{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/903 <br>KARAR NO\t\t: 2024/312<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/05/2017 (Dava) -  09/02/2021 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2017/788 Esas - 2021/133 Karar <br>DAVA\t\t: Menfi Tespit-İstirdat<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 22/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 22/02/2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/02/2021 tarihli 2017/788 Esas ve 2021/133 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı borçlu gösterildiği 19/05/2013 vade tarihli, 10.000,00-TL bedelli, 10/04/2013 tarihli 10.000,00-TL bedelli, 26/04/2013 tarihli 10.000,00-TL bedelli, 23/03/2013 tarihli 11.000,00-TL bedelli, 18/07/2013 tarihli 11.180,00-TL bedelli, 15/06/2013 tarihli 12.000,00-TL bedelli, 10/03/2013 tarihli 12.500,00-TL bedelli senetlerin davacının imzasının taklit edilerek sahte olarak ... tarafından düzenlendiğini, davalı bankaya teminat gösterilmek kaydıyla verildiğini, ancak ... tarafından senetlerin vade tarihinde ödenmemesi sebebiyle davalı tarafından 15/11/2013 tarihinde İzmir 11. İcra Dairesi'nin 2016/15438 Esas sayılı dosyası ile icra takibin başlatıldığını, ödeme emrinin davacının işyerinde çalışan güvenlik görevlisine tebliğ edildiğini, söz konusu ödeme emrinin güvenlik tarafından davacıya iletilmediğini, bu nedenle davacının haberi olmadan takibin kesinleştiğini, davacının kendisi hakkında icra takibinin başlatıldığını 24/04/2017 tarihinde işyerine gelen maaş haczi müzekkeresi sebebiyle öğrendiğini, bu nedenle davasının söz konusu icra takibine süresinde itiraz etme imkanının bulunmadığını belirterek davacının borçlu bulunmadığının tespiti ile davanın kabulüne, davacının maaşından yapılan haksız kesintinin davalıdan istirdatına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminatına ve %10'u oranında para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br>CEVAP :<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davalı bankanın müşterilerinden olan davacının bankaya olan borcu sebebiyle ve bu borcuna karşılık olarak davacı bankaya senetler düzenlenerek verdiğini, söz konusu senetlerde muhatap olarak ve senet borcunu ödeyecek olan kişinin davacı olarak gösterildiğini, söz konusu senetlere karşı davacıya ödememe protestosu çekildikten sonra icra takibinin başlatıldığını, olayda davalı banka iyiniyetli 3. Kişi konumunda olduğunu, davalı bankanın kendisine verilen senetteki imzaların davacıya ait olup olmadığını inceleme yükümlülüğünün bulunmadığını, davaya konu senetlerin davalı bankaya alacağına karşılık olarak verilmiş olup söz konusu senetlerin sahteliğiyle davalı bankanın herhangi bir ilgisinin bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>Mahkemece, ''...davacının dava konusu İzmir 11. İcra Müdürlüğünün 2016/15438 Esas sayılı icra takibine dayanak yapılan ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanetinin 2017/8914 defter sırasında kayıtlı alacaklısı ..., borçlusu ... olan 26/04/2013 tarihli, 10.000,00-TL bedelli;  alacaklısı ..., borçlusu ... olan 10/04/2013 tarihli, 10.000,00-TL bedelli;  alacaklısı ..., borçlusu ... olan 23/03/2013 tarihli, 11.000,00-TL bedelli; alacaklısı ..., borçlusu ... olan 10/03/2013 tarihli, 12.500,00-TL bedelli; alacaklısı ..., borçlusu ... olan 19/05/2013 tarihli, 10.000,00-TL bedelli; alacaklısı ..., borçlusu ... olan 15/06/2013 tarihli, 12.000,00-TL bedelli; alacaklısı ..., borçlusu ... olan 18/07/2013 tarihli, 11.180,00-TL bedelli olan 7 adet çekteki imzaların davacının eli ürünü olmadığı anlaşıldığından davacının söz konusu 7 adet çekten davacının borçlu bulunmadığının tespiti ile davacının İzmir 11. İcra Dairesi'nin  2016/15438 Esas sayılı dosyasında davacıdan tahsil edildiği bildirilen 625,00 TL nin istirdadına karar vermek gerekmiş ve ayrıca davalının kötü niyetle takip yaptığı belirlenemediğinden davalının kötü niyet tazminatı ve para cezasına mahkum edilmesi yönündeki davacı talebinin reddine karar vermek gerekmiş...'' gerekçesiyle; ''...Davanın KISMEN KABULÜ ile; İzmir 11. İcra Müdürlüğünün 2016/15438 Esas sayılı icra takibine dayanak yapılan ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanetinin 2017/8914 defter sırasında kayıtlı alacaklısı ..., borçlusu ... olan 26/04/2013 tarihli, 10.000,00-TL bedelli;  alacaklısı ..., borçlusu ... olan 10/04/2013 tarihli, 10.000,00-TL bedelli;  alacaklısı ..., borçlusu ... olan 23/03/2013 tarihli, 11.000,00-TL bedelli; alacaklısı ..., borçlusu ... olan 10/03/2013 tarihli, 12.500,00-TL bedelli; alacaklısı ..., borçlusu ... olan 19/05/2013 tarihli, 10.000,00-TL bedelli; alacaklısı ..., borçlusu ... olan 15/06/2013 tarihli, 12.000,00-TL bedelli; alacaklısı ..., borçlusu ... olan 18/07/2013 tarihli, 11.180,00-TL bedelli 7 adet çekten dolayı davacı ...'in BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, İzmir 11. İcra Müdürlüğünün 2016/15438 Esas sayılı dosyasında davacıdan tahsil olunan 625,00-TL'nin istirdatına, (davalıdan alınarak davacıya verilmesine), davalının kötüniyetle takip yaptığı ispatlanamadığından ve şartlar oluşmadığından kötüniyet tazminatı ve para cezasına mahkum edilmesi talebinin REDDİNE...'' şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  :<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  müvekkili banka borçlusu ... isimli şahıs tarafından borcuna karşılık olarak bankaya senetler verilmiş olup söz konusu senetlerde muhatap olarak davacı ...'in gösterildiğini, borcun ödenmemesi üzerine bankaya sunulmuş olan senetlerden dolayı ödememe protestoları çekildiğini, borcun tahsil edilememesi üzerinde İzmir 11. İcra Müdürlüğü'nün 2016/15438 E. numaralı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, öncelikle müvekkili senetlerdeki imzanın sahteliği durumunu bilmediği ve bilecek durumda da olmadığı için iyiniyetli 3. kişi konumunda olduğunu, müvekkili kendisine, alacağına karşılık olarak verilen senetlerdeki imzaların sahte olup olmadığını bilecek bir bilgiye sahip olmamakla birlikte kanunen senetteki imzanın sahte olup olmadığını araştırma gibi bir yükümlülüğünün de söz konusu olmadığını, dolayısıyla müvekkili bankanın, borcunu tahsil edebilmek amacıyla haklı olarak kendisine verilen senetleri takibe koyduğunu, bu hususların yanı sıra davacının senetlere karşı çekilen ödememe protestolarına karşı herhangi bir itirazı veya cevabı olmayıp  bununla ilgili olarak hiçbir kanun yoluna başvurmadığını, davacı tarafın müvekkili bankaya bu protestolar hakkında bilgi almak için bile başvurmadığını,  tüm bu hususlar ışığında müvekkili bankanın işbu davanın açılmasında bir kusuru bulunmadığını, ayrıca dosyada imza incelemesine ilişkin yeterli ve sağlıklı bir inceleme yapılmadan karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, önceki beyanlarında da belirtmiş oldukları üzere imza incelemesine esas alınan evrakların sağlıklı bir inceleme yapılmasına uygun olmadığını, mahkemece senetlerin düzenlenme tarihine yakın tarihte davacı tarafça imzalanan resmi evrak ve belgelerin asıllarının incelemeye tabi tutulması gerekirken bu hususa riayet edilmediğini, T.C Yargıtay 12.Hukuk Dairesi'nin 2016/27659 E. ve 05.02.2018 tarihli kararında da görüleceği üzere  imza incelemesinin tek bir bilirkişi tarafından yapılması kabul edilmemekte olup konunun en iyi şekilde aydınlatılabilmesi için adli tıp kurumundan alınan rapordan sonra dahi yeniden imza incelemesi yapılacağının hüküm altına alındığını, ancak somut olayda grafoloji ve sahtecilik alanında uzman olmayan tek bir bilirkişiye inceleme yaptırıldığını, müvekkili bankanın iyiniyetli 3. kişi konumunda olması sebebiyle takibin başlatılmasında bir kusuru olmadığı ve de işbu istinaf konusu davanın açılmasına da sebebiyet vermediği sabit olup müvekkili banka aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin kendisine alacağına karşılık olarak verilen senetleri, alacağını tahsil edebilmek amacıyla haklı olarak takibe koyduğunu, tüm bu sebeplerle verilen karar tamamen hatalı olup kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını belirterek  kararın yapılacak istinaf incelemesi ile müvekkili banka lehine kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, 2004 sayılı İİK nun 72. maddesi uyarınca çeke dayalı başlatılan icra takibine konu çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespiti (menfi tespit), yapılan ödemenin istirdatı ve kötüniyet tazminatının tahsili istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Dosya kapsamı, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu senetler üzerindeki imzaların incelenmesi yönünde Adli Tıp Uzmanından alınan 30/05/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda davacının mevcut karşılaştırma imzaları ile davaya konu senetlerdeki borçlu adına atılmış imzaları arasında grafolojik esaslar çerçevesinde ayrı ayrı yapılan inceleme ve karşılaştırma sonucu elde edilen bulgu ve tespitlere göre davaya konu alacaklısı ..., borçlusu ... olan senetlerdeki borçlu adına atılmış imzaların davacının eli ürünü olmadığı bildirilmiş, söz konusu raporun denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu görülmektedir.<br> Davacının şikayeti üzerine dava dışı ... hakkında  İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resmi belgede sahtecilik dolandırıcılık suçundan dava açıldığı, ...'ın'ın 14/06/2017 tarihli emniyetteki beyanında kendisinden şikayetçi olan ...'in söylediklerinin doğru olduğunu, kendisinin bu şahsın mağduriyetini giderdiğini, anlaştıklarını kendisi hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini beyan ettiği; İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesi'ne dava açılmış 2017/654 Esas sayılı dosyasında da savunmasında  davacı ile arkadaş olduklarını, 70.000,00 TL lik senedi müşteki adına senet içeriğini, rakamlarını ve imzasını atarak düzenlediğini, bu çeki bankaya verdiğini, senedi kırdırdığını ve %80' inin bankadan nakit olarak aldığını, davacının Antalya'da olduğu sırada senetleri kendisinin davacının bilgisi dahilinde düzenleyip imzaladığını ancak daha sonra davacının ailesi ile arası bozulunca kendisi hakkında şikayetçi olduğunu, kendisinin bankaya olan borcunun bir kısmını ödediğini ancak sıkıntıya düşünce kalanını ödeyemediğini davacı aleyhine takip başlatıldığını, icra takip dosyasında borcu üstlendiğini ödeme taahhüdünde bulunduğunu hatta bir kısmını ödediğini beyan etmiş olduğu; dosya kapsamına göre takibe konu çeklerin davacı tarafından düzenlenmediği, davaya konu takibe dayanak senetteki imzanın davacıya ait olmadığı belirlendiğine göre, mahkemece davacının borçlu olmadığına dair davanın kabulü doğru olup, davalı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/02/2021 tarihli 2017/788 Esas ve 2021/133 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 5.280,70-TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.396,50-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 3.884,20-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),<br>3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/02/2024\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"19526c82837759ac","SID":"9ba136fe7c89ebb1"}}