{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>                    T.C.<br>                SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2023/129 <br>KARAR NO\t\t: 2024/414<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t:  ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...   (...)<br>ÜYE\t\t: ...   (...)<br>KATİP\t\t: ...   (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/11/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/450 Esas -  2022/670 Karar<br><br>İSTİNAF YOLUNA<br>BAŞVURAN DAVACI\t: ... - ... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...-...<br><br>İSTİNAF YOLUNA<br>BAŞVURAN DAVALI\t: ARS ARITMA ÇELİK KONSTRÜKSİYON MAKİNE İNŞAAT TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan)<br>BAŞVURU TARİHİ\t: 07.12.2022 - 19.12.2022<br>İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 23.01.2023<br>KARAR TARİHİ\t: 23.02.2024<br>YAZIM TARİHİ\t: 26.02.2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı tarafından Kocaeli 8. İcra Müdürlüğünün 2019/15797 esas sayılı dosyası ile takibe konu edilen 200.000,00 TL bedelli çekteki imzanın davacıya ait olmamasına rağmen taşımacılık işi yapan davacıya ait 4 adet tırın yediemine çekildiğini, Kocaeli 2. İcra Müdürlüğünün 2019/138 esas sayılı dosyasında imzaya itiraz üzerine imzanın davacıya ait olmadığına ve takibin iptaline karar verildiğini, araçların üç yıl boyunca kullanılamadığını, davalı şirketin, davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğunu, araçların çekici ve yediemin ücreti olan 10.040,00 TL'nin davacı tarafından karşılandığını, ekonomik varlığı sona eren davacının manevi çöküntü yaşadığını, ağır kaygı, üzüntü, elem ve psikolojik acı çektiğini beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL gelir kaybı ve maddi zarar, ... plakalı aracın otoparktan çıkartılması için davacıya fatura edilen 10.040,00 TL ile 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında kazanç kaybı talebini 344.555,58 TL'ye artırmıştır. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının araç satış bedeli olarak verilen çeklerin bir kısmı ödedikten sonra imzaya itiraz edilmesinin davacının kötü niyetli olarak ve ağabeyi ... ile önceden planlayarak borçtan kurtulmaya yönelik hareket ettiğini gösterdiğini, aynı imza ile olan çeklerin bir kısmının davalıya ödendiğini, davacının kötü niyetli olup borçlarını ödeyemedikten sonra imzaya itiraz etmesinin bu durumu gösterdiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.<br>İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile 344.555,58 TL maddi tazminatın 22.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10.040,00 TL otopark ücretinin 17.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın 22.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ticari defterlere göre belirlenemeyen gerçek zararın Şoförler ve Nakliyeciler Odası ve ilgili meslek kuruluşlarından sorulması gerektiğini, tırların bahsi geçen yıllarda işletilememiş olması nedeniyle davacının 2019-2020-2021 yılları için ticari defterlerindeki kazancı -0- (sıfır) TL gözükmekte ve gerçek kazancın ticari defterlere göre belirlenemediğini, yerel mahkeme tarafından hiç bir şekilde davanın konusuna girmeyen 2017-2018 yıllarına ait ticari defterdeki yıllık kazançlara TEFE-TÜFE uygulayarak davacının 2019-2020-2021 yıllarındaki zararının hesaplanmasının hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin tam kabul edilmesi gerektiğini, ciro silsilesine göre çeki doğrudan davacıdan alan davalının, çekin kim tarafından imzalandığını bilebilecek durumda olduğunu, basiretli tacir statüsündeki davalının aldığı çek üzerindeki imzanın sıhattini araştırmak ve imzanın yetkili kişiye ait olup olmadığını bilmek zorunda olduğunu, aksi halde yetkisiz imzaya istinaden başlatılan takipte \"ağır kusurlu\" kabul edildiğini, somut olayda davalının bu yükümlüğüne aykırı davranarak, geçersiz çeke/imzaya istinaden davacının tırlarını  (4 adet) tamamını 2,5 yıl boyunca haksız yere muhafaza altına aldığını, bilirkişi raporlarında imzaların davacıya ait olmadığı ortaya çıkmasına rağmen hüküm verilinceye kadar muhafaza işlemlerini geri çekmediğini, üzerine davacıyı zora sokmak için araçlar hakkında satış talebinde bulunduğunu, davacı hakkında banka hacizleri yapmaya devam ettiğini, o tarihe kadar hiç bir ticari sıkıntısı bulunmayan davacının tüm tırları bağlatıldığından ticari defterlerde görüldüğü üzere davacının hiç bir ekonomik gelir elde edemediğini, banka hesaplarının blokeli olması sonucu diğer alacaklıların da aleyhine haciz işlemi başlattığını, sosyal-ekonomik durumu gereksiz yere çok gerilediğini, tazminatların başlangıç tarihlerinin hatalı tespit edildiğini, faizin 22.02.2019 tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Davalı Ars Arıtma Çelik Konstrüksiyon Makine İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davalı ile davacı arasında öteden beri gelen ticari ilişki ve bu ticari ilişkiden doğan araba alım satımının mevcut olduğunu, bilirkişi raporunda taraflar arasında öteden beri ticari ilişkinin bulunduğu dava konusu borç ve alacakların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu davacının, davalı şirkete 200.000 TL hesap bakiye borcunun bulunduğunun açıkça belirtildiğini, Aksaray 2. Noterliğinin 25.01.2016 tarihli ... sayılı araç satım sözleşmesi, Kocaeli 2.Noterliğinin 13.12.2017 tarihli ... sayılı araç satım sözleşmesi ve Aksaray 2. Noterliği 30.04.2018 tarihli ... sayılı araç satım sözleşmeleri taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığını gösterdiğinden bu hususta  ihtilaf  olmadığını, bu araçların satım bedeli olarak davalının vermiş olduğu vekaletname uyarınca vekillik ilişkisi çerçevesinde ... (davacının kardeşi) tarafından davalı şirket ve şirket yetkilisi ...' a şahsi olarak birtakım çekler verildiğini, bu çeklerden bir kısmının ödendiğini, ancak takibe konu ve konu edilmeyen diğer çeklerin vadesi gelmesine rağmen ödeme gerçekleşmediğini,  ...'ün vekalet ilişkisine dayanarak daha önce de davalı şirket ile ticari ilişkide bulunduğunu ve yine verilen bir kısım çeklerin ödendiğini ve satım konusu araçların da davacı adına tescil edildiğini, dosyaya sunulan yazılı delil başlangıcı olarak değerlendirilebilecek Whatsapp kayıtlarında açıkça belli olduğu üzere davacın kardeşi olan ...'ün takibe konu ve konu edilmeyen çeklerle ilgili yazışmalar yaptığını, ''en alttaki çek kral ödeme şansımız sıfır yardımcı ol'' diyerek davacı adına hareket ettiğini açıkça ifade ettiğini, tüm bunların davacı ve kardeşinin borçtan kurtulma amacı ile kötü niyetli olarak birlikte hareket ettiklerini ve ağır kusurlu olduklarını gösterdiğini, davaya konu ve kazanç kaybı yapılan araçların kazalı ve ağır hasar kaydı olan araçlar olduklarını, bu tırlar ile 18.11.2022 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen Karayolu İle Şehirlerarası Yük Taşımacılığı faaliyetini devam ettirmenin mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda araçların bu durumlarının dikkate alınmadan yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu, davacının, davalı şirkete borcu bulunduğunu, manevi tazminata hükmedilebilmesi için hacizde kötü niyet ve ağır kusurun varlığının gerektiğini, yerel mahkeme tarafından davalı şirkete neye göre kusur ve kötü niyet yüklendiğinin anlaşılamadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Dava, haksız haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat ile otopark ücreti istemlerine ilişkindir.<br>Haciz haksız ve bundan maddi zarar doğmuşsa, alacaklı kusurlu olmasa dahi, zarar görene maddi tazminat ödemekle yükümlüdür. Buna karşılık, haksız haciz kararı olan alacaklının  kusursuz  sorumluluğu  sadece  maddi  tazminat bakımından geçerli olup, manevi tazminat yönünden TBK’nın 49.maddesindeki koşulların oluşması gerekir. Bu maddeye dayalı sorumluluk ise, kusura dayalıdır. Bu itibarla, alacaklının kötüniyetli veya iyiniyetli olup olmadığı da sonuca etkili olup, ağır olmasa da kusurlu olması da gerekmektedir. (Bkz. Prof. B. Kuru, İcra ve İflas Hukuku, Ankara, 1993, Cilt 3, Sh.2583 v.d). <br>     Somut olayda, Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş Aksaray Şubesine ait ... seri nolu keşidecisi Arife Akay lehtarı ARS Çelik olan 200.000,00 TL bedelli çek nedeniyle Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesince 2021/126 değişik iş sayılı ihtiyati haciz kararı verildiği, ihtiyati haciz kararının Kocaeli 8. İcra Müdürlüğünün 2019/15797 esas sayılı icra dosyasında işleme konulduğu ve davacıya ait 4 adet tırın hazedilerek muhafaza altına alındığı, davacının çekteki imzaya itirazı neticesinde Kocaeli 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/138 esas ve 2020/75 karar sayılı ilamı ile takibe dayanak yapılan çekin davacının imzasını taşımadığı gerekçesi ile iptaline karar verildiği ve kararın kesinleştiği, fiilen uygulanan haczin haksız olduğu iddiasıyla eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br>\tDavalı vekili; müvekkilinin çeki davacının araba alım satım işlerini yürütmek için vekalet verdiği öz kardeşi ...'den aldığını, çekin araç alım bedeli olarak verildiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.<br>Yine davalı vekilince; davacı ve kardeşi ... hakkında Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığına dolandırıcılık suçundan şikayetçi olunduğu, sonucunun beklenmediği ileri sürülmüş, Dairemizce sistem üzerinden getirtilen Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/7453 soruşturma 2023/7828 karar sayılı dosyasının incelemesinde, yapılan soruşturma sonucunda takipsizlik (KYYO) kararı verildiği, karar içeriğinde ise davalı ve kardeşi hakkında benzer şikayet nedeniyle yürütülen Aksaray 2.Ağır Ceza Mahkemesindeki dolandırıcılık dosyasında olayın hukuki ihtilaf niteliğinde olması nedeniyle beraat kararı verildiği ve kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği belirtilmiştir.<br>Bu kez Dairemizce Aksaray 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/151 Esas ve 2021/165 Karar sayılı dosyası sistem üzerinden getirtilmiştir. İncelenmesinde, dava dışı Car Otomotiv şirketinçe davacı Arife Akay ve kardeşi ... hakkında araç alım satım işi sonrası davacının kardeşi tarafından verilen çekin karşılıksız çıkması nedeniyle dolandırıcılık isnadıyla şikayetçi olunduğu, soruşturma aşamasında savcılıkça alınan ifadelerinde davacının kardeşine araç alım satım işi için vekaletname verdiğini kabul ettiği, kardeş ...'in de ablası ...'ın verdiği vekaletname ile araç alım satım işi yaptığını, onun adına çekleri verdiğini, çeklerin bir kısmını zamanında ödediğini, işlerinin bozulması sonrası ise çekleri ödeyemediğini, ablası davacının bu şekilde ticari hayatından bilgi sahibi olduğunu belirttiği görülmüştür. Anılan dosyada, taraflar arasında önceye dayalı ticari ilişki bulunması, araç alımı için verilen çekin ödenmemesinin hukuki ihtilaf oluşturması nedeniyle dolandırıcılık suçunun unsurları oluşmadığından davacı ... ve kardeşi ... hakkında beraat kararı verilmiş, karar istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. <br>Eldeki dava bakımından ise, Aksaray 2.Ağır Ceza Mahkemesinin anılan dosyasında davacı ve dava dışı kardeşi  ...'in ifadelerinde kabul ettikleri üzere, davacı ...'nin, kardeşi dava dışı ...'e araba alım satım işi yapması için Zeytinburnu 5. Noterliğinin 03.07.2012 tarih ve  ... yevmiye nolu vekaletnamesi ile kapsamlı yetki verdiği, kardeş  ...'in de bu vekaletname ile davalı şirket ile araba alım satım işi yaptığı, en son yaptığı alım sonrası 2 adet 200.000,00 TL bedelli çek verdiği, çeklerin birini ödediği, diğerini ödememesi nedeniyle davalı şirketçe ihtiyati haciz kararı alınarak uygulandığı, davacının kardeşinin ticari hayatından haberdar olduğu, çeklerin ödenmemesi üzerine her ne kadar azilname düzenlese de çeklerin azilname öncesi verildiği, bu durumda davacı tarafından verilen kapsamlı vekaletnameye göre çeklerin düzenlenmesi ve davacının bundan haberdar olmasına göre yapılan haczin haksız sayılamayacağı anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulü hatalı olmuştur. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü gerekmiştir. <br>İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı bulunmuş ise de; anılan yanılgının giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve davanın reddine dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. <br><br>H Ü K Ü M\t\t: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-A)Davacı vekilinin istinaf talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>B)Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,<br>C)Davacının yaptığı istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br><br>2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.11.2022 tarih ve 2021/450 esas, 2022/670 karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>3-HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerektiğinden,<br>A) DAVANIN REDDİNE, <br>B) Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60+427,60 TL = 855,20 TL karar ve ilam harcının peşin olarak alınan 514,72 TL ve tamamlama harcı 5.882,45 TL'den mahsubu ile fazla alınan 5.541,97 TL harcın talebi halinde davacıya iadesine,<br>C) Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>D) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden yürürlükte bulunan AAÜT 13/4 uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin ve reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden yürürlükte bulunan AAÜT 10/4 uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya  verilmesine,<br>E) Kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine,<br>F) İlk derece mahkemesince yazılan 03.01.2023 tarih ve 2023/14 ve 2023/15 sayılı harç tahsil müzekkerelerinin iadesinin istenilmesine,<br>G)Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br><br>4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, \t<br>5-Davalı tarafından yapılan 105,50 TL istinaf giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>6-Kullanılmayan  istinaf gider avansının  yatırana iadesine,<br>7-Karar tebliği, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.  23.02.2024\t\t<br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır  <br><br>*Üye ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır  <br><br>Katip ...<br>  e-imzalıdır <br><br>     <br><br>   *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9706ed689fe7f8b7","SID":"091b19306b193ffc"}}