{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/478 <br>KARAR NO: 2024/451<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 30/06/2020<br>NUMARASI: 2018/17 E. - 2020/89 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/03/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sahibi olduğu \"...\" markasını ... dosya numarası ile Türk Patent ve Marka Kurumunda tescil ettirdiğini, tescil kapsamında 25. sınıfın bulunduğunu, müvekkilinin \"...\" markasıyla 25. sınıf kapsamındaki giyim sektöründe tanınan bir marka haline geldiğini, Türkiye genelinde bir çok dizi, film ve programa sponsor olduğunu, davalı tarafın müvekkilinin \"...\" markasına benzer \"...\" markasını ... dosya numarası ile tescil ettirdiğini, davalı adına yapılan marka müracaatının ve tescilin tamamen kötü niyetle oluşturulduğunu, her ne kadar iki marka arasında yazılımları farklıymış gibi bir izlenimi verilmeye çalışılsa da, telaffuz olarak her iki markanın aynı olduğunu, davalı tescilinde 25. ve 35. sınıflarda olduğunu, bu kapsamda davalı markasının iltibas yarattığını belirterek, öncelikli olarak davalı markasının devrinin önlenmesi için tedbir kararı verilmesini, davalı markasının tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne dair karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı tarafın davaya konu ettiği \"...\" markası ile kendilerine ait olan \"...\" markasının yazınsal, görsel, tasarım ve karakteristik özelliklerinin farklı olduğunu, kendilerinin hiçbir şekilde kötü niyetle hareket etmediğini, karşı taraftan haberlerinin olmadığını, ancak huzurdaki davaya ilişkin tebligat ellerine geçtiğinde farkına vardıklarını, kendilerinin yasaya uygun şekilde hareket ettiklerini, ticari hayatın getirdiği dürüstlük kaidelerine tamamen uyuduklarını, aleyhlerine ikame edilen davada hükümsüzlüğü talep edilen ve kendilerine ait olan markanın hukuka uygun şekilde tescil edildiğini, davacı markasının kendi markalarından çok farklı olduğunu, bu sebeple iltibas olgusunun oluşmayacağını belirterek, haksız yere açılan davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI  İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulüne, Davalı adına tescilli ... numaralı \"... + şekil\" markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; taraf markalarının yazımsal, kullanılan dil, görseller, tasarım çizim ve karakterler yönünden farklılıklar içerdiğini, her iki ürünün de resmi kurumlardan izin ve onay alınarak ortaya çıktığını, İlgili kurumun davaya taraf eklenmesi ve dosyada inceleme yapılırken bu kurumdan yazılı görüş beyan ve rapor istenmesi gerektiğini, bu davada tam kusurlu dava açılmasına sebep olan taraf patent izni veren kurum olması gerekirken taraf dahi gösterilmediğini, Dava konusu markanın tescili için maddi olarak da azımsanmayacak kadar masraflar yapıldığını, kendilerinin hiçbir kusur ve art niyet duygusu gütmeden yasal çerçevede hak kaybına uğramamak adına fikir ve düşüncelerini marka, patent ve tescil işlemlerini yaparak ticari hayatlarına yasalar ve etik kurallar çerçevesinde oluşturduğunu beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.  Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davanın davacının da dosyaya sunmuş olduğu ve davaya sebep olarak gösterilen tescil patent belgeleri ile kendilerinin sunduğu tescil ve patent belgelerinden de açıkça anlaşılacağı üzere yazımsal, kullanılan dil, görseller, taşarım çizim ve karakterler yönünden farklılıklar olduğunu, her iki ürünün de resmi kurumlardan izin ve onay alınarak ortaya çıkmış olması da dikkate alındığında maksatsız ve yersiz davanın reddi gerektiğini, Müvekkilinin somut olayda bir kusurunun bulunmadığını, kötü niyetli olmadığını,  oysa Mahkemece yasal bir markanın iptaline karar verildiğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE  İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, marka hükümsüzlüğüne ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalılardan ... tarafından istinaf edilmiştir.Dava konusu uyuşmazlık; davacı adına tescilli ... numaralı \"...+Şekil\" markası ile davalılar adına tescilli ... numaralı \"....\" markasının tescilli oldukları mal ve hizmet sınıfları nedeniyle iltibas yaratacak derecede benzer olup olmadıkları ve dalı markasının hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Taraflara ait marka tescil kayıtları dosya içine getirtilmiş, incelendiğinde; ... tescil numaralı \"...+Şekil\" markasının 25. Sınıfta yer alan \"koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, ayak giysileri, baş giysileri\" malları için 31/01/2012 tarihinde tescil edildiği, ... numaralı \"...+Şekil\" markasının 19/02/2016 tarihli başvuru sonucunda 25. sınfta  \"koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, ayak giysileri, baş giysileri\" , 35. sınıfta yine malları müşterilerin elverişli bir şekilde görmeleri ve satın almaları için bir araya getirilmeleri hizmetleri için 30/09/2016 tarihinde davalılar adına tescil edildiği anlaşılmıştır.Toplanan delillere, tarafların iddia ve savunmalarına, denetime elverişli 26.09.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre; her ne kadar iki markanın logoları üzerinden yapılan değerlendirmede davacının markasının T şeklinde bir kaktüs formundan alıntı yapılarak tasarlandığı, davalıya ait logonun ise saksı içerisinde kalp formunda ki bir kaktüsten esinlenerek yapıldığı ve bu durumun iki marka arasında bir takım farklılıklara sebebiyet verdiği görülse de; her iki markada da şekil unsuru olarak \"kaktüs\" bitkisi görseline yer verildiği, her iki ibarenin telafuzunun da aynı olduğu, davacıya ait \"...\" ve davalıya ait \"...\" markaları arasında \"işitsel\" ve \"kavramsal\" benzerlik olduğu, bu durumun ortalama tüketici nezdinde iltibas yaratacak nitelikte olduğu, hükümsüzlüğü istenilen davalı markası ile davacının markasının 25. sınıfta aynı kategoride mallar için ortak olarak tescilli olup, davalıya ait \"...\" markasının 35.sınıf yönünden ise, 35.nci sınıfta mağazacılık hizmetleri bakımından 24 ve 25.nci sınıftaki malları kapsayacak şekilde tescilli olduğu, mal (üretim) ile o malın satılacağı mağazaları konu edinen mağazacılık hizmetlerinin ekonomik açıdan birbirini tamamlar nitelikte olduğu, bu itibarla, \"...\" markalı giysiler ile \"...\" giysi mağazasının da ortalama dikkati haiz tüketici nezdinde birbiriyle karıştırılma veya ilişkilendirilme ihtimali doğurduğu, bu nedenle davalıya ait \"...\" markasının hem 25. sınıf hem de 35.sınıf yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından, davalıların aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Diğer yandan davalı ... her ne kadar kurumun davaya dahil edilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, eldeki dava marka hükümsüzlüğüne ilişkin olup, kurumun davada tarafa sıfatı bulunmadığından aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalıların yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 30/06/2020 tarih ve 2018/17 E., 2020/89 K. sayılı kararına karşı davalı ... ve davalı ... tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3 TL harcın davalı ...'tan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3 TL harcın davalı ...'dan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davalı ... ve davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 07/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2269db188f60c583","SID":"90b15af470503c21"}}