{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/167 <br>KARAR NO: 2024/419<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 01/12/2023 Tarihli Ara Karar<br>NUMARASI: 2023/186 E. <br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/02/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 02/10/2023 tarihli dava dilekçesi ile; Davalı adına Tescilli ... Numaralı \"...\" Markasının 36. Sınıfta bulunan \"Gayrimenkul Komisyonculuğu, Müşavirliği ve İdaresi Hizmetleri\" yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesinin talep edildiği ayrıca mevcut durumun korunması ve davanın etkinliğini temin etmek amacıyla, Dava konusu ...  tescil numaralı markanın 3. Kişilere devrinin önlenmesi hususunda TPMK kaydına teminatsız olarak tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince 06/10/2023 tarihli ara karar ile; \"İddia ve tüm dosya kapsamından, davacı vekilinin tedbir talebinin kabulüyle,  HMK 389. Maddesi gereğince taraf teşkili açısından, davalıya ait olduğu belirtilen Dava konusu ... tescil numaralı markanın davalı adına kayıtlı ise dava süresince  3. kişilere devrinin önlenmesi hususunda  markanın TPMK kaydına ihtiyati tedbir konulmasına\" karar verilmiştir.Davalı vekili 29/10/2023 tarihli talep dilekçesi ile; mahkemece verilen ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir. İlk derece mahkemesince 01/12/2023 tarihli yapılan yargılama sonunda; \"İddia, savunma ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, dava marka hükümsüzlüğüne ilişkin olup mahkememizce talep doğrultusunda taraf teşkilinin sağlanması bakımından davaya konu ... numaralı marka üzerine 3. Kişilere devir  ve temlikinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği, davalı tarafından tedbire itiraz edildiği tedbir kararının taraf teşkiline ilişkin olması sebebiyle usul ve yasaya uygun olduğu fakat  teminat alınmamış olduğundan itirazları doğrultusunda 15.000 TL teminat alınmak suretiyle itirazın kısmen kabulü ile\"  aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-İhtiyati tedbirin şartları oluşmamasına rağmen Yerel Mahkeme tarafından davacının tedbir talebinin kabulüne karar verilmesinin açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini, 01.12.2023 tarihli ara kararın müvekkili şirket lehine kaldırılması gerektiğini, ihtiyati tedbire başvurabilmek için bu tedbirlere başvurmayı haklı kılacak nedenlerin varlığı gerektiğini, ihtiyati tedbir kararının şartlarının dava konusu olay bakımından gerçekleşmediğini, ihtiyati tedbir talep edenin ve müvekkili şirketin menfaatlerinin eşit bir şekilde değerlendirilmesi gerekmekte iken yalnızca davacı tarafın beyanları dikkate alınarak istinafa konu ara karar tesis edildiğini, -yaklaşık ispat şartının sağlanmadığını, talepte bulunanın yargılama sonuna kadar zararının artması yahut acil bir ihtiyacının bulunmasına yönelik herhangi bir durum da söz konusu olmadığından ihtiyati tedbir talebinin tümüyle reddine karar verilmesi gerektiğini, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 01.12.2023 tarihli ara kararının müvekkili şirket lehine kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, Davacı .... Tic. A.Ş.  (“...”) tarafından davalı şirket adına tescilli ... numaralı “...” markasının 36. sınıfta bulunan “gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri” yönünden hükümsüzlüğü ile tescilden terkinine ve yargılamanın devamı sırasında dava konusu markanın 3. kişilere devrinin engellenmesi için teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi talepli olarak açıldığı anlaşılmıştır.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.HMK’nın 389/1. maddesinde, \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" düzenlemesinin yer aldığı, düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği, ayrıca HMK’nın 390/3. maddesinde, \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" şeklinde düzenleme yer aldığı, düzenleme gereği, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için tam bir ispat aranmadığı, talebin yeterliliği hususunda mahkemeye kanaat verecek delilerin varlığının yeterli olduğu anlaşılmaktadır.Dosya kapsamı içeriği ile,  markanın hükümsüzlüğü istemli davada ileri sürülen iddia ve savunmalar dikkate alındığında; davalı adına tescilli  “...”” ibareli markanın davacı ticaret unvanı kullanımı ile benzerlik gösterdiği, önceki kullanıma dayalı iddiaların yargılama gerektirmekle birlikte tedbir talebine konu  markanın hükümsüzlüğü talep edildiğinden, hükümsüzlük kararının neticeleri ve davada tarafların hak ve menfaat dengeleri nazara alınarak, marka hakkının 3. kişilere devri yönünden dava konusu markanın yargılama sürecinde el değiştirmesi halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaştıracak olması ve  davanın sürüncemede kalması karşısında  tedbir talebinin davalının markasının üçüncü kişilere devrinin önlenmesi bakımından kabulüne karar verilmesinde aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla ilk derece Mahkemesinin kararı isabetli bulunmuştur. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.\t\t<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 01/12/2023  tarihli 2023/186 E. sayılı Ara  Kararı'na karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı davalı tarafınça peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  29/02/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aed192a6a6b22c16","SID":"3b159d30df13df3a"}}