{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t\t: 2024/107 <br>KARAR NO\t\t: 2024/222<br>DAVA\t\t: İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki))<br>DAVA TARİHİ\t: 12/11/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 15/03/2024<br>Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı ... vekili Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesine açtığı ve mahkemenizin ... Esas sırasına kayıtlanan davada 12.11.2019 harç tarihli dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Mah. ... Ada ... parsel ... numaralı bağımsız bölümünün alımı için ... isimli projeyi yapan ... A.Ş ile 19.04.2016 tarihli düzenleme şeklinde Gayrimenkul Satış Vadi Sözleşmesi yaptığını, ödemelerini tamamladığını, tapuyu almaya hak kazandığını, proje alt yüklenicisi şirketin sahibi ... ile yaptığı görüşmede ... A.Ş nin davalı ...bank A.Ş den kredi kullandığını, arsa üzerinde 27.000.000 TL tutarlı ipotek bulunduğunu, ipoteğin proje kapsamında ... adet bağımsız bölüme aktarıldığını, müvekkiline düşen ... numaralı bağımsız bölümünde ipotekli olduğunu, müvekkilinin satış bedelini ödediği halde ipoteğin kaldırılmadığını, bankanın İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takibe geçtiğini, ... Aş İLE davalı banka arasında GKS imzalandığını, kredi karşılığında bu taşınmaz karşılığında 27.000.000 TL lik ipotek tesis edildiğini, ipoteğin 94 adet taşınmazda kaldırıldığını, müvekkilinin sahip olduğu 14 nolu taşınmaz dahil 30 adet taşınmazda kaldırılmadığını, 20.06.2019 tarihinde müvekkilinin tapuyu devraldığını, bankanın ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yaptığı takibin yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin borçtan sorumlu olmadığının tespiti açısından dava açması gerektiğini, taşınmazın satışının durdurulmasına ilişkin İstanbul... İCHM ... Esas sayılı dosyada satış kararının durdurulduğunu belirterek tedbiren satış işlemlerinin durdurulması ve müvekkilinin davalı bankaya karşı sorumluluk miktarının tespiti, bankanın kat ihtarını düzenlemesinden takibe geçilme süresine kadar gerçekleştirdiği işlemlerin hukuka aykırı olduğunun tespitini talep etmiştir.<br>Davalı ... bank A.Ş. vekili 02.12.2019 tarihli cevap dilekçesinde; davanın İstanbul mahkemelerinde görülmesine ilişkin yetki itirazı ile birlikte ticaret mahkemesinde görülmesine ilişkin görev itirazında bulunduğu, müvekkilinin İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yaptığını, bankanın ipoteğinin tapu kaydında görüldüğünü, ipotek yükü ile satın aldığını, ipoteklerin % 80 inin fekkedildiği iddiasının doğru olmadığını, kredi borcunun hesap kat ihtar tarihinde 20.598.364 TL ye ulaştığını, ipotek sınırı 27.000.000 TL olduğundan takibe geçildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi 21.10.2020 tarihinde ... Esas ... Karar sayılı kararla davalının yetki itirazını kabul ederek dosyanın İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermiş, kararın kesinleşmesiyle ve davacının süresinde verdiği 30.12.2020 tarihli tahrik dilekçesiyle dosya İstanbul .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... Esasına kayıtlanmıştır. Bu mahkeme tarafından yapılan yargılama sırasında mahkeme ... Karar sayılı 20.01.2022 tarihli kararla davanın mutlak ticari dava olduğu görüşüyle dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar vermiş ve bu karar 01.03.2022 tarihinde kesinleşmiş olup, davacının 03.02.2022 tarihli tahrik dilekçesiyle dosya İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmiştir. <br>İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sırasına kayıtlanan dosyada yargılamaya devam edilmiş ve bilirkişi raporu alınmıştır. 30.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda; davacının davalı bankaya bir kredi borcunun olmadığı, Selimoğlu AŞ’nin bankaya kredi borcunun olduğu, TMK m. 873/son gereği ödenmeyen kredi borcunun teminatı olarak bütün ipotekli taşınmazların değil, borcun tamamı için takibe geçen bankanın takibinin TMK m. 873/son fıkraya aykırı olduğunu belirttiği, davacının bu arada 14.03.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle bilirkişi raporunda davalı bankanın müvekkilinden hiçbir alacağı olmayacağı, müvekkilinin davalı bankaya sorumlu olmadığı tespit edildiğinden davasını ıslah ederek taşınmaz değerini ödeyerek ipoteği kaldırma imkânı bulunduğu belirtilerek davanın 27.000.000 TL ipotek yükünün 15 bağımsız bölüme paylaştırılması ile hesaplanan 1.800.000 TL üzerinden ıslah ederek ipoteğin fekkini talep ettiği belirlenmiştir.<br>Mahkemenin yargılamanın bu aşamasında 05.04.2023 tarihinde heyet üyelerinden bir hâkimin dosyaya heyete göndermesiyle duruşma günü 29.09.2023 tarihine bırakılmasına rağmen heyetin duruşma gününden önce 27.04.2023 tarihinde mahkemenin yetkisiz olduğu, HMK m. 12/1 ve 18/1 gereğince taşınmazın aynına ilişkin davalarda görevli ve yetkili mahkemenin Çeşme Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu belirterek yetkisizlik kararı vermiş ve bu kararın istinaf edilmemesi nedeniyle 30.05.2023 tarihinde kesinleşmesiyle dosya 25.05.2023 tarihli tahrik dilekçesiyle Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmiş ve bu mahkemenin ... Esasına kayıtlanmıştır.<br>Bu mahkeme tarafından dosya tensiben görevsizlik kararı verilerek görevli mahkeme “İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi” olduğu gerekçesiyle 08.09.2023 tarihinde kesinleşmesiyle davacının 31.08.2023 tarihli tahrik dilekçesiyle mahkememize gönderilmiştir. Dosya mahkememizin ... Esasına kayıtlanmıştır. Yapılan incelemede; öncelikle Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi 21.10.2020 tarihinde ... Esas ... Karar sayılı kararı ile yetkisizlik üzerine dosya önce İstanbul .... Asliye Hukuk Mahkemesine, bilahare İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı ile gönderilmiş, bu mahkeme tarafından da tekrar yetkisizlik kararı verilerek Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi’ne iade edilmiş olmakla; artık iki mahkeme arasında olumsuz yetki uyuşmazlığı bulunduğu tespit edilmekle; HMK m. 21 vd. göre olumsuz görev uyuşmazlığı nedeniyle BAM’ne başvurulması gerekmekteyse de bu yönde bir karar verilmediği tespit edilmiştir.<br>Mahkememizce 22.09.2023 tarihinde ... Esas – ... Karar sayılı kararla davanın davalı bankanın dava dışı ... A.Ş ile olan GKS’nin teminatı için verilen ipoteklerin kaldırılmasına ve davalı bankanın İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takibe geçtiği ve davacının da bu takip konusu borçtan sorumlu olmadığına ilişkin olduğu belirlendiğinden davanın niteliği itibariyle mahkememizce görülmesi mümkün olmayıp, HSK’nın 25.11.2021 tarihli ve 1232 sayılı kararı ile 15.12.2021 tarihinden itibaren “1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden,<br>2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden,<br>3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. maddesinde düzenlenenler hariç),<br>4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan,<br>5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan,<br>6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan,<br>7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan,<br>Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere”  İzmir Adliyesinde İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesince bakılması gerektiğinden görevsizlik kararı verilerek dosya İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir. <br>İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sırasına kayıtlanan dosyada mahkemece yapılan yargılama ile ... Karar sayılı 20.11.2023 tarihli kararla davanın ilk davanın devamı niteliğinde olduğu ve 07.07.2021 tarihli 608 sayılı HSK Genel Kurul kararıyla İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinin İzmir ili çevresinin mülki sınırları olarak belirlendiği ve bu kararın 01.09.2021 tarihinden itibaren uygulanacağının belirtildiği, davanın 01.09.2021 tarihinden önce açılan ve derdest olan dava olduğundan Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesince görülmesi gerektiği, ancak Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyayı görevsizlik kararı vererek İzmir Asliye Ticaret Mahkemesine gönderdiği, finans mahkemelerin ise 15.12.2021 tarihinden itibaren kurulduğu, bu tarihten önceki davalara bakmakta görevli olmadığı ve yargı çevresi yönünden uyuşmazlığın Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinin verdiği görevsizlik kararı ile tevziden bu şekilde görevlendirilen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan bahisle dosyanın merci tayini için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6./23. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verildiği belirlenmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ... Esas – ... Karar sayılı kararla İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ile İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi arasında iş bölümü ilişkisi olduğu ve davanın sürüncemede kalmaması için ilk açıldığı mahkemede bakılıp görülmesi gerektiğinden dosyayı mahkememize göndermiştir. <br>Dosyada yapılan incelemede;<br>Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ... Esas – ... Karar sayılı kararında her ne kadar mahkememiz ile İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi arasında iş bölümü ilişkisi olduğu belirtilmişse de, bu mahkemeler arasında iş bölümü ilişkisi bulunmamaktadır. <br>İş bölümü ilişkisi 7251 sayılı Kanun m. 8 ile kaldırılmıştır. 6100 sayılı HMK’dan önce yürürlükte olan 1086 sayılı HUMK hükümlerinde Asliye Hukuk Mahkemesiyle Asliye Ticaret Mahkemesi arasında ki ilişkinin görev ilişkisi olmayıp iş bölümü ilişkisi olduğu ve itiraz üzerine her iki mahkemenin birbirine usulüne uygun olarak görevsizlik yerine gönderme kararı verdiği hallere ilişkin olduğundan ve 7251 sayılı Kanun m. 8 ile 1086 sayılı HUMK’nın en son kalıntısı olan 6100 sayılı Kanun m. 116/c bendi (iş bölümü itirazı) de yürürlükten kaldırılmıştır.  <br>Mahkememiz Deniz Ticaret davalarına bakmakla görevlendirilen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi 6102 Sayılı TTK m. 5/2.f gereğince yasada yer alan hükümle kurulmuş olan ve kurulma aşamasında bu konuda HSK’nın görevlendirildiği bir mahkemedir. <br>28.02.2018 tarihli ve 7101 sayılı İcra ve İflâs Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 46. Maddesiyle İcra ve İflâs Kanunu’na eklenen Geçici m. 14/2f’de “Hâkimler ve Savcılar Kurulu, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un m. 5/5f’de belirleme yetkisi kapsamında İflâs ve konkordato konusunda uzman Asliye Ticaret Mahkemesince, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 2 hafta içinde belirler.” hükmü gereğince Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nca İflâs ve konkordato konusunda uzman Asliye Ticaret Mahkemeleri belirlenmiştir. Yine, mahkememize ilişkin olarak 6102 sayılı TTK m. 5/2f’de düzenlenme yapılmış olup, bir yerde Asliye Ticaret Mahkemesi varsa, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4. madde hükmünce ticarî sayılan davalarla özel hükümler uyarınca Asliye Ticaret Mahkemesinde görülecek diğer işlere Asliye Ticaret Mahkemesince bakılacaktır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok Asliye Ticaret Mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde HSK’ca, Asliye Ticaret Mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir. Bu kapsamda HSK’nun 1. Dairesi, İstanbul ve İzmir’de deniz ticaretinden kaynaklanan uyuşmazlıklara bakmak üzere görevli mahkemeler belirlemiştir. Hâkimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığının 06.10.2021 tarihli ve 730 sayılı kararıyla HSK Birinci Dairesinin 10.07.2012 tarihli ve 1888 sayılı kararı ile daha sonrasında alınan 08.09.2014 tarihli ve 1945 sayılı kararlarıyla, Asliye Ticaret Mahkemelerinin Türk Ticaret Kanunu’ndan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmak üzere İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi ve İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesinin görevlendirilmelerine ve yargı çevrelerinin ise bu illerin mülki sınırları olarak belirlenmesine karar verilmiştir.<br>Bankacılık Kanunu uyarınca ise fon, fon bankaları ve faaliyet izni kaldırılan bankaların iflâs ve tasfiye idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından bakılacağı, ancak o yerde, birden fazla Asliye Ticaret Mahkemesi bulunması hâlinde, bu davaların (1) ve (2) numaralı Asliye Ticaret Mahkemesinde görüleceği hüküm altına alınmıştır (Bankacılık K. m. 142, 1). Fon, fon bankaları ve faaliyet izni kaldırılan bankaların İflas Ve Tasfiye İdareleri tarafından muamele merkezi veya ikametgâhı İstanbul ili sınırları İçinde olan kişiler aleyhine açılacak hukuk davaları İle borçlular hakkında açılacak İflâs davalarına İstanbul (1) ve (2) numaralı Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından bakılacaktır (Bankacılık Kanunu m. 142, 2). Bankacılık Kanunu’ndaki bu düzenlemenin, diğer düzenlemelerden farklı olarak, Bankacılık Kanunu uyarınca açılacak hukuk davalarına (1) ve (2) numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinin bakmasının, Hâkimler Ve Savcılar Kurulu’nca yapılan İş dağılımı kararı İle değil açık bir kanun hükmü ile sağlanmıştır. <br>Dolayısıyla mahkememizin deniz ticareti ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına mahkememiz tarafından bakılmaktadır. Ancak, yukarıda açıklandığı üzere deniz ticareti ve deniz sigortaları dışında mahkememizin genel görevli olarak görevlendirilmesi de söz konusudur. <br>Yine İzmir 1., 2. ve 3. Asliye Ticaret Mahkemeleri de yukarıda açıklandığı üzere HSK tarafından konkordato ve iflas davalarında bakmak için görevlendirilmiştir. İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi de Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin Finans ile ilgili açılacak davalara bakacak mahkemeler nezdinde ihtisas mahkemelerinin belirlenmesine dair 25.11.2021 tarihli ve 1232 sayılı kararı ile 15.12.2021 tarihinden itibaren görevli olmak üzere görevlendirilmiştir. <br>Dolayısıyla derdest davada görevli mahkeme İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesidir. Davanın açıldığı tarih itibariyle bu mahkemenin mevcut olmaması mahkememizi görevli kılmamaktadır. Zira bu davayla ilgili görevlendirilmiş özel yetkili bir mahkeme bulunmaktadır. Davanın mahkememize geldiği ve esasa kaydedildiği tarih 22.09.2023 tarihi itibariyle mahkememiz görevli değildir. Bu tarih itibariyle yasayla kurulan ve görevlendirilen İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi bu davalara bakmakla görevlidir. <br>Kaldı ki, İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesinin görevsizlik kararında yer aldığı üzere davanın açıldığı tarih itibariyle Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyayı görevsizlik kararı vererek İzmir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine göndermesi de mümkün değildir. <br>Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.07.2023 tarihli kararıyla davanın HSK’nın 07.07.2021 tarihli 608 numaralı kararının RG’de yayınlanmasıyla İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinin İzmir ili mülkü idare sınırları içerisine girmesi nedeniyle 01.09.2021 tarihinden itibaren mahkemesinin görevli olmadığını belirterek Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsiz olduğundan bahisle “… görevsizliğine ve görevli mahkemenin İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine, dosyanın bu mahkemeye gönderilmesine...” İstinaf yolu açık olmak üzere karar verilmiş, kararın istinaf edilmemesi üzerine dosya 08.09.2023 tarihli kesinleşme şerhiyle birlikte mahkememize gönderilmiştir. <br>Ancak, davanın incelenmesinde; yukarıda da açıklandığı üzere banka lehine verilen ipoteklerin kaldırılmasına ilişkin olduğu, davalı bankanın yapmış olduğu ipoteğin paraya çevrilmesi takibi nedeniyle davacı borçtan sorumlu olmadığını tespit talepli dava açtığı belirlenmiş olup, Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun, “Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevrelerinin belirlenmesine ilişkin 07.07.2021 tarihli ve 608 sayılı kararıyla bu kararın 01.09.2021 tarihinden itibaren uygulanmasına ilişkin” karara istinaden dosyanın İzmir Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine / görevsizliğine karar verilmiştir.<br>Yargılama devam ederken yargı çevrelerinin Hakimler Savcılar Kurulu kararı ile değiştirilmesi halinde dahi \"davanın açıldığı ilk mahkemenin yetkisinin devam ettiği\", yeni yargı çevresinin Hakimler Savcılar Kurulu Kararından \"sonra açılan davalar\" için uygulanması gerektiği (Yargıtay 17. HD’nin 16.10.2014 tarih 2014/9664 E. 2014/13521 K. sayılı kararı), Hâkimler ve Savcılar Kurulunun yetki çevresinin belirlenmesi kararında \"derdest dosyaların devri ile ilgili herhangi bir ibare bulunmaması halinde ilk davanın açıldığı tarihteki yetkili mahkemenin yargı yetkisinin devam ettiği\" (Yargıtay 20. HD’nin 12.06.2015 tarih 2015/1494 E. 2015/5742 K. sayılı kararı, Yargıtay 5. HD’nin 30.11.2020 tarih 2020/9810 E. 2020/10498 K. sayılı kararı) yönündeki kararları ile belirlendiğinden Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararı vererek İzmir Asliye Ticaret Mahkemesine gönderemeyeceğinden görevli mahkeme olan İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından (Mahkemenin kendi kararında da yer aldığı üzere) görevsizlik kararı vererek İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) olduğu anlaşılmakla, HMK' nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine ve kararının istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde İzmir ... Asliye Ticaret mahkemesi ile Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından görevli mahkemenin tayini için HMK'nun 21. ve devamı maddeleri uyarınca yargı yeri belirlenmesi için dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar vermesi gerekmektedir. <br>Mevcut durumda yargılamayı mahkememizin yapmış olması halinde deniz ticaret davalarına bakmakla görevlendirilen mahkememiz yerine başka bir mahkemenin karar vermesi yada mahkememizin görevli olmadığı halde finans ve bankacılık konularıyla ilgili veya konkordato davalarıyla ilgili karar vermesi sonucunu doğuracaktır. Oysaki İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi bankacılık ve finans uyuşmazlıklarıyla ilgili davalara bakmakla görevlendirilmiştir. Mahkememiz ile diğer asliye ticaret mahkemeleri arasında görev farkı bulunmaktadır. Bu asliye ticaret mahkemelerinin birbirleriyle iş bölümü ilişkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla mahkememizin İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına giren bir konuda karar vermesi mümkün değildir. Bu nedenle İzmir BAM .... HD’nin görevli mahkeme olarak İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesini görevlendirmesi için dosyanın iadesine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: <br>Yukarıda Açıklanan Sebeplerle;<br>Mahkememizce verilen ... Esas – ... Karar sayılı 22.09.2023 tarihli kararın kaldırılmasına gerekçe olan mahkememizde İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi arasında iş bölümü ilişkisi bulunduğu ve mahkememizin derdest bankacılık ile ilgili davaya bakması konusunda görevlendirilmesine ilişkin kararın yeniden değerlendirilerek yasayla görevlendirilen İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesi için dosyanın İzmir BAM .... Hukuk Dairesine iadesine, <br>Dair, taraf vekillerinin yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/03/2024<br>Başkan...<br>e-imzalı <br>Üye...<br>e-imzalı <br>Üye...<br>e-imzalı<br>Katip...<br>e-imzalı</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"91824ce1ab3fed05","SID":"450bb4355285149a"}}