{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/175 - 2024/426<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       \t: 2022/175 <br>KARAR NO\t: 2024/426<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          \t K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK \t\t\tMAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/10/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/249 E. - 2021/371 K.<br><br>DAVACI<br>VEKİLİ<br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Marka 2020-M-4452 Sayılı YİDK Kararı İptali   <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/10/2021 tarih ve 2020/249 E. -2021/371 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin \"...\" ibareli 2019/18656 sayılı markasına karşı davalının \"...\" ibareli markası mesnet <br>gösterilerek yapılan itiraz üzerine marka başvurularının reddedildiğini, davalının 99/013370 sayılı \"...\" ibareli markanın tescil <br>kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler yönünden kullanım ispatı talep ettiğini, 44.sınıf yönünden kullanım ispatının sunulmadığını ancak 05.sınıf bakımından <br>itirazın incelemeye alındığını, markaların bambaşka ibarelerden türetilmiş olması nedeniyle oldukça <br>farklı olduğunu, ortak olan \"...\" ibaresinin ilaç sektöründe yaygın olarak kullanılan ilaç <br>etken maddesinin kısaltılması olduğunu, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, müvekkilinin  İstanbul 1 FSHHM’deki <br>2013/02290 sayılı markasına ilişkin henüz bir mahkeme kararı yokken müktesep haklarının yok sayılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, Türk Patent YİDK’nın 20.05.2020 tarih ve 2020-M-4452 sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.  <br><br>       Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Davalı Şirket vekili, müvekkilinin 99/013370 sayı ile 05 ve 42. sınıfta tescilli olan \"...\" markasının sahibi <br>olduğunu, \"...\" ve \"...\" markalarının benzer olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, markaların içerdiklerini harf ve hece <br>sayısının aynı olduğunu, ... harflerinin markada ortak olarak yer <br>aldığını, davacının kazanılmış hakkının bulunmadığını ve başvurunun kötü niyetli <br>olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.  <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının  \"...\" ibareli marka başvurusu ile davalıya ait \"...+şekil\"  ibareli tescilli markası  arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvuru markasının kapsamında yer alan \"“İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler\" malları açısından hedef kitlenin bu ürünleri reçete eden doktorlar ve reçeteli ilaçların satışını yapan ecza depoları  ve eczacılar olduklarından bilinç düzeyi yüksek kişiler olmakla beraber diğer kalan mallar açısından ise hedef kitlenin herhangi bir kişi veya kişiler şeklinde ortalama tüketicileri olduğu, ortalama düzeydeki tüketici kesimi ve bazı mallar açısından da bilinçli hedef kitle (doktor ve eczacı gibi) açısından  başvuru konusu işaret ile davalının tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki  iltibasın bulunmadığı, davacının önceki markası aleyhine kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davası açılmış ise de bu kararın henüz kesinleşmediği, taraf markaları arasında iltibas da olmadığından sırf dava açılmasının ve yeniden yapılan marka başvurusunun kötüniyet olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, Türk Patent YİDK’nın 20.05.2020 tarih ve 2020-M-4452 sayılı kararın iptaline karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili, taraf markaları arasında 6769 sayılı <br>Kanunun 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunduğunu, tarafa markalarının içerdikleri harf ve hece sayısının aynı olduğunu, bu harflerden <br>toplam 5'ini oluşturan ... harflerinin markalarda ortak olarak yer aldığını ve bu harflerin <br>markalardaki dizilim sırasının da aynı olduğunu, her ne karar markaların ilk iki harfi farklılaşmış olsa da bu farklılığın markalar arasındaki benzerliği bütünüyle ortadan kaldırmaya yeterli <br>olmadığını, başvurunun, önceki markayı kullanma mecburiyetinin sonuçlarından kurtulmayı veya yeni başvuruyu tescil ettirerek bu süreyi dolaylı olarak uzatmayı amaçladığını, iyi niyetli <br>kabul edilemeyeceğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanını reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı ... vekili, bilirkişi raporundaki eksiklikler ve hatalara ilişkin ayrıntılı açıklamalarını içeren dilekçelerinin dikkate alınmadığını ve yeni rapor alınmasına ilişkin taleplerinin reddedildiğini, markaların benzer olmadığı ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı yönündeki kararın kabulünün mümkün olmadığını, “...” ve “...” markalarının son derece benzer olduğunu, aynı malları kapsadığını ve müvekkilin markasının sektördeki tanınmışlığı göz önüne alındığında, sırf sağlık sektöründe çalışmaları nedeniyle doktor, eczacı gibi kişilerin dava konusu markaları karıştırmayacağı veya aralarında bağlantı kurmayacağı yönünde bir yorum yapılamayacağını, davacının önceki tarihli “...” markasını kullanmadığını, kullanmama tehdidi altında olan bu markasının iptal edileceğini düşünerek, bu iptalin sonuçlarından kaçınmak için de önceki markanın 5 yıllık süresinin dolmasından çok kısa bir süre sonra, kötü niyetli olarak 2019/18656 sayılı “...” başvurusunu yaptığını, bu şekilde kullanma mecburiyetinin sonuçlarından kurtulmayı veya yeni başvuruyu tescil ettirerek bu süreyi dolaylı olarak uzatmayı amaçladığını, mahkemece kullanmama nedeniyle marka iptali davasının sonucunun beklenmediğini, davacının kötü niyetinin bulunmadığı yönündeki kararın hatalı olduğunu savunarak, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka tescil başvurusunun reddine dair YİDK kararı iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirleneceği, buna göre \"...\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet \"...\" ibareli markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira bilirkişi raporunda da vurgulandığı üzere ortak olan “...” ibaresinin etken maddenin adı olduğu, bu nedenle markada tali unsur niteliği taşıdığı, bu anlamda taraf markalarının ayırt edici unsuru olarak değerlendirilebilecek olan “...” ve “...” heceleri arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davalı tarafça davacının, aleyhine açılan iptal davasının sonuçlarını bertaraf etmek için işbu dava konusu başvuruyu yaptığı ve bu nedenle kötü niyetli olduğu kabul edilmiş ise de Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 06.01.2020 tarih, 2019/2269 esas, 2020/16 karar sayılı kararında da açıklandığı üzere,  kötü niyete ilişkin başka bir emare olmaksızın, salt iptal davasının varlığına rağmen marka başvurusu yapılması olgusunun başvurunun kötü niyetli olduğunu kabul için yeterli olmadığı anlaşılmakla, davalı  ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... vekili ve davalı ...  vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davalı ...'tan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,3‬0-TL'nin davalı ... tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t4-İstinaf aşamasında davalı ... ve davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin anılan taraflar uhdesinde bırakılmasına,<br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 01/03/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/03/2024<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br>Katip<br><br><br><br> <br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2cb93bd7717bdf07","SID":"7bc2cf838137ed69"}}