{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t\t: 2023/265 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2024/23<br>DAVA\t\t: Menfi Tespit-İstirdat<br>DAVA TARİHİ\t: 27/02/ 2019<br>KARAR TARİHİ\t: 15/01/2024<br>Mahkememizde görülen Menfi Tespit-İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesiyle; davacının 2006 yılında ... Restoranı işletmesini açtığını ve nakit paraya ihtiyacı nedeniyle davalıdan 36.000,00 TL borç aldığını, davalının borç olarak verdiği paranın 20.000,00 TL'si için aylık 1.000,00 TL, 16.000,00 TL'si için haftalık %3 faiz istediğini, davacının ihtiyacı nedeniyle kabul ettiğini, davalının davacıdan borç ödendiğinde iade edilmek üzere keşide yeri ve keşide tarihi boş olan 110.000,00 TL bedelli bir adet çek aldığını, dava konusu olan çekin ilk olarak ... Restoran işletmesine, ardından davalının sahibi olduğu ... Gıda İnş. Tic. İth. İhr. San. Tic. Ltd Şti.'ye, son olarak davalı adına ciro edildiğini, davacının davalıya olan borcunu 55.000,00 TL olarak ödediğini, davacının ödemenin bir kısmını ..., ... ve ... isimli kişilere ait kredi kartlarıyla komisyon ücretleri ödenerek yapıldığını, davacının davalıya olan borcunu 55.000,00 TL olarak ödemesine rağmen davalı tarafından 110.000,00 TL bedelli çekin İzmir ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası ile icra takibine konu edildiğini, icra dosyasında davacı adına kayıtlı bir kısım taşınmazların satışı yapılarak 49.776,44 TL tahsilat yapıldığını, davalı aleyhine İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, Asliye Ceza Mahkemesinde tefecilik suçundan kamu davası açıldığını ve mahkumiyetle sonuçlandığını, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davalı ile bir dönem ticari ilişkisi bulunan ve davalıya ait olan ... şirketinin ticari defterlerinin incelendiğini ve 09/07/2013 tarihli ek bilirkişi raporunda davacının davalıya ait şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığının tespit edildiğini beyan ederek davanın kabulü ile icra takibinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmesini, davacının 110.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline karar verilmesini, icra dosyasında davalıya ödenen paranın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile şimdilik 10.000,00 TL'sinin istirdadına karar verilmesini, davalı davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesiyle; davacı tarafından aynı gerekçelerle İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasıyla davalıya karşı menfi tespit davası açıldığını, yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiğini, 6100 sayılı HMK’nın 114/1-ı maddesinde derdestliğin dava şartı olarak sayıldığını, derdestlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Mahkememizce deliller toplanmış, İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyası, İzmir .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyası celp edilmiştir.  <br>Mahkememizin 22/05/2019 tarihli,... Esas ve ... sayılı kararı ile davanın kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 16/03/2023 tarihli, ... Esas ve... Karar sayılı ilamıyla Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiş, dosya Mahkememizin yukarıda yazılı esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.<br>Kambiyo senedi niteliğindeki dava konusu çekin tefecilik nedeniyle verildiği iddiasının senede karşı senetle ispat kuralı gereğince yazılı delille kanıtlanması gerekmektedir. Davacı tarafça iddiasını ispatlayacak yazılı bir delil sunulmamıştır. Davalı vekili tarafından tanık dinlenmesine muvafakat edilmediği beyan edilmiştir. İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile davalının tefecilik suçundan mahkumiyeti ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. İstinaf ilamında da belirtildiği şekilde ceza mahkemelerinin mahkumiyet hükümleri hukuk hakimini bağlamakla birlikte Yargıtay uygulamaları göz önüne alındığında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı teknik anlamda bir mahkumiyet hükmü oluşturmamakta, maddi vakıanın gerçekliği tespiti yapılamamakta, hukuk hakimini bağlamamaktadır. Davacı tarafça dava konusu çekin tefecilik nedeniyle verildiği iddiası ispat kuralları çerçevesinde ispat edilememiş olup, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\"... Tefeciliğe konu olan sözleşmenin, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun m.19/II, 20/I.maddeleri kapsamında kanuna ve bu arada ahlaka aykırı olduğu konusunda kuşku ve duraksama bulunmamaktadır.<br>Kambiyo senedi niteliğindeki bononun tefecilik sebebiyle düzenlenip, karşı tarafa verildiğini ispat edebilmek için, yasal deliller (ikrar, yazılı delil), bulunmalı veya 18.03.1959 gün ve 18/21 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki şartlar dairesinde diğer bir ifade ile; ancak yazılı sözleşmeye veya duruşma tutanağındaki ikrar ile anlaşılabilen açık bir muvafakat bulunması halinde dinlenebilen belli tanık beyanları veya eldeki davada bunların da mevcut olmaması halinde tefecilik yaptığı iddia olunan kişi hakkında açılmış ve mahkumiyetiyle sonuçlanmış bir ceza mahkemesi kararı bulunmalıdır. Aksi takdirde, senedin (bononun) gayri ahlaki amaçla verildiği yönündeki iddianın tanıkla ispatı halinde, bono emniyeti kalmaz. Her bononun, tefecilik ilişkisi nedeniyle verildiği yalancı tanıklarla ispat edilerek iptali sağlanabilir. Bu ise, hem HUMK’nun 290.maddesi hükmüne hem de bono emniyetine aykırı düşer.<br>Somut olay bu ilke ve kavramlar ışığında değerlendirildiğinde:<br>Eldeki dava, kambiyo senedinden dolayı borçlu olunmadığının saptanması istemine ilişkin olduğuna göre, konunun hem kambiyo hem de ispat hukuku açısından ve yukarıdaki açıklamaların ışığında ele alınması gerekir.<br>Görülmekte olan davada, davacı senetlerdeki imzayı inkar etmemiş; davalıların murisi ile aralarında aşırı faizli para alıp verme nedeniyle tefecilik ilişkisinin bulunduğunu ve takibe konulan bonoların bedellerini ödediğini, davalının kısmen (6.300 TL hariç) bedelsiz senetleri icra takibine koyduğunu iddia ederek, borçlu olmadığının tespitini istemiş; daha sonra icra takibinde cebri icra tehdide altında yapılan ödemenin istirdadını istemiştir.<br>Yukarıda vurgulandığı üzere, senede karşı senetle ispat kuralı gereğince, davacı-borçlu takibe konulan bonoların tefecilik nedeniyle verildiğini yazılı delille kanıtlaması gerekir. Takibe konu yapılan senetlerin (bonoların) metninden bu anlaşılamadığı gibi, davacı bu iddiasını yasal olarak ispatlayacak yazılı bir delil de dosyaya sunmamıştır.<br>Bunun yanında, tanık dinleme yoluyla bonoların geçersizliğinin ispatı ancak, 18.03.1959 gün ve 18/21 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki şartlar dairesinde mümkün olup, eldeki davada ise, bu şartlar da gerçekleşmemiştir.<br>Dosya kapsamından, davalıların murisi hakkında tefecilik nedeniyle açılmış ve mahkumiyetle sonuçlanmış bir ceza davası da bulunmamaktadır.<br>Şu durumda, uyuşmazlığa ve takibe konu yapılan bonoların hukuken geçerli olduklarının kabulü gerekir. ...\"<br>(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.02.2015 tarihli, Esas No : 2013/19-1362 Karar No : 2015/826 sayılı ilamı)<br>HÜKÜM:<br>Davanın REDDİNE, <br>Alınması gereken 427,60 TL ilam harcının 2.050,78 TL peşin harçtan mahsubu ile 1.623,18 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>Davalı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>Bakiye avans hakkında HMK'nın 333. maddesine göre işlem yapılmasına,<br>1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>Dair, davacı vekili ile davalı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/01/2024<br>Katip ...<br>e-imzalı <br>Hakim...<br>e-imzalı</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"547fca2eeeb51850","SID":"18c56dbab23ab2a5"}}