{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/1434 <br>KARAR NO\t\t: 2024/576<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03.06.2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/640 Esas 2021/480 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 19.03.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19.03.2024<br><br>\tİzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03.06.2021 tarih 2018/640 Esas 2021/480 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı sigorta vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, 08/12/2017 tarihinde davalı ... Sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesiyle sigortalı bulunan davalı sürücüsü ... idaresindeki ... plakalı aracın tam kusurlu olarak karıştığı zincirleme trafik kazasında müvekkiline ait ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu belirterek, müvekkilinin aracındaki değer kaybının ve ikame araç bedelinin yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesinin talep etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı ... vekili, müvekkilinin sürücüsü olduğu ... plakalı aracıyla trafiği kontrol ederek çıkış yaptığı kontrolsüz kavşakta sola dönüş yapmakta olduğu sırada yine kontrolsüz kavşağa giren ... idaresindeki ... plakalı aracın hızını azaltmadan kontrolsüz olarak kavşağa girerken hızını azaltmaması ve fren yapmamasının kazaya neden olduğunu, çarpışmanın etkisiyle aracını kontrol edemediğini ve az ilerisinde yola taşmış şekilde kavşağa 5 metre içerisinde park edilen davacıya ait ... plakalı araca çarptığını, ... ve ... plakalı araçların da belirli oranlarda kusurlu olduğunu, bu nedenle kendisinden istenen 21.000,00 TL araç değer kaybı bedelinin oldukça abartılı olduğunu, kaza sonucu söz konusu aracın (...) 70 gün gibi uzun bir süre  serviste beklemesinin kendisinin sorumluluğunda olmadığını, araç kira bedeli için istenen 7.000,00 TL araç ikame bedelinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta Şirketi vekili, dava konusu kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı aracın, müvekkili şirket tarafından 20.04.2017/2018 vadeli ZMMS Poliçesi ile sigortalandığını, davacı yanın aracının dava konusu kaza tarihinden  önce geçirdiği bir kaza sebebiyle değer kaybına uğrayıp uğramadığının araştırılmasını, uğramış ise davanın reddini talep ettikleri, müvekkili şirketçe davacıya 18.01.2018 tarihinde EFT ile 24.780,00 TL ödendiğini, kalan poliçe teminatının 8.220,00 TL olduğunu, yapılan ödeme gereği müvekkili şirketin sorumluluğunun kalmadığını, hasar dosyasında mevcut eksper raporunda davacıya ait aracın uğradığı zararın belirlendiğini, davacı yanın herhangi bir başvuru yapmaksızın doğrudan huzurdaki davayı açmış bulundukları, davayı kabul etmemekle birlikte temerrüt süresinin, kaza tarihinden itibaren değil; delillerin müvekkili şirkete tebliği tarihinden itibaren 8 iş günü geçmesi ile başladığını, davacı yanın fahiş orandaki değer kaybı ve davacının ikame araç bedelinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, zincirleme trafik kazası şeklinde gerçekleşen kazada davalı ...'un tam kusurlu olduğu, kazada nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafa 24.780,00 TL, ... plaka sayılı araç için ise bu aracın ZMMS sigorta şirketi olan ... sigortaya 12.980,00 TL tutarında ödemede bulunulduğu, böylece davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme tutarının 37,760,00 TL olduğu, her ne kadar davalı tarafça sorumluluk tutarının tükendiği belirtilmiş ise de, kazanın zincirleme trafik kazası olması nedeniyle poliçeye göre kaza başına teminat tutarı 66.000,00 TL olarak belirlendiğinden davalı sorumluluğunun tükenmediği, ortaya çıkan değer kaybının giderilmesi gerektiği, davalı sigorta şirketi yönünden araç başına sorumluluk limitinin 33.000,00 TL olup, davacıya 24.780,00 TL ödemede bulunulmasıyla davacının aracındaki değer kaybı tutarı olan15.000,00 TL'den davalı sigorta şirketinin sorumluluk tutarının poliçe limitiyle sınırlı olarak 8.220,00 TL olduğu, davacı aracının bu kaza nedeniyle makul tamir süresinin 20 iş günü olup, günlük ikame araç ücretinin 100,00 TL olarak kabul edilmesinin uygun olduğu değerlendirilerek, davanın kısmen kabulü ile 08/12/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacı tarafa ait ... plaka sayılı aracın uğradığı 15.000,00 TL değer kaybı tutarının; 8.220,00 TL'sinin sigorta şirketi yönünden ödeme tarihi olan 18/01/2018 tarihinden, diğer davalı yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, arta kalan 6.780,00 TL'nin kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, 2.000,00 TL ikame araç bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin değer kaybı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı sigorta vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı sigorta vekili, müvekkili şirket tarafından kaza nedeniyle ... plakalı aracın maddi hasarı için davacı yana  18.01.2018  tarihinde 24.780 TL, kazaya karışan diğer araç için ... Sigorta A.Ş'ye 27.02.2018 tarihinde 12.980 TL olmak üzere  toplam 37.760 TL maddi hasar ödemesi yapılarak araç başına toplam 33.000 TL tutarındaki poliçe teminatının tüketildiğini, yerel mahkemece kaza başı teminatın devreye gireceğinden bahisle hatalı bir değerlendirme yapıldığını, araç başı teminatın kazaya karışan her bir araç için ödenmesi gereken maksimum tutar olup, kaza başı teminat ise kazaya birden çok aracın karışması halinde poliçeden ödenecek toplam maksimum tutar olduğunu, dolayısıyla kazaya birden çok aracın karışmış olması halinde dahi her bir araç için ödenecek maksimum tutarın araç başına teminatı geçemeyeceğini, ... plakalı araç için araç başı teminatın tamamının ödendiğini, kaza başına teminatın ise davaya karışan ve zarara uğrayan başka araçlar için devreye gireceğini, mahkemece yapılan değerlendirmenin hatalı olup dava konusu kazada araç başı poliçe teminatının tamamen tükenmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca ıslahla arttırılan kısma ıslah tarihinden veya rapor tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.<br>\tGEREKÇE :Dava, 28.05.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluşan değer kaybı ve ikame araç ücretinin, işletenin hukuki sorumluluğu ve ZMMS poliçesi kapsamında davalılardan tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun  91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.) <br>\tDavalıların sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arzeder. Bu kapsamda, dosyaya kazandırılan  açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli, kusur bilirkişi raporu ile olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde, olayın oluş şekline uygun düşecek biçimde, taraflara kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle, kusur değerlendirilmesi yapılarak, davalı gerçek kişinin kazanın gerçekleşmesinde tam kusurlu olduğunun tespitinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.<br>\tEsasen, haksız eylem nedeniyle meydana gelen zararda ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüt oluşmuş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Davalı sigorta şirketi yönünden ise 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi gereğince, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde, sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekecektir. Islah edilen miktar yönünden de temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir. (Yargıtay 4.HD'nın  30.06.2022 tarih ve 2022/1725 E. - 2022/9741 K.)<br>\tAçıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, kusurun olayın oluş şeklline ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, davacının aracında oluşan değer kaybına ilişkin olarak alınan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmiş olmasına, kazanın meydana geldiği yerin karayoluna bağlantısı olması hasebiyle kazanın karayolunda meydana gelmiş gibi olduğunun kabul edilmesine, tazminatın poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, davalıların sorumluluğunun talebe uygun şekilde müşterek ve mütesilen sorumluluk ilkesine uygun düşecek şekilde belirlenmesine, tazminatın tamamına davalıların sıfatına göre belirlenenen temerrüt tarihinden faiz yürütülmesine, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı sigorta vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 561,50 TL'den peşin alınan 291,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 270,50 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeni ile davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19.03.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6830f6afeaebc554","SID":"9caa99a3571a44ad"}}