{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/52 - 2024/413<br>                      T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/52 <br>KARAR NO\t: 2024/413<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                           K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/343 E.  -  2021/251 K.<br><br>DAVACI<br>VEKİLİ<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t:YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/06/2021 tarih ve 2019/343 Esas - 2021/251 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin  “...” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin  2018/87016 sayılı ve \"...\" ibareli başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu markanın müvekkili markası ile ayniyet derecesinde benzer olduğunu, tarafların markaları kapsamındaki mal veya hizmetlerin de benzer bulunduğunu, ayrıca müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan, farklı mal ve hizmet sınıfları bakımından da korunması gerektiğini,   dava konusu markanın tescilinin müvekkilinin markalarının ayırt ediciliğine zarar vereceğini, davalı başvurusunun kötü niyetli olduğunu, yine müvekkiline ait www....-tr.com ibareli alan adının 02.01.2004 tarihinden itibaren tescilli olduğunu, SMK'nın  6/6 maddesi uyarınca başvurunun reddinin gerektiğini ileri sürerek, 2019-M-8895 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve etmiştir.<br>     Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Davalı Şirket vekili, tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığı gibi dava konusu başvuru kapsamında yer alan malların da davacının markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetlerden farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, tarafların marka işaretleri arasında \"...\" ibaresinden kaynaklı benzerlik bulunduğu ancak markalar arasında emtia benzerliği şartı gerçekleşmediğinden SMK'nın 6/1 maddesindeki koşulların oluşmadığı, davacının işlem dosyası kapsamına tanınmışlık iddialarını somutlaştırır mahiyette yeterli ve iddialarını destekler hiçbir delil sunmadığı, bu anlamda işlem dosyasındaki deliller itibariyle tanınmışlık konusunda bir değerlendirme yapılamadığı, bununla birlikte dosyaya sunulan deliller itibariyle davacının markasının beyaz eşya /elektronik eşyalar mallarında tanınmış olduğu kabul edilse dahi davacı markalarının tanımış olduğu sektör ile farklı mal gruplarını taşıyan dava konusu markanın tescilinin, davacı yanın tanınmışlık temelli oluşan ayırt edici karakterine zarar verebilecek ya da davacı yanın markasının tanınmışlığından kaynaklı bir imaj transferini mümkün kılacak sonuçlar doğurmayacağı, davalının tescil ettirmek istediği işaretin davacı yanın markasının tanınmışlığından yararlanma amacını taşıdığının ya da davacı markalarının ayırt ediciliğine zarar verdiğinin de ortaya konulamadığı, nitekim davalının önceki tescilli markalarında da “...” ibaresinin bütün olarak yer aldığı ve buna rağmen davacı markalarından haksız menfaat temin eder sonuçlar elde ettiğini yönelik bir delilin bulunmadığı, davacı yanın markaları ayırt edici güce sahip olmakla birlikte İngilizce somut anlama haiz bir kelime olarak üçüncü kişilerce de farklı mal ve hizmetlerde tercih edilebilirliği bulunması nedeniyle orijinal, yaratılmış, soyut nitelikteki sözcük ya da işaretler kadar geniş bir korumadan yararlanmasının mümkün olmadığı, dolayısı ile tanınmışlık temelli bir tescil engelinin somut olayda mevcut bulunmadığı, \"www....-tr.com\"  alan adının dava dışı ve fakat davacı şirketin bağlı bulunduğu şirketler grubu olan ... A.Ş. adına 02.01.2004 tarihinde tescil edildiği, anılan internet sitesindeki kullanımların davacı yanın tescilli markaları kapsamındaki beyaz eşya ve elektronik eşyalara ilişkin olduğu, dolayısıyla ilgili içerik itibariyle, dava konusu marka kapsamındaki gıda ürünlerinden tamamen farklı nitelikteki bu mal ve hizmetlerdeki faaliyetlere ilişkin ilgili alan adından kaynaklı olarak davacı yanın üstün bir hakkının bulunmadığı , kötü niyet iddiasının da yerinde olmadığı, diğer taraftan davalı Şirket lehine müktesep hak koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br> <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, taraf markaları arasındaki işaretsel benzerliğin kabul edildiğini, dava konu başvuru kapsamında yer alan yiyecek ve içecek mallarının müvekkilinin markalarının kapsamında yer alan mallarla benzer olduğunu, zira müvekkilinin markalarının kapsamında yiyecek ve içeceklerin hazırlanması, pişirilmesi gibi faaliyetlere hizmet eden ürünler bulunduğunu, dava konu markanın müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, müvekkilinin markalarının tanınmışlığının iltibas tehlikesine etkisinin değerlendirilmediğini,  müvekkilinin markasının tanınmış olduğu kabul edildiği halde SMK'nın 6/5. maddesinin uygulanmadığını, başvurunun müvekkilinin markalardan haksız yarar sağlayacağını ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının  kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu \"...\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet \"...\" asıl unsurlu markaları arasında, \"...\" ibaresinin ortak olarak yer almasından kaynaklı benzerlik bulunsa da tarafların markaları arasında emtia benzerliğine ilişkin şart gerçekleşmediğinden iltibas koşullarının oluşmadığı, zira  davacının itirazına mesnet markalarının kapsamlarında, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 29,30 ve 31. sınıf mallar yer almadığı gibi bu mallarla benzer  mal ve hizmetlerin de bulunmadığı, diğer taraftan davacının \"...\" ibareli markasının \"beyaz eşya\" sektöründen tanınmış olduğu söylenebilirse de; tarafların marka işaretleri arasındaki benzerlik düzeyi, davacı markalarının tanımışlık ve ayırt edicilik seviyesi,  davacı markalarının tanınmış olduğu \"beyaz eşya\" sektörü ile başvuru kapsamındaki mallar arasında hiçbir yakınlık bulunmaması gözetildiğinde somut olayda SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının oluşmadığı, kötü niyet iddiasının da ispatlanamadığı  anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,3‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 01/03/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/03/2024        <br><br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"77a30028a8ea5123","SID":"9cbb96d23a9795ce"}}