{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/1329 <br>KARAR NO\t\t: 2024/571<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14.01.2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/445 Esas 2021/35 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 19.03.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19.03.2024<br><br>\tİzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.01.2021 tarih 2019/445 Esas 2021/35 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili,  davacı banka tarafından asıl borçlu davalı ... Şti.'ne 15.05.2015 tarih ve 4.000.000,00 TL tutarlı GKS ile kredi kullandırıldığını, sözleşmenin davalılardan ... ve ... tarafından müşterek ve müteselsil kefil ve borçlu sıfatı ile imzalandığını, kredi borcunun zamanında ödenmemesi üzerine hesapların katedilerek alacağın tahsilini teminen İzmir 24. İcra Müdürlüğü'nün 2017/11038 sayılı dosyası ile borçlu ve kefiller hakkında icra takibi başlatıldığını, davalıların borca itiraz ettiklerini, bu nedenle davalıların itirazlarının iptali ile, icra inkar tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tCEVAP:Davalılar vekili, icra takibine konu borcun muaccel hale gelmediğini, borca işletilen faiz oranı ve işlemiş faiz miktarlarının fahiş olduğunu belirterek, davanın reddi ile davalılar lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka ile  ile davalılardan  ... Şti.  arasında 15/05/2015 tarihli 4.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesinin imza altına alındığı, sözleşmeyi davalılar ... ve ...'nun müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıkları, sözleşme tarihi itibariyle davalılar ... ve ...'nun asıl borçlu ... Şti.nin  ortakları   olması nedeniyle TBK 584/3 maddesine göre ticaret şirketinin ortakları tarafından şirketle ilgili olarak verilecek kefaletlerde eş rızasının aranmayacağı, davacı bankanın takip tarihi itibariyle davalılardan artı para kredisi asıl alacak 99.999,13 TL, işlemiş faiz 1.556,50 TL, BSMV 77,83 TL , ticari kredi 1 asıl alacak 15.519,17 TL, işlemiş faiz 239,28 TL , BSMV 11,96 TL, ticari kredi 2 asıl alacak 9.452,50 TL işlemiş faiz 120,68 TL, BSMV 6,03 TL, tazmin olan çek asıl alacak 1.410,00 TL  işlemiş faiz 4,23 TL, BSMV 0,21 TL  kredi kartı asıl alacak 192.810,59 TL işlemiş faiz 3.207,57 TL, BSMV 160,38 TL olmak üzere toplam 319.191,39TL nakdi asıl alacak, 5.128,26 TL işlemiş faiz, 256,41 TL BSMV olmak üzere toplam 324.576,06 TL alacaklı olduğu, davacı tarafça icra takibinde tüm borçlulardan  gayri nakdi alacak yönünden de talepte bulunulmasına karşın, davalı kefillerin kredi borçlusuna verilen çek yapraklarının yasa gereği ödenmesi gereken zorunlu karşılık tutarlarından sorumlu tutulabileceği yönünde genel kredi sözleşmesinde açık bir düzenleme bulunmadığı, yine gayri nakdi alacak olarak talep edilen teminat mektubu bedelleri yönünden de sözleşmede kefillerin sorumlu olacağına ilişkin açık bir düzenleme olmaması nedeniyle davalı kefiller ile ilgili gayri nakdi alacağa ilişkin talebin reddine, 716,20 TL ihtarname masrafının İcra Müdürlüğünce nazara alınmasının gerektiğinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.  <br>\tİSTİNAF NEDENLERİ :Davacı vekili, dosyada bilirkişi incelemesi yapılmış olup, 06.08.2020 tarihli raporda kefillerin nakdi ve gayri nakdi tüm risklerden sorumlu olacağının tespit edilmesine karşın, neden rapora uyulmadığı hususunun kararda açıklanmadığını, kefillerin kefalet limitleri ile sınırlı olmak üzere kredili müşteriye kullandırılmış ve kullandırılacak olan tüm risklerden müşterek ve müteselsilen sorumlu olmayı kabul ettiklerini, kefillerin kredi verilen şirketin ortağı ve yetkilisi olmakla tacir sıfatına haiz olup, tacir olarak basiretli davranmaları ve gayri nakdi risklerden de sorumlu olacaklarını bilmeleri gerektiğinin kabul edilmesi gerektiğini, istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.<br>\tGEREKÇE :Dava, davacı banka tarafından davalı asıl borçlu şirkete kullandırılan genel kredi sözleşmesi uyarınca asıl borçlu şirket ve kefiller aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK'nun 67. Maddesi gereğince iptali  istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tSomut olayda, temlik eden banka tarafından davalı asıl borçlu şirkete kullandırılan genel kredi sözleşmesine ilişkin borcun ödenmemesi üzerine, bankaca hesabın kat edilerek, alacağın tahsili hususunda asıl borçlu şirket ve kefiller aleyhine başlatılan icra takibine borçlular tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, davacı tarafça 1 yıllık yasal süre içerisinde açılan davada yerel mahkemece aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda asıl borçlu şirketin nakdi ve gayri nakdi alacaklardan sorumlu olduğu miktar tespit edilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiği, gayri nakdi alacaklar yönünden davalı kefillerin sorumluluğuna ilişkin olarak sözleşmede açık hüküm bulunmaması nedeniyle bu alacak kalemi açısından davalı kefillerinin sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle, gayri nakdi alacaklara ilişkin depo talebinin davalı kefiller yönünden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>\tAçıklanan nedenlerle; gayri nakdi alacaklardan davalı kefillerin sorumluluğuna ilişkin olarak sözleşmede açık hüküm bulunduğunun davacı tarafça kanıtlanamamasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf itirazının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.  <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19.03.2024<br>\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c46ae5b9a6bb840c","SID":"c35cff17cf68344d"}}