{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/130 <br>KARAR NO: 2024/208<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2014/1767 Esas<br>KARAR NO: 2018/928<br>KARAR TARİHİ: 13/09/2018<br>DAVA: Tapu İptali Tescil Terditli Olarak Alacak ve Kira Kaybı Nedeniyle Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 14/02/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin 13/07/2010 tarihinde kooperatif üyesi olan davalı ...'den davalı kooperatife ait ... Evleri ... Blok 18 nolu dublex daireyi 140.000,00 TL bedelli satın aldığını, bununla ilgili olarak bu tarihten bir gün evvel 12/07/2010 tarihinde dava dışı ... Danış. Ltd. Şti ile kapora sözleşmesi imzalandığını, 13/07/2010 tarihinde üye girişi için kooperatife başvurulduğunu, o zamanki kooperatif başkanı ... tarafından üyeliğe kabul edildiğinin bildirildiğini, bilahare tapu işlemleri içinde müvekkili tarafından ...'a 5.000,00 TL gönderildiğini, müvekkiline söz konusu dairenin fiilen teslim edildiğini 2013 yılına kadar müvekkilinin bu dairede oturduğunu, ancak daha sonra 2014 yılında davalı kooperatifin dairenin anahtarını değiştirerek bir daha da müvekkilinin daireye sokulmadığını, tapusununda verilmediğini belirterek müvekkilinin kooperatif üyesi olduğunun tespiti ile ... Blok ... nolu bağımsız bölümün müvekkili adına tesciline karar verilmesini, bu talepleri kabul olmazsa kooperatif adına kayıtlı olan muadil bir dairenin belirlenerek tesciline karar verilmesini, tescil talepleri de kabul olmazsa dairenin rayiç değeri belirlenerek şimdilik 10.000,00 TL'nin,   ayrıca 2014  Şubat ayından dava tarihine kadar geçen 10 ay içinde daireyi kullanamamaktan doğan kira kaybının belirlenerek şimdilik 1.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... Kooperatifi  vekili cevap dilekçesi ile; davacının üyelik devraldığını iddia ettiği ...'in de hiç bir zaman kooperatif üyesi olmadığını, davacınında kooperatife üye kayıt edilmediğini, davacının üyeliğe ilişkin iddialarının kooperatif kayıtlarında doğrulanmadığını, kaldı ki, söz konusu dairenin arsa sahiplerine düşen dairelerden olduğu, kooperatife düşmesi kararlaştırılan dairelerden olmadığını belirterek iş bu davadan dolayı kooperatifin sorumlu tutulamayacağını, davacının iddia ettiği gibi eski yönetim zamanında üye kaydedilmiş ise; bunun kooperatifi bağlayıcı tarafı olmadığını, usulünce bir üye kayıt belgesi bulunmadığını, eski kooperatif başkanının zaten bu tür bir çok yolsuzluk nedeniyle ağır cezada yargılandığını, söz konusu olan dairenin sahibinin arsa sahibi ... olduğunu, baştan beri ona ait olduğunu, ondan dolayı bir satışın söz konusu olmadığını belirterek kooperatif yönünden davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... vekili, süresinde verilmeyen cevap dilekçesi ile; arsa sahibi ile kooperatif arasında düzenlenen Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat sözleşmesi uyarınca davaya konu ... Evleri ... Blok ... nolu dubleks daire'nin arsa sahibine düşen daire olduğunu, müvekkilinin söz konusu daireyi  Kartal ... Noterliğinin 20/03/2003 tarih ve ... yevmiye nolu düzenlenme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile arsa sahibi ...'ın temlik ettiği ...'den satın ve temlik aldığını, daha sonra 2010 yılında bedeli karşılığında davacı ...'a satışını gerçekleştirdiğini, akabinde davacı ... ile dava konusu olan daire ile ilgili, 13/07/2010 tarihinde davalı kooperatif huzurunda ve imzası ile üyelik devir teslim belgesi düzenlendiğini, ayrıca davalı kooperatif, davacıyı 13/07/2010 tarihi üye giriş beyannamesi ile Kooperatif üyesi ve dairenin maliki olarak kabul ettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, \"...Gelen tapu kaydından davacının iddia ettiği 13/07/2010 tarihli üyelik devir sözleşmesi anında ve dava anında; davaya konu olan ... Blok ... nolu dairenin yer aldığı arsanın ve daha sonra dairenin üçüncü şahıs adına tapuda kayıtlı olduğu; kat irtifakına geçildiği anda da üçüncü şahıs adına kayıtlı olduğu ve dava açıldıktan sonra  2015 yılında davalı kooperatif tarafından satın alınmak suretiyle edinildiği; dava devam ederken kooperatif adına geçtiği, Davalı kooperatifin kayıtları üzerinde yapılan incelemede, ne davacının ne de davalı ...'in hiç bir zaman kooperatif üyesi olmadıkları, davacı taraf her ne kadar eski kooperatif başkanı tarafından düzenlenen tek imzalı \"üye kayıt belgesi\" ibraz etmişse de, bu belgenin kooperatif yönünden bağlayıcı olmayacağı, kooperatifin ana sözleşmesi gereğince söz konusu belgenin çift imzalı olması ve kooperatif yönetim kurulu tarafından üyenin, üyelik kaydına karar verilip, kooperatif kayıtlarına işlenmesi gerekeceği, öte yandan dava konusu olan ... Blok ... nolu dairenin kooperatife kalan dairelerden olmadığı, kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince arsa sahiplerine kalan dairelerden olduğu, bu nedenle söz konusu dairenin kooperatif üyelik devri veya kooperatife üye kaydı yoluyla da kazanılmasının mümkün olmadığı, davacı ve ona satan ...'in kooperatif üyesi olmadığı sabit görüldüğünden kooperatiften muadil bir dairenin tescilininde istenemeyeceği, kooperatifin dava anında satın alma yoluyla bu daireyi edinmiş olmasının sonuca etkili olmadığı, bu nedenle kooperatif aleyhine talep edilen tescil veya muadil bir dairenin tescili taleplerinin reddi gerektiği, aynı gerekçe ile davalı kooperatifin dairenin rayiç bedeli ve kira kaybı taleplerinden de sorumlu olamayacağı kanaatine varıldığı, Öte yandan, davacı ile davalı ... arasında ... Blok ... nolu daireye ilişkin bir kooperatif üyeliği devir sözleşmesinin yazılı olarak yapılmış olduğu, her ne kadar bu yazılı sözleşme yukarıda açıklanan gerekçelerle kooperatifi bağlamıyor ise de, bu iki taraf yönünden bağlayıcı olduğu, davalı ...'in sözleşme gereğince taşınmazın devir yükümlülüğünün yerine getirilemediği, getirmesininde artık mümkün olmadığı, mahkememizce söz konusu devir sözleşmesinin geçerli olması halinde davacının isteyebileceği \"dairenin mevcut rayit değeri\" ve geçerli olmaması halinde \"ödediği paranın denkleştirici adalet gereğince ulaştığı miktar\" yönünden rapor ve ek rapor alındığı ancak alacağa hükmedilirken davacı ile davalı ... arasındaki \" kooperatif üyelik devri\" olarak düzenlenen sözleşmede ( delil listesi ek 2'de ) o tarihteki kooperatif başkanınında katılımı ile üyelik devri ve üyeliğe isabet eden 18 nolu dairede yazılmak suretiyle sözleşmenin yapıldığı, bu nedenle davacıyı ve davalı ...'i bağlayıcı nitelikte ve onlar yönünden Kooperatif Kanunu gereğince geçerli bir devir sözleşmesinin mevcut olduğu, bu durumda gerçekten 18 nolu daire davalı ... adına kayıtlı olsa ve devri mümkün olmasa o taktirde dava tarihindeki rayiç değeri ne ise ona hükmedilmesi gerektiği, bu bedelden de ... sorumlu tutulduğu ayrıca davalı ... vekilinin aynı kooperatifteki 16 ve 4 nolu dairelerin malikleri ... ve ...'ün açmış bulunduğu muvazaa davalarını örnek göstermişse de o davalarda sitenin kapıcısına bu dairelerin muvazaalı devredildiği ve kendi haklarının bu şekilde ketm edildiği iddiası mevcut olup davamızda davacı tarafın açtığı bir muvazaadan tapu iptali ve tescil davası da bulunmadığından ve dava konusu dairede böyle bir kapıcıya devir bulunmadığından bu iddialar nazara alınmadığı  \" gerekçesiyle davalılardan kooperatif açısından açılan  davanın reddine, Davalı ... Yönünden ise; ... Blok ... nolu dairenin olmadığı takdirde  muadil bir dairenin tapu iptal tescil talebinin  imkansızlık nedeniyle reddine, kira kaybı talebinin esastan reddine, taşınmaz bedeline ilişkin talebin kabulü ile;  357.568,00 TL'nin ilk 10.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 23/12/2014, geriye kalan 347.568,00 TL'nin ise ıslah tarihi olan 10/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; cevap delikçesinin tekrarı ile davalı kooperatifin baştan beri üye kayıt defterinin istenmesi ve dava konusu daireye ilişkin bir takım muvazaalı satışların varlığı ile ilgili bilgi verilerek bu hususun tespiti için dairelerin tapu kayıtlarının istenmesi talep edilmesine rağmen bu delillerin hiç birinin toplanmadan karar verildiğini, oysa dava konusu dairenin tapu kayıtları celp edilip incelendiğinde, 21.01.2004 tarihinde dava konusu daire tapuda hala arsa vasfını haizken taşınmaz üzerinde arsa maliklerinden ... adına kayıtlı 3/8 hissenin, o dönem Kooperatif'in Yönetim Kurulu Başkanı olan dava dışı ... tarafından, ...'ın kendisine vermiş olduğu vekalete istinaden dairenin yer aldığı sitenin apartman görevlisi (kapıcı) ...'a devredildiği ve adına tescil edildiğini, daha sonra taşınmaz üzerinde kat irtifakı kurularak, dava konusu daire kapıcı adına tescil edildikten 9 ay sonra kooperatife satış gibi gösterilerek devredildiğini, tapu kayıtları celp edilip incelendiğinde söz konusu devirlerin muvazaalı olduğu ortaya çıkacağını, Mahkemece her ne kadar taraflar arasında geçerli bir sözleşme bulunduğundan yola çıkılarak hüküm kurulmuşsa da esasında müvekkil ile davacı arasında geçerlı bir sözleşme bulunmadığını ve bu nedenle mahkeme'nin olsa olsa sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca hüküm kurması gerekirken taşınmazın rayiç değeri üzerinden alacak hesabı yapılması hatalı olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklı üyeliğe isabet eden dairenin tapu iptal tescili, olmadığı takdirde muadil dairenin tescili, o da olmazsa dairenin rayiç bedeline yönelik alacak ve kira kaybından doğan tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin, kooperatif üyesi olan ...'den davaya konu 18 nolu daireyi bedel karşılığında satın aldığını, davalı kooperatife başvurduğunu, dönemin kooperatif yetkilisi ile davacı ve davalının imzasının bulunduğu devir teslim belgesi ve üyeliğe giriş beyannamesi düzenlenerek davacının üyeliğe kabul edildiğini ileri sürerek  bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini, bu talebin kabul edilmemesi halinde muadil dairenin tescili, o da olmadığı takdirde rayiç değeri ile kira bedelinin tahsilini talep etmiştir. Davalı kooperatif vekili, davacının üyelik devraldığını iddia ettiği ...'in de hiç bir zaman kooperatif üyesi olmadığını, davacınında kooperatife üye kayıt edilmediğini, geçerli bir devir ve üye kayıt işlemi bulunmadığını, diğer  davalı ... vekili ise  arsa sahibi ile kooperatif arasında düzenlenen Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat sözleşmesi kapsamında arsa sahibine düşen bağımsız bölümü, 2003 yılında arsa sahibinin temlik ettiği üçüncü kişiden noterlikçe düzenlenen  gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satın aldıktan sonra 2010 yılında bedel karşılığında haricen satışını gerçekleştirdiğini, devir işleminin davalı kooperatifçe kabul edildiğini savunarak her iki davalı kendisi yönünden açılan davanın reddini talep etmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun ikinci bölümünde, ortaklık sıfatının kazanılması ve kaybedilmesi üst başlığı ile, “8.” maddede ortaklığa girme şartları düzenlenmiştir. Birinci fıkrada, kooperatif ortaklığına girmek isteyen gerçek ve tüzel kişilerin, kooperatif ana sözleşmesi hükümlerinin bütün hak ve ödevleri ile birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvurulacağı, İkinci fıkrada, yönetim kurulunun, ortaklar ile ortak olmak için müracaat edenlerin anasözleşmede gösterilen ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadığını araştırmak zorunda olduğuna yer verilmiştir. Yasanın 14/2. fıkrasında ise, ortaklığın devredilebileceği, yönetim kurulunun, ortaklığı devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması halinde, bu kişiyi ortaklığa kabul edeceği düzenlenmiştir. Davalı kooperatifin ana sözleşmesinin incelenmesinden, ortaklık şartlarının “10”. maddede, ortaklığa kabulün ise “11.” maddede düzenlendiği, düzenlemede, gerekli şartları taşıyıp da, kooperatife ortak olmak isteyenlerin yazılı olarak yönetim kuruluna başvuracağı, ortaklığa kabulün yönetim kurulu kararı ile gerçekleşeceği, Yönetim kurulu, ortaklar ile ortak olmak için başvuranların 10. maddede gösterilen şartları taşıyıp taşımadığını araştırmak zorunda olduğu, “17.”  maddede, ortaklığın devri düzenlenmiş ve ortaklığın yazılı olarak yönetim kurulun bildirilmek süreti ile ortaklık şartlarını taşıyan kişilere devredilebileceği, yönetim kurulunun bu şekilde ortaklığı devralan kişiyi ortaklığı kabulden kaçınamayacağı belirtilmiştir. Somut olayda, davacının, bağımsız bölümü haricen satın aldığı davalı ...'in davalı kooperatif üyesi olmadığından  geçerli bir üyelik devri söz konusu değildir. O halde Kooperatifler Kanunu 8. Maddesi uyarınca davacının, ortaklığa kabul edilip edilmediği üzerinde durulması gerekmektedir. Davacı, dava konusu bağımsız bölüm davalı ...'den haricen satın aldığından bahisle kooperatife üye olarak kaydedildiğini ileri sürmüş ise de söz konusu bağımsız bölümün işlem tarihinde davalı kooperatif uhdesinde kalan taşınmazlardan olmadığı gibi  davalı yönetim kurulunca alınmış geçerli bir üye kabul işlemi bulunmamaktadır. Her ne kadar kooperatif eski başkanı tarafından tek imzalı üye kayıt belgesi düzenlenmiş ise de mahkeme kararında ifade edildiği gibi davalı kooperatifi bağlayabilmesi için kooperatif ana sözleşmesi gereğince söz konusu belgenin çift imzalı kooperatif yönetim kurulu tarafından düzenlenmesi gerekmektedir. Bu itibarla davalı kooperatifçe geçerli bir üyelik işlemi tesis edilmediği anlaşılmıştır. Davacı ile davalı ... arasında geçerli bir üyelik devir sözleşmesi ve resmi şekilde yapılmış gayrimenkul satış sözleşmesi bulunmadığından taraflar verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebilirler.  TBK'nın 77-82 nci maddelerinde, sebepsiz zenginleşmenin; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebileceği düzenlenmiştir. Bu nedenle  davacının, dayandığı ve yasal şartları taşımamakla geçersiz olan harici sözleşmede satış bedelini çoğun içinde az da bulunur ilkesi uyarınca sebepsiz zenginleşme kuralları çerçevesinde isteyebileceği, gözetilerek sebepsiz iktisap ve denkleştirici adalet kuralı gereğince satış bedeli olarak ödenen bedelin dava tarihinde ulaştığı alım gücü belirlenerek, belirlenecek miktarın tahsiline karar verilmesi gerekmektedir. Yargıtay emsal kararlarında ifade edildiği gibi, davacı tarafça ödenen paranın ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması ve bu şekilde ödeme yapılması amaçlandığından, satış bedeli olarak kabul edilen değerin, çeşitli ekonomik etkenlerin (enflasyon, ÜFE, TÜFE, faiz, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar vs) ortalamaları alınmak suretiyle dava tarihinde  ulaşacağı alım gücünün belirlenmesi gerekmektedir.  Mahkemece, 13/07/2010 tarihinde ödenen 140.000,00 TL'nin denkleştirici adalet ilkesine göre dava tarihinde ulaştığı alım gücünün tespiti için mali müşavir bilirkişinden rapor aldırılmış olup, bilirkişice altın, asgari ücret döviz kuru, ÜFE-TÜFE artışların ortalaması esas alınarak ödenen bedelin dava tarihinde ulaştığı alım gücü 206.136,00 TL olarak hesaplanmış, yapılan hesaplamaya taraflarca itiraz edilmemiştir. O halde, ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesi gereğince dava tarihi itibariyle ulaştığı alım gücü olan 206.136,00 TL üzerinden alacak talebinin kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken taşınmazın rayiç değeri üzerinden esas alınarak alacak talebinin kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Davalı vekili diğer bir istinaf nedeni olarak kat irtifakı kurulduğunda, dava konusu 18 nolu bağımsız bölüm ile birlikte dava dışı iki dairenin daha tapuda ... adına tescil edildikten 9 ay sonra taşınmazların davalı kooperatife devredildiğini, ilk tescil işleminin muvazaalı olduğunu, müvekkilinin hakkını bertaraf etmek için yapıldığını ileri sürmüş ise de, davacının yasal bir kooperatif üyeliği bulunmadığından taşınmazın öncesinde üçüncü şahsa tescil edilmesi davanın konusunu oluşturmadığı gibi davanın esasına da etkili olmadığından istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Açıklanan tüm bu nedenlerle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/b-2 madde uyarınca  usuli kazanılmış haklar gözetilerek yeniden hüküm tesis edilmesine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1767 E. 2018/928 K. sayılı ve 13/09/2018 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.b.2 bendi uyarınca KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE, 2-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; 3-Davalı ...'ne yönelik açılan tapu iptal tescil olmadığı takdirde  tazminat davasının husumet yokluğundan REDDİNE, 4-Davalı ... yönünden açılan tazminat istemli açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; a-206.136,00 TL'nin ilk 10.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 23/12/2014, geriye kalan 196.136,00 TL'nin ise ıslah tarihi olan 10/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin tazminat talebi ile kira kaybı talebinin reddine b-Alınması gereken 14.081,15 TL karar ilam harcına karşılık peşin alınan 187,90 TL ile  ıslah harcı olarak alınan 6.090,00 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 7.803,25 TL' nin davalı ...'den alınarak hazineye irat kaydına, c-Davacı tarafından yatırılan peşin harçtan mahsup edilen 6.277,90 TL karar ilam harcının davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, bunun haricinde davacı tarafından sarf edilen 29,00 TL başvurma ve vekalet harcı, 4.500,00 TL bilirkişi ücreti, 96,00 TL posta, tebligat gideri olmak üzere toplam 4.625,00  TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına (%57,64) göre hesaplanan 2.665,85 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, ç-Davalı ... tarafından yapılan 4.000,00 TL bilirkişi giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.694,40 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kalan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına d-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 32.920,40 TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine e-Tazminat talebi yönünden davalı  ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 24.229,12 TL nispi vekalet ücreti ile kira talebi yönünden AAÜT 13/2 maddesi uyarınca 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine f-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ret sebebi husumetten kaynaklandığından ayrı  maktu vekalet ücreti taktiri ile 2.180,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı kooperatife verilmesine, g-HMK 333 mad gereği karar kesinleşince, kullanılmayan gider avansından, tebliğ masrafı düşüldükten sonra kalan kısmın davacıya iadesine,<br>İstinaf Giderleri Yönünden; 3-Davalı tarafından yatırılan başvurma harcının Hazineye irat kaydına, 4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf maktu karar harcının davalı tarafından yatırılan 6.142,26 TL harçtan mahsubu ile arta kalan 5.714,66 TL harcın karar kesinleştiğinde davalı ...'e iadesine, 5-Davalı tarafça sarf edilen 525,70 TL istinaf harcı, 360,90 TL posta davetiye gideri olmak üzere toplam 886,60 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.14/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b11149e8b0663b6c","SID":"639d9c6ee5ed065e"}}