL'lik iş bedeli alacağının faizi ile birlikte ödenmesi için davalı hakkında icra takibi başlatıldığını ancak davalının takibe haksız yere itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek davalının takibe yaptığı itirazın iptalini ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. <br>Mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen 27/09/2019 tarihli 2016/313 Esas 2019/958 Karar sayılı ilk kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dairemizin 10/05/2022 tarihli 2020/881 Esas 2022/460 Karar sayılı kararı ile eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmiş olması sebebi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-4 ve a-6 maddeleri uyarınca esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde yeniden inceleme ve araştırma yapılarak esasa ilişkin olarak yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. <br>İlk derece mahkemesince, dairemiz kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda, dava dışı iş sahibi ... sözleşmenin feshinden sonra taraflar arasında işin tasfiye kesin hesabının yapılıp yapılmadığı ve davacı taşeronun taahhüdündeki çelik kule yapım işinin kime tamamlatıldığı konusunda gerekli bilgi ve belgeler celp edildikten ve yeni bir bilirkişi kurulundan rapor ve ek rapor alındıktan sonra davacının yapmış olduğu çelik kule yapım işi nedeniyle hak etmiş olduğu bakiye iş bedeli alacağının takip tarihi itibari ile 18.118,00 TL asıl alacak ve takip tarihine kadar işlemiş faiz tutarının ise 2.888,46 TL olduğu kabul edilmek suretiyle bu miktarlar üzerinden davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş yine davacı yararına asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş, bu karara karşı taraf vekillerinin yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurdukları anlaşılmıştır. <br>Mahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurularının, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/11/2023 tarihli 2022/451 Esas 2023/688 Karar sayılı kararı usul ve yasa hükümlerine uygun olduğundan taraf vekillerinin bu  karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurularının, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan davacıdan alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL'nin mahsubu ile kalan 157,75 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-İstinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan davalıdan alınması gerekli 1.237,64 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile kalan 810.04 TL harç bedelinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>4-Davacı tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>5-Davalı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7- Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, <br> Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere  12/03/2024  tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br>         Başkan  ...                Üye ...                   Üye ...               Katip ...<br>        e-imzalıdır                    e-imzalıdır                  e-imzalıdır                 e-imzalıdır <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"59bc4b2f51d129a4","SID":"78e2791ba05bb20e"}}