{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br><br>T.C.<br>GAZİANTEP<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ............<br>KARAR NO\t: ..........<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: .......<br>ÜYE\t\t: .......<br>ÜYE\t\t: ......<br>KATİP\t\t:.......<br>İNCELENEN KARARIN    <br>MAHKEMESİ\t: ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: ......<br>NUMARASI\t\t: ......<br>DAVACI\t: .....<br>VEKİLİ\t: Av. .......<br>DAVALI\t: ......<br>VEKİLİ\t: Av. ........<br>DAVANIN KONUSU\t:..........<br>İSTİNAF KARARININ\t<br>KARAR TARİHİ\t: 21/03/2024<br>YAZIM TARİHİ\t: 21/03/2024<br><br>Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davacı vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin işletmesini genişletmek amacıyla davalı bankadan......ile ticari kredi çekip borcu kapattığını, . işletmeye uygulanan faiz oranının fahiş olduğunu, bileşik faiz istenemeyeceğini, müvekkiline kullandığı kredi sözleşmesinin bir suretinin verilmediğini, müdahale şansının bulunmadığı hükümlerin bağlayıcı olmadığını, bilgi verilmediğinden müvekkilinin mağdur olduğunu, gerek dosya masrafı, gerek ipotek masrafı, gerekse yapılandırma ücreti ve dahası yapılandırma sonucu belirlenen ödeme planına uygulanan fahiş faiz oranı ile ipotekten kurtulmak için haksız tüm ödemeleri yaptığını, müvekkilinin ödeme güçlüğü çektiği sırada bankanın ......... tarihli ihtarnameyi çektiğini, takip sürecinde protokol imzalanarak ........... tarihinden itibaren taksitlerin ödenmeye başlanarak kredi borcunun ............. yılında kapatıldığını, yaşanan ekonomik krizin ...... pandemisiyle derinleştiğini, yeni kredi için bankaya verdiği teminattan kurtulmak zarureti doğduğunu,  bu durumu fırsat bilen bankanın müvekkilinden yeni tahsilatlar yaparak müvekkilinin zor durumundan faydalandığını, gabin şartlarının oluştuğunu, temerrüt faizinin yanlış hesaplamak suretiyle komisyon alınarak ve en yüksek orandan faiz işletildiğini, kredi kullanım adı altında haksız kesinti, dosya masrafı, ipotek kurulum ücreti, tahsis ve değerlendirme ücreti ve sair kredi kullandırma adı altında, yapılandırma aşamasında alınan şimdilik ...... TL'nin, kredi sözleşmesine uygulanan fahiş faiz oranları nedeniyle, fazladan yapılmış ödemeler yönünden şimdilik ....... TL olmak üzere toplam ...... TL'nin ödeme ve kesinti tarihlerinden işleyecek ticari avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br><br>CEVAP: Davalı vekili, tarafların ilişkisinin ....... yılında başladığından davaya konu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacı sebepsiz zenginleşmeye dayanmışsa da taraflar arasında ..... uyarınca davalının krediler kullandığını, taşınmazına ipotek tesis edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine ....... tarihinde hesabın kat edildiğini ve ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip yapıldığını, satış işlemleri sürecinde davacının uzlaşma amacıyla bankaya teklifi doğrultusunda geri ödeme protokolü imzalandığını, ipoteğin üzerindeki ....... şerhinin ve ipoteğin fekki işlemleri . yılı ... ayında yapıldığını, huzurdaki davanın ...... tarihinde açıldığından hak düşürücü sürenin dolduğunu, imzalanan ........ maddesi uyarınca davacıdan alınan faiz, komisyon ve sair masrafların yasaya ve sözleşmeye uygun olduğunu, . ...... maddesi gereğince davacının basiretli davranması gerektiğini, bankanın doğan maliyeti faizle talep etmesinin  ve . sözleşme serbestisine uygun olduğunu, sözleşme koşullarının değiştirilmek istenmesinin ahde vefa ilkesine uymadığını, talep edilen temerrüt faizin sözleşme ve MK 2. maddesine uygun olduğunu, genel kredi sözleşmesinin 818 sayılı BK döneminde imzalandığından sözleşmenin teslim edilmediği iddiasının yasal dayanağının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.<br><br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; taraflar arasında ....... ve ...... tarihli, ...... ve taşınmaz ipotekleri teminatıyla, ... TL tutarlı rotatif krediler tahsis edildiği, kredilere .. faiz oranı ve... komisyon uygulanacağı, faizin üç ayda bir tahakkuk ettirileceğinin kararlaştırıldığı, gerek protokol ile ve gerekse hesap ekstresinde tahsil edilen tutarlar üzerinden yapılan hesaplamada kararlaştırılan oranların üstünde faiz uygulanmadığının anlaşıldığı ve davalı banka tarafından davacıdan tahsil edilen kredi alacağının miktarının sözleşmeye ve mevzuata uygun olarak hesaplandığı ve tahsil edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili, bilirkişi raporuna itirazlarının kabul görmeyerek ek rapor ya da yeni bir bilirkişi tayiniyle yeniden rapor düzenlenmesi taleplerinin reddedildiğini, hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, müvekkili aleyhine yargılama giderleri hususunda mahkemenin hukuka ve usule aykırı karar verdiğini, davalı taraf zaman aşımı iddiasında bulunmuş ise de söz konusu sözleşmenin cari hesap sözleşmesi niteliğinde olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin ...... yılının sonunda bittiğini, iş bu davanın 6325 sayılı Yasasının 18/A maddesi gereğince, yargılama giderleri ilk oturuma katılmayan tarafın üstünde bırakılacağını, tüm yargılama giderlerinin davalı yan üzerinde bırakılması gerektiğini beyanla istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle; .... kapsamında faiz oranlarının hatalı hesaplanarak fazla tahsili nedeniyle ödenen bedelin istirdadı ile haksız kesilen dosya masrafı, ipotek fek ücreti, kredi tahsis değerlendirme ücreti ve limit tahsis ücreti kalemlerinin iadesi istemlerine ilişkindir.<br>Dairemiz tarafından inceleme, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf edenin sıfatı, istinaf nedenleri ve kamu düzeni nazara alınarak yapılmıştır.<br>Yargıtay uygulamasında bankaların . . . .’na bildirdikleri ancak müşterilerine fiilen uygulamadıkları akdi faizlerin temerrüt faizinin tespitinde esas alınmayacağı kabul edilmekte olup, dosyada mübrez ....  temerrüt tarihindeki kısa, orta, uzun vadeli ticari kredilere uygulanan en yüksek faiz oranının ...... fazlası ile bulunacak oranda temerrüt faizi uygulanacağı kararlaştırılmıştır. Davalı bankanın .... .... bildirdiği faiz oranları tablolarında, akdi faiz oranları %35 olduğundan, %100 fazlası ile temerrüt faiz oranı %70 olarak uygulanabilecektir. Davalı bankanın sunduğu dava dışı müşterilerine ait hesap özetlerinde, benzer kredilerin temerrüt faiz oranının %70 olarak belirtildiği görülmüştür. Dolayısıyla ... içeriği ve Yüksek Mahkeme uygulamasıyla uyumlu faiz oranları uygulandığından davacının bu yöndeki istinaf gerekçeleri yerinde değildir.......<br>Alacaklı ........ arasında düzenlenen 06/01/2017 tarihli imzalı protokolde, mevcut borca peşin ........ TL ödendiği, ...... itibariyle borç tutarının ........ TL olarak kabul edileceği, %15 oranında faiz uygulanarak........ arasında değişken miktarlarda taksitlerle ödeneceği, toplam geri ödemenin 917.799,36 TL olmasının planlandığı görülmüştür. Davalı bankanın davacı şirkete ait hesap ekstresinde 01/01/2011 tarihinden sonra, protokol kapsamında yapılan ödemelerini izlemek üzere yapılan incelemede...... tarihli ..... TL ilk taksite, ...... tarihli ...... TL ikinci taksite ve ....... tarihli üçüncü taksite karşılık ödemelerin süresinde yapılmadığı, Hesap ekstresinde; ... TL ödemeler yapıldığı, tahsil edilen tutarlar toplamının ....... TL olduğu anlaşımakla gabin ve müzayaka halinde kalınarak protokolün imzalandığı hususu ispata muhtaç kalmaktadır.<br><br>Eldeki davaya dayanak . tarihleri ..... ve ...... olup ..... sayılı ...... hükümlerinin uygulanması gerektiği, ...... genel işlem koşullarına ilişkin hükümlerinin somut olayda uygulanma yerinin bulunmadığı, ticari kredi mahiyetindeki kredi sözleşmeleri hakkında 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin de uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.<br>TTK'nın 22. .......... maddesiyle, tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacirin münasip bir ücret isteyebileceği düzenlenmiş olup, davalı banka tacir ve dava konusu kredi ticari işletmesiyle  ilgili  işlemlerdendir. Bu durumda davalı banka tarafından verilen hizmet gereği münasip bir ücret istemeye hakkı olduğunun kabulü gerekir.  Dosya kapsamında bulunan kredi sözleşmelerinin 8.5. maddesinde de \"Müşteri, hesabına borç yazılan faiz, vergiler ve fonların ve her çeşit ücret, komisyon, ekspertiz, muhafaza ücretleri ve sair komisyon ve masrafları ve bunların da gider vergilerini, kredi limiti müsait dahi olsa Bankaya derhal ve nakden ödemekle yükümlüdür. Banka, bu vergi, fon, resim ve harçları ilgili mercilere ödemek zorunda kaldığı takdirde Müşteri bu tutarları Bankanın ilk talebinde ödemeyi, temerrüt halinde ise borcuna işbu Sözleşmenin “Temerrüt Faizi ve Diğer Mali Yükümlülükler” maddesinde belirtilen oranda ve şekilde temerrüt faizinin uygulanmasını kabul eder.\"  şeklinde düzenleme içerdiği, ancak, hangi oranlar üzerinden kesinti yapıldığının tespit edilemediği, bankalara faiz dışı gelir elde etme imkanı tanınmış ise de bu hakkın kötüye kullanılmaması gerektiği, bu nedenle diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamalarının da araştırılarak, davalının tahsil ettiği iddia olunan kısmi dava olarak şimdilik ....... TL olarak tahsili istenilen dosya masrafı, ipotek kurumu ücreti, tahsis ve değerlendirme ücreti, limit tahsis ücreti, kredi başvurusu aşamasında alınan sair ücret tutarlarının sözleşme ve emsal banka uygulamalarına uygun olup olmadığı konusunda da bilirkişi raporu alınıp sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu alacak kalemler bakımından hiç bir değerlendirme içermeyen sadece faiz ve protokol hükümleri açısından değerlendirme içeren rapor esas alınarak eksik incelemeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>Nitekim...........yerleşik uygulamalarına göre ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, kredi sözleşmesiyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir..........<br>İlk derece mahkemesince ön inceleme celsesinde uyuşmazlık noktalarından birisi olarak davacıdan haksız tahsil edildiği belirtilen dosya masrafı, ipotek kurumu ücreti, tahsis ve değerlendirme ücreti, limit tahsis ücreti, yapılan  kredi başvurusu aşamasında alınan ücretlerin iadesi olduğu tespit edilmesine rağmen gerekçeli kararda bu alacak kalemlerinin hangi gerekçelerle reddedildiğine ilişkin herhangi bir değerlendirme bulunmadığı kararın bu açıdan eksik kaldığı anlaşılmaktadır.<br>Kabule göre ise; HUAK'ın 18/A-11 maddesinde düzenlenen \"Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır\" hükmü gereğince davalı tarafın arabuluculuk görüşmelerine katılmadığı ve ilk oturumda arabuluculuk faaliyetinin sona erdiği anlaşılmakla, davalı taraf lehine avukatlık vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı görülmüştür.<br>HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>1-Davacı......... vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a.(6) maddesi uyarınca KABULÜNE,<br>2-....... tarihli, ......... Karar sayılı istinafa konu kararının KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın yukarıda işaret edilen eksikliklerin ikmali ile oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere yeniden görülmesi için kararı veren mahal mahkemesine iadesine,<br>4-Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcı ............... TL'nin ilk derece mahkemesi tarafından talep halinde iadesine,<br>5-İstinaf sair masraflarının ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda nazara  alınmasına, <br>6-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,<br>7-HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan tetkikat neticesinde HMK'nın 353. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir.21/03/2024<br><br>.<br>Başkan .<br>  ¸e-imzalıdır <br>.<br>Üye .<br>¸e-imzalıdır<br>.<br>Üye .<br>  ¸e-imzalıdır<br>.<br>Katip .<br>  ¸e-imzalıdır <br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. \"5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.\"<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"87f91d66e4bb4b3c","SID":"f22951d50d7f1e0d"}}