{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/2170 - 2024/292<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2023/2170 <br>KARAR NO\t: 2024/292<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                      K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/12/2019<br>NUMARASI\t\t: 2019/105 E.  -  2019/576 K.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLLERİ<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali ile Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tDairemizce verilen 27/10/2021 tarih ve 2020/285 Esas 2021/1349 sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07/09/2023 tarih ve 2022/1225 Esas 2023/4757 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla,  okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin ... nezdinde tescilli birçok “...” markasının ve tanınmış “...” markasının sahibi olduğunu, müvekkilinin “...” ibaresinin görsel ve yazılı basında çok fazla ve yoğun reklamı yapılan bir marka/tanıtma vasıtası bulunduğunu ve bu sebeple tüketiciler nezdinde refleks olarak algılanan markalar arasında yer aldığını, “...” markalarının toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi karşısında bazı kişi ve kuruluşların iltibas yaratmaya ve haksız rekabet yapmaya yöneldiğini,  davalı Şirketin müvekkilinin markaları ile tartışmasız olarak iltibas yaratacak “... ...” markasının 39. Sınıf hizmetler bakımından tescili için 2018/33492 sayı ile tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurunun yayınlandığını ve müvekkili tarafından itiraz edildiğini, YİDK’nın 2019-M-1605 sayılı kararı ile itirazın nihai olarak reddedildiğini, markanın müvekkilinin tescilli ... ibareli markaları ile çok yakın derece benzer olduğunu, “...” ve “...” ibarelerinin ayırt ediciliğinin zayıf bulunduğunu ileri sürerek YİDK’nın 2019-M-1605 sayılı kararının iptali ile 2018/33492 sayılı “... ...+Şekil” marka başvurusunun tescile bağlanmış ise hükümsüzlüğüne karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı cevap vermemiştir.  <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının mesnet markalarından 2016/31907 sayılı ... ve 2017/09787 sayılı ... markaları haricinde davaya konu marka başvurusunun tescil kapsamında yer alan 39. Sınıf hizmetleri veya bu hizmetler ile benzer mal/hizmetleri içeren marka bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunda ... ibaresi asli/esas unsur olarak algılanmadığı gibi, marka içerdiği renk, şekil ve kelime öğeleri ile davacının ... ibareli markalarından bütünsel olarak açık bir şekilde farklılaştığını, dolayısı ile taraf markaların benzer olmadığı, taraf markaları arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunun incelemesinde ayrıntılı olarak belirtildiği üzere ilgili marka tek başına ... olarak algılanamayacak bir marka olmakla birlikte içerdiği renk, şekil ve kelime unsurları ile davacı markasından karıştırılma ihtimali yaratmayacak şekilde farklılaştığı, ayrıca iş bu markanın tescili halinde davacının Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği veya davacı markasının itibarının zarar vereceği veya ayırt edici karakterinin zedeleneceği sonucuna ulaşılamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dosya içeriğinde yer alan bilirkişi raporuna, ciddi itirazlar yapıldığı halde, yerel mahkeme tarafından itirazlar dikkate alınmadan, dosyanın ek rapora dahi gönderilmeden karar verildiğini, \"... ...+Şekil\" unsurlarından oluşan markanın müvekkiline ait ... unsurlu çok tanınmış markalarının başına, ayırt ediciliği son derece zayıf olan \"...\" ve \"...\" ibarelerinin eklenmesi suretiyle oluşturulduğunu, müvekkili tarafından açılan ve lehe sonuçlanan birçok davada, ... ibaresinin önüne ve arkasına getirilen eklerin, markaları, ... markalarından uzaklaştırmaya yetmediği şeklinde kararlar tesis edildiğini, müvekkiline ait olan ... esas unsurlu markaların tanınmış marka olduğu bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere, iş bu halde, dava konusu edilen \"... ...\" ibareli marka başvurusunun, müvekkiline ait tanınmış markaların itibarına zarar vereceği, ayırt edici karakterini zedeleyici veya markalardan haksız bir yarar sağlayabileceğini, ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br><br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Dairemizce; davalının başvurusuna konu ibarenin \"... ...\" olduğu, davacının itirazına mesnet markalarının esas unsurunun da \"...\" ibaresinden oluştuğu, davacının itirazına mesnet markasının davalının başvurusunda başlangıç kısmında yer aldığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12.11.2019 tarih 2019/253 Esas 2019/7113  Karar ve 2020/957 Esas, 2020/5792 Karar ve 10.12.2020 tarihli kararlarında da belirtiği üzere karıştırma ihtimali değerlendirilirken markaların ilk kısımlarının son kısımlarına göre daha çok göze çarpacağı ve tüketicileri etkileyeceği, bu kapsamda tüketicilerin davaya konu başvuru markasında \"...\" ibaresini öncelikle algılayacağı, öte yandan ... adının yerleşim yeri adı olması, ... kelimesinin de seyahat anlamına gelmesi itibariyle başvuru konusu markaya yeterli ayırtedicilik katmadığı, davacının ... ibareli markalarının tanınmış olmasının iltibas üzerinde etkili bulunduğu, Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi uyarınca davalının başvurusuna konu markasının davacının aynı sınıfta tescilli bulunan ... esas ibareli markaları ile iltibas tehlikesine yol açacak derecede benzer olduğu, davalının başvurusunun 39. Sınıfı kapsadığı, davacının itirazına mesnet markalarının (... ..., ...) kapsamında da başvuru kapsamında bulunan emtianın bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, ... 2019-M-1605 sayılı YİDK kararının iptaline, davalı şirket adına tescil edildiği anlaşılan 2018/33492 sayılı “... ...+Şekil” ibareli markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiştir.<br><br>YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNİN 07/09/2023 TARİH VE 2022/1225 ESAS - 2023/4757 KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ: Yargıtay 11. Hukuk Dairesince; Marka başvurusu tarihinde yürürlükte olan ve uyuşmazlığa uygulanması gereken 6769 sayılı Kanun’un  6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca benzerlik karşılaştırılması yapılırken davacının itiraza mesnet  \"...\" ibareli  markaları ile davalının \"...  ... + şekil\" ibareli başvuru markasının bütünsel olarak karşılaştırılmasının gerektiği, fonetik ve görsel olarak bir bütün halinde değerlendirildiğinde 6769 sayılı Kanun’un  6 ncı maddesinin birinci fıkrası  anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kabul edilerek değerlendirme yapılması gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın  kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.  <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDairemizce verilen 27/10/2021 Tarihli, 2020/285 Esas ve 2021/1349 Karar sayılı kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 07/09/2023 tarih ve 2022/1225 Esas 2023/4757 Karar sayılı ilamıyla bozulması üzerine, taraflara tensip zaptı ve Yargıtay bozma ilamı ekli, duruşma gününü bildirir davetiye gönderilerek duruşma açıldığı ve bu şekilde açılan duruşmada da usul ve yasaya uygun olan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin  07/09/2023  Tarihli, 2022/1225 Esas ve 2023/4757 Karar sayılı ilamına uyulmasına karar verilmiştir. <br>\tDosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelere göre, davalının \"... ...+Şekil\" ibareli marka başvurusunda bulunduğu, davacı Şirketin \"...\" asıl unsurlu markalarına dayalı olarak başvuruya itiraz ettiği, davacı itirazının nihai olarak dava konusu YİDK kararı ile reddedildiği, kararın davacıya tebliğ edildiği, davanın yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmış olup, dosya kapsamındaki uyuşmazlığın tarafların markaları arasında iltibas bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. <br>\tSomut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesinde, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvurunun reddedileceği belirtilmiştir. <br>\tAçıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 07/09/2023 tarih ve 2022/1225 Esas 2023/4757 Karar sayılı ilamı gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacının itirazına mesnet \"...\" ibareli  markaları ile davalının dava konusu olan \"...  ... + şekil\" ibareli başvurusu arasında, fonetik ve görsel olarak bir bütün halinde değerlendirme yapıldığında 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, taraf marka işaretlerinin benzer olmadığı anlaşılmış, ... YİDK kararının iptaline ilişkin davanın reddine yönelik olarak aşağıda gösterilen şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\tDairemizce verilen 27/10/2021 Tarihli, 2020/285 Esas ve 2021/1349 Karar sayılı kararı ile davalı şirket adına tescil edildiği anlaşılan 2018/33492 sayılı \"... ...+ŞEKİL\" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş olup, bu karara yönelik olarak davanın ilgili taraflarınca temyiz kanun yoluna başvurulmadığı anlaşıldığından, hükümsüzlük kararına yönelik olarak Dairemizce bir inceleme yapılmamış, aşağıda gösterildiği şekilde önceki hüküm aynen korunmuştur. <br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... 2019-M-1605 sayılı YİDK kararının iptaline ilişkin davanın REDDİNE,<br>\t2-Davalı şirket adına tescil edildiği anlaşılan 2018/33492 sayılı \"... ...+ŞEKİL\" ibareli markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve sicilden TERKİNİNE,<br>\t3-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 383,2‬0‬ TL'nin davalı şirketten tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,<br>\t5-Davalı ... kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... verilmesine, <br>\t6-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 187,60 TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf ve temyiz aşamasında yapılan 361,58 TL tebligat masrafı, 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 697,78‬‬ TL'ye, 44,40 TL peşin harç ile 44,40 TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 786,58‬ TL'nin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, <br>\t7-Davalı ... tarafından temyiz aşamasında yapılan 292,10 temyiz kanun yoluna başvurma harcı, 93,2‬0 TL tebligat masrafından oluşan toplam 385,3‬0 TL'nin davacıdan alınarak davalı ... verilmesine, bakiyesinin davalı ... üzerinde bırakılmasına,<br>\t8-Davalı şirket tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\t9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),<br>     10-Davacıdan peşin olarak alınan 54,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>\t11-Dairemizce bozma ilamı üzerine duruşma açıldığından Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2021/2-96 Esas 2021/205 Karar sayılı ilamı gereğince yapılan istinaf duruşması nedeniyle taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, duruşmaya katılan davacı vekili, davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, davalı şirketin yokluğunda, yapılan açık yargılama sonucunda 21/02/2024 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/02/2024<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/03/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"871d375c8794d3ac","SID":"15c3d5b0ea58a847"}}