{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/76 <br>KARAR NO: 2024/475<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 07/11/2023<br>NUMARASI: 2022/23 E. - 2023/226 K.<br>DAVANIN KONUSU: Fikir ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi ve Tazmini<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/03/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  ... A.Ş. tarafından davalı ... aleyhine davalının   www.....com (alan adında yer alan \"...\" devamlı değişen muhtelif sayılardır, anılan web sitesinin son hali www...com şeklinde olup işbu dilekçede bundan sonra kısaca \"...\" olarak anılacaktır.) adlı internet sitesi aracılığıyla FSEK uyarınca her türlü telif hakkı müvekkil Şirkete ait olan eserlere tecavüz teşkil eden haksız ve hukuka aykırı fiillerinin tespiti, tecavüzün ref'i ve men'i ile işbu tecavüz filleri kapsamında tazminat talepleriyle ikame edildiğini belirterek; davalının müvekkil Şirketin telif haklarına tecavüz teşkil eden halihazırdaki fiillerinin kapsam ve sayısının tespitine, FSEK md. 66 hükmü uyarınca davalı tarafından gerçekleştirilen haksız ve hukuka aykırı tecavüz teşkil eden fiillerinin durdurulması ve giderilmesi kapsamında tecavüzün ref'ine, FSEK md.68 hükmü uyarınca davalının hakları müvekkil Şirkete ait olan her bir eser kapsamında gerçekleştirdiği haksız ve hukuka aykırı tecavüz fiillerine ilişkin üç katı tutarındaki tazminat talebimize karşılık şimdilik 1.000,00-TL'nin üç katı olan 3.000,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkili Şirkete ödenmesine, FSEK tahtında hak sahibi olan müvekkil Şirkete ait her bir eserden davalının elde etmiş olduğu kârın FSEK md. 70/3 hükmü uyarınca hesaplanmasına ve şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkili Şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İnternet sitelerinde yayınlanan içeriklerden kimin sorumlu olacağının tespitinde temel kuralın, içerikleri paylaşan kişi kim ise onun sorumluluğuna gidileceği yönünde olduğunu, site içerisinde yayınlanan bir içeriği, site yönetimi, editörü vs kendisi yayınlıyorsa bu içeriklerden site kendisi sorumlu olduğunu, olay tarihi itibariyle adı geçen siteler ile ilişiği olmayan müvekkilin Mahkemeniz nezdindeki işbu davada davalı/taraf sıfatı bulunmadığını, dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda da davaya konu sitelerin alan adlarının \"...\" ve \"...\" şirketleri tarafından barındırıldığı, domain sahibinin ise gizli tutulduğu şeklinde tespitte bulunulduğunu, görüldüğü üzere bilirkişilerce yapılan incelemelerde davaya konu \"...\" adlı internet sitesinin müvekkili ile bir ilişiği tespit edilemediğini belirterek; haksız davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \"Davanın pasif husumet yokluğundan Reddine, \" karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ile tanzim edilmiş olduğunu, söz konusu raporun Yargıtay'ın denetime elverişlilik ölçütüne uygun tanzim edilmediğinden hükme esas alınmasının hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, söz konusu raporun, kendi içinde çelişmekte olduğunu İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 07.11.2023 tarihli 2022/23 E. ve 2023/226 K. sayılı ilamının kaldırılması gerektiğini, taraflarınca sunulan delillerin hukuka ve kanuna uygun bir şekilde değerlendirilmesinin yapılmadığını, gerekçeli kararda, yerel mahkeme tarafından taraflarca gösterilen veya resen toplanan delilleri ayrı ayrı ele alarak değerlendirilmesi gerektiğini, tartışmalı, kabul ve ret sebeplerini açıklamasının gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu  belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.  İstinafa Cevap:Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın istinaf dilekçesinde öne sürülen eylem ve tecavüzlerin müvekkili tarafından gerçekleştirilmediğini, olay tarihi itibariyle adı geçen siteler ile ilişiği olmayan müvekkilinin işbu davada davalı/taraf sıfatı bulunmadığını, işbu haliyle mahkemeniz dosyasında taraf olarak gösterilen müvekkilinin davalı sıfatı olmaması hasebiyle dava konusu hakkın esasına ilişkin bir karar verilemeyeceğinden, davanın sıfat yokluğundan/pasif husumet eksikliğinden reddi kararı verilmesi hukuka uygun olduğunu, keza dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda da davaya konu sitelerin alan adlarının \"...\" ve \"...\" şirketleri tarafından barındırıldığını, domain sahibinin ise gizli tutulduğu şeklinde tespitte bulunulduğunu, bu hale göre bilirkişilerce yapılan incelemelerde davaya konu \"...\" adlı internet sitesinin müvekkili ile bir ilişiğinin tespit olunamadığını ileri sürerek, davacı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava FSEK kapsamında  eser sahipliğinden kaynaklanan mali haklara tecavüzün tespiti , önlenmesi, refi ve  zararın tazmini istemlerine ilişkindir.  Davacı vekili, davalının ... (alan adında yer alan \"...\" devamlı değişen muhtelif sayılardan oluşan  web sitesinin son halinin  www.....com şeklinde olduğunu,  telif hakkı davacı şirkete ait olan eserlerin  davalı tarafından ... web sitesi üzerinden haksız ve hukuka aykırı bir şekilde umuma iletilmek suretiyle  kaçak/korsan yayıncılık yapıldığı  ileri sürerek eldeki davayı ikame etmiştir. Mahkemece, dava konusu haksız fiilin gerçekleştirildiği belirtilen ... isimli internet sitesinde yapılan teknik inceleme sonucu ,  dava konusu içeriklerin yayınlandığı  site yetkilisi şahıs veya şahısların tespitinin mümkün olamayacağının belirlenmiş olması, Bakırköy 2.FSHCM 2022/482 Esas dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporunda Somut olayda https://....com/ uzantılı alan adının suç tarihinde kime ait olduğunun veya kim tarafından yönetildiğinin tespitinin  yapılamamış olması, ilgili alan adının bir dönem sanık tarafından barındırıldığına ilişkin somut verilere ulaşıldığının belirtilmesi , Tespit edilen Google Analytics koduna sitenin kamuya açık arka plan html etiketlerinden isteyen herkes tarafından sınırsızca ulaşılabildiği, herkesçe kolaylıkla elde edilebilen bir kodun herhangi bir siteyle ilişkilendirilmesinin teknik olarak bir kanaat oluşturulmayacağı yönündeki tespitler dikkate alınarak söz konusu iletimlerin davalı tarafından yapıldığının belirlenemediği,  eserlerin yayınlayanın davalı olduğu yönünde başkaca  delil  ibraz edilmediği gerekçesi ile , davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Bilindiği üzere, herkes iddiasını ispatla mükelleftir. 6100 sayılı HMK'nın 190. maddesi hükmü ve TMK 6.maddesi hükmü gereğince, ispat yükü, bu konuda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki  sonuçtan hak çıkaran tarafa aittir.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve Bakırköy 2.FSHCM 2022/482 Esas dosyasında alınan bilirkişi raporlarında ihlalin gerçekleştiği  ... isimli internet sitesinin sahiplik bilgilerine teknik inceleme ile ulaşılamadığı, bu konuda kesin bir tespitin yapılmasının mümkün olamayacağı  belirtilmiştir.  Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi' nde 2021/482 Esas 2023/115 Karar sayılı 09.03.2023 Tarihli kararında;\" sanık ... hakkında 5846 sayılı yasanın 71/1 mad gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; somut olayda https://....com/ uzantılı alan adının suç tarihinde kime ait olduğunun veya kim tarafından yönetildiğinin tespiti yapılamadığı ve 6 aylık şikayet süresinde hak sahipliği belgesi ibraz edilmediği müsnet suçun ise şikayete bağlı suçlardan olmasın ve usulüne uygun geçerli bir şikayetten söz edilemeyeceği\" gerekçesiyle ceza davasının düşmesine\" karar verildiği ve 17.04.2023 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği  görülmektedir. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/123361 soruşturma sayılı dosyada erişimin engellenmesi dışında talep ve şikayet olmadığından, takipsizlik kararı verildiği, ... soruşturma sayılı dosyada ise şüpheli tespit edilemediğinden daimi aramaya kaydedildiği görülmektedir. Tüm dosya kapsamına göre, dava konusu ihlal oluşturan eylemlerin davalı tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin somut delil elde edilemediği, davalının bir dönem dava konusu internet sitesinin sahibi olduğuna yönelik beyanının davacı tarafça ileri sürülen vakıaları tümüyle kabul ve ikrar mahiyetinde olmadığı bu nedenle bu beyanın sübut yönünden delil vasfının bulunmadığı, diğer yandan davacı vekili dava açılmadan önce kendileri tarafından yapılan delil tespitlerinin dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüş ise de, bu delillerin davalı yanca kabul edilmediği ve itiraza uğradığı, karşı tarafın yokluğunda , davacı tarafça yapılan ve itiraza uğrayan  tespitlerin davada ispat vasıtası olarak kabulüne olanak bulunmadığı, hükme esas alınan teknik  bilirkişi heyet  raporunun, konunun uzmanı bilirkişi tarafından  ayrıntılı  inceleme sonucu düzenlendiği ve denetime elverişli olduğu, raporun ceza mahkemesinde alınan raporla örtüştüğü, dikkate alındığında davacının haksız fiil iddiasını yöntemince ispatlayamadığı anlaşıldığından mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 07/11/2023 tarih ve 2022/23 E., 2023/226 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75‬ TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 07/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"61cd26667bce3803","SID":"5f5986f365ec457b"}}