{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/449 Esas<br>KARAR NO: 2024/448<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/12/2020<br>NUMARASI: 2017/419 E. - 2020/693 K.<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/03/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, müşterek bir dostları aracılığı ile tanıştığı davalı ...'nın yönlendirmeleri ile iki adet işletme kurarak, ... yetkilisi olduğu ... adı altında bir işletmeyi işletmeye başladığını, taraflar arasında hiçbir zaman yazılı bir anlaşma yapılmadığını, müvekkilinin ilk günden ilişkinin sonuna kadar ...Tic.A.Ş. yetkilisi ...'nın talepleri ve yönlendirmeleri ile hareket ettiğini, müvekkilinin ... olarak açtığı ilk işletme Kırklareli şubesini 02.01.20:Beyazıt Şubesini Şubat 2015 yılında fiilen açtıklarını ve işletmeye başladıklarını, taraflar arasındaki ticari ilişki boyunca davalıların tüm taleplerinin müvekkilince eksiksiz yerine getirildiğini, tüm tadilat ve uygulama işlemlerinin davalının yönlendirdiği firmalarca yapıldığını, yapan firmaların İş bedeli olarak müvekkilinin hiçbir şekilde bilgisi olmayan faturalarını davalı ... Tic. A.Ş. adına düzenlediğini, yapılan proje, mimarlık, tefrişat vs. işlerin bedellerine karşı ... Tic, A.Ş.'nin müvekkiline fatura kestiğini, düzenlenen faturaların bedellerinin pazarlık dahi yapılmadan piyasa rayiçlerinin çok üzerinde olan miktarlarla davalıya eksiksiz ödendiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin başlangıcında henüz tadilat ve tefrişat aşamasına başlanılmadan, davalı tarafından kesilen proforma faturalar karşılığında 01.01.2015 tarihinde peşinen 649.344,99 TL'nin ödendiğini, yapılan tadilat işleri ile tefrişatın yanı sıra gönderilen ürün ve malzemelere ilişkin de müvekkiline davalı firmaca birçok fatura düzenlendiğini, ödemelerin değişik zamanlarda talepleri doğrultusunda yapıldığını, davalı ... mimari işlerden mahsup edilmek üzere 150.000,00 TL'nin elden kendisine ödenmesini talep etmesi üzerine 13.11.2015 tarihinde 150.000,00 TL'nin ...'ya elden ödendiğini, müvekkilinin ısrarlı talepleri sonucunda 2016 Mart ayında yapılan hesap görmede, davalı şirketin gerçek alacağının 1.032.342,13 TL olduğunu, mutabakat tarihine kadar davalı şirketin kestiği fatura toplamının 1.214.679,59 TL olmasına karşın, kesilen faturalar içerisinde aynı malzeme ve ürünlerin mükerrer olarak faturalara yansıtılması üzerine 182.337,46 TL'lik kısmının fazladan fatura edildiğinin anlaşıldığını, mükerrer olarak kesilen 182.337,46 TL'ye iade faturası kesilerek resmi hesapta mutabık kalındığını, davalı ... ödenen 150.000,00 TL'nin kendisine elden ödenmesi nedeniyle resmi hesaplara girmediğinden mutabakata dahil edilmediğini, elden ödenen bu bedelin ... yedinde kaldığını, müvekkilinin tüm iyi niyeti ile girdiği ticari ilişki de davalıların bütün talep ve isteklerini eksiksiz olarak yerine getirdiği halde davalıların karşı edim ve yükümlülüklerini, sözlerini yerine getirmeyerek müvekkilini her anlamda mağdur ettiklerini, davalılar aleyhine keşide edilen Kadıköy ....Noterliğinin 07.12.2016 tarih ... yevmiye nolu ihtarname ile istemiş oldukları taleplerinin sonuçsuz kalması üzerine davalılar aleyhine İst.Anad.....İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosya ile icra takibi başlattıklarını davalıların takibe itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu iddia ile öncelikle ...'ya elden yapılan 150.000,00 TL ödemeden cari hesaba göre bakiye kalan 119.799,51 TL'yi müvekkiline geri iade etmeyen davalıların borca yetecek kadar malları üzerine ihtiyati haciz mahiyetinde tedbir konulmasına, davalıların haksız ve kötüniyetli itirazlarının iptaline, takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu uyuşmazlığın taraflar arasındaki franchise ilişkisinden kaynaklandığını, davacı yanın iddia ettiği iade faturalar, içeriği mal ve hizmetlerin ... ile franchise ilişkisinden ve  ... marka hakkından kaynaklandığını bunun da bir ticari satım değil marka ve franchise ilişkisi olduğunu, bu nedenle görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunu belirterek görev itirazda bulunmuş, müvekkili ... ile davacı şirket arasında hiçbir ticari ilişki, sözleşme, taahhüt ve cari hesap ilişkisi bulunmadığını, iki tüzel kişi arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı bir itilafta ... yönetim kurulu başkanının davaya davalı sıfatı ile dahil edilmesi açıkça usulden, husumet yokluğu nedeniyle müvekkili ... yönünden davanın reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da davacının iddia ettiği mal ve hizmetlere ilişkin hak ediş listesinde yer alan KDV'li ve KDV'siz cari hesap mutabakatlarını e-mail üzerinden 2016 Şubat tarihinde kendilerine gönderdiğini, 2016 Mart tarihinde müvekkili ile cari mutabakata vardığını, sonra da mutabakat sağlanmamış gibi Kasım 2015 tarihinde yaptığını iddia ettiği açık ödeme işlemine binaen alacaklı olduğunu iddia ettiğini, sözkonusu durum açıkça göstermektedir ki davacının alacak iddiasını kanıtlayamadığı gibi kendi mail yazışmaları ve mutabakatları ile çelişir olarak mesnetsiz alacak iddialarını ileri sürdüğünü, davacının iddialarını ispatlar delil sunmadığını, davacının sunduğu tek belge olan ödeme makbuzunun ise bizati davacının KDV'siz ödeme yapılması talebi ile taraflar arasındaki mal ve hizmet hakkediş listesi ile cari hesap ekstresi arasındaki farka yaklaşık olarak tekabül ettiğini, bir alacak olmadığını bizatihi müvekkiline olan borcundan kaynaklı yapılmış açıktan bir işlem görünümünde olduğunu, davacının 2015 tarihinde müvekkili şirkete 150,000,00 TL ödemede bulunduğunu, 2016 Mart tarihinde de taraflar arasında cari mutabakata varıldığını iddia ettiğini, davalı hem açıktan ödeme iddiası ile hem de bu ödeme tarihinden sonra müvekkiline cari mutabakata vardığını iddia ettiğini, tarafların cari hesap ekstreleri ve ticari kayıtları incelendiğinde müvekkilinin böyle bir borçlarının olmadığını aksine davacının müvekkili şirkete borcunun olduğunun görüleceğini, davacı tarafın dosyaya sunduğu 150.000,00 TL makbuz iddiasının hiçbir şekilde gerekçelendirilemediğini, bu durumda davacı kendi talebiyle müvekkiline olan borcunu kayıt dışı olarak ödemiş ve akabinde yaşanan ihtilaflar neticesinde huzurdaki davayı alacaklıymış gibi tesis ettiğini, davacı ile müvekkillerinin müşterek bir dost aracılığı ile tanıştıkları iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacı yanın marka ve franchise ilişkisinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmeyerek tüm ihtarlara rağmen bizatihi kendisinin yazılı anlaşma yapmaktan imtina ettiğini, dava dilekçesinde belirtilen tüm hususların gerçeğe aykırı olduğunu, davanın haksız açıldığını savunarak reddine, haksız ve kötü niyetli icra takibi nedeniyle davacı aleyhine %20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, toplanan deliller ışığında yapılan yargılama neticesinde; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile,Davalının İstanbul Anadolu .... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, takibin 117.159,00 TL asıl alacak, 1.344,05 TL işlemiş faiz ( taleple bağlılık ilkesi gereği ), 278,95 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam: 118.782,00 TL üzerinden takip şartlarındaki haliyle aynen devamına, Asıl alacağın takip tarihinden itibaren yıllık % 10.50 avans faiz uygulanmasına, İİK 67/2 maddesi gereğince 117.159,00 TL üzerinden davalının % 20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının herhangi bir alacağı olmadığının bizzat davacı yanca ikrar edildiğini, davacının, 10.04.2017 tarihli dava dilekçesinde,  mart 2016 tarihinde, yani açıktan yapılan ödeme tarihinden sonra müvekkili ile cari mutabakata vardıklarını beyan ettiğini,Davacı yanın bizzat ifade ettiği üzere, mal ve hizmetlere ilişkin hakediş listesinde yer alan KDV’li ve KDV’siz cari hesap mutabakatlarının e-mail üzerinden şubat 2016 tarihinde kendilerine gönderildiğini, mart 2016 tarihinde müvekkili ile cari mutabakata varıldığını, sonra da mutabakat sağlanmamış gibi kasım 2015 tarihinde yapıldığı iddia adilen açık ödeme işlemine binaen, kötü niyetli olarak alacak iddia edildiğini, Yapılan ödemenin dosyadaki kafeterya hakedişi ile taraflar arasındaki cari hesap farkına tekabül etmekte olduğunu, Müvekkili ... ile davacı şirket arasında hiçbir ticari ilişki, sözleşme, taahhüt ve cari hesap ilişkisi bulunmadığını, öte yandan, hiçbir biçimde kabul anlamına gelmemekle birlikte, elden yapılan 150.000,00-TL'lik ödemenin bilirkişi tarafından taraf şirketlerin cari hesaplarına intikal ettirilerek hesaplama yapıldığını, hükmün de buna istinaden verildiğini, iki tüzelkişi arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı bir ihtilafta ... Yönetim Kurulu Başkanı’nın davaya davalı sıfatı ile dâhil edilmesi ve icra takibinin de ... aleyhine başlatılmasının usule aykırı olduğunu, husumet yokluğu nedeniyle müvekkili yönünden davanın reddini gerektirdiğini, Bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığını, yukarıda belirtilen hususların incelenmediğini, itirazlarının bilirkişi tarafından karşılanmadığını, raporun denetime elverişli olmadığını, öte yandan 10.10.2018 tarihli bilirkişi raporunda incelenen şirket defterleri neticesinde 23.12.2016 takip tarihi itibarıyla davalı müvekkilinin davacıdan 1.040.901,22-TL alacaklı olduğunun değerlendirildiğini, davacı tarafın 2015 yılı ticari defterlerinin kapanış tasdiklerine uygun yapılmadığı ve davacının kanuna uygun olarak tutulmayan ticari defterlerinin yasal delil olamayacağının da gerek bilirkişi raporlarıyla gerek Yargıtay Kararlarıyla açıkça ortada olduğunu, davacı yanın ticari defterlerinde 2015 yılına ait kapanış tasdikinin yapılmadığının tespit edildiğini, buna aykırı şekilde hüküm kuran yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, Borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte, davalıya tebliğ edilen ödeme emrindeki hesabın da hatalı olduğunu, asıl alacak ve faizlerin mükerrer olarak yazıldığını, yanlış hesapla fahiş miktar üzerinden gönderilen ödeme emrine, yukarıda izah edilen nedenlerden dolayı alacağın yargılamaya muhtaç olduğundan sebeple itiraz edildiğini, tüm bu hususlar karşısında mahkemece alacağın %20si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE  İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dava; İİK'nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır. İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; 119.799,51 TL asıl alacak, 1.344,05 TL işlemiş faiz, 278,95 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 121.422,51 TL'nin tahsili için davacı tarafından davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlulara 27.12.2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlular vekili tarafından yasal süresi içerisinde verilen  itiraz dilekçesi ile takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, hak düşürücü süre içerisinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.Davacı; davalı şirketi münferiden temsile yetkili davalı gerçek kişiye, ... adıyla açılacak iki adet işletmenin tadilat ve tefrişat işleri sırasında yapılacak mimari işler bedelinden mahsup edilmek üzere, 150,000 TL nin ödendiğini, yapılan bu ödemenin taraflar arasındaki cari hesaptan mahsubu ile bakiye 119.799,51 TL nin davalılardan işlemiş faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş olup, ilk bilirkişi heyet raporunda, davanın cari hesaba ilişkin olmadığı ve yapılan 150.000 TL ödemeye ilişkin olduğu tespit edilmiştir.Davalılar vekilinin 26/02/2018 tarihli dilekçesinde açıkça, iddia edilen parayı ... yetkilisi olarak aldığını kabul ettiği, istinaf dilekçesinde de; \" yapılan ödemenin dosyadaki kafetarya hakedişi ile taraflar arasındaki cari hesap farkına tekabül ettiğini dilekçelerinde tekraren ifade ettiklerini...\" beyan ettiği, gerek davalının kabulü ve gerekse dosyaya sunulan 13.11.2015 tarihli tutanak dikkate alındığında, 150.000 TL'nin davalı şirket yetkilisi olan diğer davalı gerçek kişiye elden ödendiği sabittir. Ancak yapılan bu ödemenin tarafların kayıtlarında yer almadığının bilirkişi raporlarıyla tespit edildiği, bu ödemeyi şirket kayıtlarına intikal ettirmediği gerekçesiyle davalı gerçek kişinin sorumlu olduğu ileri sürülmüşse de; TTK'nun 553.maddesinde; yönetim kurulu üyeleri, kurucular ve yöneticilerin kanunda yada esas sözleşmede yer alan yükümlülüklerini kusurları ile ihlal etmesi durumunda hem şirkete, hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı sorumlu olacakları düzenlenmekle, kusur sorumluluğuna ilişkin bu düzenlemenin somut olayda uygulanması mümkün görülmemiştir. Mahkemece davalı gerçek kişi hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir.İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporu dikkate alındığında,  davacı defterlerinin incelenmesinde, defter kayıtlarında davalıdan 118.194,48 TL. alacaklı olduğu, davalının defterlerinin incelenmesinde ise, davacıdan 50.954,21 TL alacaklı olduğu, tarafların defter kayıtlarında gözüken hesap bakiye uyumsuzluğunun, birbirlerine düzenlemiş oldukları ve karşı tarafın kayıtlarına intikal ettirilmeyen faturalardan kaynaklandığı, tarafların düzenlemiş olduğu faturaların usulune uygun olarak birbirlerine teslim edilip edilmediği hususunda ispat yükünün kendilerine ait olduğu, davacının Beyoğlu ... Noterliğinden 4.11.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile davacıya, kendilerine adi posta ile  gönderilmiş bulunan faturaların taraflarına iade edildiğini, bedellerine açıkca itiraz ettiğini, ve hiç bir şekilde kabul etmediklerini ihtar ettiği,  ticari kayıtlara göre, ... A.Ş. nin, ... Ltd.Şti.'den 32.841,00 TL alacaklı olduğu, davacının davalılardan şirket yönetim kurulu başkanı olduğu bildirilen ...  ödediği 150.000,00 TL tutarın davacı ve davalı tarafların defter kayıtlarında olmasa bile davalı tarafın beyanlarına göre, borca mahsuben alındığının kabulünde bir hata bulunmadığı, davacının ödemiş olduğu 150.000,00 TL nin hesaplara intikal ettirilmesi sonucunda, ... ... Ltd.Şti.'ne 117.159,00 TL borçlu olduğu, ... Ltd.Şti. nin ... 117.159,00 TL asıl alacak ve   3.437,73 TL faiz alacağının olduğu, ancak davacının takibinde 1.344,05 TL talep ettiği görülmekle, talebiyle bağlı kalınması gerektiği anlaşıldığından, Mahkemece davalı şirket yönünden verilen kararın esası yönünden bir hata bulunmadığı, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Açıklanan sebeplerle, davalı ...  vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davalı ... şirketi yönünden istinaf başvurusunun kısmen kabulüne,  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, davalı ... hakkında açılan davanın  husumet yokluğundan usulden reddine, davalı ... şirketi hakkında açılan davanın kısmen kabulüne dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, davalı ... şirketi yönünden istinaf başvurusunun REDDİNE,2- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/12/2020 tarih, 2017/419 E., 2020/693 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,Bu kapsamda; 3- Davalı ...I hakkında açılan  davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine,Davalı ... şirketi hakkında açılan davanın kısmen kabulüne;Davalının İstanbul Anadolu .... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, takibin 117.159,00 TL asıl alacak, 1.344,05 TL işlemiş faiz ( taleple bağlılık ilkesi gereği ), 278,95 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam: 118.782,00 TL üzerinden takip şartlarındaki haliyle aynen devamına, Asıl alacağın takip tarihinden itibaren yıllık % 10.50 avans faiz uygulanmasına, İİK 67/2 maddesi gereğince 117.159,00 TL üzerinden davalının % 20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.114,00 TL karar harcından peşin alınan 1.432,99 TL'nin mahsubu  ile 6.681,01 TL harcın davalı ... Anonim Şirketi'nden tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafça yapılmış, 31,40 TL başvurma harcı, 1.432,99 TL peşin harç, 4,60 TL vekalet harcı olarak toplam 1.468,99 TL harç gideri ile tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak toplam 3.191.50 TL masraf olmak üzere toplam 4.660,49 TL yargılama giderinden kabul edilen kısma isabet eden 4.559,36 TL'sinin davalı ... Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, 4/c-Davalı ... tarafından yapılmış 1.500,00 TL yargılama giderinden reddedilen kısma isabet eden 32,55 TL'sinin davacıdan alınarak davalı ...ne verilmesine,4/c-Davalı  ... tarafından doğrudan yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre kabul edilen miktar üzerinden 19.005,12 TL vekalet ücretinin davalı ...'nden tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ... şirketi lehine, davanın red edilen kısmı üzerinden 2.640,51 TL nispi vekalet ücreti taktiri ile davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ... lehine, 17.900 TL maktu vekalet ücreti taktiri ile davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalılar tarafından yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 324,20 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 114,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 438,2‬0 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 07/03/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cc10ec38e5f509e8","SID":"45831b033c9689ef"}}