{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2021/2012 <br>KARAR NO\t: 2024/271<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>                                                  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t:16/07/2021<br>NUMARASI\t\t:2020/282 E.  -  2021/306 K.<br><br>DAVACI\t: ...\t  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/07/2021 tarih ve 2020/282 Esas - 2021/306 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkilinin ticari faaliyetine 1946 yılında İtalya'da başlamış ve dünya çapında 4. büyük çikolata ve şekerleme üreticisi olarak üne kavuştuğunu, müvekkili ürünlerinin, dünya üzerinde hemen hemen her ülkede dağıtılıp satılmakta ve beğenilerek tüketildiğini, müvekkilinin özellikle ... gibi tanınmış markaları ve bu markalar altında sunulan muhtelif ürünleri ile ülkemizde de iyi bilinen bir şirket olduğunu, müvekkilinin \"...\" markasını taşıyan ürünlerinin, müvekkili şirket tarafından 1964 yılında piyasaya sürülmüş olup 50 yılı aşkındır dünyanın dört bir yanında tüketicilerle buluşmakta olduğunu,  müvekkilinin, \"...\" markası altında piyasaya sunduğu sürülebilir kakaolu fındık kreması ürünü için geliştirdiği fındık, süt dolu bardak, ekmek dilimi, kakaolu fındık kreması unsurlarının özgün bir surette konumlandırılması şeklindeki ambalaj kompozisyonunu 50 yılı aşkın süredir kullanarak bu kompozisyona yüksek ayırt edicilik kazandırdığını, müvekkili ürünlerinde kullandığı bu özgün şekil kompozisyonu, dünyanın pek çok ülkesinde tescillerle de koruma altında olup, müvekkilinin fındık, ekmek dilimi, süt dolu bardak, sürülebilir krema ve bıçak görsellerini özgün surette konumlandırması ile oluşturduğunu ve kendisiyle özgünleştirdiği bu şekil kompozisyonu, bazı ufak farklılıklar arz eden versiyonları ile Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde halihazırda tescilli olarak koruma altında olduğunu,  müvekkilinin ... nezdinde 2020/54388 sayı ile kayıt altına alınan işbu marka başvurusunun, 6769 sayılı SMK'nın 5. maddesi çerçevesinde yapılan ilk incelemenin ardından; madde 5/1(b) ve 5/1(c) maddeleri çerçevesinde \"herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmadığı\" ve \"ticaret hayatında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ve hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaretleri veya adlandırmaları münhasır ya da esas unsur olarak içermekte olduğu\" gerekçesiyle Markalar Dairesi Başkanlığınca tümden reddedildiğini, anılan kararın yerinde olmaması nedeniyle, karara karşı süresi içerisinde itiraz edildiğini, ancak YİDK'in de itirazlarını reddettiğini, davaya konu ŞEKİL markasının 6769 Sayılı SMK'nın 5/1(b) maddesi kapsamında ayırt edici bulunduğunu, YİDK'nın belirlemelerinin aksine ... ürünü içerisinde yer alan unsurların şekil markasının özgün bir kompozisyonu olduğunu ve marka olarak tescil edilebilecek ayırt ediciliği olduğunu, SMK'nın 5/1-b ve 5/1-c maddeleri kapsamında ret koşullarının oluşmadığını, bu şeklin davacının pek çok markasının tescilinde yer aldığını ileri sürerek, 2020-M-7347 sayılı YİDK kararının iptaline, 2020/54388 sayılı marka başvurusunun tüm mallar bakımından tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davaya konu başvurunun bir bütün olarak, markanın asli işlevi olan belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri, diğer işletmelere ait benzer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlama işlevini yerine getiremeyeceğini, bu nedenle, söz konusu işaretin somut olarak ayırt edici nitelikten yoksun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu marka başvurusu salt şekil unsurundan oluştuğunu, başvuruya konu şeklin, çikolata kreması sürülmüş bir dilim ekmek ve bunun üzerine yerleştirilmiş bir bıçak, yanında bir bardak süt, sağ tarafında minik sarı bir çiçek, sol tarafında ise iki minik yaprak ve 3 adet fındık (bir tanesi kabuklu, ikincisinin kabuğu kırılmış ve yarısı alınmış, son fındık ise kabuksuz ve yarım şekilde) görsellerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulduğu, “Kakaolu fındık kreması sürülmüş ekmek dilimi” şeklinin diğer unsurlara nazaran markada baskın unsur olarak yer aldığı, içeriği veya tüketim biçimini göstermeye yönelik olarak standart kompozisyonlar kapsamında, kakaolu fındık kreması sürülmüş ekmek dilimi veya bu ekmek dilimine fındık kremasının sürülmesi sırasında kullanılan bıçak, yanında bulunan süt dolu bardak/sürahi, fındık/lar gibi görsellerin tüketicinin sıklıkla karşılaştığı bir uygulama durumunda bulunduğu, farklı pek çok markada yer verilen bu unsurların tamamının ürün veya içerik açısından ilgili sektörde ambalaj tasarımı durumunda yaygın olarak kullanılan, çikolata, fındık kreması, sütlü / kakaolu fındık kreması gibi ürünlerin tüketiciye sunumunda adeta gelenekselleşmiş bir uygulama olduğu ve piyasadaki benzer mallardan ayırt etme fonksiyonuna sahip olmadığı, başvuru markasının, markanın en temel işlevi olan ayırt edicilik fonksiyonunu yerine getirmediği, dolayısıyla ilgili tüketiciler nezdinde marka algısı yaratma niteliğinden -ayırt edicilikten- yoksun  bir işaret olduğu kanaatine varıldığı, belirtilen nederlerle davaya konu marka başvurusunun tescil kapsamından çıkartılan emtialar bakımından somut ayırt edici niteliği haiz bir ibare olmadığı, SMK m.5/1-b hükmü uyarınca mutlak tescil engeli bulunduğu, başvuruyu oluşturan marka örneğinde yer alan ve özgün bir niteliği bulunmayan unsurların tamamının tescili talep edilen malların temel özelliklerine doğrudan işaret eden ve sadece ilgili malları tanımlayıcı bir fonksiyon icra eden unsurlar olduğu, tescili talep edilen malların en temel karakteristik özelliklerine doğrudan işaret ettiği açık olduğundan başvurunun tescil talebine konu edilen mallar bakımından çeşit/tür/cins vb. özellikler belirttiği, SMK m.5/1-c hükmü uyarınca mutlak tescil engelinin olduğu, marka işlem dosyası  kapsamında çekişme konusu işaretin, başvuruya konu edildiği tarihten önce markasal olarak kullanımı iddiasına dair deliller sunulmuş olsa dahi, sunulan faturalar, satış katalogları, açık hava reklamları, sosyal medya reklamlarının hiçbirinde başvuru konusu şekil markasının tek başına kullanılmadığı ve salt şekil olarak kullanım sonucu ayırt edici olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle,  davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkemenin, dosyada sunulu bilirkişi raporundaki hatalı belirlemeleri aynen kopyalamak suretiyle, müvekkilin davaya konu edilen şekil markası bakımından “kahvaltı düzenini canlandırabileceği” “yiyecek-içecek konsepti” olarak algılanacağı, markayı oluşturan ekmek dilimi, süt dolu bardak, fındık, bıçak gibi unsurların ortalama seviyedeki tüketiciler üzerinde oluşturacağı etki ve algılama açısından bu şekillerin de tek tek ya da birlikte markaya özgün ve ayırt edici bir nitelik kazandırmayacağı, davaya konu şeklin ilgili sektörde herkes tarafından kullanılmasında herhangi bir teknik zorunluluk bulunmayan bir kompozisyon olsa da ürünün temel özelliklerine doğrudan işaret ettiği hususlarını kabul ettiğini, mahkemenin bu  değerlendirmelerine katılmanın mümkün olmadığını, müvekkilinin marka başvurusu bir bütün olarak incelendiğinde, başvurunun müvekkilinin ... ürünlerinin üzerinde kullanılan ve ... ürünü içerisinde yer alan unsurların özgün bir kompozisyon ile temsilinden oluşan bir kompozisyon markası için yapılmış olduğunun görüldüğünü, marka başvurusunun bir bütün olarak son derece özgün ve ayırt edici niteliğe sahip bir kompozisyon olduğunu, müvekkilinin, davaya konu edilen marka başvurusunun, önceki marka tescillerine ve 50.yılı aşkın süredir devam eden kullanımlarına konu ettiği birebir aynı konsept ile oluşturulduğunu, yine aynı malları kapsayacak şekilde başvuruya konu edildiğini, SMK'nın 5/1-b ve 5/1-c maddeleri kapsamında mutlak ret koşullarının somut olayda bulunmadığını, tescili talep edilen şekil unsuru ile aynı/benzer şekil unsurunu içeren önceki tarihli marka tescili bulunması halinde, sonraki tarihli başvurusunun da tescil edilmesi gerekeceği açıkken mahkemenin aksi yöndeki değerlendirmelerinin çelişkili ve hatalı olduğunu, söz konusu işaretin kullanımına ilişkin olarak dosyada sunulan delillerini eksik ve hatalı değerlendirildiğini, mahkemenin bu hatalı yorumunun, çok uzun yıllardır aynı şekil unsuru üzerinde kullanımlar gerçekleştiren müvekkilinin kazanılmış haklarını yok ettiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvurunun kapsamındaki mallar yönünden ayırt edici olmadığı gibi tanımlayıcı nitelikte bulunduğu, içeriği veya tüketim biçimini göstermeye yönelik olarak standart kompozisyonlar kapsamında kakaolu fındık kreması sürülmüş ekmek dilimi veya bu ekmek dilimine fındık kremasının sürülmesi sırasında kullanılan bıçak, yanında bulunan süt dolu bardak/sürahi, fındık gibi görsellerin tüketicinin sıklıkla karşılaştığı bir uygulama olduğu, bu nedenle SMK'nın 5/1-b ve c maddeleri koşullarının somut olayda bulunduğu, başvuru konusu işarete kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandırıldığının da ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;\t<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 368,30 TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/02/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. \t<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/02/2024 <br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"57a6f43b4aa4a1c8","SID":"ec6dbc0a4d20cf9d"}}