{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/225 - 2024/481<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2022/225 <br>KARAR NO\t: 2024/481<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                            K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK \t\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/176 E.  -  2021/426 K. <br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br>\t  <br>DAVA KONUSU\t\t\t\t\t\t\t : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/12/2021 tarih ve 2021/176 E. - 2021/426 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkili şirketin   \"...\"  ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, 2020/46708 kod numarasını alan başvuruya müvekkili tarafından yapılan itirazların nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, dava konusu \"...\" markasının davacıya ait esas unsuru \"...\" ve \"...\" olan markalarla ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, dava konusu markanın iltibas yaratacağını, davacı markasının tanışmışlığından yararlanacağını, haksız rekabet oluşturacağını, itiraza konu \"...\"  ibareli markanın davacıya ait \"www.....com.tr\" ibareli alan adı ile benzer olduğunu ileri sürerek, ... YİDK'nun 2021-M-2454 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2020/46708 başvuru numaralı “...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili,  davalının \"...\" marka başvurusu ile davacı şirkete ait itiraz konusu \"...\" markası arasında kavramsal, görsel bakımdan ve bıraktıkları toplu intiba yönünden ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığını, diğer yandan her iki markada da ortak olan \"... / ...\" ibaresinin ayırt ediciliği düşük/zayıf bir ibare olduğunu,  \"...\" ibaresinin davacının alan adında aynen bulunmadığını, markanın yalnızca tanınmış olması hususunun o markanın farklı mal ve hizmetler yönünden otomatik tescil engeli oluşturacağı sonucunu doğurmadığını, markaların benzer olduğu yönündeki iddianın tek başına başvurunun kötü niyetle yapıldığını ispatlamayacağını, davacının kötü niyet iddialarını ispat edemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; başvuru konusu \"...\" markası ile davacının iltibas yaratabileceğini iddia ettiği \"...\" markası arasında görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali bulunmadığını, \"...\" markasının, davalının tescil edilmesi için başvurduğu 23.sınıfa uygun olarak \"makrome\" ürünlerinden geldiğini, davacının 23. sınıfta tescilli olan tek markasının \"...\" olduğunu, belirtilen diğer seri markaların dava konusu ile bir ilgisi bulunmadığını, kaldı ki işitsel olarak da \"...\" ile \"...\" ın hiçbir ilgisinin olmadığını, \"...\" markasının bir süpermarket markası olduğunu, 23.sınıfta kullanılmadığını, www.....com.tr ibareli alan adının \"...\" markası benzerliği bulunmadığını, somut olayda benzerlik mevcut olmadığı gibi davacının tanınmışlık iddialarını dayandırdığı 6/5.maddesi açısından da davanın reddi gerektiğini, kötü niyetli bir başvuru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının “...” ibareli markasının, davacının “...” kelimesini haiz 2018/83525 sayılı markasından farklı ve yeni bir marka olduğu, tüketicilerin de markaları bu şekilde algılayacakları, işletmeler arasında herhangi bir şekilde ilişki kurmayacağı, markaların aynı ticari kaynaktan geldiğini düşünerek hareket etmeyeceği,ortalama tüketiciler nezdinde markalar arasında çekişme konusu 23.sınıfta yer alan \"Tekstil amaçlı büküm iplikleri; dikiş, nakış ve örgü iplikleri, tireler, esnek iplikler. \"bakımından karıştırılma ihtimali de dahil iltibas ihtimali bulunmadığı, davacının “...” ibaresinin aynısı veya benzeri için tescilsiz şekilde ticari bir kullanımı olduğu yönünde bir bilgi veya belge sunulmadığından SMK'nın 6/3.maddesi anlamında bir tescil engelinin bulunmadığı, dava konusu markanın davacının \"www.....com.tr\" alan adıyla benzerlik taşımaması sebebiyle SMK’nın 6/6. maddesinin uygulanma imkanının bulunmadığı , dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşullar oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, hükümsüzlük talebi açısından, dava konusu başvurunun davacının dava dilekçesinde yazdığı \"...\" ve \"...\" ibaresini içeren diğer markaları açısından ortalama tüketiciler nezdinde markalar arasında çekişme konusu 23.sınıfta yer alan \"Tekstil amaçlı büküm iplikleri; dikiş, nakış ve örgü iplikleri, tireler, esnek iplikler. \"bakımından karıştırılma ihtimali de dahil iltibas ihtimali bulunmadığı, SMK'nın 6/1. maddesinde düzenlenen hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, davalı şahsın kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br>\t<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, davada hükümsüzlük talebi de mevcut olduğundan dava dilekçesinde belirtilen tüm markalar yönünden değerlendirme yapılması gerekirken sadece 2018/83525 numaralı “...” ibareli marka dikkate alınarak değerlendirme yapan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğunu,  davaya konu “...\" ibareli marka ile müvekkil şirkete ait .../... ibareli seri markalar arasında 6769 sayılı smk’nın 6/1 maddesi anlamında marka işaretleri ve tescil sınıfları yönünden benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu,  “...” ibaresinin müvekkiline ait ticaret unvanının ve işletme adının esas unsuru olmasının yanı \"www.....com.tr\" alan adının da esas unsuru olduğunu, itiraza konu marka başvurusunun, SMK 6/6.madde anlamında reddinin gerektiğini, \".../...\" ibareli markalarının yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde ayırt edicilik kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olduğundan 6769 sayılı SMK'nın 6/5 maddesindeki koşulların oluştuğunu, tanınmış marka benzerinin tescil başvurusuna konu edilmesinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t:  Dava, marka ile ilgili YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü ile sicilden terkin<br> istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, \"...\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet \".../...\" asıl unsurlu marka işaretleri arasında, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira \"...\" ve \"...\" ibarelerinin Türkçe'de \"büyük, geniş\" anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliklerinin oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesinin gerektiği, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağı, bu hususun Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2014/14005 Esas, 2015/59 Karar sayılı ilamında da kabul edildiği, buna göre dava konusu başvurunun, davacının itirazına mesnet markalarından yeterince farklılaştığı, taraf marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının sonuca etkili bulunmadığı, davacının alan adı ile dava konusu başvuru markası arasında benzerlik bulunmadığından SMK'nın 6/6.maddesindeki koşulların gerçekleşmediği, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olarak yapıldığının ispatlanamadığı,  Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve 2014/11 E., 2016/778 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi iltibas değerlendirmesinin, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümleneceği, bu nedenle davacının bilirkişi raporuna ilişkin istinaf itirazlarının da yerinde olmadığı, nitekim mahkemece hükümsüzlük davasında davacının mesnet markalarının usulen değerlendirildiği  anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/03/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/03/2024<br><br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br>Üye<br> <br><br>Katip<br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3e5ec05ffade162c","SID":"7186ac6ff5d83809"}}