{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/52 <br>KARAR NO: 2024/332<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2023/1036 Esas<br>ARA KARAR TARİHİ: 31/10/2023<br>DAVA: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)<br>KARAR TARİHİ: 06/03/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesi ile;Müvekkili ile davalı arasında 22.06.2018 tarihinde, \"İstanbul ili, Esenyurt İlçesi, ... Mah, ... Ada, ... Parsel, ... Blok, ... Kat, ... Nolu Bağımsız Bölüm\" için gayrimenkul satış sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili şirket sözleşmeye istinaden kendisine bildirilen taşınmaz bedelini sözleşmenin imzalanmasını müteakip davalı şirkete ödediğini,  sözleşme akdedilmesinin ardından davalı tarafından fiilen taşınmazın teslimi yapıldığını ancak taşınmaza ilişkin tapu tescilinin yapılmadığını, taşınmazın kendisine fiilen teslimi yapılması sonrasında müvekkilinin taşınmazı kiraya verdiğini ve  halen dahi taşınmazda kiracının bulunduğunu, 03/08/2023 tarihinde kiracı ...'e Bakırköy ... İcra Dairesi ... Esas sayılı takibi ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takip uyarınca ipotek alacaklısı ... A.Ş tarafından kira bedellerinin alacaklıya ödenmesi talep edildiğini ancak davalı şirketle bir borç ilişkisi bulunmayan, yalnızca tapu tescili bekleyen müvekkilinin kira ödemelerinin ilgili takip alacaklısına gönderilmesinin kabulü mümkün olmadığını beyan ederek dava konusu Esenyurt İlçesi, ... Mah., ... Ada, ... Parsel, ... Blok, ... Kat, ... Nolu Bağımsız bölümün öncelikle müvekkilinin ileride telafisi imkansız mağduriyeti söz konusu olabileceğinden dava sonucuna kadar taşınmazın 3. Kişilere devir ve intikalini önlemek amacıyla ihtiyati tedbir konulmasını ve dava sürecince icra takip dosyasına istinaden talep edilen kira alacağının ipotek alacaklısına ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararları verilmesini, dava konusu, Esenyurt İlçesi, ... Mah., ... Ada, ... Parsel, ... Blok, ... Kat, ... Numaralı taşınmazın tapu kaydının davacı müvekkili lehine tescil edilmesini, bu talebin kabul görmemesi halinde  fazlaya ilişkin alacak hak ve talepler saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00-TL nakdi tazminatın kabulüne dair karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemenin  31/10/2023 tarihli ara kararı ile; Dava konusu İstanbul ili Esenyurt ilçesi ... Mah. ... ada ... parsel ... Blok ... Kat ... nolu bağımsız bölüme kayıtlı taşınmazın davalı adına kayıtlı olması halinde dava değeri üzerinden şimdilik (taşınmaz üzerine bilirkişi marifeti ile belirlenecek değer üzerinden daha sonra yeniden hesaplama yapmak kaydı ile) %100 teminat (100.000,00-TL) yatırıldığı takdirde İstanbul ili Esenyurt ilçesi ... Mah. ... ada ... parsel ... Blok ... Kat ... nolu bağımsız bölüme kayıtlı taşınmaz üzerine 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi  için ihtiyati tedbir konulmasına, davacı vekilinin dava süresince kira alacağının ipotek alacaklısı ... A.Ş'ye ödenmemesi yönünde ihtiyati  tedbir kararı verilmesi talebinin dava konusu olmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir. Verilen kararın, davacı tarafça kiraya verilen taşınmazın kira bedelinin, dava süresi boyunca ipotek alacaklısına ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine dair kısmı davacı vekili tarafından dava dilekçesindeki nedenler tekrarlanarak istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İhtiyati Tedbir,  6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun \"Geçici Hukuki Korumalar\" üst başlığını taşıyan onuncu kısmının 389 vd maddelerinde düzenlenmiştir. 389. maddede ihtiyati tedbirin şartlarına yer verilmiş, son cümlede ise, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği belirtilmiştir. Aynı yasanın 390/3.fıkrasında ise, tedbir talep eden tarafın davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu belirtilmiştir. Somut olayda, dava konusu,  yazılı şekilde düzenlenen gayrimenkul satış sözleşmesi uyarınca sözleşmeye konu taşınmazının tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili, olmadığı taktirde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 100.000,00 TL maddi tazminatın iflas masasına kayıt kabulü istemine ilişkin olup davacı, kiraya verdiği  taşınmazın kira bedelinin, dava süresi boyunca ipotek alacaklısına ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir. Ancak  ipotek alacaklısına yönelik kira bedeline ilişkin açılmış bir dava bulunmadığı, uyuşmazlık konusu olmayan  mal, hak ve alacaklar üzerine  ihtiyati tedbir konulaması  mümkün olmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece verilen ara karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun  HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine, 6-İstinaf kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.06/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f4d092ae238a7e25","SID":"a40aabf0c64f1723"}}