{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/1293 <br>KARAR NO\t\t: 2024/596<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23.02.2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/31 Esas 2021/175 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br>KARAR TARİHİ\t: 21.03.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 21.03.2024<br><br>\tİzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.02.2021 tarih 2020/31Esas 2021/175 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, davalı banka tarafından, müşterisi olan müvekkilinden 28.06.2019 tarihinde 10.000,00 TL dönemsel hizmet komisyonu, 28.06.2019 tarihinde 500,00 TL dönemsel hizmet komisyonu BSMV, 29.03.2019 tarihinde 5.500,00 TL dönemsel hizmet komisyonu ve 29.03.2019 tarihinde 275,00 TL dönemsel hizmet komisyonu BSMV olmak üzere toplam 16.275,00 TL’nin tahsil edildiğini, bu tutarların iadesine dair taleplerinin sonuçsuz kaldığını iddia ederek, haksız ve hukuka aykırı olarak tahsil edilen 16.275,00 TL'nin davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı vekili, müvekkili banka tarafından davacıya verilen bankacılık hizmetleri karşılığında ücret talep edilmesinin hukuka, içtihatlara ve bankacılık teamüllerine uygun olduğunu, bu komisyonun, davacı ile müvekkili banka arasında imzalanan ticari müşteri sözleşmesi ve ticari müşteriler için uygulanacak masraf ve komisyon listelerinde de yer aldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın 01.01.2019- 31.12.2019 tarihleri arası ticari müşteriler için uygulanacak masraf ve komisyon listesine yer verildiği, bu listede dava konusu olan \"dönemsel hizmet komisyonu min 300.00 TL max 10.000,00 TL\" şeklinde belirtildiği, bu listenin müşteri tarafından imzalanmadığı, güncel masraf listelerinin müşteri ile paylaşıldığına dair e-mail örneği ya da posta gönderi örneğine yer verilmediği, söz konusu tahsilatın usulüne uygun yapılmadığı, sözleşmede 2016 yılı dönemsel hizmet komisyonu yazılmış ise de; kesintinin oranının belirtilmediği, getirilen emsal banka cevaplarında bir banka hariç böyle bir uygulamanın olmadığı, 2019 senesi için yapılan kesintinin davacı tarafından imzalanmadığı, davacıya davalı tarafından bu konuda herhangi bir bildirimin yapılmadığı, bu haliyle dava konusu kesintilerin bankacılık uygulamalarına, bankacılık tahamüllerine, genel işlem koşullarına ve dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 28/06/2019 tarihinden itibaren 10.000,00-TL dönemsel hizmet komisyonu, 28/06/2019 tarihinden itibaren 500,00-TL dönemsel hizmet komisyonu BSMV, 29/03/2019 tarihinden itibaren 5.500,00-TL dönemsel hizmet komisyonu, 29/03/2019 tarihinden itibaren 275,00-TL dönemsel hizmet komisyonu BSMV olmak üzere toplam 16.275,00-TL'nin bu tarihlerden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, dava konusu ücret ve komisyonların neredeyse bütün bankalar tarafından uygulanmakta olduğunu, ayrıca Merkez Bankası Tebliğlerine ve bankacılık teamüllerine uygun olduğunu, her ne kadar bazı bankalardan \"bu ad altında bir masraf kaleminin bulunmadığı\" belirtilmiş ise de, her bankanın özellikle ticari müşterilerinden, hesap işletim ücreti niteliğinde masraf ve komisyon aldığını, bu komisyona verilen ismin bankalar nezdinde farklı olduğunu, Danıştay 10. Dairesinin 02/11/2020 tarihli 2020/3253 E. 20204360 K. sayılı kararında bankaların müşterilerinden \"hesap işletim ücreti\" niteliğinde ücret/komisyon tahsil edebileceğine ilişkin BDDK Yönetmeliğinin hukuka uygun olduğuna karar verildiğini, bilirkişi tarafından da raporun sonuç kısmında \"Davalı banka tarafından davacından tahsil edilen … toplam 16.275,00-TL'nin bankanın ilan etmiş olduğu masraf komisyon listesindeki oranlarla uyumlu olduğu tespit edilmiş olup…\" denilmek suretiyle banka tarafından sözleşme ve eki niteliğindeki listelere uygun şekilde tahsilat yapıldığının tespit edildiğini, her ne kadar gerekçeli kararda, söz konusu masraf komisyon listesinin davacı şirket tarafından bankacılık sözleşmesiyle birlikte imzalandığı belirtilmesine rağmen 2019 yılı masraf komisyon listelerinin davacı şirkete mail vs yoluyla paylaşıldığına dair e posta gönderisine rastlanmadığı belirtilmiş ise de salt davacı şirkete e-mail gönderilmemesinin müvekkili banka tarafından yapılan tahsilatın hukuka uygun olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE\t: Dava, davacı tarafından davalı bankadan kullanılan ticari krediler nedeniyle davalı banka tarafından davacıdan tahsil edilen masrafın iadesi istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. <br>\tYargıtay 11. Hukuk Dairesinin bu husustaki son dönemdeki kararlarında sözleşme tarihine göre ikili ayrıma gittiği, 818 sayılı Borçlar Kanunun zamanında düzenlenen sözleşmeler yönünden sözleşmede bir oran belirtilmesi halinde bu oran, bir oran belirtilmemesi halinde bankanın T.C. Merkez Bankasına bildirdiği oran, bu da yok ise emsal banka uygulamalarına göre makul bir oran belirlenmesi gerektiği; sözleşme tarihi 6098 sayılı TBK döneminde ise sözleşme hükümleri yönünden aynı yasanın 19. ve 20. maddesi uyarınca genel işlem koşulları yönünden incelemeye tabi tutulması, kredi sözleşmelerinde yer alan masraf tahsiline ilişkin hükümlerin yazılmamış sayılması sebebiyle oluşan boşlukların öncelikle bankanın 09.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan ve 2014/6 sayılı Tebliğ ile güncellenen 2006/1 sayılı Tebliğin 3., 4. ve 6/2 maddeleri uyarınca belirleyip ilan ettiği oranlar, bankanın bu yönde yapmış olduğu bir ilan bulunmadığının tespit edilmesi halinde ise emsal banka uygulamaları gözetilerek doldurulması gerektiği yönündedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 16/12/2019 tarih 2018/4910 E -2019/8174 K,  30.09.2019  tarih 2018/5750 E- 2019/5991K, 26.09.2019 tarih 2018/4650 E- 2019/5901K sayılı kararları).\tYargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun 07.07.2020 tarihli kararıyla 19. Hukuk Dairesi kapatılarak işleri 11. Hukuk Dairesi'ne devredilmiş olmakla Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin uygulamaları da dikkate alınarak uyuşmazlığın incelenmesi gerekmektedir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 08.05.2019 tarih  2018/426 E, 2019/3029 K sayılı kararında ise genel işlem şartı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, sözleşmede bir oran belirlenmiş ise bu oranın uygulanması gerektiği belirtilmiştir. Böylelikle Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 6098 sayılı TBK'dan sonra düzenlenen sözleşmelerde aynı yasanın 19, 20 maddeleri uyarınca genel işlem koşullarına yönelik denetim yapılmaması, sözleşmedeki oranın uygulanması görüşünde olduğu anlaşılmaktadır.<br>\tİlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, davalı banka ile davacı şirket arasında 08.01.2014 tarihinde Ticari Müşteri Sözleşmesi, bu sözleşmenin eki olan Ödeme Hizmetine İlişkin Masraf ve Komisyonlar Listesi ile 01.01.2016-31.12.2016 tarihleri arası Ticari Müşteriler için Uygulanacak Masraf ve Komisyon Listesinin imzalandığı, sözleşmenin eki olan Ödeme Hizmetine İlişkin Masraf ve Komisyonlar Listesinde dava konusu dönemsel hizmet komisyonuna yer verilmediği, davacının imzalamış olduğu “... Bankası A.Ş. 01.01.2016-31.12.2016 Tarihleri Arası Ticari Müşteriler için Uygulanacak Masraf ve Komisyon Listesinde” “Dönemsel hizmet komisyonu min 3.000,00 TL max 5.000,00 TL” şeklinde belirtildiği, işbu listenin son sayfasında “Bankamızın 01.01.2016 /31.12.2016 tarihleri arasında ticari müşteriler için uygulayacağı masraf ve komisyon listesidir. Masraf ve komisyonlar her sene yenilenerek ilan edilecek ve bankamızda kayıtlı e-posta adresinize ya da posta adresinize gönderilecektir. Dönem içerisinde yürürlükteki mevzuat kapsamında yapılması gereken değişiklikler ayrıca ilan edilecek olup, iş bu değişiklikler bankamızda kayıtlı e-posta adresinize ya da posta adresinize gönderilecektir. İşbu masraf ve komisyonlar listesi imzalamış olduğunuz Ticari Müşteri Sözleşmesi’nin eki ve ayrılmaz bir parçasıdır. Bankamızın 01.01.2016/31.12.2016 tarihleri arasında uygulayacağı masraf ve komisyon listesini elden teslim aldım.” ibaresine yer verildiği; davalı bankanın \"01.01.2019-31.12.2019 Tarihleri Arası Ticari Müşteriler için Uygulanacak Masraf ve Komisyon Listesi\"nde “Dönemsel hizmet komisyonu min 300,00 TL max 10.000,00 TL” şeklinde belirtildiği, ancak bu listenin müşteri tarafından imzalanmadığı, güncel masraf listelerinin müşteri ile paylaşıldığına dair e-mail örneği ya da posta gönderi örneğine yer verilmediği; emsal bankaların \"Dönemsel Hizmet Komisyonu ve Dönemsel Hizmet Komisyonu BSMV’si\" başlığı altında komisyon uygulamasının bulunmadığı tespit edilmiştir.. Mahkemece, bilirkişi raporu benimsenerek, rapor içeriği ve dosya kapsamına göre fazladan tahsil edilen 16.275,00 TL dönemsel hizmet komisyonu ve bu tutara ilişkin BSMV tutarının istirdatına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 1.111,74 TL'den peşin alınan 278,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 833,74‬ TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,\t<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"22d8879b7570eb3f","SID":"56b686d4106c5d3f"}}