{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2022/1086 Esas 2024/234  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1086 <br>KARAR NO\t: 2024/234<br><br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/02/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/667 Esas 2022/136 Karar<br>DAVACI \t<br>VEKİLİ\t<br>DAVALILAR\t: <br>DAVA\t: Banka Hesaplarına Konulan Blokenin Hukuka Aykırı Olduğunun Tespiti ve Kaldırılması<br>DAVA TARİHİ\t: 30/11/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 14/02/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 14/03/2024<br>\tTaraflar arasındaki banka hesaplarına konulan blokenin hukuka aykırı olduğunun tespiti ve kaldırılması istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle  davalı ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekili ile davalı ... ve ... vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin mali sıkıntıları neticesinde konkordato talebinde bulunduğunu, yapılan yargılama sonunda mahkemece konkordato projesinin tasdikine karar verildiğini, kararın henüz kesinleşmediğini, müvekkilinin davalı bankalar nezdinde bulunan hesapları üzerine davalı bankalar tarafından haksız olarak rehin/bloke konulduğunu, konkordato projesinin tasdiki kararından sonra konkordato projesinin alacaklarını kaydettirmiş olan alacaklı bankaların bir kısım alacakları kabul edilerek proje kapsamında ödeme planına eklendiğini, bir kısım alacaklarının ise kabul edilmediğini, davalılar tarafından da müvekkili aleyhine yasal süre içinde dava açıldığını, konkordato yargılaması sona erdikten sonra davalılar tarafından tasdik kararıyla birlikte tedbir kararları da kaldırıldığından dolayı haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkilinin hesaplarına rehin ve bloke konulmaya başlandığını, müvekkilinin projedeki borçları için hesaplarının kullanılamaz hale geldiğini, bu durumun konkordato projesinin uygulanmasını engellediğini, konkordato yargılaması sırasında ve sonrasında davalılar ile müvekkili arasında herhangi bir yeni borç ilişkisi kurulmadığını, konkordato hesabına gelen ve gelecek paraların mahkeme tarafından verilen tedbir ve tedbirin kaldırılması kararlarıyla bir ilgisi bulunmadığını belirterek müvekkilinin davalı bankalar nezdindeki hesaplarına konulan rehin/blokelerin hukuka aykırı olduğunun tespiti ile konulan blokelerin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı T.C. ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili bankada bulunan hesabının konkordato hesabı olmadığını, hesabın konkordato tasdik tarihinden önce açıldığını, konkordato projesinin tasdik kararıyla birlikte verilen tüm tedbir kararlarının kaldırıldığını, müvekkilinin alacağının rehinle teminat altına alındığını, davacının müvekkiline borcu bulunduğunu, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklı takas ve mahsup hakkı olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; konkordato tasdik kararıyla birlikte kesin mühlet kararının tüm sonuçlarının kalktığını, tüm tedbir kararlarının mahkemece kaldırılmasına karar verildiğini, davacının banka hesabına giren tutarlara müvekkilince bloke konulduğunu, akdedilen kredi sözleşmeleri gereğince müvekkilinin bloke koyma yetkisi bulunduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından alacak için davacının banka hesaplarına konulmuş bir bloke bulunmadığını, davacı aleyhine icra müdürlüğünce müvekkiline gönderilen haciz müzekkeresi gereğince davacının hesabına haciz blokesi konulduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davacı şirket tarafından açılan dava sonunda konkordato projesinin tasdik talebinin kabulüne karar verildiğini, davacı şirket hesaplarına bloke koyan bankaların alacağının adi alacağı hüviyetinde tasdik edilen ve ödeme takvimi konkordato tasdiki ile birlikte belirli olan bir alacak olup, davacı şirketin bankalar ile başkaca bir sözleşmeye dayalı borç ilişkisinin bulunmadığı, konkordato kararı ile davacı şirketin tüm borçlarının ilk taksit 12/02/2021 tarihinden itibaren başlamak üzere 36 ayda revize projede gösterildiği şekilde her ayın son gün alacaklılar arasında eşitliği bozmayacak şekilde belirtilen miktarlarda ödenmesine karar verildiği, tedbirlerin kaldırılmasını gerekçe göstererek davacı şirketin TL ve Döviz hesaplarına bloke koyulmasının davacı şirketçe acil olan ödemelerin yapılamaması, buna bağlı olarak şirket faaliyetlerinin aksaması ve tasdik edilen konkordatonun da akamete uğramasına neden olacağı, davacının ... A.Ş. nezdinde bulunan hesaplarında bloke olmadığı gerekçesiyle davalı ... A.Ş. hakkındaki davanın reddine, davalı T.C. ... A.Ş. hakkındaki davanın kabulüne, T.C. ... A.Ş. ... Şubesi ... no'lu TL hesabınındaki blokenin kaldırılmasına, taraflar arasındaki çekişmenin bu şekilde giderilmesine, davalı ... A.Ş. hakkında açtığı davanın kabulüne, ... A.Ş. ...) no'lu TL hesabındaki dava dışı vergi dairesinin vergi alacağına dayalı haciz işlemi baki kalmak şartıyla banka tarafından konulan blokenin kaldırılmasına, taraflar arasındaki çekişmenin bu şekilde giderilmesine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı bankalar nezdinde bulunan hesaplarına, davalı bankalar tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak rehin/bloke konulduğunu, mahkeme tarafından verilen konkordato tasdik kararının hiçe sayıldığını, davanın ... açısından reddine karar verildiğini, oysa ki hesaplara ilk bloke koyan bankanın ... olduğunu, ... nezdinde konulan blokenin mahkemede görülen davanın öncesi olan Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/145 D.iş sayılı dosyadan blokelerin kaldırılmasına dair verilen karar doğrultusunda kaldırıldığını, yani blokenin kaldırılmasının tedbir kararından sonra olduğunu, ... tarafından müvekkilinin hesaplarına bloke konulduğunu, bloke konulmasının ardından ... ... Şubesi'ne hitaben blokenin sebebi ve miktarı hakkında taraflarına bilgi verilmesinin istendiğini, banka tarafından verilen cevapta konkordato tasdik kararına istinaden tüm tedbirlerin kaldırıldığının anlaşıldığından borçlu ile bağıtlanan kredi sözleşmeleri kapsamında bankanın yetkilerine istinaden borçlu firmanın hesaplarına bloke konulduğunun bildirildiğini, banka tarafından anılan yazı taraflarına verildikten sonra öncelikle Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/767 Esas sayılı (konkordato yargılamasını yapan mahkeme) dosyasından konulan blokelerin kaldırılması için tedbir kararı verilmesi talep edildiğini, dosyada 12.08.2020 tarihli karar ile müvekkilinin konkordato hesaplarına konulan blokeler açısından talebin kabulüne karar verildiğini, ancak söz konusu karara karşı istinaf yoluna başvurulduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin artık bu mahkemenin konkordato yargılamasında karar verdikten sonra dosyadan el çektiğini ve böyle bir karar vermeye yetkili olmadığını belirterek kararı kaldırdığını, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/145 D.iş sayılı dosyası üzerinden 17/11/2020 tarihinde blokelerin kaldırılması amacıyla tedbir talebinde bulunulduğunu, anılan mahkemece rehin ve blokelerin kaldırılmasına karar verildiğini, kararda tedbir talep eden bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkında davasını açmak denilerek taraflarına süre verildiğini, bu karar üzerine işbu davanın ikame edildiğini, 2020/145 d.iş sayılı dosyadan verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran tek tarafın da ... olduğunu, ...'nın huzurdaki davanın temelini oluşturan Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/145 D.iş sayılı kararı ile birlikte bütün tedbirleri kaldırdığını, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davalı bankalar ile müvekkili şirket arasında konkordato talepli dava açılmasından sonra herhangi bir sözleşme imzalanmamış yani konkordato yargılaması sırasında ve sonrasında davalılar ile müvekkil şirket arasında herhangi bir yeni borç ilişkisi kurulmadığını, davalılar tarafından hesaplara konulan blokeler konkordato yargılamasına konu olan ve alacaklı bankaların kabul edilerek ödeme tablosuna alınan alacaklar ile alacak bildiriminin reddedilen tutarlarına ilişkin ayrı bir davaya konu olan alacaklarına ilişkin olduğunu, ancak bankaların bu alacaklar için kendi bünyelerinde bulunan özellikle komiser onayı ile açılmış müvekkili şirket hesaplarına bloke koymasının hem kanuna açıkça aykırı hem de müvekkil şirketin iş yapmasını tamamen engeller mahiyette bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının davalı ... A.Ş. yönünden kaldırılmasına, anılan davalı hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusu yapılan ... numaralı hesap üzerinde müvekkilinin alacağına yönelik uygulanmış bir bloke bulunmadığını, bilirkişinin vergi dairesi haczini, varsayıma dayalı olarak banka alacağı için konulmuş bloke gibi kabul ettiğini, hatalı rapora istinaden fiili duruma aykırı hüküm kurulduğunu, kayıtlarda blokenin bir taraftan vergi alacağına dayalı haciz işleminden kaynaklandığı belirtilirken, bir taraftan da bloke nedeninin banka riski olarak belirtilmesinin çelişkiye sebep olduğundan bahisle, vergi alacağı için uygulanan bloke dışındaki blokenin banka alacağından kaynaklandığı çıkarımında bulunulduğunu, varsayıma dayalı olarak tanzim edildiğini, gerçeği yansıtmayan bilirkişi raporu tanzim edildiğini, taraflarınca bu hususa itiraz edildiğini, ancak mahkemece hatalı tespit sonucunda oluşturulan rapor dikkate alınarak hüküm kurulduğunu, banka alacağı için hesaba konulmuş bir bloke bulunmadığını, bilirkişi tarafından raporda yer verilen bloke detayı başlıklı tablolara dikkat edildiği takdirde, davacı şirketin banka hesabına takip dosya borcuna yönelik bloke konulduğunu, sonrasında ise Kazan Vergi Dairesi’nin alacağına yönelik bloke tesis edildiğini, bilirkişinin bloke nedeninin banka rehni olarak belirtilmesinin çelişkiye sebep olduğuna yer verilmiş ise de, raporda yer alan tablolardaki açıklama kısımları dikkate alındığı takdirde haciz numarasının Kazan Vergi Dairesinin haciz numarası ile aynı olduğunun bu numara ile bloke işlemlerinin tesis edildiğini, bu durumda bloke nedeni her ne kadar banka rehni banka riski olarak gösterilmiş ise de haciz numaraları dikkate alındığında bu blokenin müvekkili banka alacağından kaynaklanmadığı açıkça görüldüğünü, bilirkişi haciz numaraları aynı olsa da vergi dairesi haczini resen müvekkil banka blokesi olarak kabul ettiğini, bilirkişinin hazırlamış olduğu ilgili görseldeki kayıtlara bakıldığında, uygulanan haciz numaralarının ve haciz tarihlerinin aynı olduğu görülmekte olup, bu durum uygulanan hacizlerin vergi dairesi alacağına istinaden uygulandığını açıkça gösterdiğini, yapılan delilsiz, dayanaksız, varsayımsal hatalı tespitin ve bu tespit esas alınarak verilen kararın bu sebeple kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin alacağı sebebi ile uyuşmazlık konusu hesap üzerine konulmuş bir blokesi bulunmadığını, nitekim bilirkişi raporu da incelendiğinde bilirkişinin de bir banka blokesi tespit edemediğini, varsayımsal olarak banka blokesi olduğunun var sayıldığını, ilgili hesap üzerine birden fazla kez haciz işlemi tesis edildiğini, her birinin haciz numarasının da farklı olarak belirtildiğini, bu durumda her dosya ile ilgili farklı haciz numarası verildiği dikkate alındığında, bilirkişinin bloke detayı başlıklı tablolarının aynı haciz numarası açıklamasını içerdiğini, ilgili tablolar ve ekte sunulan haciz listesi karşılaştırıldığında müvekkilinin alacağı ile ilgili uygulanmış bir bloke/haciz işleminin söz konusu olmadığının anlaşılacağını, müvekkilinin ilgili kurumlardan gönderilen haciz müzekkerelerine istinaden, aracı kurum olarak davacı şirketin banka nezdinde bulunan hesabına bloke tesis ettiğini, bu ilişkinin tarafı olmadığını, bu durumda müvekkilinin tarafı bile olmadığı ilişki sebebi ile sorumluluğunu doğuracak şekilde karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının müvekkili nezdinde bulunan hesabına uygulanan haciz işlemleri, vergi alacağına ve icra dosyasına havi blokeler uygulanmış olup, sonrasında Kazan Vergi Dairesi alacağına yönelik konulan haciz işleminin iptal edildiğini, icra dosyasında uygulanan bloke ile ilgili ise mahkemenin gerekçeli kararından sonra icra müdürlüğü tarafından haciz kaldırma yazısı gönderildiğini, tebliğ merciin yazısı doğrultusunda hesapta bulunan son bloke işleminin de kaldırılmış olup, davacı şirketin müvekkili nezdinde bulunan hesabında herhangi bir blokenin artık bulunmadığını, müvekkilinin yasa ve usul hükümleri gereğince tebliğ makamlarının talepleri doğrultusunda işlem tesis ettiğini, yapılan işlemler hukuka uygun olduğunu, adli ve idari  makam işlemi bakımından uygulayıcı konumundaki bankanın bu haciz işlemi üzerinde bir takdir veya tasarruf yetkisi bulunmadığını, davacı şirketin, dava konusu yaptığı hesabı üzerinde banka alacakları için bir bloke işlemi uygulamadığını, olmayan bir blokenin kaldırılmasının mümkün olmayacağını, bu sebeple bankanın aracı kurum olarak, davanın açılmasına sebebiyet vermesi söz konusu olmamakla birlikte, ilgili işlemlerin bir tarafı olmadığından, banka aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının konkordato ödemelerini gerçekleştirmek için müvekkili banka nezdinde hesaplar açıldığını, davacının ödemelerini gerçekleştirmesi için işbu hesaplardan ödeme yapması gerektiğini, davaya konu müvekkili nezdinde bulunan ... TL no'lu hesabının ise konkordato hesabı olmadığını, davacının her ne kadar acil ödemelerini yapamayacağını belirterek işbu davayı açmışsa da, müvekkili nezdinde bulunan hesabın konkordato tasdik tarihinden önce açıldığını, ayrıca Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesince konkordato projesinin tasdikine karar verildiğini, tasdik kararı ile kesin mühletin sona ermesi nedeniyle tüm sonuçlarının kalktığının tespitine ve verilen tüm tedbir kararlarının kaldırılmasına karar verildiğini, dolayısıyla davacı tarafın iddiasının kabul edilir bir tarafının bulunmadığını, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/767 Esas 12/08/2020 tarihli ek kararında belirtilen hesaplar haricindeki hesaplara gelen paralar yönünden ise mahkemenin 12.02.2020 tarihli tasdik kararı ile kesin mühletin sona ermesi nedeniyle kesin mühlet kararı ile doğan sonuçlar kalktığından ve verilen tüm tedbirlerin kaldırıldığı gerekçesi ile davacının talebinin reddedildiğini, müvekkilinin alacağı rehin ile teminat altına alındığını, tesis edilen rehnin geçerli olarak kurulduğunu, davacının müvekkiline borçlu olduğunu, rehni veren kişinin 3. kişi olmasının herhangi bir önemi bulunmadığını, bankanın sözleşmeden kaynaklı takas mahsup hakkının da bulunmadığını, itirazları değerlendirilmeden verilen kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava, davacı şirketin davalı bankalar nezdindeki hesaplarına konulan blokelerin hukuka aykırı olduğunun tespiti ile blokelerin kaldırılması istemine ilişkindir. <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tAnkara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/145 D. İş Esas 2020/145 D. İş Karar sayılı kararı, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/02/2020 tarih 2018/767 Esas 2020/105 Karar sayılı karar sureti, anılan mahkemece verilen 12/08/2020 tarih 2018/767 Esas 2020/105 Karar sayılı ek karar sureti, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 2020/1509 Esas 2020/1338 Karar sayılı karar sureti, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 06/08/2021 tarihli kök, 23/11/2021 tarihli ek rapor dosya içerisinde yer almaktadır. <br>\tDavacı tarafından konkordato tasdik talebi ile Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada yapılan yargılama sonunda 12/02/2020 tarih 2018/767 Esas 2020/105 Karar sayılı kararla davacının konkordato projesi tasdik talebinin kabulüne karar verilmiştir. <br>\tAnılan mahkemece davacının ... Bankasındaki hesaplarına konulan blokenin kaldırılması talebi üzerine verilen 12/08/2020 tarih 2018/767 Esas 2020/105 Karar sayılı ek karar ile davacının anılan bankada bulunan ... hesaplarının konkordato hesabı olduğu gerekçesiyle bu hesaplara konulan blokelerin kaldırılmasına, bu hesaplar haricindeki hesaplara gelen paralar yönünden konkordato tasdik kararıyla kesin mühlet sona erdiğinden kesin mühlet kararı ile doğan sonuçlar ve verilen tedbirlerin kalktığı gerekçesiyle bu hesaplar yönünden davacı talebinin reddine hükmedilmiştir. <br>\tEk karara karşı ... vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 2020/1509 Esas 2020/1338 Karar sayılı kararıyla mahkemece dosyadan el çekildikten sonra ayrı bir istem konusu olacak uyuşmazlık hakkında ihtiyati tedbir mahiyetinde ek karar verilmesinin mümkün olmadığından davacı talebinin reddi gerekeceği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı talebinin reddine karar verilmiştir. <br>\tDavacı vekilince anılan karar üzerine bu kez, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesine başvurularak davalı bankalar nezdinde bulunan hesaplarındaki blokelerin kaldırılmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş, anılan mahkemece 17/11/2020 tarih 2020/145 D. İş Esas 2020/145 D. İş Karar sayılı kararıyla talebin kabulüne, davacının davalı bankalardaki hesaplarına konulan rehin ve blokelerin kaldırılmasına, ihtiyati tedbir kararı dava açılmadan önce verildiğinden tedbir talep edenin bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkında davasını açmakla dava açtığına ilişkin evrakın bir suretini kararı uygulayan memura ibrazla dosyaya eklettirilmesine, aksi halde tedbir kararının kendiliğinden kalkacağının ihtiyati tedbir talep edene ihtarına hükmedilmiştir. <br>\tYargılama aşamasında alınan ve banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan inceleme ile hazırlanan bilirkişi kök raporunda, konkordato projesi tasdik edilmiş bir şirketin proje kapsamında yer alan taksit ödemelerinin yapılabilmesi için açılan bir hesabın kayıtlarında konkordato hesabı ibaresinin yer alması yönünde bir zorunluluk bulunmadığı, hesabın konkordato hesabı niteliği taşıyıp taşımadığının belirlenebilmesi açısından dikkate alınması gereken en önemli bilimsel ölçütün hesabın açılış tarihi olduğu, hesabın açılış tarihine bakarak belirli bir hesabırı konkordato hesabı niteliği taşıyıp taşımadığını belirlemenin mümkün  olabileceği, hesap sahibi şirketin henüz konkordato talebinde bulunmadığı bir tarihte açılan hesabın konkordato hesabı olarak nitelendirilmesinin fiilen mümkün olmadığı gibi hayatın olağan akışına da aykırı bulunduğunu, konkordato talep tarihinden önce açılan hesapların konkordato hesabı olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, konkordato hesabı açılması, ancak ve ancak şirketin konkordato talep ettiği tarihten sonra ve konkordato sürecinde gündeme gelebileceği, konkordato hesabı açılması, konkordato sürecinin ortaya çıkardığı mali ihtiyaçların karşılanmasına yönelik olduğu, inceleme konusu olayda da söz konusu bilimsel ölçüt çerçevesinde uyuşmazlık konusu hesapların hangi tarihlerde açıldığının araştırıldığı, inceleme yapılan bankaların hiçbirinde belirli bir hesabın konkordato hesabı olarak açılması halinde bu durumun banka kayıtlarında ayrıca ve açıkça belirtilmesi şeklinde bir uygulamaya rastlanmadığı, genel bankacılık uygulamasının da bu şekilde olduğu, uyuşmazlık konusu vadesiz hesaplara ilişkin temel bilgilerin yer aldığı ekran görüntüleri incelenmek suretiyle her bir hesabın açılış tarihinin ayrı ayrı tespit edildiği, ... A.Ş.'deki hesapların konkordato talep tarihinden sonra, diğer bankalardaki hesapların konkordato talep tarihinden önce açıldığı, herhangi bir yasal engel veya merci kararı bulunmadığı sürece bankaların alacaktarını teminat altına atabilmek amacıyla kredi müşterisinin vadesiz hesabı üzerine bloke/rehin uyguladığı, tasdik edilen konkordato projesine (yargı kararına) aykırılık teşkil etmedikçe alacaklı bankanın konkordato kapsamında kalan bir alacağını tahsil edebilmek için konkordato hesabının tamamına bloke/rehin uygulama yetkisi bulunmadığı, aksi yöndeki bir uygulamanın konkordatonun uygulanmasını sekteye uğratacağı, alacaklı bankanın tutara bloke seçeneğiyle yalnızca kendi alacak taksitinin tahsil edilmesini güvenceye alabilmek amacıyla ve taksit ödeme tarihlerine uymak kaydıyla bloke / rehin uygulama yetkisinin devam ettiği, mahkemece tasdik edilen konkordato projesinde yer alan ödeme planına uygun hareket edilmesi, projenin uygulanmasını sekteye uğratacak şekilde konkordato hesabının tamamı üzerine bloke / rehin uygulanmasından kaçınılması gerektiğini, bu bağlamda, alacaklı banka, kendi taksit alacağının taksit tarihinde şirketin konkordato hesabı üzerinde tutara bloke seçeneğiyle taksit al: ının miktarıyla sınırlı olmak kaydıyla bloke / rehin uygulamak suretiyle yalnızca projede belirlenen taksit alacağını taksit vadesinde tahsil etmek üzere güvenceye alabileceği, bankaların sisteminde tutara bloke seçeneğinin yer almasının amacının da bu olduğu, bu seçenekle konkordato projesi sekteye uğratılmadan, diğer alacaklıların menfaati zedelenmeden, şirketin ticari işlerini yürütürken yapması zorunlu olan ödemeler aksatılmadan alacaklı bankanın yalnızca kendi taksit alacağını karşılayacak tutarda ve taksit tarihinde hesaba bloke uygulamakta ve taksit tarihinde alacağını tahsil etmekte olduğu, alacaklı banka, tutara bloke seçeneğini kullanmak suretiyle, tasdik edilen konkordato projesinde belirlenen ödeme planı çerçevesinde alacağına kavuşmayı güvence altına aldığı, elindeki imkanları korikordato koşulları çerçevesinde kullandığı, konkordato talep tarihinden önce açılan, dolayısıyla konkordato hesabı niteliği taşımayan hesaplar bakımından ise alacaklı banka konkordato tasdik projesine bağlı kalmadan sözleşme kapsamında bloke / rehin uygulamakta serbest olduğu, davalı ...'ın kendi birimleri arasındaki iç yazışmalarda da konkordato hesabı olduğu tespit edilen hesaplar bakımından tutara bloke seçeneğiyle bloke uygulaması yoluna gidildiğinin belirtildiği, ... A.Ş. bakımından ...nolu TL, ... nolu EUR ve ... no.lu USD hesabının konkordato hesabı niteliği taşıdığı ve ... no.lu TL hesabının konkordato hesabı niteliği taşımadığı, konkordato talep tarihinden sonra davalı bankaca davacı şirkete kredi kullandırılmadığı ve karar verilen alacak haricinde davalı bankanın konkordatoya tabi olmayan alacağının bulunmadığı, TC.... A.Ş. bakımından ... no.lu TL hesabının konkordato hesabı niteliği taşımadığı, konkordato talep tarihinden sonra davalı bankaca davacı şirkete kredi kullandırılmadığı ve karar verilen alacak haricinde davalı bankanın konkordatoya tabi olmayan alacağının bulunmadığı, ... A.Ş. Bakımından TR...) nolu TL hesabının konkordato hesabı niteliği taşımadığı, konkordato talep tarihinden sonra davalı bankaca davacı şirkete kredi kullandırılmadığı ve karar verilen alacak haricinde davalı bankanın konkordatoya tabi olmayanı alacağının bulunmadığı yönünde kanaat bildirilmiştir. <br>\tİtiraz üzerine alınan ek raporda ise, davalı ... A.Ş. hesaplarında bloke bulunmadığı, ... A.Ş.'de bulunan ... nolu hesabın konkordato hesabı niteliği taşımadığı, hesapta 509.827,62 TL bloke bulunduğu, ... Bankası A.Ş.'de bulunan ... nolu hesabın konkordato niteliği taşımadığı, hesaptaki blokenin öncelikle dava dışı vergi dairesinin vergi alacağına dayalı haciz işleminden kaynaklandığı, akabinde söz konusu bloke çözülmeden davalı banka alacağına dayalı olarak ayrıca bloke uygulandığı, blokenin hem hacze hem de banka alacağına dayandığı, konkordato talep tarihinden sonra anılan bankaca davacıya kredi kullandırılmadığı, verilen alacak haricinde davalı bankanın konkordatoya tabi olmayan alacağının bulunmadığı tespit edilmiştir. <br>\tDavacı vekilinin istinaf itirazı incelendiğinde, davacı vekili Av.... istinaf başvuru dilekçesinden ve dosya Dairemize geldikten sonra Dairemize sunduğu 18/01/2023 tarihli dilekçe ile davalı ... A.Ş. yönünden istinaf başvurusundan feragat ettiğini bildirmiştir. <br>\tDavacı vekilinin dosya içerisinde yer alan Ankara 63. Noterliğinin 21/11/2016 tarih ve 40012 yevmiye numaralı vekaletnamesinde kanun yollarından feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.<br>\tBaşvuru hakkından feragati düzenleyen HMK'nun 349/2. maddesinde; \"Başvuru yapıldıktan sonra feragat edilirse, dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmez ve kararı veren mahkemece başvurunun reddine karar verilir. Dosya, bölge adliye mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunur.\" hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda, dava dosyası istinaf incelemesi yapılmak üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderildikten sonra davacı vekili tarafından istinaf başvurusundan feragat edilmiş olmakla davacı vekilinin istinaf isteminin feragat sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\tDavalılar ... Bankası A.Ş. ve TC. ... A.Ş. vekillerinin istinaf itirazları incelendiğinde, yargılama aşamasında alınan bilirkişi kök ve ek raporu ile davacının anılan bankada bulunan hesapları üzerinde bloke bulunduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar davalı ... A.Ş. vekili hesapta banka alacağı için bloke bulunmadığını istinaf dilekçesinde istinaf itirazı ileri sürmüş ise de, yargılama aşamasında alınan bilirkişi kök ve ek raporu ile anılan davalı vekilinin ek rapora karşı sunduğu 18/08/2021 tarihli yazılı beyan dilekçesinde davacının hesabında bulunan blokenin hem hacze hem de banka alacağına dayandığını bildirdiği görülmekle anılan istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. <br>\tÖte yandan banka kayıtları üzerinde yerine yapılan inceleme ile alınan bilirkişi kök ve ek raporlarıyla davalılar ... Bankası A.Ş. ve TC. ... A.Ş.'nin davacı şirketten konkordato tasdik projesi kapsamı dışında başka bir kredi ilişkisine dayalı kredi alacağının bulunmadığı da tespit edilmiştir.<br>\tAnılan davalı bankaların davacının banka hesaplarına bloke konması, davacının konkordato tasdik projesi kapsamında ödemeleri yapmasına, buna bağlı olarak şirket faaliyetlerinin aksamasına, konkordatonun akamete uğramasına neden olacaktır. <br>\tHal böyle olunca, mahkemece  davalılar ... Bankası A.Ş. ve TC. ... A.Ş.'nin davacıya konkordato talep tarihinden sonra kredi kullandırmadığı, tasdik projesinde yer alan alacak dışında anılan davalı bankaların konkordatoya tabi olmayan alacaklarının bulunmadığı, davacının banka hesapları üzerine bloke konulmasının davacının ödemelerini yapmasına, şirket faaliyetinin aksamasına, tasdik edilen konkordatonun akamete uğramasına neden olacağı gözetilerek anılan davalılar hakkında yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun feragat nedeniyle usulden reddine, ilk derece mahkemesinin davalılar ... Bankası A.Ş. ve TC. ... A.Ş. hakkındaki davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalılar ... Bankası A.Ş. ve TC. ... A.Ş. vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\tA)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun feragat nedeniyle USULDEN  REDDİNE,<br>\t2-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcı ve 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>\t3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, <br>\tB)1-Davalılar ... Bankası A.Ş. ve TC. ... A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Davalı ... Bankası A.Ş.'den alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın anılan davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davalı TC. ... A.Ş.'den alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın anılan davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>\t4-Davalılar ... Bankası A.Ş. ve TC. ... A.Ş. tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 14/02/2024<br><br>Başkan -               Üye -                       Üye -           Zabıt Katibi - <br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"16b3a68eee95d3af","SID":"7ca2ceb68ffc93bf"}}