{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/53 <br>KARAR NO\t: 2024/414<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br>9<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/03/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/30 E.  -  2021/122 K.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Markaya Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Ref'i<br>                                                  Hükmün İlanı<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/03/2021 tarih ve 2020/30 Esas - 2021/122 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>  <br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin 3 ve 5 sınıf mallar yönünden tescilli 2007/71094 sayılı ve \"...\" ibareli markanın sahibi olduğunu, anılan markanın 2007 yılından bu yana SMK'nın 9. Maddesi anlamında eylemli olarak kullandığını, davalının müvekkilinin markasını oluşturan ibareyi \"ruj\" ürünlerinde kullandığını, davalının bu eyleminin müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu  ileri sürerek markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, men'ine, ref'ine  davalı yanın iş bu davada, müvekkilinin uğramış olduğu zararın miktarının belirlenebilmesi için gerçekleştirdiği marka ihlali ve haksız rekabet ile ilgili belgeleri mahkemeye sunmasına, masrafı davalı tarafından karşılanmak suretiyle hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. e<br>     Davalı vekili, taraflar arasında “...” markasına ilişkin devam eden pek çok sayıda dava dosyasının bulunduğunu, “...” markası altında üretilen, satış, pazarlaması yapılan rujlar ve bu ürünlere ilişkin her türlü kullanımlar ve fiillerin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı şirketin markalarına tecavüzün söz konusu olmadığını, davaya konu “...” markalı ürünler üzerinde yer alan ve sadece renk belirten “... ...” ifadesinin markasal bir kullanım teşkil etmediğini, “...” markalı ruj serisinde yer alan tek bir ruj için kullanılan \"... ...\" ibaresinin “...” veya “...” anlamına gelen ve üzerinde yer aldığı ürünün rengini betimleyen/tanıtan bir ifade olduğunu, ayrıca davacının \"...\" markasını “makyaj ürünleri” üzerinde kullanmadığından markasına tecavüz ya da haksız rekabetten de söz edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının 2007/71094 sayılı markasını, dava tarihinden önceki son 5 yıl içerisinde \"Şampuanlar, duş jelleri, el temizleme jelleri, kremleri, solüsyonları, sıvı el temizleyicileri, köpük sabunlar, ıslak mendiller, parfümler, yüksek parfümlü genel temizleyiciler, çok yüksek kokulu konsantre parfümler, hidroalkolik jeller, koku giderici oda sıvıları, otomat deterjanları\" emtiaları üzerinde  Türkiye içerisinde ciddi biçimde kullandığı, davacının bu emtialar bakımından kullanım külfetini yerine getirdiği, davacının markasını kullandığı parfümeri ürünleri ile davalının dava konusu kullanımlarının gerçekleştiği  \"ruj\" mallarının  aynı tür emtialar olduğu,  ancak davalının dava konusu kullanımlarındaki markasal unsurun \"...\" ibaresi olduğu, \"... ...\" ibaresinin 361M kod numaralı ruj rengini ifade etmek için kullanılan tasviri nitelikte bir ibare olduğu, kozmetik sektöründe “... ...” ibaresinin bir pembe renk tonunu tanımlamak için çok yaygın şekilde kullanıldığı, tüketicilerin \"...\" kelimesinin, ruj emtiası bakımından pembe renk tonunu ifade eden tanımlayıcı bir unsur olarak kullanılmasına aşina oldukları, \"...\" ibaresi, kozmetik sektöründe doğrudan doğuya jenerik bir sözcük olmamakla birlikte somut olayda davalının mevcut kullanımı ile ruj ürünlerindeki yaygın piyasa uygulaması dahilinde, pembe renginin bir tonunu tasvir eden tanımlayıcı bir ibare olarak kullanıldığı, davalı kullanımlarının SMK'nın 7/5-b maddesi kapsamında kaldığı ve hukuka aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili,  müvekkilinin 2007/71094 sayılı markasını ”parfümeri ve kozmetik” ürünleri yönünden ciddi bir biçimde kullandığını, \"...\" ibaresinin kozmetik sektöründe tanımlayıcı bir ibare olmadığını, davalının kullanımları ile müvekkiline ait marka benzer olduğundan, potansiyel tüketici nezdinde iltibas tehlikesi yaratacağını, müvekkilinin sessiz kalma yolu ile hak kaybına uğramadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.       <br><br>GEREKÇE\t: Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ve hükmün ilanı istemlerine <br> ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının dava konusu kullanımlarındaki markasal unsurun \"...\" ibaresi olduğu, mahkemece aralarında sektör uzmanlarının da  yer aldığı bilirkişi heyetinden alınan raporda da açıklandığı üzere dava konusu kullanımlarda yer alan \"... ...\" ibaresinin  kozmetik sektöründe ürünlerin renk tonunu tanımlarken kullanılan tanımlayıcı bir ibare olduğu, dava konusu kullanımlarında yer alan \"... ...\" ibaresinin de pembe renginin bir tonunu tasvir eden tanımlayıcı bir ibare olarak kullanıldığı, SMK'nın 7/5-b maddesi kapsamında kalan dava konusu kullanımların davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmayacağı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,3‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 01/03/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/03/2024     <br><br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"664111d44982b08e","SID":"d0a4f481a219c029"}}