{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2021/2005 <br>KARAR NO\t: 2024/270<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>                                                  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/10/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/283 E.  -  2021/341 K.<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t:YİDK Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/10/2021 tarih ve 2020/283 Esas - 2021/341 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkilinin 23.11.2018 tarihinde “...” ibareli markanın WIPO nezdinde uluslararası başvurusunu yaptığını, 2019/74659 numarası verilen başvurunun ilanına davalı tarafından yapılan itiraz sonucunda başvurunun kısmen reddine karar verildiğini, müvekkili şirketin İsviçre menşeli ve sektöründe tanınmış bir firma olduğunu, müvekkiline ait ... markasının lazer otomasyon sistemlerinde kullanılan tam otomatik parça tasnifi yükseltmesi bulunduğunu, itiraz sahibine ait hiçbir ürün veya hizmetle benzer bir ürün dahi olmadığını, itiraz sahibi şirketin pnömatik, elektrik kontrol vanaları ve yardımcı enerjisiz basınç ve sıcaklık regülatörleri, buhar kazanları ve buhar sistemleri, kondenstop, kondens pompası, seviye kontrol vanaları, dip blöf vanaları, seperatörler, seviye göstergeleri ürünlerini ürettiğini, söz konusu ürünlerin davacı şirketin ürünleri ile hiçbir ilgisi bulunmadığını,  dava konusu marka başvurusu ile itiraza mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak derecede benzerlik olmadığını, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığını, markaların kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin birbirinden tamamen farklı olduğunu ileri sürerek, 2020-M-6781 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu 2019/74659 sayılı  markanın tescil başvurusunun tüm mal ve hizmetler yönünden kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>\tDavalı ... vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamından çıkarılan mallar yönünden taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı Şirket vekili, başvuru kapsamından çıkarılan malların, müvekkili markası kapsamında yer aldığını, markalar arasında da iltibas yaratacak derecede benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.  <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece,  dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve eldeki davaya konu olan 7.sınıftaki malların çeşitli sektörlere yönelik endüstriyel ürünler oldukları, günlük, sıradan ve ucuz ürünler olmadıkları, dolayısıyla bu malların hitap ettiği tüketici kitlesinin, ihtiyaçlarını karşılayacak ürünün özelliklerini belirleyen değer analizi yapabilecek bilinçli ve dikkat seviyesi yüksek kimseler oldukları, dava konusu marka başvurusunda bulunan \"...\" ibaresinin Türkçe \"Tarafından\" anlamına gelen ve kendisinden sonra gelen \"...\" kelimesine göre arka planda kalan, \"... tarafından\" gibi bir anlam katan İngilizce bir edat bulunduğu, dolayısıyla dava konusu marka başvurusunun esas unsurunun \"...\" kelimesi olduğu, redde mesnet markanın \"...\" kelimesinden oluştuğu, markada yer alan \"...\" kelimesinin \"...\" kelimesine göre görsel olarak daha vurgulu ve ön plana çıkartılacak şekilde mizanpajının yapıldığı, ancak 7.sınıf emtiaların hitap ettiği dikkatli ve bilinçli tüketici kesiminin bu kelimeden sonra gelen  \"...\" ibaresine de markasal ayırt edici etki izafe edeceği, bu ibarenin markanın genel görünümü içinde \"...\" kelimesi kadar olmasa da, 7.sınıf emtiaların hitap ettiği tüketici kesimi nezdinde asgari düzeyde ayırt edici etkisinin bulunduğu, daha önce redde mesnet \"...\" markasını gören, işiten, bu markalı emtialardan faydalanan dikkatli ve bilinçli tüketici kesiminin, daha sonra davaya konu \"...\" markasını davaya konu emtialar üzerinde gördüğünde veya işittiğinde, davaya konu emtialardan faydalanmak için ayıracağı süre içerisinde, bu markayı redde mesnet markadan farklı bir marka olarak algılayabileceği gibi marka sahipleri arasında idari ya da ekonomik bir bağlantı da kurmayacağı, belirtilen nedenlerle karşılaştırılan markalar arasında SMK m.6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2020-M-6781 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, başvurunun reddine mesnet markanın \"...\" ibaresinden, davacıya ait başvuru markasının ise \"...\" ibaresinden oluştuğunu, markaların esas unsurlarında yer alan harflerin hemen hemen birbirinin aynısı olduğunu, genel görünümleri ve bir bütün olarak markaların, görsel, işitsel ve kavramsal açıdan ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırma ihtimaline neden olacak şekilde hatta birebir aynılığa dek varan benzerliğe sahip bulunduğunu, gerek başvuru markasında, gerekse redde mesnet markada asıl, marka algılaması yaratan baskın unsurun aynı olduğunu, başvuru markasında ayırt ediciliğe katkı sağlayabilecek derecede farklı/güçlü unsurların mevcut olmadığını, dolayısıyla söz konusu markalar bakımından SMK'nın 6/1 maddesindeki karıştırma ihtimaline ilişkin koşulların gerçekleştiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre \"...\" ibareli başvuru ile redde mesnet \"...\" ibareli marka arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, özellikle başvuru kapsamından çıkarılan malların, dikkat ve özen düzeyi yüksek tüketicilere hitap ettiği gözetildiğinde başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 368,30 TL bakiye harcın davalı ... tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/02/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/02/2024   <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"46e50f6a7b483b69","SID":"7cce0bc580c46bd0"}}